Türkiye veya Dünya Enerji Politikalarinda Bir Model Önerisi
Ekim 19, 2018
4 KASIM YAKLAŞIRKEN, İRAN AMBARGOSU NASIL YORUMLANMALI
Kasım 1, 2018

STAR RAFİNERİSİ ÜZERİNE

Kardeş ülke Azerbaycan’ın ülkemizde neredeyse 20 milyar dolarlık bir hacme ulaşan yatırımları dahilinde atılan yeni adım olan Star rafinesinin yarın açılışı yapılıyor. Aslında Star rafinerisi Ekim başında teslim aldığı 80 000 tonluk ilk ham petrol tedariki ile işlevine başladı bile.

İlgili niteliklerdeki hampetrolden benzin üretimini neredeyse sıfırlayarak, daha yüksek miktarda dizel ve aromatik çıktılar üretmek üzere tasarlanmış olan Star rafinerisi, öncelikli olarak PETKİM’in ihtiyacı olan hammaddelerin tamamını karşılamak için inşa edilmiştir.

214 000 varil/gün (10 milyon ton/yıl) ham petrol işleme kapasitesine sahip olan tesis yaklaşık olarak 6,3 milyar $’a mal olmuştur.

Türkiye iç piyasasına yönelik dizel ve LPG üretimi yapacak olan Star Rafinesi, PETKİM için de kerosen, nafta ve diğer bazı petrokimya hammaddelerini üretecektir. Bu sayede iç piyasada tüketilen bazı ürünlerde gerçekleşen ithalat kalemlerini azaltacağı gibi, PETKİM’in bütün hammadde ithalatını da sıfırlayacaktır. Bu sayede ülkenin cari açığının azaltılması kapsamında (petrol fiyatları 80 $/varil kabul edilirse) yaklaşık 1,5 milyar $’lık bir katkı sağlanacaktır. Ayrıca PETKİM kampüsünde kurulan tesis, bazı üniteleri PETKİM ile ortak kullanacağından, iki tesis bazında daha düşük maliyetlerle, daha yüksek bir verimlilik sağlanabilecektir.

2011 yılında inşatına başlanılan rafineri bünyesinde aşağıdaki üniteler bulunmaktadır. Bunlar:

  • CDU ve VDU Üniteleri
  • Çözünmüş Gaz Ünitesi
  • LPG Kostik Ayrıştırma Ünitesi
  • Nafta/Kerosen/Dizel Hidro Ayrıştırma Üniteleri
  • CCR Ünitesi
  • Hidrolik Ayrıştırma Ünitesi
  • Delayed Coker Ünitesi
  • Çözünmemiş Gaz Ünitesi
  • Amine Regeneration Unit
  • Sour Water Stripper
  • Sülfür Ayrıştırma ve TGTU Ünitesi
  • Hydrojen Ünitesi
  • Ve diğer sistemlerdir. (Kaynak: https://www.fluor.com/projects/star-aegean-refinery-project)

İlgili tesisler bünyesinde 20,000 varil/gün nafta, 26,000 varil/gün kerosen ve 68,000 varil/gün dizel üretim kapasitesi bulunmaktadır.

Türkiye gibi ciddi anlamda dizel tüketen ve bu tüketimin neredeyse yarısını ithal eden bir ülke için yerli dizel üretimini bu minvalde arttırabilmek de önemli olacaktır. Bu tesisin iç piyasaya arz edeceği üretim miktarı ile, dizel ithalatının ortalama %25’inin karşılanması beklenmektedir.

Ayrıca Star rafinerisinde üretilecek diğer bir ürün olan jet yakıtı konusunda da, yıllık 1,6 milyon tonluk kapasite ile Türkiye’nin ihtiyacının tamamının karşılanabileceği ifade edilmektedir. Tabii bu noktada iç piyasada Tüpraş ile bir rekabet olacağı beklentisi ile karşılaşılmaktadır. Fakat bununla birlikte özellikle yeni havalalanı projeleri ile jet yakıtında artan iç üretim, rekabet ortamını biraz törpüleyecektir.

Kurulacak bu tesisle Türkiye’nin LPG ithalatının da %12’sinin karşılanabileceği beklenmektedir.  (Kaynak: https://www.dailysabah.com/energy/2018/10/13/largest-private-sector-investment-star-refinery-set-for-grand-opening-next-week) Bu da ithalatı azaltıcı ve cari açığı azaltıcı bir husus olarak dikkat çekmektedir.

Star Rafinerisinin, Türpraş ile rekabeti hususunda da;

  • Öncelikle bazı uzmanlar tarafından vurgulanan Tüpraş ile hiçkimse rekabet edemez yaklaşımı, belli argümanlar ile desteklenmedikçe doğru değildir. Çünkü Star Rafinerisinin arkasında büyük bir petrol üreticisi bulunmaktadır.
  • Bunlara ek olarak, aslında bu rafinerinin ana kuruluş amacının Petkim’in hammadde ihtiyacını karşılamak olduğu düşünülürse, ortada ciddi bir rekabet gayesi olmadığı da görülecektir.
  • Kaldı ki, Star Rafinerisinin iç piyasaya yönelik ana arz hedeflerinin başında dizel yakıtı gelmektedir. Dizel alanında da talebin yarısının ithalat ile karşılandığı düşünülürse, yine bir iç rekabet ortamının oluşmayacağı farkedilebilecektir.

Yani, rekabet vurguları çok da tutarlı değildir.

Son olarak, SOCAR’ın Türkiye’deki yatırımlarına tekrar bakıldığında, ilgili sektörlerin diğer tamamlayıcı unsurlarıyla da entegre olması stratejisinin adım adım uygulandığı görülmektedir.  Her ne kadar upstream alanında SOCAR Türkiye’de aradığını bulamadı ise de, downstream alanında en önemli yatırımcılardan bir tanesi haline gelmiştir.  Çünkü Azerbaycan’da ham petrol ve gaz üreten, bu üretimleri ilgili boru hatları ile nakil eden, kurduğu rafineri ile petrokimya alanında ihtiyacı olan hammaddeyi tedarik eden SOCAR’ın bundan sonra da Türkiye’de depolama ve dağıtım alanlarına daha fazla odaklanması muhtemeldir.

 

 

 

 

Oğuzhan AKYENER
Oğuzhan AKYENER
Oğuzhan Akyener 1983 yılında Gönen’de doğmuştur. Eğitim hayatına Gönen Şehit Rahmi İlkokulunda başlamış ve orta okuldan itibaren, Gönen Anadolu Lisesi’nde devam etmiştir. 2001 yılında buradan mezun olduktan sonra, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ)’nde Petrol ve Doğalgaz Mühendisliği’nde lisans eğitimine başlamıştır. ODTÜ’de öğrenim gördüğü dönemde çok aktif bir öğrencilik hayatı geçiren Akyener, birçok sosyal projede görev almış, TESPAM’ı bir öğrenci kulübü olarak hayata geçirmiş, eş zamanlı olarak Anadolu Üniversitesi’nde İşletme alanında eğitim almaya başlamış, Gönen Jeotermal Kaynakları ile ilgili projeler hazırlamış ve birçok uluslararası ortamda konuşmacı olarak ülkesini ve kurucusu olduğu öğrenci kulüplerini temsil etmiştir. 2006 yılında ODTÜ Petrol ve Doğalgaz Mühendisliğinden, 2008 yılında ise Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesinden mezun olmuştur. Aynı zamanda ODTÜ mezuniyeti sonrasında, Gönen Belediyesi’ne “Jeotermal Rezervuar Yönetimi” ve yüzey tesisleri alanında bir yıl boyunca danışmanlık hizmeti vermiştir. Bu süreçte de eş zamanlı olarak bir dış ticaret firmasında iş hayatına başlamıştır. 2006 yılı sonunda TPAO Yurtdışı Projeler Dairesi’nde Rezervuar Mühendisi olarak göreve başlayan Akyener, kurumun Azerbaycan, Libya, İran, Cezayir, Irak, Tunus, Kazakistan, Brezilya, Ukrayna, Suriye, Özbekistan, Türkmenistan, İngiltere, Rusya gibi birçok projesinde aktif görev almıştır. Ayrıca 2007 yılında ODTÜ Jeodezi ve Coğrafi Bilgi Sistemleri Bölümünde, uzaktan algılama ve CBS tabanlı sistemler alanında akademik çalışmalar yapmıştır. 2007 – 2009 yılları arasında TPAO’nun Libya Ofisinde teknik ihalelerin değerlendirilmesi kapsamında dönüşümlü olarak görev almıştır. 2010 – 2011 yılları arasında Ağrı Doğubayazıt İlçesinde (kısa dönem olarak) askerlik görevini tamamlamıştır. Askerlik sürecinde de, “Bölük İçi Kalite Çemberi” gibi bazı yeni uygulamaların hayata geçmesine vesile olmuştur. 2011 – 2014 yılları arasında TPAO’nun Azerbaycan ofisine, ilgili bütün projelerden sorumlu Teknik Müdür olarak atanmış ve TPAO’yu ilgili uluslararası ortamlarda temsil etmiştir. 2014 – 2018 yılları arasında, TPAO’nun Merkez Ofisinde Yurtdışı Projeler ve İş Geliştirme alanında danışmanlık görevini sürdürmüştür. Ayrıca Azerbaycan’dan Türkiye’ye dönüş yaptıktan sonra, 2015 yılında, bir öğrenci kulübü olarak başlattığı TESPAM’ı bir düşünce kuruluşu olarak yeniden aktive etmiş ve TESPAM bünyesinde birçok uluslararası çalışma ve projeye imza atmıştır. 50’den fazla makalesi, yüzlerce köşe yazısı, onlarca röportajı farklı ortamlarda yayınlanmış ve ulusal, uluslararası arenada beğeni kazanmıştır. TESPAM bünyesinde çıkartılan “Energy Policy Turkey” ve “Turkish Journal of Energy Policy” dergilerinin yazarı ve imtiyaz sahibidir. “Enerji Panorama” ve “Yerli Düşünce” dergilerinde de köşe yazarlığı yapmakta, TESPAM’ın başkanlığını, TENVA’nın yönetim kurulu üyeliğini ve Kıbrıs Bahçeşehir Üniversitesi Deniz Hukuku Uygulamaları Araştırma Merkezi’nin de danışmanlar kurulu üyeliğini sürdürmektedir. Köklerine bağlı, şehirlileşme üzerine kurulan bir medeniyet tasavvurunu hayata geçirme gayesiyle faaliyet gösteren; “Cuma Ağacı” derneğinin ise kurucu başkanıdır. Farklı alanlarda kaleme aldığı (“Peygamber Ordusunda Askerlik”, “Cuma Rüzgarı”, “Bizim Halep: Enerji Harekatı”, “Doğu Akdeniz Gaz Politikaları”, “Enerji-Güvenlik-Siyaset Boyutlarıyla Suriye İç Savaşı”, “Türk-İslam Dünyasında Enerji Birliği” ve “Yeni Türkiye Vizyonunu Taşıyan Örnek Bir Belediyecilik Anlayışı” isimlerinde) 7 adet kitabı bulunan Akyener, 2016 yılında Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nde İşletme alanında yüksek lisans programını tamamlamıştır. 2017 yılında ise Polis Akademisi’nde Uluslararası Güvenlik alanında başladığı ve tamamlanmak üzere olan akademik çalışmalarına ek olarak, hukuk ve uluslararası ilişkiler alanlarında da farklı üniversitelerde eğitimine devam etmektedir. Bugüne kadar birçok uluslararası ortamda ülkesini temsil eden, ulusal ve uluslararası basın kuruluşlarına mülakatlar veren, yerine göre manşetlerde yer alan ve ülkesinin enerji politikalarının belirlenmesinde önemli katkılar ortaya koyan Akyener, Cumhurbaşkanlığı makamına özel olarak hazırlanan “Ulusal Güvenlik Yapılanması” ve “Devlet E-Hafıza” gibi proje gruplarında da yer almıştır. Çok iyi derece İngilizce bilen Akyener, evli ve üç çocuk babasıdır.

Bir cevap yazın

%d blogcu bunu beğendi: