Trump İle Enerjide Değişen Dengeler & Petrol Kartelleri
Kasım 14, 2016
AB Gibi Zayıflayan Güney Gaz Koridoru Projesi & Türkiye
Kasım 22, 2016

Saudi Aramco İle Türk Şirketlerin Buluşması & Bazı Hayaller

Oğuzhan AKYENER

TESPAM Başkanı

oakyener@tespam.org

 

 

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımız Sn. Berat Albayrak ve ilgili Suudi bakanın nezaretinde, Suudi Arabistan’ın en önemli şirketi Saudi Aramco ve 18 Türk şirketi arasında, 11 Kasım 2016 tarihinde bir mutabakat zaptı imzalandı. İmzalanan mutabakat zaptlarının, ilgili Türk şirketlerinin Saudi Aramco’nun farklı ihalelerine başvuru yapabilmelerine olanak sağlayacağı belirtildi.

Peki ülkemizin iş hacmini arttırmak, enerjide dışa bağımlılığı azaltmak maksatlı yerli kaynaklara yönelecek onlarca somut adımı atmak gibi birçok konuda yoğun çalışmalar sarf eden ve başarılı projelere imza atan yetkililerin, acaba yetersiz kalmak zorunda bırakıldıkları ve ülke olarak geç kalınan konu nedir?

Petrol ve doğalgaz…

Hayal ediyorum da;

Şimdi ülkemizin petrol ve doğalgaz arama-üretim ve servis hizmetleri alanında çalışan (devlete ait ve özel), uluslararası piyasalarda isim yapmış, insan kaynakları, finans gücü, tecrübe, iş bitirme başarıları ve sahip olduğu kaynaklar ile tanınan birkaç tane şirketi olsaydı.

Bu şirketler, Türkiye’nin birçok farklı bölgesinde, farklı yorumlara dayanarak arama ve üretim faaliyetlerine devam ederken, uluslararası büyük projelere de (siyasi bir kaldıraç beklemeden) davet edilebilen kurumlar olsaydı.

Bu şirketlere bakarak, Türkiye’deki diğer özel yatırımcılar da, petrol ve doğal gaz sektörüne müdahil olmayı arzulasaydı.

Ülkemizin yerli kaynakları açısından değerlendirildiğinde; yeterince finans gücü ve oyuncu çeşitliliği sayesinde, farklı jeolojik/jeofizik yorumlar da değerlendirilip, mümkün olduğunca aramacılık faaliyetleri yürütülebilseydi.

Tüm çabalar sonucunda yerli keşif olmasa dahi, tarihi/kültürel/psikolojik sınırlarımız olan tüm Türk ve İslam coğrafyası dahilinde, önemli arama, üretim ve servis hizmetlerinde şirketlerimizin ismi duyulsaydı.

Batı ihtirası ve zulmünün karıştırdığı Orta Doğu’daki en riskli bölgelerde, ülkemiz bayrağının verdiği huzur ve milletimize duyulan sevgiye dayanarak, şirketlerimiz faaliyetlerini sürdürebilseydi.

Bahsi geçen şirketlerimiz, en zor bölgelerde edindiği tecrübe, kazanım, çevre ve bilgi gibi hususlarda devletimizin diğer birimleri ile işbirliğinde olup, destek sağlar konumda olabilseydi.

Trump’u ABD başkanı seçtiren ve sonrasında hangi kirli oyunların içine sokacağı tahmin bile edilemeyen, girdiği coğrafyalarda aldığı projeler ile,

ABD güvenlik ve istihbarat güçleri ile, misyonerlik faaliyetleri yürüten kuruluşlara ön ayak olan, bu süreçte de, niyeti sadece halkı biraz daha sömürmek olan büyük petrol kartelleri gibi acımasız ve kanlı değil…

İşini bilen, profesyonel ve güçlü olduğu gibi; özünü bilen, bizden olan, yerli ve milli olan, büyük Türkiye’nin varisi olduğu ve şu an kan ağlayan geniş bir coğrafyaya kardeş olabilen, destek olabilen kurumlarımız olsaydı…

Türk ve İslam coğrafyasındaki devletlerin ilgili kurumlarının, siyasi ricalarla, iş bitirme ve kapasitelerine güvenmedikleri için, proje vermeye imtina edilen değil de, tarihi/milli/dini bağların hepsi göz ardı edildiğinde dahi iş verilmek istenen şirketlerimiz olsaydı…

Bahsettiğimiz coğrafya neredeyse tamamı ile petrol ve gaz kaynakları demekti.

Petrol ve gaz ise bundan önceki iki yüzyılda da, bundan sonraki yüzyılda da; dünyadaki en önemli enerji kaynakları demekti

 

Hepsinden öte dünyanın en büyük devletinin başkanının seçilmesi demekti.

Ondan önceki en büyük devletin de yıkılmasına sebepti…

Yani…

Konu böylesi önemliydi…

Cihanşümul hedeflere niyetlenen yeni Türkiye’nin, büyük Türkiye olabilmesi için; en önemli gerekti…

Özetle, hayal kurmak istedik…

Keşke, Sn. Bakanımız Berat Albayrak’ın özverili ve başarılı çalışmalarında, Suudi bakan ve (petrol ve gaz alanlarında faaliyet gösteren) Saudi Aramco’lu yetkililerin karşısına çıkarabileceği en azından birkaç tane nitelikli petrol ve gaz şirketimiz olsaydı…

Olsaydı da, biz kendilerine (işlerinde başarılı olsalar ve uluslararası arenada isim yapmış olsalar dahi) sadece inşaat şirketlerimizi takdim etmeseydik.

 

Hayal, niyet, gayret, inanç ve murad ile gerçek olur…

Neden olmasın?

Bu arada olmaz diyenlere: oluru ile ilgili çalışmalar çok yakında

 

“Yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları TESPAM’a aittir. Tekrar yayınlanması halinde kaynak gösterilerek bu sayfaya aktif bağlantı sağlanması zorunludur.”

“Türkiye’deki enerji politikaları odaklı ilk ve tek sivil yapılanma…” 

“Enerji politikaları alanında gündemi uzaktan takip etmeye çalışan bir Türkiye yerine, gündem belirleyen bir Türkiye’ye ulaşma idealiyle…”

TESPAM-Türkiye Enerji Politikaları ve Araştırmaları Merkezi

TESPAM, Uluslararası Enerji Politikaları Araştırma Derneğinin Bir Kuruluşudur
Oğuzhan AKYENER
Oğuzhan AKYENER
Oğuzhan Akyener 1983 yılında Gönen’de doğmuştur. Eğitim hayatına Gönen Şehit Rahmi İlkokulunda başlamış ve orta okuldan itibaren, Gönen Anadolu Lisesi’nde devam etmiştir. 2001 yılında buradan mezun olduktan sonra, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ)’nde Petrol ve Doğalgaz Mühendisliği’nde lisans eğitimine başlamıştır. ODTÜ’de öğrenim gördüğü dönemde çok aktif bir öğrencilik hayatı geçiren Akyener, birçok sosyal projede görev almış, TESPAM’ı bir öğrenci kulübü olarak hayata geçirmiş, eş zamanlı olarak Anadolu Üniversitesi’nde İşletme alanında eğitim almaya başlamış, Gönen Jeotermal Kaynakları ile ilgili projeler hazırlamış ve birçok uluslararası ortamda konuşmacı olarak ülkesini ve kurucusu olduğu öğrenci kulüplerini temsil etmiştir. 2006 yılında ODTÜ Petrol ve Doğalgaz Mühendisliğinden, 2008 yılında ise Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesinden mezun olmuştur. Aynı zamanda ODTÜ mezuniyeti sonrasında, Gönen Belediyesi’ne “Jeotermal Rezervuar Yönetimi” ve yüzey tesisleri alanında bir yıl boyunca danışmanlık hizmeti vermiştir. Bu süreçte de eş zamanlı olarak bir dış ticaret firmasında iş hayatına başlamıştır. 2006 yılı sonunda TPAO Yurtdışı Projeler Dairesi’nde Rezervuar Mühendisi olarak göreve başlayan Akyener, kurumun Azerbaycan, Libya, İran, Cezayir, Irak, Tunus, Kazakistan, Brezilya, Ukrayna, Suriye, Özbekistan, Türkmenistan, İngiltere, Rusya gibi birçok projesinde aktif görev almıştır. Ayrıca 2007 yılında ODTÜ Jeodezi ve Coğrafi Bilgi Sistemleri Bölümünde, uzaktan algılama ve CBS tabanlı sistemler alanında akademik çalışmalar yapmıştır. 2007 – 2009 yılları arasında TPAO’nun Libya Ofisinde teknik ihalelerin değerlendirilmesi kapsamında dönüşümlü olarak görev almıştır. 2010 – 2011 yılları arasında Ağrı Doğubayazıt İlçesinde (kısa dönem olarak) askerlik görevini tamamlamıştır. Askerlik sürecinde de, “Bölük İçi Kalite Çemberi” gibi bazı yeni uygulamaların hayata geçmesine vesile olmuştur. 2011 – 2014 yılları arasında TPAO’nun Azerbaycan ofisine, ilgili bütün projelerden sorumlu Teknik Müdür olarak atanmış ve TPAO’yu ilgili uluslararası ortamlarda temsil etmiştir. 2014 – 2018 yılları arasında, TPAO’nun Merkez Ofisinde Yurtdışı Projeler ve İş Geliştirme alanında danışmanlık görevini sürdürmüştür. Ayrıca Azerbaycan’dan Türkiye’ye dönüş yaptıktan sonra, 2015 yılında, bir öğrenci kulübü olarak başlattığı TESPAM’ı bir düşünce kuruluşu olarak yeniden aktive etmiş ve TESPAM bünyesinde birçok uluslararası çalışma ve projeye imza atmıştır. 50’den fazla makalesi, yüzlerce köşe yazısı, onlarca röportajı farklı ortamlarda yayınlanmış ve ulusal, uluslararası arenada beğeni kazanmıştır. TESPAM bünyesinde çıkartılan “Energy Policy Turkey” ve “Turkish Journal of Energy Policy” dergilerinin yazarı ve imtiyaz sahibidir. “Enerji Panorama” ve “Yerli Düşünce” dergilerinde de köşe yazarlığı yapmakta, TESPAM’ın başkanlığını, TENVA’nın yönetim kurulu üyeliğini ve Kıbrıs Bahçeşehir Üniversitesi Deniz Hukuku Uygulamaları Araştırma Merkezi’nin de danışmanlar kurulu üyeliğini sürdürmektedir. Köklerine bağlı, şehirlileşme üzerine kurulan bir medeniyet tasavvurunu hayata geçirme gayesiyle faaliyet gösteren; “Cuma Ağacı” derneğinin ise kurucu başkanıdır. Farklı alanlarda kaleme aldığı (“Peygamber Ordusunda Askerlik”, “Cuma Rüzgarı”, “Bizim Halep: Enerji Harekatı”, “Doğu Akdeniz Gaz Politikaları”, “Enerji-Güvenlik-Siyaset Boyutlarıyla Suriye İç Savaşı”, “Türk-İslam Dünyasında Enerji Birliği” ve “Yeni Türkiye Vizyonunu Taşıyan Örnek Bir Belediyecilik Anlayışı” isimlerinde) 7 adet kitabı bulunan Akyener, 2016 yılında Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nde İşletme alanında yüksek lisans programını tamamlamıştır. 2017 yılında ise Polis Akademisi’nde Uluslararası Güvenlik alanında başladığı ve tamamlanmak üzere olan akademik çalışmalarına ek olarak, hukuk ve uluslararası ilişkiler alanlarında da farklı üniversitelerde eğitimine devam etmektedir. Bugüne kadar birçok uluslararası ortamda ülkesini temsil eden, ulusal ve uluslararası basın kuruluşlarına mülakatlar veren, yerine göre manşetlerde yer alan ve ülkesinin enerji politikalarının belirlenmesinde önemli katkılar ortaya koyan Akyener, Cumhurbaşkanlığı makamına özel olarak hazırlanan “Ulusal Güvenlik Yapılanması” ve “Devlet E-Hafıza” gibi proje gruplarında da yer almıştır. Çok iyi derece İngilizce bilen Akyener, evli ve üç çocuk babasıdır.

Bir cevap yazın

%d blogcu bunu beğendi: