İran Gazı Avrupaya Giderken
Mayıs 13, 2016
BP’nin Mısır’daki Yeni Keşfi ve Doğu Akdeniz
Haziran 14, 2016

Türkmen Gazı Avrupaya Ekonomik Olarak Gidemez

İngiltere’nin Azerbaycan, Kazakistan ve Türkmenistan eski Ticaret Temsilcisi Charles Hendry, Avrupa Birliği (AB)’nin Türkmen gazının TransHazar doğal gaz boru hattı üzerinden Avrupa’ya ulaşmasını öngören Bakü ve Aşkabat arasındaki müzakerelere yardımcı olabileceğini söyledi.” (Kaynak: http://enerjienstitusu.com/)

Hala bazı uzmanların bu konular üzerinde demeçler vermesi ilginç değil mi?

Yıllardır ısıtılıp ısıtılıp, ne AB, ne de Türkmenistan için ekonomik olmayacak, (Hazar statüsü ve siyasi problemler bir kenara bırakılırsa) bir seçeneğin sanki hemen gerçekleşecekmiş gibi gündeme getirilmesindeki gaye nedir acaba?

AB’nin Azerbaycan ve Türkmenistan üzerinde “ben sizin büyüğünüzüm, aranızı yaparım, politikaları ben belirlerim, Rusya’nın da etkin olduğu bu denklemde ben de varım” gibi sonucu olmayan sosyo-politik bir algı oluşturmak mı?

Energy Policy Turkey Dergisinde yayınlanan ilgili makalelerde de daha detaylı analiz edilip, anlatıldığı üzere; Türkmen gazı ister Azerbaycan üzerinden, isterse İran üzerinden Avrupa’ya ekonomik olarak gidemez.

Özetle gaz üretim maliyetleri – yapılacak boru hatlarından taşıma maliyetleri (tarifeler) ve AB gaz piyasalarındaki gaz fiyatları dikkate alındığında; Türkmenistan gazı (Azerbaycan yada İran üzerinden) AB piyasalarına ulaştığında ya zararına satılmak zorunda kalır, ya da AB daha ucuzu varken, Türkmenistan’dan daha pahalıya gaz satın almak zorunda kalır.

Yani böyle bir senaryo gerçekleşemez.

Özellikle uzun vadede ankonvansiyonel kaynakların daha ucuza geliştirilmesi neticesinde artan piyasa rekabeti dikkate alınırsa, Türkmen gazı AB piyasalarında uzun vadede de fiyat rekabeti içerisine giremez.

Bu noktada TESPAM web sitesinde yayınlanan, ABD Kaya Gazı ve AB Gaz Piyasalarına Etkisi isimli raporda yer alan aşağıda da yer verilen 12 numaralı grafik incelendiğinde; özetle şu an 4 $/mmBTU civarında seyreden ortalama AB gaz piyasalarında Türkmen gazının ne kadar şansı olabileceği anlaşılabilecektir.

turkmen1

Not: Grafiğin detaylı yorumuna ilgili rapordan ulaşabilirsiniz.

Bu grafiğe ek olarak Rusya Gazprom Başkan Yardımcısı Alexander Medmedev’in yaptığı bir açıklamada belirttiği üzere ortalama Rusya gaz üretim maliyetinin 20 $ /1000 m3’ler civarına kadar düştüğü ve bu oranın da dünyadaki en ucuz gaz üretim maliyeti olduğu ifadesi gaz piyasalarında (özellikle AB gaz piyasalarında) Rus hakimiyeti ve bu hakimiyetin geleceği hakkında ip uçları da vermektedir.

Bu açıklamanın da, düşen maliyetler ve Rusya’nın olgun gaz sahaları dikkate alındığında doğruluğu kabul edilebilir bir gerçektir.

Yani düşen petrol fiyatlarına da bağlı olarak azalan bu (taşıma maliyeti dahil edilmeden) üretim maliyeti 0,57 $/mmBTU’lar seviyesindedir. Bu Rus gazının, uygun nakil altyapıları kurulduğu takdirde, hemen hemen bütün piyasalarda rekabet edebilme şansı olacağı anlamına gelmektedir.

Bu noktaya ülkelerin enerji güvenliği politikaları açısından kısaca değinecek olursak:

  • AB için Türkmen gazının Azerbaycan yada İran üzerinden nakli ekonomik olarak tutarlı bir girişim olmayacağından, siyasi argüman olarak kullanılmaya devam edilse de, somut olarak hayata geçebilmesi için desteklenebilecek bir opsiyon değildir.
  • Ticari olarak AB’de ucuz Rus gazını, Rusya’da daha düşük nakil maliyetleri ile ulaşabildiği AB piyasalarını tercih etmeye devam edecektir. Sadece AB fiyat rekabetini arttırmak için diğer gaz tedarikçileri ile de ilgilenmeye devam edecektir.
  • Türkmenistan gazı için Çin ve TAPI boru hattı inşaa edilmesi durumunda Hindistan en önemli pazarlar olacaktır.
  • Türkmenistan gazı için ilgili nakil altyapısı çözüldüğü takdirde, İran yada Azerbaycan üzerinden Türkiye de uzun vadede ekonomik olarak tutarlılığı olan pazarlardan olabilecektir.
  • Türkiye için Türkmen gazı AB’ye nakil edilecek stratejik bir kaynak olmaktan ziyade, iç piyasaların ihtiyacını gidermek için dikkate alınacak bir kaynak olarak değerlendirilebilecektir.
  • Putin’in son yaptığı açıklamalarda vazgeçilmediği vurgulanan, Türk Akımı boru hattı inşaa edildiği takdirde, Türkmen gazının Rusya ve Türkiye üzerinden ekonomik olarak AB’ye nakli ihtimali doğacaktır. Tabii bu ihtimalin de günün koşullarına göre değerlendirilmesi gereklidir.
  • Rusya Nord Stream – 2 ve Türk Akımı (yada Güney Akımı) gibi boru hattı projelerini de hayata geçirilebileceği varsayılır ise, AB piyasalarındaki hakimiyetini koruyacağı gibi arttıracaktır.

Tüm bu konular ile ilgili detaylı analizlerin yapıldığı çalışmalara www.energypolicyturkey.com adresinden ulaşılabilir.

Oğuzhan AKYENER

TESPAM Başkanı

Oğuzhan AKYENER
Oğuzhan AKYENER
Oğuzhan Akyener 1983 yılında Gönen’de doğmuştur. Eğitim hayatına Gönen Şehit Rahmi İlkokulunda başlamış ve orta okuldan itibaren, Gönen Anadolu Lisesi’nde devam etmiştir. 2001 yılında buradan mezun olduktan sonra, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ)’nde Petrol ve Doğalgaz Mühendisliği’nde lisans eğitimine başlamıştır. ODTÜ’de öğrenim gördüğü dönemde çok aktif bir öğrencilik hayatı geçiren Akyener, birçok sosyal projede görev almış, TESPAM’ı bir öğrenci kulübü olarak hayata geçirmiş, eş zamanlı olarak Anadolu Üniversitesi’nde İşletme alanında eğitim almaya başlamış, Gönen Jeotermal Kaynakları ile ilgili projeler hazırlamış ve birçok uluslararası ortamda konuşmacı olarak ülkesini ve kurucusu olduğu öğrenci kulüplerini temsil etmiştir. 2006 yılında ODTÜ Petrol ve Doğalgaz Mühendisliğinden, 2008 yılında ise Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesinden mezun olmuştur. Aynı zamanda ODTÜ mezuniyeti sonrasında, Gönen Belediyesi’ne “Jeotermal Rezervuar Yönetimi” ve yüzey tesisleri alanında bir yıl boyunca danışmanlık hizmeti vermiştir. Bu süreçte de eş zamanlı olarak bir dış ticaret firmasında iş hayatına başlamıştır. 2006 yılı sonunda TPAO Yurtdışı Projeler Dairesi’nde Rezervuar Mühendisi olarak göreve başlayan Akyener, kurumun Azerbaycan, Libya, İran, Cezayir, Irak, Tunus, Kazakistan, Brezilya, Ukrayna, Suriye, Özbekistan, Türkmenistan, İngiltere, Rusya gibi birçok projesinde aktif görev almıştır. Ayrıca 2007 yılında ODTÜ Jeodezi ve Coğrafi Bilgi Sistemleri Bölümünde, uzaktan algılama ve CBS tabanlı sistemler alanında akademik çalışmalar yapmıştır. 2007 – 2009 yılları arasında TPAO’nun Libya Ofisinde teknik ihalelerin değerlendirilmesi kapsamında dönüşümlü olarak görev almıştır. 2010 – 2011 yılları arasında Ağrı Doğubayazıt İlçesinde (kısa dönem olarak) askerlik görevini tamamlamıştır. Askerlik sürecinde de, “Bölük İçi Kalite Çemberi” gibi bazı yeni uygulamaların hayata geçmesine vesile olmuştur. 2011 – 2014 yılları arasında TPAO’nun Azerbaycan ofisine, ilgili bütün projelerden sorumlu Teknik Müdür olarak atanmış ve TPAO’yu ilgili uluslararası ortamlarda temsil etmiştir. 2014 – 2018 yılları arasında, TPAO’nun Merkez Ofisinde Yurtdışı Projeler ve İş Geliştirme alanında danışmanlık görevini sürdürmüştür. Ayrıca Azerbaycan’dan Türkiye’ye dönüş yaptıktan sonra, 2015 yılında, bir öğrenci kulübü olarak başlattığı TESPAM’ı bir düşünce kuruluşu olarak yeniden aktive etmiş ve TESPAM bünyesinde birçok uluslararası çalışma ve projeye imza atmıştır. 50’den fazla makalesi, yüzlerce köşe yazısı, onlarca röportajı farklı ortamlarda yayınlanmış ve ulusal, uluslararası arenada beğeni kazanmıştır. TESPAM bünyesinde çıkartılan “Energy Policy Turkey” ve “Turkish Journal of Energy Policy” dergilerinin yazarı ve imtiyaz sahibidir. “Enerji Panorama” ve “Yerli Düşünce” dergilerinde de köşe yazarlığı yapmakta, TESPAM’ın başkanlığını, TENVA’nın yönetim kurulu üyeliğini ve Kıbrıs Bahçeşehir Üniversitesi Deniz Hukuku Uygulamaları Araştırma Merkezi’nin de danışmanlar kurulu üyeliğini sürdürmektedir. Köklerine bağlı, şehirlileşme üzerine kurulan bir medeniyet tasavvurunu hayata geçirme gayesiyle faaliyet gösteren; “Cuma Ağacı” derneğinin ise kurucu başkanıdır. Farklı alanlarda kaleme aldığı (“Peygamber Ordusunda Askerlik”, “Cuma Rüzgarı”, “Bizim Halep: Enerji Harekatı”, “Doğu Akdeniz Gaz Politikaları”, “Enerji-Güvenlik-Siyaset Boyutlarıyla Suriye İç Savaşı”, “Türk-İslam Dünyasında Enerji Birliği” ve “Yeni Türkiye Vizyonunu Taşıyan Örnek Bir Belediyecilik Anlayışı” isimlerinde) 7 adet kitabı bulunan Akyener, 2016 yılında Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nde İşletme alanında yüksek lisans programını tamamlamıştır. 2017 yılında ise Polis Akademisi’nde Uluslararası Güvenlik alanında başladığı ve tamamlanmak üzere olan akademik çalışmalarına ek olarak, hukuk ve uluslararası ilişkiler alanlarında da farklı üniversitelerde eğitimine devam etmektedir. Bugüne kadar birçok uluslararası ortamda ülkesini temsil eden, ulusal ve uluslararası basın kuruluşlarına mülakatlar veren, yerine göre manşetlerde yer alan ve ülkesinin enerji politikalarının belirlenmesinde önemli katkılar ortaya koyan Akyener, Cumhurbaşkanlığı makamına özel olarak hazırlanan “Ulusal Güvenlik Yapılanması” ve “Devlet E-Hafıza” gibi proje gruplarında da yer almıştır. Çok iyi derece İngilizce bilen Akyener, evli ve üç çocuk babasıdır.

Bir cevap yazın

%d blogcu bunu beğendi: