AFGANİSTAN’DAN KÜRESEL DENGELERE -4-
Eylül 6, 2021
THE IMPORTANCE OF AZERBEIJAN FOR THE TURKIC WORLD
Eylül 13, 2021

KLASİK ARAP BİRLİĞİ İŞTE…

Birkaç gün önce Arap Birliği Dışişleri Bakanları Konseyi Kahire’de toplandı.

Toplantıya ilgili dış işleri bakanlarının yanı sıra, birliğin genel sekreteri ve BM Filistinli Mültecilere Yardım Ajansı genel komiseri gibi isimler de katıldı.

Toplantıda artık olağan gündem maddeleri haline gelmiş olan; Filistin, Yemen, Suriye, Irak, Libya ve Lübnan’daki (kendileri için klasikleşmiş) sorunların yanı sıra, Körfez ticaretinin güvenliği ve dolayısı ile İran konuşuldu.

Fakat tüm bunların yanı sıra, gündeme yine Türkiye oturdu!

Neymiş efendim;

-Türkiye Libya’dan tüm Kuzey Afrika’ya, Suriye ve Irak’tan bütün Orta Doğu’ya kadar yaptığı müdahaleler ile bölgenin güvenliğini tehdit ediyormuş!

-Yapılan müdahaleler Birleşmiş Milletler Sözleşmesine ve Güvenlik Konseyi kararlarına da aykırıymış.

-Bunun önüne geçmek ve (gerçekten bir yaptırımı olacağına inanıyorlarsa) BM gibi yapılara Türkiye’yi şikâyet etmek için “ARAP ÜLKELERİNİN İÇİŞLERİNE TÜRK MÜDAHALESİ” gibi bir komisyon kurulacakmış!

-Mısır’dan Suudi Arabistan’a, BAE’nden, Bahreyn’e ve Irak’a kadar birçok Arap ülkesinin içinde yer alacağı bu “ezik, işe yaramaz ve karaktersiz” yapı güya Türkiye’yi kontrol altında tutacakmış!

****

ABD’nin dış politikasında 20 yıl sonra büyük kırılmalar yaşanırken,

Bu bağlamda ABD;

-Afganistan’dan çekilip, tüm dünyaya “kendisine hizmet eden yanaşmaları” nasıl ortada bırakabileceğini bir kez daha gösterirken,

-Bedavadan “Çin’in kontrol etmediği gerilimsiz bir Orta Doğu” hayali kuruyorken,

-Üstüne üstlük bu beklentiler ile İran’ın da iplerini gevşetiyorken,

-Irak’taki asker sayısını iyice azaltmışken,

-Suriye ve Irak’tan tam çekilme süreçleri masadayken,

-Suudi Arabistan’daki gelişmiş hava savunma sistemlerini ve Patriot bataryalarını da geri çekme kararı almışken,

Acaba bu kendi aralarında top çeviren Arap! arkadaşlar nelerine güveniyorlar?

*****

-Bütün Arap coğrafyasına Osmanlı idaresinden sonra bir gün olsun adalet ve huzur gelmemişken,

-Kaos, iç savaş, terör, yoksulluk, darbe gibi sayısız bela başlarından eksik olmamışken,

-Ellini öptükleri (kendilerine diplomatik ortamlarda dahi “köpek” muamelesi yapmaktan çekinmeyen!) Batı, yüz yıldır büyük bir iştahla kendilerini farklı şekillerde sömürmeye devam ediyorken,

-Neredeyse bütün Araplar bir olup, İsrail’e savaş açtıklarında; her defasında meydanda sırtları yere gelmişken ve bu süreçlerde emir aldıkları Batılı otoriteler hiçbir zaman kendilerini kale almamışken,

-Irak’tan Libya’ya, Suriye’den Yemen’e kadar (bugün ah ettikleri) bütün güncel sorunlarının arkasındaki ana sebeplerin yine Batı’nın müdahaleleri olduğu bu kadar aşikârken,

İlgili Batılı devletleri eleştirmek yerine “Arap ülkelerinin içişlerine Türk müdahalesi” komisyonu kurmuşlar öyle mi?

*****

Yüzyıl sonra, Türkiye elindeki imkânlarla;

-kahramanca müdahale ettiği coğrafyalarda dengeleri değiştirip, düzeni sağlayabilmişken,

-Libya’da, Suriye’de, Irak’ta terörizmin belini kırıp, kontrol tesis ettiği alanlarda güvenliği ve huzuru tesis etmişken,

-bununla da kalmayıp, milyonlarca mülteciyi (çoğu Arap olan!) topraklarında misafir etmeye ve onların sorunlarına büyük kaynaklar ayırmaya devam ediyorken,

-yaptığı bütün müdahalelerde, sadece “kendi güvenlik kaygıları” sebebiyle dahi olsa sonuna kadar haklıyken,

-her şeye rağmen Mısır, Suudi Arabistan ve BAE gibi ülkelerin yönetimleriyle! ilişkilerini düzeltmek için zeytin dalı uzatabiliyorken;

“Arap ülkelerinin içişlerine Türk müdahalesi komisyonu” ne kadar aşağılık, ezik ve zalimce bir hamle!

****

Aslında tarihe bakıp düşününce:

Klasik (ezik) Arap Birliği işte…

****

İstedikleri komisyonu kursunlar!

Hiç şüphesiz; dengeler değiştiğinde, İran ve/veya İsrail kendileri için yeniden daha reel bir tehdit halini aldığında o komisyonları “Türkiye ile işbirliği geliştirme komisyonu” şeklinde yeniden revize edecekleri de tahmin edilebilen bir gerçek…

Ama…

Aynı dine mensup olma ve binlerce yıllık geçmişimiz sebebiyle kardeş olarak gördüğümüz bu ülkelerin (toplumlarından ziyade idarecilerinin), (realitede bir anlam ifade etmese de) sürekli dönüp dolaşıp bize taş atmaları, can sıkıcı oluyor işte!

 

Oğuzhan AKYENER
Oğuzhan AKYENER
Oğuzhan Akyener 1983 yılında Gönen’de doğmuştur. Eğitim hayatına Gönen Şehit Rahmi İlkokulunda başlamış ve orta okuldan itibaren, Gönen Anadolu Lisesi’nde devam etmiştir. 2001 yılında buradan mezun olduktan sonra, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ)’nde Petrol ve Doğalgaz Mühendisliği’nde lisans eğitimine başlamıştır. ODTÜ’de öğrenim gördüğü dönemde çok aktif bir öğrencilik hayatı geçiren Akyener, birçok sosyal projede görev almış, TESPAM’ı bir öğrenci kulübü olarak hayata geçirmiş, eş zamanlı olarak Anadolu Üniversitesi’nde İşletme alanında eğitim almaya başlamış, Gönen Jeotermal Kaynakları ile ilgili projeler hazırlamış ve birçok uluslararası ortamda konuşmacı olarak ülkesini ve kurucusu olduğu öğrenci kulüplerini temsil etmiştir. 2006 yılında ODTÜ Petrol ve Doğalgaz Mühendisliğinden, 2008 yılında ise Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesinden mezun olmuştur. Aynı zamanda ODTÜ mezuniyeti sonrasında, Gönen Belediyesi’ne “Jeotermal Rezervuar Yönetimi” ve yüzey tesisleri alanında bir yıl boyunca danışmanlık hizmeti vermiştir. Bu süreçte de eş zamanlı olarak bir dış ticaret firmasında iş hayatına başlamıştır. 2006 yılı sonunda TPAO Yurtdışı Projeler Dairesi’nde Rezervuar Mühendisi olarak göreve başlayan Akyener, kurumun Azerbaycan, Libya, İran, Cezayir, Irak, Tunus, Kazakistan, Brezilya, Ukrayna, Suriye, Özbekistan, Türkmenistan, İngiltere, Rusya gibi birçok projesinde aktif görev almıştır. Ayrıca 2007 yılında ODTÜ Jeodezi ve Coğrafi Bilgi Sistemleri Bölümünde, uzaktan algılama ve CBS tabanlı sistemler alanında akademik çalışmalar yapmıştır. 2007 – 2009 yılları arasında TPAO’nun Libya Ofisinde teknik ihalelerin değerlendirilmesi kapsamında dönüşümlü olarak görev almıştır. 2010 – 2011 yılları arasında Ağrı Doğubayazıt İlçesinde (kısa dönem olarak) askerlik görevini tamamlamıştır. Askerlik sürecinde de, “Bölük İçi Kalite Çemberi” gibi bazı yeni uygulamaların hayata geçmesine vesile olmuştur. 2011 – 2014 yılları arasında TPAO’nun Azerbaycan ofisine, ilgili bütün projelerden sorumlu Teknik Müdür olarak atanmış ve TPAO’yu ilgili uluslararası ortamlarda temsil etmiştir. 2014 – 2018 yılları arasında, TPAO’nun Merkez Ofisinde Yurtdışı Projeler ve İş Geliştirme alanında danışmanlık görevini sürdürmüştür. Ayrıca Azerbaycan’dan Türkiye’ye dönüş yaptıktan sonra, 2015 yılında, bir öğrenci kulübü olarak başlattığı TESPAM’ı bir düşünce kuruluşu olarak yeniden aktive etmiş ve TESPAM bünyesinde birçok uluslararası çalışma ve projeye imza atmıştır. 50’den fazla makalesi, yüzlerce köşe yazısı, onlarca röportajı farklı ortamlarda yayınlanmış ve ulusal, uluslararası arenada beğeni kazanmıştır. TESPAM bünyesinde çıkartılan “Energy Policy Turkey” ve “Turkish Journal of Energy Policy” dergilerinin yazarı ve imtiyaz sahibidir. “Enerji Panorama” ve “Yerli Düşünce” dergilerinde de köşe yazarlığı yapmakta, TESPAM’ın başkanlığını, TENVA’nın yönetim kurulu üyeliğini ve Kıbrıs Bahçeşehir Üniversitesi Deniz Hukuku Uygulamaları Araştırma Merkezi’nin de danışmanlar kurulu üyeliğini sürdürmektedir. Köklerine bağlı, şehirlileşme üzerine kurulan bir medeniyet tasavvurunu hayata geçirme gayesiyle faaliyet gösteren; “Cuma Ağacı” derneğinin ise kurucu başkanıdır. Farklı alanlarda kaleme aldığı (“Peygamber Ordusunda Askerlik”, “Cuma Rüzgarı”, “Bizim Halep: Enerji Harekatı”, “Doğu Akdeniz Gaz Politikaları”, “Enerji-Güvenlik-Siyaset Boyutlarıyla Suriye İç Savaşı”, “Türk-İslam Dünyasında Enerji Birliği” ve “Yeni Türkiye Vizyonunu Taşıyan Örnek Bir Belediyecilik Anlayışı” isimlerinde) 7 adet kitabı bulunan Akyener, 2016 yılında Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nde İşletme alanında yüksek lisans programını tamamlamıştır. 2017 yılında ise Polis Akademisi’nde Uluslararası Güvenlik alanında başladığı ve tamamlanmak üzere olan akademik çalışmalarına ek olarak, hukuk ve uluslararası ilişkiler alanlarında da farklı üniversitelerde eğitimine devam etmektedir. Bugüne kadar birçok uluslararası ortamda ülkesini temsil eden, ulusal ve uluslararası basın kuruluşlarına mülakatlar veren, yerine göre manşetlerde yer alan ve ülkesinin enerji politikalarının belirlenmesinde önemli katkılar ortaya koyan Akyener, Cumhurbaşkanlığı makamına özel olarak hazırlanan “Ulusal Güvenlik Yapılanması” ve “Devlet E-Hafıza” gibi proje gruplarında da yer almıştır. Çok iyi derece İngilizce bilen Akyener, evli ve üç çocuk babasıdır.

Bir cevap yazın