Küçük Modüler Reaktörler (SMR): Teknolojik Gelişim Süreci, Küresel Enerji Dönüşümündeki Rolü ve Türkiye’nin Enerji Politikaları Açısından Stratejik Önemi

17.06.2026 | REPORT

Doç. Dr. Anıl Çağlar Erkan, Sude Manka

Yayın Detayı

PDF Okuyucu

Küçük Modüler Reaktörler (SMR): Teknolojik Gelişim Süreci, Küresel Enerji Dönüşümündeki Rolü ve Türkiye’nin Enerji Politikaları Açısından Stratejik Önemi

Yazarlar

Doç. Dr. Anıl Çağlar Erkan, Sude Manka

Türkiye Enerji Stratejileri ve Politikaları Araştırma Merkezi tarafından hazırlanan “Küçük Modüler Reaktörler (SMR): Teknolojik Gelişim Süreci, Küresel Enerji Dönüşümündeki Rolü ve Türkiye’nin Enerji Politikaları Açısından Stratejik Önemi” başlıklı araştırma raporu yayımlandı.


Doç. Dr. Anıl Çağlar Erkan ve Sude Manka tarafından kaleme alınan rapor, küçük modüler reaktörleri yalnızca yeni nesil bir nükleer teknoloji olarak değil; enerji arz güvenliği, düşük karbonlu elektrik üretimi, sanayi politikaları, teknolojik kapasite ve Türkiye’nin uzun vadeli enerji stratejileri açısından çok boyutlu bir dönüşüm başlığı olarak ele almaktadır.


Rapor, SMR teknolojilerinin tarihsel gelişim sürecinden hareketle, bu reaktörlerin geleneksel büyük ölçekli nükleer santrallerden hangi yönleriyle ayrıldığını incelemekte; modüler üretim, daha kısa inşaat süreleri, pasif güvenlik sistemleri, esnek kurulum imkânı ve farklı kullanım alanları gibi temel özelliklerini kapsamlı biçimde değerlendirmektedir.


Çalışmada ayrıca ABD, Rusya, Çin, Kanada, Birleşik Krallık, Fransa, Güney Kore ve Japonya başta olmak üzere SMR alanında öne çıkan ülkelerin teknoloji geliştirme süreçleri, kurumsal stratejileri ve referans projeleri karşılaştırmalı olarak analiz edilmektedir. Bu kapsamda NuScale VOYGR, GE Hitachi BWRX-300, ACP100 Linglong One, RITM serisi ve Rolls-Royce SMR gibi öne çıkan tasarımlar küresel enerji dönüşümü bağlamında ele alınmaktadır.


Raporun en önemli katkılarından biri, SMR teknolojilerinin yalnızca elektrik üretimi açısından değil; veri merkezleri, endüstriyel ısı ihtiyacı, ada şebekeleri, uzak bölgeler, hidrojen üretimi ve enerji yoğun sanayi tesisleri gibi yeni kullanım alanları üzerinden değerlendirilmesidir. Bu yönüyle çalışma, SMR’lerin geleceğin enerji sistemlerinde üstlenebileceği tamamlayıcı ve stratejik rolü ortaya koymaktadır.


Raporda Türkiye’nin mevcut nükleer enerji politikası, Akkuyu Nükleer Güç Santrali ile başlayan kurumsal deneyimi, enerji arz güvenliği hedefleri, sanayi altyapısı ve teknoloji geliştirme kapasitesi dikkate alınarak SMR teknolojilerinin Türkiye açısından taşıdığı stratejik önem de değerlendirilmektedir. Bu çerçevede Türkiye’nin yalnızca nükleer enerji kullanıcısı değil; uzun vadede teknoloji geliştiren, tedarik zincirine katılan ve bölgesel enerji dönüşümünde aktif rol üstlenen bir aktör olma potansiyeline sahip olduğu vurgulanmaktadır.


“Küçük Modüler Reaktörler (SMR)” raporu; nükleer enerji, enerji güvenliği, düşük karbonlu dönüşüm, ileri reaktör teknolojileri, sanayi politikaları ve Türkiye’nin enerji vizyonu üzerine çalışan araştırmacılar, karar alıcılar, sektör temsilcileri ve politika yapıcılar için kapsamlı bir referans niteliği taşımaktadır.

    Küçük Modüler Reaktörler (SMR): Teknolojik Gelişim Süreci, Küresel Enerji Dönüşümündeki Rolü ve Türkiye’nin Enerji Politikaları Açısından Stratejik Önemi | TESPAM