HOW TO READ the ONGOING DYNAMICS in LIBYA
Ocak 15, 2020
Korona Virüsünün Petrol Piyasasına Yansımaları
Ocak 27, 2020

21. YÜZYIL HİDROJEN ÇAĞI OLACAKTIR.

PROF. DR. MUSTAFA İLBAŞ

Gazi Üniversitesi Enerji Sistemleri Mühendisliği

Bölüm Başkanı & TEBAM Başkanı

 

‘’21. YÜZYIL HİDROJEN ÇAĞI OLACAKTIR’’

Bilindiği gibi Dünya ve tabiî ki ülkemiz enerjide fosil yakıtlara bağımlıdır. Kömür bakımından orta düzeyde fakat petrol ve doğalgaz gibi temel sıvı ve gaz yakıtlar bakımından ise maalesef zengin kaynakları olmayan bir ülkeyiz. Diğer taraftan fosil sıvı ve gaz yakıt rezervi sınırlı ve bu yüzyıl içerisinde tükenecek oldukları tahmin edilmektedir. Ayrıca fosil yakıtların yanması sonucu hava kirliliği ve çevresel sorunlar ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla yeni, tükenmeyen ve temiz bir yakıta tüm insanlığın ve tabii ki ülkemizin çok ihtiyacı vardır. Bu yakıt ise hidrojendir. Çünkü hidrojen yeni, yenilenebilir ve temiz bir yakıttır.

Bunu yerli enerji kaynaklarımızı harekete geçirerek yapacağız. %50’sini kullanamadığımız yerli linyitlerimizi, %45’ini kullanmadığımız su kaynaklarımızı, %70’i kullanılmayı bekleyen rüzgar ve güneş kaynaklarımızı kullanarak hidrojen üreteceğiz, petrol ve doğal gaza olan bağımlılığımızı azaltacağız.

Hidrojen ile yakıt ihtiyacımızı önemli ölçüde karşılayacağız. Hidrojen enerjice zengindir, karbon ve sülfür içermediği için kirletici emisyon yaymaz, havayı kirletmez, yani temiz bir yakıttır. Hidrojeni yerli kaynaklarımızı sudan üreteceğiz. Hidrojeni yakacağız ve yakıt pillerinde kullanacağız ve tekrar su açığa çıkacak. Yani su eksilmeyecektir. Bu sayede kesintili olan ve depolanamayan rüzgar ve güneş enerjilerini hem kesintisiz kullanabileceğiz hem de depolamış olacağız.

Bugün için hidrojeni tüm ihtiyacımızı karşılayacak miktarda üretmek elbette zor görünüyor, ancak hemen başlarsak kademe kademe artırabiliriz. Hidrojene tamamen geçmek yerine yerli kömürden elde edeceğimiz kömür gazı ile ve doğalgaz ile ürettiğimiz hidrojeni karıştırarak kompozit/hibrit yakıt elde eder ve kullanabiliriz. Bu sayede hidrojen üretim oranımız arttıkça dışarıdan aldığımız doğal gaza bağımlılığımız azalır. Bunun kitle üretim yapabilen dev hidrojen üretim tesisleri kurmalıyız. Buralardan üreteceğimiz hidrojeni ülkemizin her yerine ulaşabilen boru hatlarımıza kompresörler ile ulaştırabiliriz.

Bu kompozit yakıt çalışmalarımız 22 yıldır devam etmektedir. TÜBİTAK destekli projelerimiz ve laboratuar denemelerimiz başarıyla sonuçlanmıştır. Bu konuda dünyanın en önde gelen bilimsel dergilerinde çalışmalarımız yayınlanmış, bölümümüzde danışmanlığımızda çok sayıda doktora tezi tamamlanmıştır. Bu projeler Almanya ve Fransa’da geçtiğimiz yıllarda uygulanmaya başlanmıştır. Bizimde bir an önce hayata geçirmemiz gerekir.

Bir cevap yazın