Uzay’a Enerjiden Bakmak
Mart 16, 2017
Sinop Nükleer Santrali Üzerine
Mart 20, 2017

Türkiye’de Nükleer Enerji

Oğuzhan AKYENER

TESPAM Başkanı

Türkiye diğer konularda olduğu gibi geç kaldığı nükleer enerji alanında da önemli adımlar atmak zorundadır. Bu zorundalığın bilinci ile Ruslar ile başlanan Akkuyu, Japonlar ile planlanan Sinop ve Çinliler ile yapılması hedeflenen İğneada Nükleer santrallerinin hayata geçirilmesi ile ilgili önemli çalışmalar yapılmaktadır.

 

Bu çalışmalara ek olarak, yaptığı stratejiler neticesinde, aslında üç farklı ülkenin de sahip olduğu değişik teknolojileri alma fırsatı yakalayan Türkiye’nin bu imkanı iyi değerlendirmesi gereklidir. Çünkü farklı reaktör teknolojilerinin uygulanacağı üç farklı proje kapsamında 12 adet reaktör inşa edilecektir. Her bir reaktör için de ortalama 1000 civarında mühendis ihtiyacı olacaktır. Bu da, sadece uzman iş gücü kapsamına giren toplamda 12000 mühendis ihtiyacı anlamına gelmektedir.

Bunun yanı sıra, nükleer yatırımların tedarik ve yan tedarik zincirleri de diğer sektörlere nazaran çok daha geniştir. Yani planlanan bu projelerin milli ekonomiye katkısı beklenenden de yüksek olacaktır. Tüm bunlar ile birlikte aynı anda üç farklı ülkenin teknolojisini uygulama fırsatı bulan Türkiye’nin yerli insan kaynaklarını bu alanlarda yetiştirmesi ve gerekli tüm altyapıyı/tecrübeyi elde etmesi önemlidir. Sadece gerekli mühendis sayısından anlaşılacağı üzere, bu konuda dahi başlı başına çok ciddi planlamaya ihtiyaç duyulduğu aşikardır. Bu ihtiyacın karşılanması için en kısa zamanda, dışarıya öğrenci göndermenin yanı sıra, nükleer üniversitesi yada bölümlerinin kurulması bile gündeme getirilmelidir.

Bunun yanı sıra nükleer atık yönetimi gibi konularda da çalışmalara başlanması önemlidir. Petrol ve doğalgaz sektöründen de bu konuda destek alınabilecektir.

Nükleer enerjinin yerli kaynak statüsü kazanması konusunda ise, yerli uranyum ve toryum gibi ham madde statüsündeki madenlerin, yine yerli kurumlarca işletilmesi üzerinde çalışmalara hız verilmesi önemlidir. Aksi halde şu an olduğu gibi; Türkiye’deki tek uranyum üretim ruhsatını elinde bulunduran ABD menşeili bir şirket ile önemli atılımlar yapılamayacağı kesindir.

Nükleer her ne kadar genel enerji denklemindeki en büyük etken olmasa da, uygun adımlar neticesinde yerli kaynak statüsü kazanabilecek (ki mevcut şartlar altında değildir!), bu sayede de dışa bağımlılığı azaltma konusunda katkı sağlanabilecek bir kaynaktır.

Sadece ilgili teknolojilerin elde edilmesi gayesi ile dahi nükleer santralin gereği anlaşılabilecektir. Çünkü bu teknoloji sadece enerji değil, askeri ve uzay bilimleri alanlarında da kullanılmaktadır.

Ayrıca, ilgili teknolojilerin yerlileşmesi ve ihraç edilebilir duruma gelmesi, Türkiye’nin medeniyet coğrafyasındaki etkinliğini arttırma amaçlı da değerlendirilebilecektir.

Dünyada sürekli yeni santrallerin yapıldığı, reaktör teknolojilerinin geliştirildiği ve küresel nükleer üretim projeksiyonlarda artış beklendiği gerçeğinden yola çıkarak, bu alanda doğru yolda olduğumuzu rahatlıkla söyleyebiliriz.

Tabi bundan sonraki süreçte de adımlarımızı doğru atmak zorunluluğumuz bulunmaktadır.

 

 

Oğuzhan AKYENER
Oğuzhan AKYENER
Oğuzhan Akyener 1983 yılında Gönen’de doğmuştur. Eğitim hayatına Gönen Şehit Rahmi İlkokulunda başlamış ve orta okuldan itibaren, Gönen Anadolu Lisesi’nde devam etmiştir. 2001 yılında buradan mezun olduktan sonra, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ)’nde Petrol ve Doğalgaz Mühendisliği’nde lisans eğitimine başlamıştır. ODTÜ’de öğrenim gördüğü dönemde çok aktif bir öğrencilik hayatı geçiren Akyener, birçok sosyal projede görev almış, TESPAM’ı bir öğrenci kulübü olarak hayata geçirmiş, eş zamanlı olarak Anadolu Üniversitesi’nde İşletme alanında eğitim almaya başlamış, Gönen Jeotermal Kaynakları ile ilgili projeler hazırlamış ve birçok uluslararası ortamda konuşmacı olarak ülkesini ve kurucusu olduğu öğrenci kulüplerini temsil etmiştir. 2006 yılında ODTÜ Petrol ve Doğalgaz Mühendisliğinden, 2008 yılında ise Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesinden mezun olmuştur. Aynı zamanda ODTÜ mezuniyeti sonrasında, Gönen Belediyesi’ne “Jeotermal Rezervuar Yönetimi” ve yüzey tesisleri alanında bir yıl boyunca danışmanlık hizmeti vermiştir. Bu süreçte de eş zamanlı olarak bir dış ticaret firmasında iş hayatına başlamıştır. 2006 yılı sonunda TPAO Yurtdışı Projeler Dairesi’nde Rezervuar Mühendisi olarak göreve başlayan Akyener, kurumun Azerbaycan, Libya, İran, Cezayir, Irak, Tunus, Kazakistan, Brezilya, Ukrayna, Suriye, Özbekistan, Türkmenistan, İngiltere, Rusya gibi birçok projesinde aktif görev almıştır. Ayrıca 2007 yılında ODTÜ Jeodezi ve Coğrafi Bilgi Sistemleri Bölümünde, uzaktan algılama ve CBS tabanlı sistemler alanında akademik çalışmalar yapmıştır. 2007 – 2009 yılları arasında TPAO’nun Libya Ofisinde teknik ihalelerin değerlendirilmesi kapsamında dönüşümlü olarak görev almıştır. 2010 – 2011 yılları arasında Ağrı Doğubayazıt İlçesinde (kısa dönem olarak) askerlik görevini tamamlamıştır. Askerlik sürecinde de, “Bölük İçi Kalite Çemberi” gibi bazı yeni uygulamaların hayata geçmesine vesile olmuştur. 2011 – 2014 yılları arasında TPAO’nun Azerbaycan ofisine, ilgili bütün projelerden sorumlu Teknik Müdür olarak atanmış ve TPAO’yu ilgili uluslararası ortamlarda temsil etmiştir. 2014 – 2018 yılları arasında, TPAO’nun Merkez Ofisinde Yurtdışı Projeler ve İş Geliştirme alanında danışmanlık görevini sürdürmüştür. Ayrıca Azerbaycan’dan Türkiye’ye dönüş yaptıktan sonra, 2015 yılında, bir öğrenci kulübü olarak başlattığı TESPAM’ı bir düşünce kuruluşu olarak yeniden aktive etmiş ve TESPAM bünyesinde birçok uluslararası çalışma ve projeye imza atmıştır. 50’den fazla makalesi, yüzlerce köşe yazısı, onlarca röportajı farklı ortamlarda yayınlanmış ve ulusal, uluslararası arenada beğeni kazanmıştır. TESPAM bünyesinde çıkartılan “Energy Policy Turkey” ve “Turkish Journal of Energy Policy” dergilerinin yazarı ve imtiyaz sahibidir. “Enerji Panorama” ve “Yerli Düşünce” dergilerinde de köşe yazarlığı yapmakta, TESPAM’ın başkanlığını, TENVA’nın yönetim kurulu üyeliğini ve Kıbrıs Bahçeşehir Üniversitesi Deniz Hukuku Uygulamaları Araştırma Merkezi’nin de danışmanlar kurulu üyeliğini sürdürmektedir. Köklerine bağlı, şehirlileşme üzerine kurulan bir medeniyet tasavvurunu hayata geçirme gayesiyle faaliyet gösteren; “Cuma Ağacı” derneğinin ise kurucu başkanıdır. Farklı alanlarda kaleme aldığı (“Peygamber Ordusunda Askerlik”, “Cuma Rüzgarı”, “Bizim Halep: Enerji Harekatı”, “Doğu Akdeniz Gaz Politikaları”, “Enerji-Güvenlik-Siyaset Boyutlarıyla Suriye İç Savaşı”, “Türk-İslam Dünyasında Enerji Birliği” ve “Yeni Türkiye Vizyonunu Taşıyan Örnek Bir Belediyecilik Anlayışı” isimlerinde) 7 adet kitabı bulunan Akyener, 2016 yılında Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nde İşletme alanında yüksek lisans programını tamamlamıştır. 2017 yılında ise Polis Akademisi’nde Uluslararası Güvenlik alanında başladığı ve tamamlanmak üzere olan akademik çalışmalarına ek olarak, hukuk ve uluslararası ilişkiler alanlarında da farklı üniversitelerde eğitimine devam etmektedir. Bugüne kadar birçok uluslararası ortamda ülkesini temsil eden, ulusal ve uluslararası basın kuruluşlarına mülakatlar veren, yerine göre manşetlerde yer alan ve ülkesinin enerji politikalarının belirlenmesinde önemli katkılar ortaya koyan Akyener, Cumhurbaşkanlığı makamına özel olarak hazırlanan “Ulusal Güvenlik Yapılanması” ve “Devlet E-Hafıza” gibi proje gruplarında da yer almıştır. Çok iyi derece İngilizce bilen Akyener, evli ve üç çocuk babasıdır.
%d blogcu bunu beğendi: