Enerji Alanında Kalkınma Planı Hazırlamaya Yönelik Bazı Öneriler
Ocak 25, 2018
Türkiye’de Jeotermal Enerji Sektörünün Geleceği
Ocak 25, 2018

Enerji Diplomasisi

Oğuzhan AKYENER- TESPAM Başkanı

 

Bölgesel ve küresel birçok alanda siyasi ve politik denklemleri etkileyen en önemli unsurlardan bir tanesi de hiç şüphesiz enerjidir. Özellikle sanayi devrimi sonrasında gündelik hayata giren ve halen en önemli enerji kaynağı olan petrolün direk olarak uluslararası aktörlerin:

  • Sürdürülebilir ekonomik büyümeleri,
  • Sanayileri,
  • Lojistik imkanları,
  • Askeri ve savunma yeterlilikleri

gibi birçok stratejik alandaki durumlarını belirleyici rolü, enerji hakimiyeti için çok yönlü stratejiler geliştirilmesine sebep olmuştur.

Uluslararası arenada böylesi stratejik bir konuma sahip olan enerji alanında, kaynakların sürdürülebilir tedariği, hakimiyet sağlanması, transit rotalarının güvenliği, piyasa dengeleri gibi birçok alt unsur ile ilgili olarak mücadeleler, savaşlar, hamleler günümüze dek süregelmiştir. Bu süreç zarfında enerji tüketimi ve talepler daha da artmış, enerji kaynaklarının çeşitliliği çoğalmış, yeni teknolojiler de önemli etmenler halini almıştır. Fakat uluslararası dengelerin belirlenmesinde enerjinin ve enerji alanında yürütülen diplomasinin ehemmiyeti sürekli artmaya devam etmiştir.

Ayrıca vurgulanmalıdır ki, enerji diplomasisi alanında da; hem en çok tüketilen kaynaklar oluşu hem de doğal olarak daha makro düzeyde olan etkinlik boyutu sebebiyle en önemli gündem maddelerini petrol ve doğalgaz oluşturmuştur. Diğer bir ifade ile küresel enerji diplomasisi argümanlarının %80’ini petrol ve doğalgaz oluşturmakta iken, kömür, nükleer ve yenilenebilir unsurlar kalan %20’lik oranı paylaşmaktadır.

Enerji diplomasisini yürütürken de, ilgili uluslararası aktörler; dış ilişkiler personellerinden, siyasi otoritelere, STK’lardan, özel teşebbüslere, askeri ve istihbarat birimlerinden akademisyenlere kadar birçok kesimi hedefleri doğrultusunda kullanmaktadırlar.

Özellikle bu alanda büyük petrol ve doğalgaz şirketlerinin etkinliği ve başarısı fark teşkil etmektedir.

Başa dönecek olursak; enerji diplomasisi bir ülkenin enerji alanındaki uluslararası hedeflerini gerçekleştirmek için çok boyutlu yürüttüğü adımları ifade etmektedir. Ve bu adımlar da ülkelerin küresel vizyonlarına göre şekillenmekte ve boyut değiştirmektedir.

Örneğin bölgesel ya da küresel etkinlik elde etme vizyonuna sahip olmayan devletler için;

  • İlgili devlet enerji ithalatçısı ise; enerji arz güvenliği,
  • Üretici ise ihracat güvenliği üzerine kurgulanmış bir politik anlayıştan ve bu kapsamda ilgili uluslararası paydaşlara yönelik sürdürülen diplomatik girişimlerden söz edilebilecektir.

Fakat daha büyük, bölgesel veya küresel etkinliğe sahip devletler ve uluslararası aktörler için, enerji diplomasisi çok daha farklı boyutlarda incelenebilecektir.

Bu nitelikteki devletler için enerji diplomasisi kapsamında dünyanın her hangi bir lokasyonundaki  boru hatları, yüzey tesisleri, keşifler, teknolojik gelişmeler, ticari akışlar, deniz ulaşımı ile ilgili hususlar, piyasalar, terör örgütleri, siyasi dengeler dahi incelenmekte ve ehemmiyet ihtiva edebilmektedir.

Peki, kısaca temel hatları ortaya koyulmaya çalışılan enerji diplomasisi alanında bir plan ve strateji belirlerken nelere dikkat edilmelidir?

Enerji diplomasisi ve bölgesel ticaret kapsamında, örneğin Türkiye’nin atacağı adımlar planlanırken sırasıyla:

  • Küresel enerji trendlerinin doğru okunması,
  • Bu trendlerin Türkiye ve hedef coğrafyalarına yansımalarının detaylı analiz edilmesi,
  • Tabii bunun için de Türkiye’nin hedeflediği coğrafyaların (neden – sonuç ilişkisi ve güçlü yönler de dikkate alınarak) berlirlenmesi ve gerekli tanımların yapılması,
  • Bölgesel öncelik sıralamasının yapılması,
  • Önce Türkiye için hazırlanacak kapsamlı ve etkileşimli bir veri tabanı oluşturularak, uzun vadeli enerji politikalarının berlirlenmesi,
  • Sonrasında ilgili önceliklerine göre ülkeler üzerinden gidilerek; kaynak – altyapı – nakil imkanları – yatırım/finans/ekonomik/siyasi/market/mali ortamlar – diplomatik unsurlar gibi alanlarda çok yönlü veri toplama ve kayıtlar oluşturulması,
  • Toplanan bu veriler de dikkate alınarak ilgili ülkelerin uzun vadeli enerji denklemlerinin kurgulanması,
  • Türkiye’nin kendi politikaları çerçevesinde ilgili çalışılan ülkelerde nasıl bir strateji izleyeceğinin tespit edilmesi,
  • Bu stratejiler kapsamında diplomatik anlamda kullanabileceği unsurların (kurumlar, şirketler, insan kaynakları gibi) belirlenmesi,
  • Belirlenen unsurların da rollerinin tanımlanması ve tebliğ edilmesi
  • Bu stratejilerin diplomatik yaklaşımlara da uyarlanarak, uygulamaya geçilmesi gerekmektedir.

Ayrıca enerji diplomasisi konusunda bu altyapı çalışmalarına başlarken, ivedi olarak enerji ateşeliği sisteminin de kurulması ve oturtulması gereklidir.

Bölgesel ticaret alanında ise düşüncenin Türkiye’yi bir enerji merkezi olma idealinin çok ötesine taşımak mümkündür. Bu vizyonla yukarıda bahsedilen veri tabanları da oluştuktan sonra atılacak adımlar daha da netleşecektir.

Ayrıca kurgulanacak enerji politikaları nezdinde de Türkiye’nin vizyonunu tatmin edebilecek yaklaşımlarda bulunulmalıdır. Çünkü bölgesinde ve medeniyet coğrafyasında etkin olmak isteyen bir Türkiye’nin enerji alanında sadece arz güvenliği ve bir doğalgaz geçiş güzergahı olma hedeflerinden çok daha ötede kurguları olmalıdır.

 

Oğuzhan AKYENER
Oğuzhan AKYENER
Oğuzhan Akyener 1983 yılında Gönen’de doğmuştur. Eğitim hayatına Gönen Şehit Rahmi İlkokulunda başlamış ve orta okuldan itibaren, Gönen Anadolu Lisesi’nde devam etmiştir. 2001 yılında buradan mezun olduktan sonra, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ)’nde Petrol ve Doğalgaz Mühendisliği’nde lisans eğitimine başlamıştır. ODTÜ’de öğrenim gördüğü dönemde çok aktif bir öğrencilik hayatı geçiren Akyener, birçok sosyal projede görev almış, TESPAM’ı bir öğrenci kulübü olarak hayata geçirmiş, eş zamanlı olarak Anadolu Üniversitesi’nde İşletme alanında eğitim almaya başlamış, Gönen Jeotermal Kaynakları ile ilgili projeler hazırlamış ve birçok uluslararası ortamda konuşmacı olarak ülkesini ve kurucusu olduğu öğrenci kulüplerini temsil etmiştir. 2006 yılında ODTÜ Petrol ve Doğalgaz Mühendisliğinden, 2008 yılında ise Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesinden mezun olmuştur. Aynı zamanda ODTÜ mezuniyeti sonrasında, Gönen Belediyesi’ne “Jeotermal Rezervuar Yönetimi” ve yüzey tesisleri alanında bir yıl boyunca danışmanlık hizmeti vermiştir. Bu süreçte de eş zamanlı olarak bir dış ticaret firmasında iş hayatına başlamıştır. 2006 yılı sonunda TPAO Yurtdışı Projeler Dairesi’nde Rezervuar Mühendisi olarak göreve başlayan Akyener, kurumun Azerbaycan, Libya, İran, Cezayir, Irak, Tunus, Kazakistan, Brezilya, Ukrayna, Suriye, Özbekistan, Türkmenistan, İngiltere, Rusya gibi birçok projesinde aktif görev almıştır. Ayrıca 2007 yılında ODTÜ Jeodezi ve Coğrafi Bilgi Sistemleri Bölümünde, uzaktan algılama ve CBS tabanlı sistemler alanında akademik çalışmalar yapmıştır. 2007 – 2009 yılları arasında TPAO’nun Libya Ofisinde teknik ihalelerin değerlendirilmesi kapsamında dönüşümlü olarak görev almıştır. 2010 – 2011 yılları arasında Ağrı Doğubayazıt İlçesinde (kısa dönem olarak) askerlik görevini tamamlamıştır. Askerlik sürecinde de, “Bölük İçi Kalite Çemberi” gibi bazı yeni uygulamaların hayata geçmesine vesile olmuştur. 2011 – 2014 yılları arasında TPAO’nun Azerbaycan ofisine, ilgili bütün projelerden sorumlu Teknik Müdür olarak atanmış ve TPAO’yu ilgili uluslararası ortamlarda temsil etmiştir. 2014 – 2018 yılları arasında, TPAO’nun Merkez Ofisinde Yurtdışı Projeler ve İş Geliştirme alanında danışmanlık görevini sürdürmüştür. Ayrıca Azerbaycan’dan Türkiye’ye dönüş yaptıktan sonra, 2015 yılında, bir öğrenci kulübü olarak başlattığı TESPAM’ı bir düşünce kuruluşu olarak yeniden aktive etmiş ve TESPAM bünyesinde birçok uluslararası çalışma ve projeye imza atmıştır. 50’den fazla makalesi, yüzlerce köşe yazısı, onlarca röportajı farklı ortamlarda yayınlanmış ve ulusal, uluslararası arenada beğeni kazanmıştır. TESPAM bünyesinde çıkartılan “Energy Policy Turkey” ve “Turkish Journal of Energy Policy” dergilerinin yazarı ve imtiyaz sahibidir. “Enerji Panorama” ve “Yerli Düşünce” dergilerinde de köşe yazarlığı yapmakta, TESPAM’ın başkanlığını, TENVA’nın yönetim kurulu üyeliğini ve Kıbrıs Bahçeşehir Üniversitesi Deniz Hukuku Uygulamaları Araştırma Merkezi’nin de danışmanlar kurulu üyeliğini sürdürmektedir. Köklerine bağlı, şehirlileşme üzerine kurulan bir medeniyet tasavvurunu hayata geçirme gayesiyle faaliyet gösteren; “Cuma Ağacı” derneğinin ise kurucu başkanıdır. Farklı alanlarda kaleme aldığı (“Peygamber Ordusunda Askerlik”, “Cuma Rüzgarı”, “Bizim Halep: Enerji Harekatı”, “Doğu Akdeniz Gaz Politikaları”, “Enerji-Güvenlik-Siyaset Boyutlarıyla Suriye İç Savaşı”, “Türk-İslam Dünyasında Enerji Birliği” ve “Yeni Türkiye Vizyonunu Taşıyan Örnek Bir Belediyecilik Anlayışı” isimlerinde) 7 adet kitabı bulunan Akyener, 2016 yılında Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nde İşletme alanında yüksek lisans programını tamamlamıştır. 2017 yılında ise Polis Akademisi’nde Uluslararası Güvenlik alanında başladığı ve tamamlanmak üzere olan akademik çalışmalarına ek olarak, hukuk ve uluslararası ilişkiler alanlarında da farklı üniversitelerde eğitimine devam etmektedir. Bugüne kadar birçok uluslararası ortamda ülkesini temsil eden, ulusal ve uluslararası basın kuruluşlarına mülakatlar veren, yerine göre manşetlerde yer alan ve ülkesinin enerji politikalarının belirlenmesinde önemli katkılar ortaya koyan Akyener, Cumhurbaşkanlığı makamına özel olarak hazırlanan “Ulusal Güvenlik Yapılanması” ve “Devlet E-Hafıza” gibi proje gruplarında da yer almıştır. Çok iyi derece İngilizce bilen Akyener, evli ve üç çocuk babasıdır.

Bir cevap yazın

%d blogcu bunu beğendi: