Amerika’ya Gidemeyen Kürt Petrolü
Haziran 30, 2017
22. Dünya Petrol Kongresi’nde Türk Devlet Erkanı’nın Konuşmaları
Temmuz 11, 2017

AP’in Akkuyu Rahatsızlığı

Avrupa Parlementosu (AP) hazırlamış olduğu, bağlayıcılığı olmayan ve yaklaşık %88’lik bir oyla kabul edilen; Türkiye ile müzakerelerin askıya alınmasını öneren raporda, Akkuyu Nükleer Enerji Santrali projesinden vazgeçilmesini de talepleri arasında kabul etti. 

Bu talebe Türk ve Rus uzmanlar tarafından ciddi anlamda kınamalar ve yanlı olduğuna dair ifadeler ile geri dönüşlerde bulunulurken, aslında ne AP tarafından, ne de AP’nin talebine karşı görüşler ortaya koyanlardan bilimsel olarak tatmin edici bir paylaşım gerçekleştirilmedi.

***

Evet, cihanşümul hedeflerine kilitlenen ve medeniyet coğrafyasında dönen yeni kanlı oyunları bozma niyeti ile büyük mücadele veren Yeni Türkiye’nin önünü kesmek için birçok Batılı ülke ciddi anlamda hibrit savaşları andıran saldırılarını sürdürmeye, farklı algı operasyonlarını kurgulamaya devam ediyordu.

Böylesi zor bir süreçte, kendileri için de tehtid olan Rusya ile daha da güçlenen bir Türkiye’nin yakınlaşması, iş birliği içinde olması işlerine gelmiyordu.

Türkiye ne olmuşsa, artık daha esnek, çevik, bağımsız ve geçmişinde olduğu gibi büyük niyetlerle temellendirilmiş etkili adımlar atmaya ve kendi kontrollerinden çıkmaya başlamıştı.

Bölgedeki diğer olası rakipleri ile birlikteliği bu kapsamda kesinlikle hoş görülemezdi.

Akkuyu Nükleer Santral Projesi de bu işbirliklerinden sadece bir tanesiydi.

Şimdi çok da alakalı olmayan bir raporda, teknik ve bilimsel doneler ile desteklenmeden, bu projenin lokasyonu itibarı ile (kurulacağı bölgenin deprem riski ihtiva ettiği endişesi ile) riskli olduğundan bahsediliyordu.

Fakat Türkiye’nin belki de daha fazla risk ihtiva edebilecek olan diğer nükleer projelerinden bahsedilmiyordu.

Ayrıca AB bünyesinde deprem riski ihtiva eden birçok bölgede kurulmuş, birçok nükleer santral faaliyet göstermekteydi. Aktif fay hatları ve zemin ile ilgili risklerin bertaraf edilmesi için öncelikle doğru tanımlama, o tanıma göre lokasyon seçimi ve en sonunda da doğru katsayılara göre dizayn yapılmalıydı. Ki, bunlar da bilinmekteydi.

Demek ki, AP’nin talebinin aslında siyasi bir hedefi olduğu kanısı dikkat çekmekteydi.

Peki AP’ye verilecek cevap, ya da kamuoyuna yapılacak açıklama; onların açıklaması gibi sığ ve bilimsel tatmin değerlerinin altında mı olmalıydı?

Tabiki hayır!

Hatta bu noktada ülkemizin aleyhine çalıştığı bilinen kurumların dahi ortaya attıkları görüşleri, acaba diyerek, farklı noktalarıyla tekrar değerlendirmekte ve farklı bakış açıları ve bilimsel yaklaşımlar ile yeniden bir gözden geçirmekte fayda olamaz mıydı?

Tabiki olabilirdi!

***

Özetle uzun süre önce Japon bilim adamları Sinop Nükleer Santrali Projemizin dizayn kriterleri ile ilgili bazı kaygılarını açıklamıştı. Bunun üzerine de; TESPAM bünyesinde bu konu bazı araştırma ve çalışmalar ile irdelenmişti. Akkuyu ile ilgili yorumlardan farklı olarak, ortaya atılan kaygılar da, TESPAM uzmanları tarafından yapılan yorumlar da bilimsel bir tabana oturuyordu. Fakat hiç ilgi görmedi.

Şimdi bilimsel tatmin konusunda çok kısır olan siyasi bir yorum AP tarafından ortaya atılıyor ve bu yoruma bazı uzmanlar tarafından yine bilimsellikten uzak eleştiriler getiriliyor. Bu acaba neden ilgi görüyor?

***

Belki de nükleer santrallerin güvenliğinden de önce, toplumsal algılarımızın ve sosyolojik önceliklerimizin kalitesini gözden geçirmek faydalı olacaktır.

Nükleer projelerimiz zaten gittikçe gelişen uluslararası güvenlik standartları gözetilerek dizayn edilmeye çalışılmaktadır.

Tabii yine de, yeni teknik değerlendirmelerin yanı sıra, nükleer alanındaki asıl hedeflerimizin de gözden geçirilmesi faydalı olacaktır.

Yine TESPAM bünyesinde okuyabileceğiniz, nükleer politikalarımız ile ilgili bazı çalışmaları da incelediğinizde anlayacağınız üzere; nükleer ülkemiz için enerjiden öte bir hedef olmadığı müddetçe, cihanşümul hedeflerimize hizmet etmekte yeterli olmayacaktır.

Bu konu ile ilgili yukarıda bahsedilen bazı çalışmaların linklerine aşağıda yer verilmiştir.

https://www.tespam.org/sinop-nukleer-santrali-uzerine/

https://www.tespam.org/nukleerde-turkiyenin-vizyonu-2/

https://www.tespam.org/nukleerde-turkiyenin-vizyonu-1/

https://www.tespam.org/nukleer-uzerine/

 

Oğuzhan AKYENER
Oğuzhan AKYENER
Oğuzhan Akyener 1983 yılında Gönen’de doğmuştur. Eğitim hayatına Gönen Şehit Rahmi İlkokulunda başlamış ve orta okuldan itibaren, Gönen Anadolu Lisesi’nde devam etmiştir. 2001 yılında buradan mezun olduktan sonra, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ)’nde Petrol ve Doğalgaz Mühendisliği’nde lisans eğitimine başlamıştır. ODTÜ’de öğrenim gördüğü dönemde çok aktif bir öğrencilik hayatı geçiren Akyener, birçok sosyal projede görev almış, TESPAM’ı bir öğrenci kulübü olarak hayata geçirmiş, eş zamanlı olarak Anadolu Üniversitesi’nde İşletme alanında eğitim almaya başlamış, Gönen Jeotermal Kaynakları ile ilgili projeler hazırlamış ve birçok uluslararası ortamda konuşmacı olarak ülkesini ve kurucusu olduğu öğrenci kulüplerini temsil etmiştir. 2006 yılında ODTÜ Petrol ve Doğalgaz Mühendisliğinden, 2008 yılında ise Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesinden mezun olmuştur. Aynı zamanda ODTÜ mezuniyeti sonrasında, Gönen Belediyesi’ne “Jeotermal Rezervuar Yönetimi” ve yüzey tesisleri alanında bir yıl boyunca danışmanlık hizmeti vermiştir. Bu süreçte de eş zamanlı olarak bir dış ticaret firmasında iş hayatına başlamıştır. 2006 yılı sonunda TPAO Yurtdışı Projeler Dairesi’nde Rezervuar Mühendisi olarak göreve başlayan Akyener, kurumun Azerbaycan, Libya, İran, Cezayir, Irak, Tunus, Kazakistan, Brezilya, Ukrayna, Suriye, Özbekistan, Türkmenistan, İngiltere, Rusya gibi birçok projesinde aktif görev almıştır. Ayrıca 2007 yılında ODTÜ Jeodezi ve Coğrafi Bilgi Sistemleri Bölümünde, uzaktan algılama ve CBS tabanlı sistemler alanında akademik çalışmalar yapmıştır. 2007 – 2009 yılları arasında TPAO’nun Libya Ofisinde teknik ihalelerin değerlendirilmesi kapsamında dönüşümlü olarak görev almıştır. 2010 – 2011 yılları arasında Ağrı Doğubayazıt İlçesinde (kısa dönem olarak) askerlik görevini tamamlamıştır. Askerlik sürecinde de, “Bölük İçi Kalite Çemberi” gibi bazı yeni uygulamaların hayata geçmesine vesile olmuştur. 2011 – 2014 yılları arasında TPAO’nun Azerbaycan ofisine, ilgili bütün projelerden sorumlu Teknik Müdür olarak atanmış ve TPAO’yu ilgili uluslararası ortamlarda temsil etmiştir. 2014 – 2018 yılları arasında, TPAO’nun Merkez Ofisinde Yurtdışı Projeler ve İş Geliştirme alanında danışmanlık görevini sürdürmüştür. Ayrıca Azerbaycan’dan Türkiye’ye dönüş yaptıktan sonra, 2015 yılında, bir öğrenci kulübü olarak başlattığı TESPAM’ı bir düşünce kuruluşu olarak yeniden aktive etmiş ve TESPAM bünyesinde birçok uluslararası çalışma ve projeye imza atmıştır. 50’den fazla makalesi, yüzlerce köşe yazısı, onlarca röportajı farklı ortamlarda yayınlanmış ve ulusal, uluslararası arenada beğeni kazanmıştır. TESPAM bünyesinde çıkartılan “Energy Policy Turkey” ve “Turkish Journal of Energy Policy” dergilerinin yazarı ve imtiyaz sahibidir. “Enerji Panorama” ve “Yerli Düşünce” dergilerinde de köşe yazarlığı yapmakta, TESPAM’ın başkanlığını, TENVA’nın yönetim kurulu üyeliğini ve Kıbrıs Bahçeşehir Üniversitesi Deniz Hukuku Uygulamaları Araştırma Merkezi’nin de danışmanlar kurulu üyeliğini sürdürmektedir. Köklerine bağlı, şehirlileşme üzerine kurulan bir medeniyet tasavvurunu hayata geçirme gayesiyle faaliyet gösteren; “Cuma Ağacı” derneğinin ise kurucu başkanıdır. Farklı alanlarda kaleme aldığı (“Peygamber Ordusunda Askerlik”, “Cuma Rüzgarı”, “Bizim Halep: Enerji Harekatı”, “Doğu Akdeniz Gaz Politikaları”, “Enerji-Güvenlik-Siyaset Boyutlarıyla Suriye İç Savaşı”, “Türk-İslam Dünyasında Enerji Birliği” ve “Yeni Türkiye Vizyonunu Taşıyan Örnek Bir Belediyecilik Anlayışı” isimlerinde) 7 adet kitabı bulunan Akyener, 2016 yılında Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nde İşletme alanında yüksek lisans programını tamamlamıştır. 2017 yılında ise Polis Akademisi’nde Uluslararası Güvenlik alanında başladığı ve tamamlanmak üzere olan akademik çalışmalarına ek olarak, hukuk ve uluslararası ilişkiler alanlarında da farklı üniversitelerde eğitimine devam etmektedir. Bugüne kadar birçok uluslararası ortamda ülkesini temsil eden, ulusal ve uluslararası basın kuruluşlarına mülakatlar veren, yerine göre manşetlerde yer alan ve ülkesinin enerji politikalarının belirlenmesinde önemli katkılar ortaya koyan Akyener, Cumhurbaşkanlığı makamına özel olarak hazırlanan “Ulusal Güvenlik Yapılanması” ve “Devlet E-Hafıza” gibi proje gruplarında da yer almıştır. Çok iyi derece İngilizce bilen Akyener, evli ve üç çocuk babasıdır.

Bir cevap yazın

%d blogcu bunu beğendi: