Nükleerde Türkiye’nin Vizyonu-2
Nisan 1, 2017
Brexit’in Doğalgaz Piyasalarına Etkisi
Nisan 5, 2017

Rusya’nın Libya’daki Varlığı

Oğuzhan AKYENER / TESPAM Başkanı

LİBYA’DA GÜÇ MÜCADELELERİ

 

Arap Baharından bu yana rahat ve huzur yüzü göremeyen Libya’da özellikle 2017’nin başlangıcından beri küresel güçler arasında devam eden kanlı rekabet çok daha kritik noktalara taşınmıştır.

Hali hazırda bölgede askeri varlığını sürdüren ABD, İngiltere, İtalya ve Fransa’nın yanı sıra, Rusya da Tobruk’a gönderdiği uçak gemisi ile senaryoda yerini almıştır.

Rusya’nın bu hamlesinden sonra, Trablusgarp’ta büyükelçiliğini yeniden açarak, burayı koruma bahanesi ile askeri üs kurma girişimlerine başlayan İtalya, bölgede suların daha da fazla ısındığını göstermiştir.

İtalyan askerleri ile de çatışmalarını sürdüren, Tobruk Kuvvetleri Generali Haftar ile silah satışı konusunda anlaştığını duyuran Rusya ise, bu anlaşma karşılığında Bingazi’de bir askeri üs kurma planları olduğunu uluslararası kamu oyunda hissettirmiştir.

Bu gerginlikler devam ederken, İngiltere de, hali hazırda Misrata güçlerine yaptığı silah yardımı ve eğitim desteğine ek olarak, aynı zamanda tüm bölgeyi kontrol altına alacak bir hava savunma sistemi kurma yönündeki çalışmalara başlamıştır.

ABD, Fransa ve İngiltere’nin yine Daeş tehtidi bahanesi ile Sirte vilayeti içerisinde ve Mali sınırındaki bazı bölgelerdeki askeri operasyonları da devam etmektedir.

Bütün İslam Coğrafyasına demokrasi adı altında zulmün nasıl ihraç edildiğini en açık bir şekilde gösteren Batı zihniyeti, Libya’nın da bir türlü kaos ortamından kurtulabilmesine, devam eden çıkar çatışmaları sebebi ile kolay kolay izin vermeyeceklerini göstermektedir.

Her türlü engele rağmen, birçok dengeyi değiştiren Rusya’nın da geniş bir coğrafyaya yayılan hamleleri Batı ittifakının bölgesel planlarını önemli ölçüde etkilemiştir.

Rusya Suriye’den sonra, İran, Irak, Mısır, Cezayir, Lübnan, Filistin ve hatta Kıbrıs’ta etkisini arttırmayı başarmış ve Akdeniz’de hakimiyet kurabilmek maksatlı önemli adımlar atmıştır. Hali hazırda da, Mısır, Cezayir ve Kıbrıs’ta askeri üsler kurabilmenin yollarını aramaktadır.

Akdeniz’e ek olarak, Körfez ülkeleri ile de ilişkilerini yeniden yapılandırmaya çalışan Rusya geniş bir coğrafyada çok ince diplomatik temaslar yürütmektedir.

Suriye konusunda kendisi ile Türkiye aleyhine anlaşma sağlamış olsa da, Rusya’nın vazgeçilmez rakibi olan ABD’nin tüm bu gelişmeleri yakından takip ettiği ve karşı diplomasi ataklarında bulunduğu da aşikardır. Son dönemde ABD Başkanı ile ilgili ülke başkanlarının yaptığı ikili ziyaretler bu durum hakkında ip uçları vermektedir.

Dengeler bu denli hızlı değişirken, bu değişimlerden özellikle NATO&AB çok rahatsızlık duyarken, medeniyet coğrafyasında etkin olmak isteyen Türkiye’nin de bu gelişmeleri yakından takip edip, dengelerin içerisinde yer alması ve farklı çekişme unsurlarından lehine faydalar sağlama yollarını bulması önemlidir.

Uğruna sayısız şehitler verdiğimiz vatanımız olan Libya da, bu kapsam içerisinde değerlendirilebilecek bölgelerden sadece bir tanesidir. Yani Türkiye Libya’yı kullanarak Suriye’de, Suriye’yi kullanarak Kıbrıs’ta, Kıbrıs’ı kullanarak Filistin’de bazı taleplerini gerçekleştirebilecek diplomasi ağını kurmayı başarmalıdır.

Yaklaşık 50 milyar varillik petrol kaynaklarını dikkate alarak, Libya’ya ganimet gözü ile baktığını utanmadan dillendirebilen bir ABD Başkanının ve diğer sömürgeci zalimlerin oyunlarına vicdan nazarıyla müdahale edebilecek tek devlet herkesin bildiği üzere Türkiye’dir. Tüm medeniyet coğrafyamızın olduğu gibi Libya’nın da bize ihtiyacı vardır.

Dikkat edilirse, hakimiyet mücadeleleri sürdürülen bütün bölgeler enerji kaynakları ile ön plandadır. Ve hepsi “Devlet-i Ali”nin bizlere mirasıdır.

Bu gidişat bir an önce iç meselelerimizi çözümleyip, birlik olup, büyük adımlar atmamız gereğinin en belirgin kanıtıdır.

Dünya bir dönüşüm evrensinden geçmektedir. Bu dönüşüm evresinde ise Türkiye’nin kararlı, net, cesur ve iç kenetlenmeyi sağlamış bir duruşa her zamankinden daha çok ihtiyacı bulunmaktadır.

Rusya’nın da müdahil olduğu Libya’da, bizim de var olmamız artık elzemdir.

Oğuzhan AKYENER
Oğuzhan AKYENER
Oğuzhan Akyener 1983 yılında Gönen’de doğmuştur. Eğitim hayatına Gönen Şehit Rahmi İlkokulunda başlamış ve orta okuldan itibaren, Gönen Anadolu Lisesi’nde devam etmiştir. 2001 yılında buradan mezun olduktan sonra, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ)’nde Petrol ve Doğalgaz Mühendisliği’nde lisans eğitimine başlamıştır. ODTÜ’de öğrenim gördüğü dönemde çok aktif bir öğrencilik hayatı geçiren Akyener, birçok sosyal projede görev almış, TESPAM’ı bir öğrenci kulübü olarak hayata geçirmiş, eş zamanlı olarak Anadolu Üniversitesi’nde İşletme alanında eğitim almaya başlamış, Gönen Jeotermal Kaynakları ile ilgili projeler hazırlamış ve birçok uluslararası ortamda konuşmacı olarak ülkesini ve kurucusu olduğu öğrenci kulüplerini temsil etmiştir. 2006 yılında ODTÜ Petrol ve Doğalgaz Mühendisliğinden, 2008 yılında ise Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesinden mezun olmuştur. Aynı zamanda ODTÜ mezuniyeti sonrasında, Gönen Belediyesi’ne “Jeotermal Rezervuar Yönetimi” ve yüzey tesisleri alanında bir yıl boyunca danışmanlık hizmeti vermiştir. Bu süreçte de eş zamanlı olarak bir dış ticaret firmasında iş hayatına başlamıştır. 2006 yılı sonunda TPAO Yurtdışı Projeler Dairesi’nde Rezervuar Mühendisi olarak göreve başlayan Akyener, kurumun Azerbaycan, Libya, İran, Cezayir, Irak, Tunus, Kazakistan, Brezilya, Ukrayna, Suriye, Özbekistan, Türkmenistan, İngiltere, Rusya gibi birçok projesinde aktif görev almıştır. Ayrıca 2007 yılında ODTÜ Jeodezi ve Coğrafi Bilgi Sistemleri Bölümünde, uzaktan algılama ve CBS tabanlı sistemler alanında akademik çalışmalar yapmıştır. 2007 – 2009 yılları arasında TPAO’nun Libya Ofisinde teknik ihalelerin değerlendirilmesi kapsamında dönüşümlü olarak görev almıştır. 2010 – 2011 yılları arasında Ağrı Doğubayazıt İlçesinde (kısa dönem olarak) askerlik görevini tamamlamıştır. Askerlik sürecinde de, “Bölük İçi Kalite Çemberi” gibi bazı yeni uygulamaların hayata geçmesine vesile olmuştur. 2011 – 2014 yılları arasında TPAO’nun Azerbaycan ofisine, ilgili bütün projelerden sorumlu Teknik Müdür olarak atanmış ve TPAO’yu ilgili uluslararası ortamlarda temsil etmiştir. 2014 – 2018 yılları arasında, TPAO’nun Merkez Ofisinde Yurtdışı Projeler ve İş Geliştirme alanında danışmanlık görevini sürdürmüştür. Ayrıca Azerbaycan’dan Türkiye’ye dönüş yaptıktan sonra, 2015 yılında, bir öğrenci kulübü olarak başlattığı TESPAM’ı bir düşünce kuruluşu olarak yeniden aktive etmiş ve TESPAM bünyesinde birçok uluslararası çalışma ve projeye imza atmıştır. 50’den fazla makalesi, yüzlerce köşe yazısı, onlarca röportajı farklı ortamlarda yayınlanmış ve ulusal, uluslararası arenada beğeni kazanmıştır. TESPAM bünyesinde çıkartılan “Energy Policy Turkey” ve “Turkish Journal of Energy Policy” dergilerinin yazarı ve imtiyaz sahibidir. “Enerji Panorama” ve “Yerli Düşünce” dergilerinde de köşe yazarlığı yapmakta, TESPAM’ın başkanlığını, TENVA’nın yönetim kurulu üyeliğini ve Kıbrıs Bahçeşehir Üniversitesi Deniz Hukuku Uygulamaları Araştırma Merkezi’nin de danışmanlar kurulu üyeliğini sürdürmektedir. Köklerine bağlı, şehirlileşme üzerine kurulan bir medeniyet tasavvurunu hayata geçirme gayesiyle faaliyet gösteren; “Cuma Ağacı” derneğinin ise kurucu başkanıdır. Farklı alanlarda kaleme aldığı (“Peygamber Ordusunda Askerlik”, “Cuma Rüzgarı”, “Bizim Halep: Enerji Harekatı”, “Doğu Akdeniz Gaz Politikaları”, “Enerji-Güvenlik-Siyaset Boyutlarıyla Suriye İç Savaşı”, “Türk-İslam Dünyasında Enerji Birliği” ve “Yeni Türkiye Vizyonunu Taşıyan Örnek Bir Belediyecilik Anlayışı” isimlerinde) 7 adet kitabı bulunan Akyener, 2016 yılında Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nde İşletme alanında yüksek lisans programını tamamlamıştır. 2017 yılında ise Polis Akademisi’nde Uluslararası Güvenlik alanında başladığı ve tamamlanmak üzere olan akademik çalışmalarına ek olarak, hukuk ve uluslararası ilişkiler alanlarında da farklı üniversitelerde eğitimine devam etmektedir. Bugüne kadar birçok uluslararası ortamda ülkesini temsil eden, ulusal ve uluslararası basın kuruluşlarına mülakatlar veren, yerine göre manşetlerde yer alan ve ülkesinin enerji politikalarının belirlenmesinde önemli katkılar ortaya koyan Akyener, Cumhurbaşkanlığı makamına özel olarak hazırlanan “Ulusal Güvenlik Yapılanması” ve “Devlet E-Hafıza” gibi proje gruplarında da yer almıştır. Çok iyi derece İngilizce bilen Akyener, evli ve üç çocuk babasıdır.

Bir cevap yazın

%d blogcu bunu beğendi: