Filistin’in Enerji Sorununu Çözmek
Şubat 27, 2017
İklim Değişikliği Anlaşmasına Rağmen Çin Kömür Üretimini Artırıyor
Mart 8, 2017

Yeni Türkiye İçin Enerji Güvenliğini Yeniden Tanımlamak

Oğuzhan AKYENER

TESPAM Başkanı

Bir ülkenin enerji güvenliği düşünüldüğünde, genel olarak ilk akla gelen; ülke ihracatçı konumunda ise sürdürülebilir arzın sağlanması, ithalatçı konumunda ise sürdürülebilir talebin karşılanmasıdır. Bu tanım genel anlamda doğrudur. Özellikle ihracat ya da ithalatın devamlılığının sağlanması kapsamında, kaynak-tesis-nakliye-pazar gibi kriterler incelendiğinde yapılan kurgu daha net bir tablo ortaya koyabilmektedir.

Peki hali hazırda Türkiye gibi enerjide dışa bağımlı bir ülke için enerji güvenliği konsepti, yukarıda ifade edildiği gibi, sürdürülebilir ihracatın sağlanması anlamına mı gelecektir?

Şayet Türkiye kendi içine kapanık, küresel güçlerin yönlendirmesi ile hareket eden, medeniyet coğrafyasında yapılan zulme sessiz kalan bir devlet olarak olarak yoluna devam etmek istiyorsa, soruya “evet” cevabı verilebilecektir.

Fakat Türkiye artık yeniden kabuğunu kırıp, ellerine vurulan zincirleri parçalayıp, medeniyet coğrafyasındaki mazlumları kucaklayıp, geçmişinden miras kalan emanetlere sahip çıkarak, bütün ademoğluna yeniden barışı ve huzuru getiren öncü olmak istiyorsa, sorunun cevabı “hayır” olacaktır.

Bu durumda, cihanşümul hedeflere niyetlenen, dirilişin ilk kıpırtılarını bünyesinde hissettiren, mazlumlarım umut dolu bakışlarını ve dualarını üzerine celbeden Yeni Türkiye’nin cevabı ve seçimi aşikardır.

O zaman nedir Yeni Türkiye için enerji güvenliği?

Ve basit bir tanım gibi görülen bu kavram neden bu kadar önemlidir?

***

Yeni Türkiye için enerji güvenliği; enerji alanında:

  • Öncelikle ulusal sınırları içinde sahip olduğu tüm kaynakları tespit edebilmek, tanımlayabilmek, geliştirebilmek için stratejileri belirleyebilmektir.
  • Bu süreçleri yürütebilecek hukuki ve mevzuatsal altyapıya, yetkin ve donanımlı kurumlara, yetişmiş insan kaynağına, teknolojik ve finansal imkanlara sahip olmaktır.
  • Ulusal sınırların dışında, öncelikle tüm medeniyet coğrafyasında sonra da bütün dünyada:
    • Yaşanan bütün gelişmeleri takip edip, yorumlayarak, uygun müdahalelerde bulunabilmek,
    • Her gelişme ve konu ile ilgili milli çıkarlarını önde tutarken, bilimsel tutarlılığı da sağlayan kararlar, projeler ve fikirler ortaya koyarak, gelişmeleri yönlendirebilmek,
    • Bütün kaynaklar, tesisler, piyasalar, marketler ile ilgili bilgilere ve verilere ulaşabilerek, arşivleyebilmek,
    • Bütün projeleri takip edip, desteklediği kurum ve kuruluşların yer almasını sağlayabilmek,
    • Bütün (yerli) özel veya kamu kurum ve kuruluşlarını hedefleri doğrultusunda koordine edebilmek,
    • Ulusal sınırları içerisinde ve küresel arenada ne yapmak istediğine hızlıca karar verip, uygulayabilmek,
    • Bütün kurumları arasında hedefleri doğrultusunda koordinasyonu sağlayabilmek,
    • Uluslararası arenada en büyükler arasında olan, rekabet kabiliyeti yüksek, donanımı ve insan kaynakları yeterli, finansal altyapısı güçlü kurumlara sahip olmak,
    • Kurduğu sistemler ile bütün yerli – yabancı insan kaynaklarını/uzmanları kendisi ile çalışmaya teşvik etmek, meylettirmek,
    • Farklı alanlardaki teknolojileri sürekli geliştirerek, sahip olduğu imkanları kullanarak, medeniyet coğrafyası ve tüm dünyayı kendisine bağlı kılmak,
    • İstediği projeye dahil olabilecek altyapı, donanım ve finansal güce sahip olmaktır.

Yani daha güncel ve somut örnekler vermek gerekirse, Yeni Türkiye’nin enerji güvenliği için;

  • Sadece Türk Akımı ve Tanap değil, Nord Stream 2 ve TAPI projeleri,
  • Türkmenistan’ın İran’a ihraç ettiği gazı kesmesi,
  • Güney Çin Denizindeki enerji potansiyeli,
  • ABD’deki kaya gazı teknolojileri,
  • Her hangi bir şirketin yaptığı keşif, inşa ettiği boru hattı, açılım yaptığı market ya da arttırdığı depolama kapasitesi,
  • Öncü olarak Irak, Afganistan, Libya, Suriye gibi riskli ülkelere askeri operasyonlardan önce girerek çalışmalar yapan petrol servis şirketlerinin hazırladığı raporların içeriği,
  • Dünyaya yön veren kurum ve kuruluşların hazırladığı uzun dönemli projeksiyonlarda kurguları nasıl yaptığı, nasıl finanse ettiği, verileri nasıl topladığı ve ne kadar başarılı olduğu,
  • Herhangi bir enstitüte, her hangi bir akademisyenin üzerine çalıştığı çok bilinmese de stratejik bir çalışmanın içeriği,
  • İstihbarat örgütlerinin hangi şirketleri hangi projeler için desteklediği gibi konular hep bu kapsamda önemlidir.

Bu sayede; Yeni Türkiye öncelikle medeniyet coğrafyasının kapısını enerji kilidi ile açacak ve kaybettiği enerji kaynakları neticesinde kaptırdığı dünya hakimiyetini zalimlerin elinden geri alacaktır.

Demek ki, artık gerçekten samimi bir niyetin, geçmişimize yaraşır hedefler belirlemenin ve yoğun gayret ile muvaffak olmanın zamanı gelmiştir.

Oğuzhan AKYENER
Oğuzhan AKYENER
Oğuzhan Akyener 1983 yılında Gönen’de doğmuştur. Eğitim hayatına Gönen Şehit Rahmi İlkokulunda başlamış ve orta okuldan itibaren, Gönen Anadolu Lisesi’nde devam etmiştir. 2001 yılında buradan mezun olduktan sonra, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ)’nde Petrol ve Doğalgaz Mühendisliği’nde lisans eğitimine başlamıştır. ODTÜ’de öğrenim gördüğü dönemde çok aktif bir öğrencilik hayatı geçiren Akyener, birçok sosyal projede görev almış, TESPAM’ı bir öğrenci kulübü olarak hayata geçirmiş, eş zamanlı olarak Anadolu Üniversitesi’nde İşletme alanında eğitim almaya başlamış, Gönen Jeotermal Kaynakları ile ilgili projeler hazırlamış ve birçok uluslararası ortamda konuşmacı olarak ülkesini ve kurucusu olduğu öğrenci kulüplerini temsil etmiştir. 2006 yılında ODTÜ Petrol ve Doğalgaz Mühendisliğinden, 2008 yılında ise Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesinden mezun olmuştur. Aynı zamanda ODTÜ mezuniyeti sonrasında, Gönen Belediyesi’ne “Jeotermal Rezervuar Yönetimi” ve yüzey tesisleri alanında bir yıl boyunca danışmanlık hizmeti vermiştir. Bu süreçte de eş zamanlı olarak bir dış ticaret firmasında iş hayatına başlamıştır. 2006 yılı sonunda TPAO Yurtdışı Projeler Dairesi’nde Rezervuar Mühendisi olarak göreve başlayan Akyener, kurumun Azerbaycan, Libya, İran, Cezayir, Irak, Tunus, Kazakistan, Brezilya, Ukrayna, Suriye, Özbekistan, Türkmenistan, İngiltere, Rusya gibi birçok projesinde aktif görev almıştır. Ayrıca 2007 yılında ODTÜ Jeodezi ve Coğrafi Bilgi Sistemleri Bölümünde, uzaktan algılama ve CBS tabanlı sistemler alanında akademik çalışmalar yapmıştır. 2007 – 2009 yılları arasında TPAO’nun Libya Ofisinde teknik ihalelerin değerlendirilmesi kapsamında dönüşümlü olarak görev almıştır. 2010 – 2011 yılları arasında Ağrı Doğubayazıt İlçesinde (kısa dönem olarak) askerlik görevini tamamlamıştır. Askerlik sürecinde de, “Bölük İçi Kalite Çemberi” gibi bazı yeni uygulamaların hayata geçmesine vesile olmuştur. 2011 – 2014 yılları arasında TPAO’nun Azerbaycan ofisine, ilgili bütün projelerden sorumlu Teknik Müdür olarak atanmış ve TPAO’yu ilgili uluslararası ortamlarda temsil etmiştir. 2014 – 2018 yılları arasında, TPAO’nun Merkez Ofisinde Yurtdışı Projeler ve İş Geliştirme alanında danışmanlık görevini sürdürmüştür. Ayrıca Azerbaycan’dan Türkiye’ye dönüş yaptıktan sonra, 2015 yılında, bir öğrenci kulübü olarak başlattığı TESPAM’ı bir düşünce kuruluşu olarak yeniden aktive etmiş ve TESPAM bünyesinde birçok uluslararası çalışma ve projeye imza atmıştır. 50’den fazla makalesi, yüzlerce köşe yazısı, onlarca röportajı farklı ortamlarda yayınlanmış ve ulusal, uluslararası arenada beğeni kazanmıştır. TESPAM bünyesinde çıkartılan “Energy Policy Turkey” ve “Turkish Journal of Energy Policy” dergilerinin yazarı ve imtiyaz sahibidir. “Enerji Panorama” ve “Yerli Düşünce” dergilerinde de köşe yazarlığı yapmakta, TESPAM’ın başkanlığını, TENVA’nın yönetim kurulu üyeliğini ve Kıbrıs Bahçeşehir Üniversitesi Deniz Hukuku Uygulamaları Araştırma Merkezi’nin de danışmanlar kurulu üyeliğini sürdürmektedir. Köklerine bağlı, şehirlileşme üzerine kurulan bir medeniyet tasavvurunu hayata geçirme gayesiyle faaliyet gösteren; “Cuma Ağacı” derneğinin ise kurucu başkanıdır. Farklı alanlarda kaleme aldığı (“Peygamber Ordusunda Askerlik”, “Cuma Rüzgarı”, “Bizim Halep: Enerji Harekatı”, “Doğu Akdeniz Gaz Politikaları”, “Enerji-Güvenlik-Siyaset Boyutlarıyla Suriye İç Savaşı”, “Türk-İslam Dünyasında Enerji Birliği” ve “Yeni Türkiye Vizyonunu Taşıyan Örnek Bir Belediyecilik Anlayışı” isimlerinde) 7 adet kitabı bulunan Akyener, 2016 yılında Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nde İşletme alanında yüksek lisans programını tamamlamıştır. 2017 yılında ise Polis Akademisi’nde Uluslararası Güvenlik alanında başladığı ve tamamlanmak üzere olan akademik çalışmalarına ek olarak, hukuk ve uluslararası ilişkiler alanlarında da farklı üniversitelerde eğitimine devam etmektedir. Bugüne kadar birçok uluslararası ortamda ülkesini temsil eden, ulusal ve uluslararası basın kuruluşlarına mülakatlar veren, yerine göre manşetlerde yer alan ve ülkesinin enerji politikalarının belirlenmesinde önemli katkılar ortaya koyan Akyener, Cumhurbaşkanlığı makamına özel olarak hazırlanan “Ulusal Güvenlik Yapılanması” ve “Devlet E-Hafıza” gibi proje gruplarında da yer almıştır. Çok iyi derece İngilizce bilen Akyener, evli ve üç çocuk babasıdır.

Bir cevap yazın

%d blogcu bunu beğendi: