Düşük Enerji Fiyatları Enerji Verimliliğini Ve Teknolojik Gelişimi Olumsuz Mu Etkiliyor
Mart 28, 2016
Petrolün Devri Kapanıyor Mu
Nisan 8, 2016

Oğuzhan AKYENER 

TESPAM Başkanı

oakyener@tespam.org

 

Yenilenebilir enerji alanında küresel bazda yapılan yatırımlar, gelişen teknoloji, ucuzlayan ve daha da ucuzlayacağı tahmin edilen birim enerji üretim maliyetleri, Türkiye’nin yenilenebilir enerji potansiyeli, bu potansiyelin çok az bölümünün değerlendiriliyor oluşu gibi hususlar birçok uzman tarafından gözlemlenmekte ve yorumlanmaktadır.

Fakat yenilenebilir enerjinin herkes ehemmiyetine vakıf iken, herkes kapasitenin geliştirilmesini ister iken, bu noktada devletimiz de yatırım teşvik, üretilen elektriği alım garantisi gibi birçok hususta destekler sağlıyor iken neden istenilen düzeylere gelinmemiştir?

Bu soruya çok yönlü yaklaşımlar ile uzun cevaplar verilebilir. Bu cevaplar kapsamında mevcut mevzuatların, kaynak potansiyellerinin, yatırım ikliminin, ilgili teknoloji ve ekipmanların mevcudiyeti ve fiyatlarının, gelişimi sağlayacak toplumsal bilincin, devlet politikalarının, üretilen ürün nezdinde pazar durumlarının ve diğer enerji türlerinin etkilerinin ayrı ayrı incelenmesi gerekecektir. Fakat bu çok değişkenli denklemde belki de Türkiye için en önemli olan iki değişkene, yani yatırım iklimi ve teknoloji varlığı ve maliyetine odaklanmak daha yerinde olacaktır.

Evet Türkiye’deki yenilenebilir enerji sektöründe büyük atılımlar gerçekleştirilememesinin en önemli sebepleri ucuz ve yerli teknolojinin olmayışı (ki bu sebeple ithal ekipman ve teknolojiler sebebi ile kurulum ve birim üretim maliyetlerinin yüksek oluşu)ve yatırımcı eksikliğidir.

Devletimiz bu alanda yerli teknolojilerin üretimi hususunda da ciddi destekler sağlamakta ve bu desteklerin kapsamını geliştirici çalışmalar sürdürmektedir. Fakat teknoloji sektördeki yeni yatırımları etkilediği gibi yerli teknoloji üretimi alanındaki yeni yatırımlar da sektördeki büyümeye göre şekillenmektedir.

Demek ki odaklanılması ve çözülmesi gereken diğer önemli konu yenilenebilir enerji yatırımlarının geliştirilmesidir.

Peki bu nasıl olabilir?

Yenilenebilir enerji yatırımları diğer enerji türlerine nazaran, daha az kompleks yapıları ve üretilen elektrik için devlet alım garantisi bulunması sebebi ile çok düşük riskli yatırımlar olarak değerlendirilebilecektir.

Düşük riskli olmanın getirdiği avantajın karşısında en temel görülebilen dezavantajı ise yatırım geri dönüşlerinin diğer enerji türlerine nazaran daha uzun zaman almasıdır. Muhakkak ki, yatırım geri dönüş zamanı yerli teknoloji üretiminin gelişimi neticesinde azalan maliyetler sebebi ile düşecektir. Tabii bunun için uzun bir sürece ihtiyaç vardır.

Yine de, şu anki şartlar dikkate alındığındığında, mevcut koşullarda dahi bu alanda yatırım karlı ve mantıklıdır. En azından paranın bankada saklanmasından daha karlı olacaktır.

Ülkemizde de, yastık altında yada bankalarda herhangi bir vadeye bağlanmamış büyük miktarlarda parası olan bireysel finansörler bulunabilecektir.

Özellikle faiz kaygısı nedeni ile güçlenen katılım bakancılığı müşterileri en önemli potansiyeldir.

Yenilenebilir enerji yatırımları kurgulanabilecek düşük riskli ekonomik modellere sahip olduğundan, özellikle katılım bankalarının ve banka müşterilerinin ilgisini çekecektir.

Yani şöyle ki; katılım bankaları (diğer bankalar da olabilir) müşterileri için uzun vadeli yenilenebilir enerji yatırım fonları oluşturacak, bu alanda yatırım yapan müşteriler, ilgili fon kullanılarak yapılan projeden pay sahibi olacak, yenilenebilir enerji alanındaki yatırım eksikliğini giderecek finans açığını bu bankalar sağlayacaktır.

Projeyi  bankalar, özel girişimciler yada kamu kurumları hazırlayabilecektir. Gerekli lisans vb. onaylar alındıktan sonra yatırım öncesi proje onayı Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğü’nden alınacak, onay alınan projeye finansmanı ise bu bankalar sağlayacaktır.

Kurulan şirketler ve hayata geçen projeler borsaya da açılacak ve daha geniş katılım imkanı da sağlanabilecektir.

***

Özetle geliştirilmesi gereken fikir özü budur…

***

Küçük de olsa bireysel yatırımlarını bankalarda faiz yada kar payı şeklinde değerlendirmek yerine, böyle bir modelde yatırıma dönüştürmeyi tercih edecek ülkemizde büyük bir potansiyel olsa gerek…

 

“Yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları TESPAM’a aittir. Tekrar yayınlanması halinde kaynak gösterilerek bu sayfaya aktif bağlantı sağlanması zorunludur.”

“Türkiye’deki enerji politikaları odaklı ilk ve tek sivil yapılanma…” 

“Enerji politikaları alanında gündemi uzaktan takip etmeye çalışan bir Türkiye yerine, gündem belirleyen bir Türkiye’ye ulaşma idealiyle…”

TESPAM-Türkiye Enerji Politikaları ve Araştırmaları Merkezi

TESPAM, Uluslararası Enerji Politikaları Araştırma Derneğinin Bir Kuruluşudur
Oğuzhan AKYENER
Oğuzhan AKYENER
Oğuzhan Akyener 1983 yılında Gönen’de doğmuştur. Eğitim hayatına Gönen Şehit Rahmi İlkokulunda başlamış ve orta okuldan itibaren, Gönen Anadolu Lisesi’nde devam etmiştir. 2001 yılında buradan mezun olduktan sonra, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ)’nde Petrol ve Doğalgaz Mühendisliği’nde lisans eğitimine başlamıştır. ODTÜ’de öğrenim gördüğü dönemde çok aktif bir öğrencilik hayatı geçiren Akyener, birçok sosyal projede görev almış, TESPAM’ı bir öğrenci kulübü olarak hayata geçirmiş, eş zamanlı olarak Anadolu Üniversitesi’nde İşletme alanında eğitim almaya başlamış, Gönen Jeotermal Kaynakları ile ilgili projeler hazırlamış ve birçok uluslararası ortamda konuşmacı olarak ülkesini ve kurucusu olduğu öğrenci kulüplerini temsil etmiştir. 2006 yılında ODTÜ Petrol ve Doğalgaz Mühendisliğinden, 2008 yılında ise Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesinden mezun olmuştur. Aynı zamanda ODTÜ mezuniyeti sonrasında, Gönen Belediyesi’ne “Jeotermal Rezervuar Yönetimi” ve yüzey tesisleri alanında bir yıl boyunca danışmanlık hizmeti vermiştir. Bu süreçte de eş zamanlı olarak bir dış ticaret firmasında iş hayatına başlamıştır. 2006 yılı sonunda TPAO Yurtdışı Projeler Dairesi’nde Rezervuar Mühendisi olarak göreve başlayan Akyener, kurumun Azerbaycan, Libya, İran, Cezayir, Irak, Tunus, Kazakistan, Brezilya, Ukrayna, Suriye, Özbekistan, Türkmenistan, İngiltere, Rusya gibi birçok projesinde aktif görev almıştır. Ayrıca 2007 yılında ODTÜ Jeodezi ve Coğrafi Bilgi Sistemleri Bölümünde, uzaktan algılama ve CBS tabanlı sistemler alanında akademik çalışmalar yapmıştır. 2007 – 2009 yılları arasında TPAO’nun Libya Ofisinde teknik ihalelerin değerlendirilmesi kapsamında dönüşümlü olarak görev almıştır. 2010 – 2011 yılları arasında Ağrı Doğubayazıt İlçesinde (kısa dönem olarak) askerlik görevini tamamlamıştır. Askerlik sürecinde de, “Bölük İçi Kalite Çemberi” gibi bazı yeni uygulamaların hayata geçmesine vesile olmuştur. 2011 – 2014 yılları arasında TPAO’nun Azerbaycan ofisine, ilgili bütün projelerden sorumlu Teknik Müdür olarak atanmış ve TPAO’yu ilgili uluslararası ortamlarda temsil etmiştir. 2014 – 2018 yılları arasında, TPAO’nun Merkez Ofisinde Yurtdışı Projeler ve İş Geliştirme alanında danışmanlık görevini sürdürmüştür. Ayrıca Azerbaycan’dan Türkiye’ye dönüş yaptıktan sonra, 2015 yılında, bir öğrenci kulübü olarak başlattığı TESPAM’ı bir düşünce kuruluşu olarak yeniden aktive etmiş ve TESPAM bünyesinde birçok uluslararası çalışma ve projeye imza atmıştır. 50’den fazla makalesi, yüzlerce köşe yazısı, onlarca röportajı farklı ortamlarda yayınlanmış ve ulusal, uluslararası arenada beğeni kazanmıştır. TESPAM bünyesinde çıkartılan “Energy Policy Turkey” ve “Turkish Journal of Energy Policy” dergilerinin yazarı ve imtiyaz sahibidir. “Enerji Panorama” ve “Yerli Düşünce” dergilerinde de köşe yazarlığı yapmakta, TESPAM’ın başkanlığını, TENVA’nın yönetim kurulu üyeliğini ve Kıbrıs Bahçeşehir Üniversitesi Deniz Hukuku Uygulamaları Araştırma Merkezi’nin de danışmanlar kurulu üyeliğini sürdürmektedir. Köklerine bağlı, şehirlileşme üzerine kurulan bir medeniyet tasavvurunu hayata geçirme gayesiyle faaliyet gösteren; “Cuma Ağacı” derneğinin ise kurucu başkanıdır. Farklı alanlarda kaleme aldığı (“Peygamber Ordusunda Askerlik”, “Cuma Rüzgarı”, “Bizim Halep: Enerji Harekatı”, “Doğu Akdeniz Gaz Politikaları”, “Enerji-Güvenlik-Siyaset Boyutlarıyla Suriye İç Savaşı”, “Türk-İslam Dünyasında Enerji Birliği” ve “Yeni Türkiye Vizyonunu Taşıyan Örnek Bir Belediyecilik Anlayışı” isimlerinde) 7 adet kitabı bulunan Akyener, 2016 yılında Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nde İşletme alanında yüksek lisans programını tamamlamıştır. 2017 yılında ise Polis Akademisi’nde Uluslararası Güvenlik alanında başladığı ve tamamlanmak üzere olan akademik çalışmalarına ek olarak, hukuk ve uluslararası ilişkiler alanlarında da farklı üniversitelerde eğitimine devam etmektedir. Bugüne kadar birçok uluslararası ortamda ülkesini temsil eden, ulusal ve uluslararası basın kuruluşlarına mülakatlar veren, yerine göre manşetlerde yer alan ve ülkesinin enerji politikalarının belirlenmesinde önemli katkılar ortaya koyan Akyener, Cumhurbaşkanlığı makamına özel olarak hazırlanan “Ulusal Güvenlik Yapılanması” ve “Devlet E-Hafıza” gibi proje gruplarında da yer almıştır. Çok iyi derece İngilizce bilen Akyener, evli ve üç çocuk babasıdır.

Bir cevap yazın

%d blogcu bunu beğendi: