Küresel İklim Değişikliği Göç Dalgalarına Neden Olacak
Nisan 8, 2018
Kıbrıs’a Boru Hattı Çekelim mi?
Nisan 9, 2018

Taşoz Adası & Prınos Sahası

Muhalefet olmak için tutarsız eleştirilerde bulunmak ya da araştırmadan-okumadan konuşmak..

Türkiye’nin içinde bulunduğu şartları göz önününe alırsak, böylesi zor ve kritik bir süreçten geçerken, ortaya atılan ifadeler, her ne kadar tutarsız da olsa, ülkemizin düşmanlarının ekmeğine yağ süreceğinden şüphe yoktur…

Doğal olarak ilgili-ilgisiz, bilgili-bilgisiz kişilerin yaptığı açıklamalar konuyu çarpıttığı kadar birçok insanımızın da kafasında soru işaretleri bırakmaktadır.

Hatta öyle ki, bırakın tutarsız olan ve uzmanlar nezdinde kale dahi alınmayan ifadeleri; Türkiye’nin neredeyse 100 yıl aradan sonra küresel ve bölgesel anlamda attığı adımlarla birçok dengeyi altüst etmeyi başardığı ve (ister istemez) fazlasıyla gayrinizami saldırıya maruz bırakıldığı, böylesi bir “savaş” ortamında haklı ve tutarlı olunsa dahi kullanılan ifadelerin hangi tarafın işine yarayacağını gözetmek gerekli…

Yoksa kaş yapayım derken, göz çıkarılır!

Bunlar da tam olarak Türk ve İslam düşmanlarının arzuladıklarıdır!

Yunanistan’a bırakmak zorunda kaldığımız Kavala’ya bağlı bir ada olan Taşoz adası yakınlarında üretilen Prinos sahası ile ilgili eleştirilere şöyle bir bakılacak olursa;

Deniliyor ki;

  • Lozan’da bize bırakılan Taşoz adasının 6 millik deniz sınırları dahilinde, Yunanistan petrol üretimine başlamış,
  • Günde 3 bin 823 varil ham petrol üretiliyormuş,
  • Türkiye’nin hakkı olan petrol çalınıyormuş,
  • Tüm bunlara karşın bizim devletimiz buna ses çıkaramıyormuş…

Evet, yukarıda  söylenti yada gerçek olduğu sanılan bu maddelere bakacak olursak, konuyu doğru şekilde analiz edip,  şu cevapları vermek gerekir;

  • Öncelikle Taşoz adası, Kuzey Ege Denizindeki; Yunanistan’a en yakın ve Türkiye’ye en uzak olan adadır.
  • Bu adanın Lozan’da Türkiye’ye bırakıldığına dair hiçbir ifade bulunmamaktadır.
  • Bu adaya zaten Yunanistan 1920’lerden sonra fazlasıyla yerleşmiştir.
  • Hali hazırda Türkiye’den dahi turistik nitelikleri olan bu adaya turlar ve seferler düzenlenmektedir.

TESPAM olarak, başından beri enerji ile ilgili yazılarımızı ya da söylemlerimizi, bütünüyle analitik düşünce ve bir bilgi süzgecinden geçirerek ifade ediyoruz. Bir çoklarının yaptığı gibi, irdelemeden, araştırmadan konu hakkında yarım ya da yazı yazmaktan kaçınıyoruz.

Bu çerçevede Taşoz adası ile Kavala arasında kalan (Taşoz adasının Kuzey Batısında) Prinos isimli petrol sahası hakkında da şunları söyleyebiliriz;

  • İlgili saha:
    • 1974’te keşfedilmiştir! olup su derinliği yaklaşık 30 metredir.
    • ilgili petrol sahası 1981 yılından beri Kavala Oil isminde bir şirket tarafından üretilmektedir!
    • Günümüzde 3000 varil/gün (hatta biraz daha az) miktarınca bir üretim devam etmektedir.
    • 1982 – 1988 yılları arasında ilgili sahadan günlük 25 000 varil’den fazla üretim yapılmıştır. Üretimin yeniden arttırılabilmesi için yeni yatırımlara ihtiyaç duyulmaktadır.
    • Sahada ayrı bir seviyeden de gaz üretimi de yapılmaktadır. Hali hazırdaki gaz üretim miktarı (petrol eşdeğeri cinsinden) 600 varil / gün civarındadır.
    • Sahada tahmini olarak toplamda 140 milyon varillik petrol ve (petrol eşdeğeri olarak) gaz rezervi bulunduğu düşünülmektedir.

Kamuoyunu aydınlatmak ve bilgilendirmek için en son şunları söylemek durumundayız

  • İlgili ada bizim değildir!
  • İlgili sahada üretime 1981 yılında başlanmıştır…

 

Oğuzhan AKYENER
Oğuzhan AKYENER
Oğuzhan Akyener 1983 yılında Gönen’de doğmuştur. Eğitim hayatına Gönen Şehit Rahmi İlkokulunda başlamış ve orta okuldan itibaren, Gönen Anadolu Lisesi’nde devam etmiştir. 2001 yılında buradan mezun olduktan sonra, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ)’nde Petrol ve Doğalgaz Mühendisliği’nde lisans eğitimine başlamıştır. ODTÜ’de öğrenim gördüğü dönemde çok aktif bir öğrencilik hayatı geçiren Akyener, birçok sosyal projede görev almış, TESPAM’ı bir öğrenci kulübü olarak hayata geçirmiş, eş zamanlı olarak Anadolu Üniversitesi’nde İşletme alanında eğitim almaya başlamış, Gönen Jeotermal Kaynakları ile ilgili projeler hazırlamış ve birçok uluslararası ortamda konuşmacı olarak ülkesini ve kurucusu olduğu öğrenci kulüplerini temsil etmiştir. 2006 yılında ODTÜ Petrol ve Doğalgaz Mühendisliğinden, 2008 yılında ise Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesinden mezun olmuştur. Aynı zamanda ODTÜ mezuniyeti sonrasında, Gönen Belediyesi’ne “Jeotermal Rezervuar Yönetimi” ve yüzey tesisleri alanında bir yıl boyunca danışmanlık hizmeti vermiştir. Bu süreçte de eş zamanlı olarak bir dış ticaret firmasında iş hayatına başlamıştır. 2006 yılı sonunda TPAO Yurtdışı Projeler Dairesi’nde Rezervuar Mühendisi olarak göreve başlayan Akyener, kurumun Azerbaycan, Libya, İran, Cezayir, Irak, Tunus, Kazakistan, Brezilya, Ukrayna, Suriye, Özbekistan, Türkmenistan, İngiltere, Rusya gibi birçok projesinde aktif görev almıştır. Ayrıca 2007 yılında ODTÜ Jeodezi ve Coğrafi Bilgi Sistemleri Bölümünde, uzaktan algılama ve CBS tabanlı sistemler alanında akademik çalışmalar yapmıştır. 2007 – 2009 yılları arasında TPAO’nun Libya Ofisinde teknik ihalelerin değerlendirilmesi kapsamında dönüşümlü olarak görev almıştır. 2010 – 2011 yılları arasında Ağrı Doğubayazıt İlçesinde (kısa dönem olarak) askerlik görevini tamamlamıştır. Askerlik sürecinde de, “Bölük İçi Kalite Çemberi” gibi bazı yeni uygulamaların hayata geçmesine vesile olmuştur. 2011 – 2014 yılları arasında TPAO’nun Azerbaycan ofisine, ilgili bütün projelerden sorumlu Teknik Müdür olarak atanmış ve TPAO’yu ilgili uluslararası ortamlarda temsil etmiştir. 2014 – 2018 yılları arasında, TPAO’nun Merkez Ofisinde Yurtdışı Projeler ve İş Geliştirme alanında danışmanlık görevini sürdürmüştür. Ayrıca Azerbaycan’dan Türkiye’ye dönüş yaptıktan sonra, 2015 yılında, bir öğrenci kulübü olarak başlattığı TESPAM’ı bir düşünce kuruluşu olarak yeniden aktive etmiş ve TESPAM bünyesinde birçok uluslararası çalışma ve projeye imza atmıştır. 50’den fazla makalesi, yüzlerce köşe yazısı, onlarca röportajı farklı ortamlarda yayınlanmış ve ulusal, uluslararası arenada beğeni kazanmıştır. TESPAM bünyesinde çıkartılan “Energy Policy Turkey” ve “Turkish Journal of Energy Policy” dergilerinin yazarı ve imtiyaz sahibidir. “Enerji Panorama” ve “Yerli Düşünce” dergilerinde de köşe yazarlığı yapmakta, TESPAM’ın başkanlığını, TENVA’nın yönetim kurulu üyeliğini ve Kıbrıs Bahçeşehir Üniversitesi Deniz Hukuku Uygulamaları Araştırma Merkezi’nin de danışmanlar kurulu üyeliğini sürdürmektedir. Köklerine bağlı, şehirlileşme üzerine kurulan bir medeniyet tasavvurunu hayata geçirme gayesiyle faaliyet gösteren; “Cuma Ağacı” derneğinin ise kurucu başkanıdır. Farklı alanlarda kaleme aldığı (“Peygamber Ordusunda Askerlik”, “Cuma Rüzgarı”, “Bizim Halep: Enerji Harekatı”, “Doğu Akdeniz Gaz Politikaları”, “Enerji-Güvenlik-Siyaset Boyutlarıyla Suriye İç Savaşı”, “Türk-İslam Dünyasında Enerji Birliği” ve “Yeni Türkiye Vizyonunu Taşıyan Örnek Bir Belediyecilik Anlayışı” isimlerinde) 7 adet kitabı bulunan Akyener, 2016 yılında Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nde İşletme alanında yüksek lisans programını tamamlamıştır. 2017 yılında ise Polis Akademisi’nde Uluslararası Güvenlik alanında başladığı ve tamamlanmak üzere olan akademik çalışmalarına ek olarak, hukuk ve uluslararası ilişkiler alanlarında da farklı üniversitelerde eğitimine devam etmektedir. Bugüne kadar birçok uluslararası ortamda ülkesini temsil eden, ulusal ve uluslararası basın kuruluşlarına mülakatlar veren, yerine göre manşetlerde yer alan ve ülkesinin enerji politikalarının belirlenmesinde önemli katkılar ortaya koyan Akyener, Cumhurbaşkanlığı makamına özel olarak hazırlanan “Ulusal Güvenlik Yapılanması” ve “Devlet E-Hafıza” gibi proje gruplarında da yer almıştır. Çok iyi derece İngilizce bilen Akyener, evli ve üç çocuk babasıdır.

Bir cevap yazın

%d blogcu bunu beğendi: