LNG Tesislerinin Teknik ve Ekonomik Özelliği
Mayıs 31, 2017
Japonya’nın “Yüksek Verimle” Çalışan Kömür Santralleri Avustralya’nın Enerji Açığına Çözüm Sunuyor
Haziran 7, 2017

İsrail ve Kıbrıs’ın İpleri Elimizde!

Güney Kıbrıs’ın keşfini açıkladığı Afrodit’i üretime almak için, İsrail’in ise hem elinde kalan az miktardaki ihraç fazlasını en ekonomik şekilde pazarlamak hem de asıl önemlisi yeni arama bloklarına yatırımcı çekebilmek için Türkiye’ye ihtiyacı var!

Aslında bu konuyu daha önceki birçok çalışmamızda defalarca açıklamıştık.

Tekrar kısaca irdelersek:
Afrodit sahasının ekonomik olarak üretime alınabilmesi için, uygun bir pazara ulaştırılması gerekli. Uygun pazar neresi? Mısır? Avrupa? Türkiye? İsrail?

Mısır’da boş LNG tesis kapasitesi yok!

Avrupa’ya ilgili gaz bahsi geçen tutarsız EastMed Boru hattı gibi opsiyonlar ile ekonomik olarak gidemiyor.

Gazın kimyasal özellikleri incelendiğinde Güney Kıbrıs’ta küçük çaplı bir LNG tesisi kurmak da hayli maliyetli.

İsrail’in de iç pazarında öyle bir talep yok!

O zaman? Geriye sadece Türkiye seçeneği kalıyor!

İsrail de sürekli Türkiye’ye 10 milyar m3/yıl kapasiteli boru hattını inşa edeceğinden ve yaklaşık bu hacimlerde de gaz sevkiyatı yapacağından bahsediyor. Fakat kendisinin ihraç potansiyeli incelendiğinde böyle bir imkanı yok!

Mısır’dan gazı pahalıya alıp, nakledip, Türkiye’ye satması da mantıklı değil!

Geriye tek seçenek kalıyor. Afrodit sahasını geliştirip, üretimi Leviathan üzerinden yapmak ve bu gazı ucuza satın alarak, Türkiye’ye kendi gazı gibi satmak!

Bu ticari hedeflerin yanı sıra, Türkiye piyasalarına yönelik İsrail’den yapılacak bir boru hattı projesi, İsrail’in özellikle market riskleri sebebi ile ilgi görmeyen arama ruhsatı ihalesindeki sorunları da çözebilecek! Yani İsrail arama rushatlarına bu sayede müşteri bulabilecek!

Bir taşla 3 kuş!

Demek ki, hem İsrail’in hem de Güney Kıbrıs’ın tam da bu noktada Türkiye’ye çok ihtiyacı var.

O zaman Türkiye yapacağı pazarlıklarda bunun farkında olmalı ve ortaya bazı yeni şartlar koyabilmeli.

Ne gibi?
İlla İsrail’den bir boru hattı yapılacaksa, Kıbrıs’taki çözüm sürecini beklemeden, Kuzey Kıbrıs’a da Afrodit’teki devlet payından %50 verdirmek gibi.

Belki İsrail’deki bazı geliştirme ruhsatlarına ortak olmak gibi.

Zor ve özellikle Rum tarafının kabul etmeyeceği bir pazarlık süreci.

Fakat denenemez mi?

Adı üzerinde pazarlık…

Kıbrıs çözüm süreci ile ilgili bir hususa da gerek yok!

Ne kaybedilebilir ki?

Oğuzhan AKYENER
Oğuzhan AKYENER
Oğuzhan Akyener 1983 yılında Gönen’de doğmuştur. Eğitim hayatına Gönen Şehit Rahmi İlkokulunda başlamış ve orta okuldan itibaren, Gönen Anadolu Lisesi’nde devam etmiştir. 2001 yılında buradan mezun olduktan sonra, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ)’nde Petrol ve Doğalgaz Mühendisliği’nde lisans eğitimine başlamıştır. ODTÜ’de öğrenim gördüğü dönemde çok aktif bir öğrencilik hayatı geçiren Akyener, birçok sosyal projede görev almış, TESPAM’ı bir öğrenci kulübü olarak hayata geçirmiş, eş zamanlı olarak Anadolu Üniversitesi’nde İşletme alanında eğitim almaya başlamış, Gönen Jeotermal Kaynakları ile ilgili projeler hazırlamış ve birçok uluslararası ortamda konuşmacı olarak ülkesini ve kurucusu olduğu öğrenci kulüplerini temsil etmiştir. 2006 yılında ODTÜ Petrol ve Doğalgaz Mühendisliğinden, 2008 yılında ise Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesinden mezun olmuştur. Aynı zamanda ODTÜ mezuniyeti sonrasında, Gönen Belediyesi’ne “Jeotermal Rezervuar Yönetimi” ve yüzey tesisleri alanında bir yıl boyunca danışmanlık hizmeti vermiştir. Bu süreçte de eş zamanlı olarak bir dış ticaret firmasında iş hayatına başlamıştır. 2006 yılı sonunda TPAO Yurtdışı Projeler Dairesi’nde Rezervuar Mühendisi olarak göreve başlayan Akyener, kurumun Azerbaycan, Libya, İran, Cezayir, Irak, Tunus, Kazakistan, Brezilya, Ukrayna, Suriye, Özbekistan, Türkmenistan, İngiltere, Rusya gibi birçok projesinde aktif görev almıştır. Ayrıca 2007 yılında ODTÜ Jeodezi ve Coğrafi Bilgi Sistemleri Bölümünde, uzaktan algılama ve CBS tabanlı sistemler alanında akademik çalışmalar yapmıştır. 2007 – 2009 yılları arasında TPAO’nun Libya Ofisinde teknik ihalelerin değerlendirilmesi kapsamında dönüşümlü olarak görev almıştır. 2010 – 2011 yılları arasında Ağrı Doğubayazıt İlçesinde (kısa dönem olarak) askerlik görevini tamamlamıştır. Askerlik sürecinde de, “Bölük İçi Kalite Çemberi” gibi bazı yeni uygulamaların hayata geçmesine vesile olmuştur. 2011 – 2014 yılları arasında TPAO’nun Azerbaycan ofisine, ilgili bütün projelerden sorumlu Teknik Müdür olarak atanmış ve TPAO’yu ilgili uluslararası ortamlarda temsil etmiştir. 2014 – 2018 yılları arasında, TPAO’nun Merkez Ofisinde Yurtdışı Projeler ve İş Geliştirme alanında danışmanlık görevini sürdürmüştür. Ayrıca Azerbaycan’dan Türkiye’ye dönüş yaptıktan sonra, 2015 yılında, bir öğrenci kulübü olarak başlattığı TESPAM’ı bir düşünce kuruluşu olarak yeniden aktive etmiş ve TESPAM bünyesinde birçok uluslararası çalışma ve projeye imza atmıştır. 50’den fazla makalesi, yüzlerce köşe yazısı, onlarca röportajı farklı ortamlarda yayınlanmış ve ulusal, uluslararası arenada beğeni kazanmıştır. TESPAM bünyesinde çıkartılan “Energy Policy Turkey” ve “Turkish Journal of Energy Policy” dergilerinin yazarı ve imtiyaz sahibidir. “Enerji Panorama” ve “Yerli Düşünce” dergilerinde de köşe yazarlığı yapmakta, TESPAM’ın başkanlığını, TENVA’nın yönetim kurulu üyeliğini ve Kıbrıs Bahçeşehir Üniversitesi Deniz Hukuku Uygulamaları Araştırma Merkezi’nin de danışmanlar kurulu üyeliğini sürdürmektedir. Köklerine bağlı, şehirlileşme üzerine kurulan bir medeniyet tasavvurunu hayata geçirme gayesiyle faaliyet gösteren; “Cuma Ağacı” derneğinin ise kurucu başkanıdır. Farklı alanlarda kaleme aldığı (“Peygamber Ordusunda Askerlik”, “Cuma Rüzgarı”, “Bizim Halep: Enerji Harekatı”, “Doğu Akdeniz Gaz Politikaları”, “Enerji-Güvenlik-Siyaset Boyutlarıyla Suriye İç Savaşı”, “Türk-İslam Dünyasında Enerji Birliği” ve “Yeni Türkiye Vizyonunu Taşıyan Örnek Bir Belediyecilik Anlayışı” isimlerinde) 7 adet kitabı bulunan Akyener, 2016 yılında Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nde İşletme alanında yüksek lisans programını tamamlamıştır. 2017 yılında ise Polis Akademisi’nde Uluslararası Güvenlik alanında başladığı ve tamamlanmak üzere olan akademik çalışmalarına ek olarak, hukuk ve uluslararası ilişkiler alanlarında da farklı üniversitelerde eğitimine devam etmektedir. Bugüne kadar birçok uluslararası ortamda ülkesini temsil eden, ulusal ve uluslararası basın kuruluşlarına mülakatlar veren, yerine göre manşetlerde yer alan ve ülkesinin enerji politikalarının belirlenmesinde önemli katkılar ortaya koyan Akyener, Cumhurbaşkanlığı makamına özel olarak hazırlanan “Ulusal Güvenlik Yapılanması” ve “Devlet E-Hafıza” gibi proje gruplarında da yer almıştır. Çok iyi derece İngilizce bilen Akyener, evli ve üç çocuk babasıdır.

Bir cevap yazın

%d blogcu bunu beğendi: