Şanghay’da Fark Yaratmak
Aralık 12, 2016
İsrail Gazı: Sadece Algı Operasyonu, Peki Hakikat?
Aralık 14, 2016

Yeni ABD Dışişleri Bakanı Adayı & Petrol! Petrol! Petrol!

Oğuzhan AKYENER

TESPAM Başkanı

oakyener@tespam.org

 

14 Kasım’da TESPAM web sitesinde yayınlanan “Trump ile Enerjide Değişen Dengeler & Petrol Kartelleri” başlıklı yazımızda öngörüldüğü üzere; Obama sonrası yeni ABD’yi petrol kartelleri şekillendirecektir. Trump, petrol kartellerinin (özellikle Exxon ve Chevron gibi şirketlerin sahibi olan Rockefeller ailesi) desteği ile ABD Başkanı seçilmiştir. Bundan sonra da, destek aldığı güçlerin çıkarlarını dikkate alarak, ulusal ve uluslararası politikalarını şekillendirecektir.

Exxon Mobil’in CEO’su Rex Tillerson’u, ABD Dış İşleri Bakanlığı’na aday olarak göstermesi; bahsedilen desteğin, etkinin ve büyük değişim beklentilerinin bir göstergesidir.

Yani dünyadaki birçok devletten dahi ekonomik, diplomatik, teknolojik ve finansal açılardan çok daha güçlü olan bir petrol şirketinin CEO’su ABD Dış İşleri Bakanı olacak gibi görülmektedir. Diğer bir ifade ile yeni dönemde dünyadaki dengeleri petrol ve doğalgaz politikaları belirleyecektir.

Trump’ın seçim öncesi söylemlerinde, Obama’nın ABD’ye bir milyar dolar civarında harcamaya mal olan Libya operasyonunu örnek vererek, böyle bir operasyonun ancak Libya’nın petrol kaynaklarının en azından yarısının 25 yıllığına alınması karşılığında yapılabileceğinden bahsetmiş oluşu değişen dünya düzeninde dengelerin diplomatik teamüllerin çok dışında, daha sert, kirli ve insanı geri plana atacak şekilde kurgulanacağının sinyallerini vermektedir.

Diğer bir ifade ile kirli petrol kartellerinin, günümüzde ve geçtiğimiz yüzyıllarda oynadıkları kanlı oyunlar (sadece kaynak temini ve para kazanmak maksatlı) artarak ve daha da çirkinleşerek devam edecek gibi görülmektedir. Bu sömürü dalgasına da bizzat dünyanın en güçlü devleti öncülük edecektir.

Daha önceki çalışmalarımızda ifade edildiği gibi; tek kutuplu dünya düzeni fikri hezimete uğramıştır. Batı Bloğunun tam bir enkaza sebep olan sahte demokratik söylemlerinin altından akıtılan kan, bütün İslam coğrafyasına yayılmıştır. Orta Doğu ve Afrika politikaları çürümüştür. Bu süreçte zayıflayan Batı karşısında güçlenen Doğu Bloğu ise uluslararası politik denklemlerde sesini daha fazla duyurmaya başlamıştır.

Soğuk (gayri resmi) mücadeleler ile devam eden çatışma ortamının, Trump ve ekibi gibi daha keskin hamleler yapmaya ve söylemlerinde dahi insanı ikinci plana attıklarını ifade etmeye çekinmeyecek güç dengelerinin eliyle ateşlenerek, daha büyük çatışma ortamlarını tetiklemesi en doğal beklentilerden bir tanesidir.

Tüm bu beklentilerin ve olasılıkların karşısında da, İslam Coğrafyasının ve bütün insanlığın umudu olabilecek potansiyele sahip tek ülke ise Türkiye’dir.

Çünkü (ekonomik, teknolojik ve askeri alanlardaki eksik yönlerine rağmen) sahip olduğu tecrübesi, devlet bilinci, tarihi ve kültürel altyapısı, omuzlarındaki emanetleri, cefakâr-mert ve merhametli toplumuna ek olarak geniş medeniyet coğrafyası bunun kanıtıdır.

Trump’ın yukarıda Libya için ifade ettiği söylemler ile Türkiye Cumhurbaşkanı’nın aynı hususlarda ifade ettiği: “Libya’ya petrol değil, vicdan gözüyle bakın!”söylemi anlayış farkını ortaya koymaktadır.

Tekrar ifade etmek gerekirse, İslam’ın, insanlığın ve tüm dünyanın; büyük, güçlü ve uluslararası politikaları belirleyecek bir Türkiye’ye ihtiyacı vardır.

Böyle bir yaklaşım şu an birçok düşünür tarafından imkânsız, saçma ve ulaşılamaz görülse de, inanan, gayret eden, yeni çalışmalar ve projeler ile önden giden insanlarının sayısının artması ile başarılabilecek bir mefkûredir.

Bununla da birlikte, yeni Türkiye’nin artık daha fazla geç kalmadan el atması gereken en önemli konunun, enerji ana başlığının altında hep ötelediğimiz: petrol ve doğalgaz olduğu aşikârdır.

Enerji kapsamına giren ve son yıllarda önemli girişimler yaparak, somut ilerleme kaydettiğimiz, yenilenebilir ve kömür (hatta ilerleme safhasında olan nükleer) dahi, petrol ve doğalgazın Türkiye ve dünya politikalarındaki yerini ve ehemmiyetini hiçbir zaman doldurmayacaktır.

Sonuç olarak, dünyanın şu an için en güçlü ülkesi konumundaki ABD’deki önemli değişimler, yeni dünya düzeninde en belirleyici faktörün petrol ve doğalgaz politikaları ve çıkarları olduğunu ortaya koymaktadır.

Bu sebeple cihanşümul hedeflere niyetlenen Türkiye’nin de bu konudaki eksikliklerine odaklanıp, bu alanda kapasitesini güçlendirmesi, etkinliğini arttıracak adımları tasarlaması ve uygulamaya geçirmesi elzemdir.

Şanghay İşbirliği Örgütü Enerji Kulüp başkanlığı da bu alanda değerlendirilmesi gereken önemli bir fırsattır.

“Yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları TESPAM’a aittir. Tekrar yayınlanması halinde kaynak gösterilerek bu sayfaya aktif bağlantı sağlanması zorunludur.”

“Türkiye’deki enerji politikaları odaklı ilk ve tek sivil yapılanma…” 

“Enerji politikaları alanında gündemi uzaktan takip etmeye çalışan bir Türkiye yerine, gündem belirleyen bir Türkiye’ye ulaşma idealiyle…”

TESPAM-Türkiye Enerji Politikaları ve Araştırmaları Merkezi

TESPAM, Uluslararası Enerji Politikaları Araştırma Derneğinin Bir Kuruluşudur
Oğuzhan AKYENER
Oğuzhan AKYENER
Oğuzhan Akyener 1983 yılında Gönen’de doğmuştur. Eğitim hayatına Gönen Şehit Rahmi İlkokulunda başlamış ve orta okuldan itibaren, Gönen Anadolu Lisesi’nde devam etmiştir. 2001 yılında buradan mezun olduktan sonra, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ)’nde Petrol ve Doğalgaz Mühendisliği’nde lisans eğitimine başlamıştır. ODTÜ’de öğrenim gördüğü dönemde çok aktif bir öğrencilik hayatı geçiren Akyener, birçok sosyal projede görev almış, TESPAM’ı bir öğrenci kulübü olarak hayata geçirmiş, eş zamanlı olarak Anadolu Üniversitesi’nde İşletme alanında eğitim almaya başlamış, Gönen Jeotermal Kaynakları ile ilgili projeler hazırlamış ve birçok uluslararası ortamda konuşmacı olarak ülkesini ve kurucusu olduğu öğrenci kulüplerini temsil etmiştir. 2006 yılında ODTÜ Petrol ve Doğalgaz Mühendisliğinden, 2008 yılında ise Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesinden mezun olmuştur. Aynı zamanda ODTÜ mezuniyeti sonrasında, Gönen Belediyesi’ne “Jeotermal Rezervuar Yönetimi” ve yüzey tesisleri alanında bir yıl boyunca danışmanlık hizmeti vermiştir. Bu süreçte de eş zamanlı olarak bir dış ticaret firmasında iş hayatına başlamıştır. 2006 yılı sonunda TPAO Yurtdışı Projeler Dairesi’nde Rezervuar Mühendisi olarak göreve başlayan Akyener, kurumun Azerbaycan, Libya, İran, Cezayir, Irak, Tunus, Kazakistan, Brezilya, Ukrayna, Suriye, Özbekistan, Türkmenistan, İngiltere, Rusya gibi birçok projesinde aktif görev almıştır. Ayrıca 2007 yılında ODTÜ Jeodezi ve Coğrafi Bilgi Sistemleri Bölümünde, uzaktan algılama ve CBS tabanlı sistemler alanında akademik çalışmalar yapmıştır. 2007 – 2009 yılları arasında TPAO’nun Libya Ofisinde teknik ihalelerin değerlendirilmesi kapsamında dönüşümlü olarak görev almıştır. 2010 – 2011 yılları arasında Ağrı Doğubayazıt İlçesinde (kısa dönem olarak) askerlik görevini tamamlamıştır. Askerlik sürecinde de, “Bölük İçi Kalite Çemberi” gibi bazı yeni uygulamaların hayata geçmesine vesile olmuştur. 2011 – 2014 yılları arasında TPAO’nun Azerbaycan ofisine, ilgili bütün projelerden sorumlu Teknik Müdür olarak atanmış ve TPAO’yu ilgili uluslararası ortamlarda temsil etmiştir. 2014 – 2018 yılları arasında, TPAO’nun Merkez Ofisinde Yurtdışı Projeler ve İş Geliştirme alanında danışmanlık görevini sürdürmüştür. Ayrıca Azerbaycan’dan Türkiye’ye dönüş yaptıktan sonra, 2015 yılında, bir öğrenci kulübü olarak başlattığı TESPAM’ı bir düşünce kuruluşu olarak yeniden aktive etmiş ve TESPAM bünyesinde birçok uluslararası çalışma ve projeye imza atmıştır. 50’den fazla makalesi, yüzlerce köşe yazısı, onlarca röportajı farklı ortamlarda yayınlanmış ve ulusal, uluslararası arenada beğeni kazanmıştır. TESPAM bünyesinde çıkartılan “Energy Policy Turkey” ve “Turkish Journal of Energy Policy” dergilerinin yazarı ve imtiyaz sahibidir. “Enerji Panorama” ve “Yerli Düşünce” dergilerinde de köşe yazarlığı yapmakta, TESPAM’ın başkanlığını, TENVA’nın yönetim kurulu üyeliğini ve Kıbrıs Bahçeşehir Üniversitesi Deniz Hukuku Uygulamaları Araştırma Merkezi’nin de danışmanlar kurulu üyeliğini sürdürmektedir. Köklerine bağlı, şehirlileşme üzerine kurulan bir medeniyet tasavvurunu hayata geçirme gayesiyle faaliyet gösteren; “Cuma Ağacı” derneğinin ise kurucu başkanıdır. Farklı alanlarda kaleme aldığı (“Peygamber Ordusunda Askerlik”, “Cuma Rüzgarı”, “Bizim Halep: Enerji Harekatı”, “Doğu Akdeniz Gaz Politikaları”, “Enerji-Güvenlik-Siyaset Boyutlarıyla Suriye İç Savaşı”, “Türk-İslam Dünyasında Enerji Birliği” ve “Yeni Türkiye Vizyonunu Taşıyan Örnek Bir Belediyecilik Anlayışı” isimlerinde) 7 adet kitabı bulunan Akyener, 2016 yılında Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nde İşletme alanında yüksek lisans programını tamamlamıştır. 2017 yılında ise Polis Akademisi’nde Uluslararası Güvenlik alanında başladığı ve tamamlanmak üzere olan akademik çalışmalarına ek olarak, hukuk ve uluslararası ilişkiler alanlarında da farklı üniversitelerde eğitimine devam etmektedir. Bugüne kadar birçok uluslararası ortamda ülkesini temsil eden, ulusal ve uluslararası basın kuruluşlarına mülakatlar veren, yerine göre manşetlerde yer alan ve ülkesinin enerji politikalarının belirlenmesinde önemli katkılar ortaya koyan Akyener, Cumhurbaşkanlığı makamına özel olarak hazırlanan “Ulusal Güvenlik Yapılanması” ve “Devlet E-Hafıza” gibi proje gruplarında da yer almıştır. Çok iyi derece İngilizce bilen Akyener, evli ve üç çocuk babasıdır.

Bir cevap yazın

%d blogcu bunu beğendi: