Enerji Bağımsızlığına Giden Yolda Enerji Verimliliği
Kasım 9, 2015
Türkiye’de Elektrik Piyasası Süreci
Kasım 11, 2015

Türkiye’de ”Petrol Yok” İle Başlayan Hikaye

Oğuzhan AKYENER

TESPAM Başkanı

okayener@tespam.org

 

Petrol ve Doğalgaz Mühendisliği’nde eğitimime ilk başladığımda; bilmediğim fakat geleceğimi şekillendirecek olan bir alanla ilgili ön tanıtım dersine içimde derin bir heyecanla girmiştim. İlk ders, konu petrol; aklımda ülkemizde yaşayan tüm vatandaşların da aklını bulandıran sorular: “Türkiye’de petrol var ama Amerika’lılar çıkarttırmıyor. Gelip petrolü buluyorlar, sonra da biz kullanmayalım diye civa döküp kapatıyorlar. Bir baksanıza tüm komşularımız dibimizde petrol üretiyor, bizde de var. Gerçekten mi?”

Bu soruları, görevi; ülkemizin petrol mühendislerini yetiştirmek olan ilgili öğretim görevlisine yönlendiriyoruz. Cevap: “Çocuklar, ülkemiz Arap plakasının sıkıştırması sonucu oluşmuş, aktif bir fay bölgesi olduğundan, ki bu faylar da petrolün kapanlanıp, yer altında birikmesine olanak tanımadığından, komşularımızda zengin petrol kaynakları olsa da; bizde petrol yok!..”

Üzülüyorum. Aklımdan sorular geçiyor; petrolü olmadığı söylenen bir ülkede petrol mühendisi olacaksınız. Peki kime hizmet etmek için? Ki öyle bir ülke ki; (kyn: TUIK)2008 yılı verilerine göre yaklaşık 15,6 milyar $’lık petrol ithalatı var. Kendi öz kaynakları ile talebin yaklaşık olarak ancak %10’unu karşılayabiliyor. Bunlar düşündürücü rakamlar.

Petrol piyasasının büyüklüğünü anlatabilmek açısından, ülkemiz ile ilgili bazı rakamları karşılaştırmak gerekirse; Dünya Bankası verilerine göre Türkiye’nin 2008 gayri safi milli hasılası 794 milyar $, 2009 yılında dünyanın ilk 500 şirketi arasında birinci olan ünlü petrol şirketinin (EXXON MOBIL) 2009 yıllık geliri 443 milyar $. Sanırım bunun gibi ortaya konacak bazı rakamlar, resmin daha iyi görülebilmesini ve daha gerçekçi kıyaslamalar yapabilmeyi sağlayacak.

Tekrar gelelim üniversite yıllarına, 2. yada 3. sınıftayım, bölümümüze ABD Türkiye Büyükelçiliği’nden enerji alanı ile ilgili çalışan bir uzman seminer vermek için geliyor. Dinliyoruz. Sonunda bölüm başkanımız kendisine teşekkür ediyor ve biz bu öğrencileri sizler için yetiştiriyoruz diyor. Eğer bu ülkede gerçekten petrol yoksa, haklı tabiki.

Zaman geçiyor, mezun oluyorum. Petrol sektörünün içinde faaliyet gösteren bir şirkette çalışıyorum. Daha iyi analiz edebiliyorum. Farklı disiplinlerin nazarından da olayları değerlendirme fırsatım oluyor. Görüyorum, ülkenin her yeri aranmadan, ülkede petrol yok demenin ne kadar bilimsellik dışı ve saçma olduğunu. Öğreniyorum, ülkemizin daha %80’inin henüz petrol ve gaz kaynakları açısından aranmadığını.

Anlıyorum; Petrol ve gaz projelerinin ne kadar ince hesaplar sonucu ortaya çıktığını. Birçok projenin içerisinden bir petrol ve gaz arama projesi seçilirken; mevcut  portföydeki projelerin bulunduğu ülkelerin siyasi, politik, hukuki, ekonomik yapılarının, mevcut petrol & gaz altyapı ve piyasasının ne kadar önemli etkenler olduğunu. Ülkemizin dev petrol şirketlerinin ne kadar ilgisini çekebildiğini.

Kendimi onların yerine koyuyorum. Düşünelim; ben uluslararası projeler yürüten büyük bir petrol ve gaz şirketiyim. Birçok petrol ve gaz arama projesi yürütüyorum. Bunlar kapsamında önceliğimi zaten büyük petrol ve gaz rezervleri keşfedilmiş olan ülkelere ayırıyorum. Çünkü zaten o ülkelerde çalıştığım alan ile ilgili altyapı gelişmiş durumda. Diğer ülkeler ile de ilgileniyorum tabiki, diğer ülkelerde de petrol bulup, para kazanabilmek için yatırımlar yapıyorum. O ülkelerde de ortalama 40-100 milyon $’ı riske atıp, ofis kurup, jeolojik-jeofizik çalışmalar hatta sondajlar yapıyorum. Diyelim ki petrolü de buluyorum. Testlerini yapıyorum. Rezervi hesaplıyorum. Sonra o rezervden ne kadar maliyetle, kaç yıl, kaç varil petrol üretebileceğimi hesaplıyorum. Tabiki bu üretimi sağlayabilmek için daha kaç sondaj yapacağım, ne kadar boru hattı çekeceğim, yüzey tesisleri kurmak için ne kadar yatırım yapacağım gibi çalışmalardan sonra bu petrolün yıllara göre fiyat tahminleri ile ürettiğim petrolü kaç $ dan satıp, vergiler de düşüldükten sonra bu projeden ne kadar kar edeceğime bakıyorum. Sonuç olarak projenin benim için karlı mı, değil mi? Başka bir değişle projenin beni tatmin edip, etmediğine bakıyorum. Etmiyorsa; tüm yatırımların üzerine bir su içip sahayı terk edip, başka sahalara yönleniyorum. Bu arada; tabiki sahayı terk ederken, açmış olduğum kuyuyu kapatıyorum. Kuyuyu standartlara uygun olarak kapatmaz isem, üstüne bir de saha terk işlemleri yaparken bir sürü ceza ödeyeceğimi biliyorum. Tabiki bu arada kuyuyu civa gibi pahalı ve çevre açısından zararlı bir malzeme ile de kapatmıyorum, genellikle çimento döküyorum. Çünkü ben bir şirketim ve para kazanmaya çalışıyorum.

Buradan da gerçekten anlıyorum ki en başında da sorguladığım “yabancılar gelip-bulup-kapatıp gidiyor ve kullanmamıza izin vermiyor” gibi bilimsellikten çok uzak olan ve ülkemizi bu derece aciz duruma düşürmeyi hedefleyen bu laf salatalarının ne kadar saçma olduğunu.

Sonuç olarak, tabiki bu basit anlayışın sonrasında bizlere de; “bu ülkenin her yıl dışarıya sadece petrol ithali için verdiği 15,6 milyar $’ı nasıl geri kazandırabiliriz, ülkemizdeki aramacılık faaliyetlerinin başarı-verimlilik ve sürekliliğini nasıl sağlarız, bu konuda nasıl yasal düzenlemelere ihtiyaç var, hangi kurumlara hangi sorumluluklar düşüyor ve bu kurumlar sorumluluklarını neden yeterince yerine getiremiyor, öyle ise nasıl getirebilir, Türk özel sektörü bu konuda nasıl geliştirilebilir ve yabancı yatırımcılar hangi şartlarda, nasıl ülkemize davet edilebilir” gibi sorular üzerinde çalışmalar geliştirmek düşüyor.

 

“Yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları TESPAM’a aittir. Tekrar yayınlanması halinde kaynak gösterilerek bu sayfaya aktif bağlantı sağlanması zorunludur.”

“Türkiye’deki enerji politikaları odaklı ilk ve tek sivil yapılanma…” 

“Enerji politikaları alanında gündemi uzaktan takip etmeye çalışan bir Türkiye yerine, gündem belirleyen bir Türkiye’ye ulaşma idealiyle…”

TESPAM-Türkiye Enerji Politikaları ve Araştırmaları Merkezi

TESPAM, Uluslararası Enerji Politikaları Araştırma Derneğinin Bir Kuruluşudur
Oğuzhan AKYENER
Oğuzhan AKYENER
Oğuzhan Akyener 1983 yılında Gönen’de doğmuştur. Eğitim hayatına Gönen Şehit Rahmi İlkokulunda başlamış ve orta okuldan itibaren, Gönen Anadolu Lisesi’nde devam etmiştir. 2001 yılında buradan mezun olduktan sonra, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ)’nde Petrol ve Doğalgaz Mühendisliği’nde lisans eğitimine başlamıştır. ODTÜ’de öğrenim gördüğü dönemde çok aktif bir öğrencilik hayatı geçiren Akyener, birçok sosyal projede görev almış, TESPAM’ı bir öğrenci kulübü olarak hayata geçirmiş, eş zamanlı olarak Anadolu Üniversitesi’nde İşletme alanında eğitim almaya başlamış, Gönen Jeotermal Kaynakları ile ilgili projeler hazırlamış ve birçok uluslararası ortamda konuşmacı olarak ülkesini ve kurucusu olduğu öğrenci kulüplerini temsil etmiştir. 2006 yılında ODTÜ Petrol ve Doğalgaz Mühendisliğinden, 2008 yılında ise Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesinden mezun olmuştur. Aynı zamanda ODTÜ mezuniyeti sonrasında, Gönen Belediyesi’ne “Jeotermal Rezervuar Yönetimi” ve yüzey tesisleri alanında bir yıl boyunca danışmanlık hizmeti vermiştir. Bu süreçte de eş zamanlı olarak bir dış ticaret firmasında iş hayatına başlamıştır. 2006 yılı sonunda TPAO Yurtdışı Projeler Dairesi’nde Rezervuar Mühendisi olarak göreve başlayan Akyener, kurumun Azerbaycan, Libya, İran, Cezayir, Irak, Tunus, Kazakistan, Brezilya, Ukrayna, Suriye, Özbekistan, Türkmenistan, İngiltere, Rusya gibi birçok projesinde aktif görev almıştır. Ayrıca 2007 yılında ODTÜ Jeodezi ve Coğrafi Bilgi Sistemleri Bölümünde, uzaktan algılama ve CBS tabanlı sistemler alanında akademik çalışmalar yapmıştır. 2007 – 2009 yılları arasında TPAO’nun Libya Ofisinde teknik ihalelerin değerlendirilmesi kapsamında dönüşümlü olarak görev almıştır. 2010 – 2011 yılları arasında Ağrı Doğubayazıt İlçesinde (kısa dönem olarak) askerlik görevini tamamlamıştır. Askerlik sürecinde de, “Bölük İçi Kalite Çemberi” gibi bazı yeni uygulamaların hayata geçmesine vesile olmuştur. 2011 – 2014 yılları arasında TPAO’nun Azerbaycan ofisine, ilgili bütün projelerden sorumlu Teknik Müdür olarak atanmış ve TPAO’yu ilgili uluslararası ortamlarda temsil etmiştir. 2014 – 2018 yılları arasında, TPAO’nun Merkez Ofisinde Yurtdışı Projeler ve İş Geliştirme alanında danışmanlık görevini sürdürmüştür. Ayrıca Azerbaycan’dan Türkiye’ye dönüş yaptıktan sonra, 2015 yılında, bir öğrenci kulübü olarak başlattığı TESPAM’ı bir düşünce kuruluşu olarak yeniden aktive etmiş ve TESPAM bünyesinde birçok uluslararası çalışma ve projeye imza atmıştır. 50’den fazla makalesi, yüzlerce köşe yazısı, onlarca röportajı farklı ortamlarda yayınlanmış ve ulusal, uluslararası arenada beğeni kazanmıştır. TESPAM bünyesinde çıkartılan “Energy Policy Turkey” ve “Turkish Journal of Energy Policy” dergilerinin yazarı ve imtiyaz sahibidir. “Enerji Panorama” ve “Yerli Düşünce” dergilerinde de köşe yazarlığı yapmakta, TESPAM’ın başkanlığını, TENVA’nın yönetim kurulu üyeliğini ve Kıbrıs Bahçeşehir Üniversitesi Deniz Hukuku Uygulamaları Araştırma Merkezi’nin de danışmanlar kurulu üyeliğini sürdürmektedir. Köklerine bağlı, şehirlileşme üzerine kurulan bir medeniyet tasavvurunu hayata geçirme gayesiyle faaliyet gösteren; “Cuma Ağacı” derneğinin ise kurucu başkanıdır. Farklı alanlarda kaleme aldığı (“Peygamber Ordusunda Askerlik”, “Cuma Rüzgarı”, “Bizim Halep: Enerji Harekatı”, “Doğu Akdeniz Gaz Politikaları”, “Enerji-Güvenlik-Siyaset Boyutlarıyla Suriye İç Savaşı”, “Türk-İslam Dünyasında Enerji Birliği” ve “Yeni Türkiye Vizyonunu Taşıyan Örnek Bir Belediyecilik Anlayışı” isimlerinde) 7 adet kitabı bulunan Akyener, 2016 yılında Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nde İşletme alanında yüksek lisans programını tamamlamıştır. 2017 yılında ise Polis Akademisi’nde Uluslararası Güvenlik alanında başladığı ve tamamlanmak üzere olan akademik çalışmalarına ek olarak, hukuk ve uluslararası ilişkiler alanlarında da farklı üniversitelerde eğitimine devam etmektedir. Bugüne kadar birçok uluslararası ortamda ülkesini temsil eden, ulusal ve uluslararası basın kuruluşlarına mülakatlar veren, yerine göre manşetlerde yer alan ve ülkesinin enerji politikalarının belirlenmesinde önemli katkılar ortaya koyan Akyener, Cumhurbaşkanlığı makamına özel olarak hazırlanan “Ulusal Güvenlik Yapılanması” ve “Devlet E-Hafıza” gibi proje gruplarında da yer almıştır. Çok iyi derece İngilizce bilen Akyener, evli ve üç çocuk babasıdır.

Bir cevap yazın

%d blogcu bunu beğendi: