Irak’ta Petrol ile Yeni Bir Başlangıç
Ocak 7, 2021
Gençlik Siyaseti Baskılıyor
Ocak 16, 2021

ABD Çöküyor mu?

ABD tarihinde ilk defa, kongre binası göstericiler tarafından basıldı.

Gösteriler ve bu girişimler sürecinde ölenler oldu ve Washington’da sokağa çıkma yasağı ilan edildi.

Sosyal medyada “ABD’de de darbe”, “iç savaş”, “çöküş dönemine girilmesi”ne kadar birçok farklı senaryo paylaşım rekorları kırarken, geçici süreyle (NY merkezli) piyasalara yansıyan gerginlik dışında genel tabloda reel anlamda büyük bir değişim gerçekleşmedi.

Kongre Biden’ın başkanlığını onayladı.

Küreselciler ABD’yi kazandı.

Kongre binası baskını ile biraz Trump taraftarlarının gazı alınmış, biraz da Biden koltuğa oturmadan olası daha büyük sosyal patlamalara meal vermeyecek refleksler kazanan bir kamuoyu oluşturulmuş oldu. Tabii aynı zamanda Trump’ın da prestiji biraz daha azaldı.

Bu gelişmeler ABD’nin çöktüğü anlamına mı geliyor?

Her ne kadar ABD’de sosyal huzursuzluk ve etnik fay hatları üzerinde biriken stres bu denli yükselmiş ve kırılganlık artmış olsa dahi: HAYIR! Çünkü gerileme ve çökme hiçbir zaman öyle bir anda olmuyor!

Peki, ABD’de de bir darbe mi oluyor? Veya bir darbe bekleniyor mu?

Pentagon, ABD’li petrol kartelleri ve diğer güvenlik güçleri çoğunlukla Trump’ı desteklemiş ve mevcut kongre binası baskını dâhilinde emekli askerler bulunmuş olsa da: HAYIR! Çünkü Pentagon’da ve ABD’nin toplum / devlet kültüründe işler bu şekilde yürümüyor!

***

Şimdi küreselciler ABD ile birlikte (ve ABD de küreselciler ile birlikte) pandeminin sosyokültürel etkilerinin de uyarlandığı yeni bir modelle paraya, ticarete ve ekonomilere yön vermeye çalışacak!

Bunu yaparken de ana gündem maddeleri hiç şüphesiz:

Öncelikle pandemi süreciyle birlikte piyasalara yeni yeni teşvik paketleri ve para pompalayan merkez bankalarının oluşturduğu balonun dikkatlice yönetilmesi,

Pandemi sürecinin sebep olduğu yıkımın ABD ve ilgili Batılı müttefikleri nezdinde en kısa süre içinde giderilmesi,

ABD’de işsizliğin %4 seviyelerinin altına indirilmesi,

Çin’in dengelenmesi ve mümkünse büyük ölçekli bir tazminat ile belinin kırılması,

Alternatif finansal döngüler ve sanal para benzeri kurlar üzerinde hakimiyetin devam ettirilmesi,

Teknolojik üstünlüğün kaybedilmemesi,

Rusya’nın dizginlenmesi ve kabuğuna çekilmesinin sağlanması,

İran’a kontrollü baskıların (palazlanmasına izin vermeden ve potansiyelini Türkiye ile bölgesel rekabetini devam ettirebilecek düzeyde tutmasını sağlayacak ölçüde) sürdürülmesi olacaktır.

Tabii güncellenen dinamikleri ile küreselci politikalara (ve bu politikaların arkasındaki küresel finans baronlarının emellerine) boyun eğmeyen / entegre olamayan (daha çok ulusal refleks ve yaklaşımlarla hareket eden) devletlere ve yönetimlere de haliyle baskıların artacağı da beklenen bir durumdur.

***

Bakalım Trump döneminde artan korumacılık ve ulusal çıkarların küreselciliği baskıladığı modelin, pandemi ile birlikte yeniden şekillenen sosyokültürel altyapıya entegre edilen yapay zeka eğilimi Biden ile hangi şekle bürünecek?

Göreceğiz…

Her daim olduğu gibi küresel ölçekte dengelerin değişmeye devam ettiği aşikâr…

Tabii bir anda (en azından mevcut uluslararası sistemde) çok büyük devrimler beklenmesi de pek realist değil…

Öte yandan Biden ile yeniden evrilecek uluslararası siyasi ve ekonomik sistem, bütün oyuncular için yeni riskler ile birlikte yeni işbirliği imkânları, ittifak olasılıkları ve fırsatlar da ihtiva etmekte…

***

Şimdi bu küresel değişimleri, güç odaklarını ve bu odakların hedeflerini kendi açımızdan kısaca yorumlarsak:

Biz hiç şüphesiz kazanan tarafta olacağız!

Çünkü biz hangi tarafta olursak, uzun vadede kazanan o taraf olacak…

 

Oğuzhan AKYENER
Oğuzhan AKYENER
Oğuzhan Akyener 1983 yılında Gönen’de doğmuştur. Eğitim hayatına Gönen Şehit Rahmi İlkokulunda başlamış ve orta okuldan itibaren, Gönen Anadolu Lisesi’nde devam etmiştir. 2001 yılında buradan mezun olduktan sonra, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ)’nde Petrol ve Doğalgaz Mühendisliği’nde lisans eğitimine başlamıştır. ODTÜ’de öğrenim gördüğü dönemde çok aktif bir öğrencilik hayatı geçiren Akyener, birçok sosyal projede görev almış, TESPAM’ı bir öğrenci kulübü olarak hayata geçirmiş, eş zamanlı olarak Anadolu Üniversitesi’nde İşletme alanında eğitim almaya başlamış, Gönen Jeotermal Kaynakları ile ilgili projeler hazırlamış ve birçok uluslararası ortamda konuşmacı olarak ülkesini ve kurucusu olduğu öğrenci kulüplerini temsil etmiştir. 2006 yılında ODTÜ Petrol ve Doğalgaz Mühendisliğinden, 2008 yılında ise Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesinden mezun olmuştur. Aynı zamanda ODTÜ mezuniyeti sonrasında, Gönen Belediyesi’ne “Jeotermal Rezervuar Yönetimi” ve yüzey tesisleri alanında bir yıl boyunca danışmanlık hizmeti vermiştir. Bu süreçte de eş zamanlı olarak bir dış ticaret firmasında iş hayatına başlamıştır. 2006 yılı sonunda TPAO Yurtdışı Projeler Dairesi’nde Rezervuar Mühendisi olarak göreve başlayan Akyener, kurumun Azerbaycan, Libya, İran, Cezayir, Irak, Tunus, Kazakistan, Brezilya, Ukrayna, Suriye, Özbekistan, Türkmenistan, İngiltere, Rusya gibi birçok projesinde aktif görev almıştır. Ayrıca 2007 yılında ODTÜ Jeodezi ve Coğrafi Bilgi Sistemleri Bölümünde, uzaktan algılama ve CBS tabanlı sistemler alanında akademik çalışmalar yapmıştır. 2007 – 2009 yılları arasında TPAO’nun Libya Ofisinde teknik ihalelerin değerlendirilmesi kapsamında dönüşümlü olarak görev almıştır. 2010 – 2011 yılları arasında Ağrı Doğubayazıt İlçesinde (kısa dönem olarak) askerlik görevini tamamlamıştır. Askerlik sürecinde de, “Bölük İçi Kalite Çemberi” gibi bazı yeni uygulamaların hayata geçmesine vesile olmuştur. 2011 – 2014 yılları arasında TPAO’nun Azerbaycan ofisine, ilgili bütün projelerden sorumlu Teknik Müdür olarak atanmış ve TPAO’yu ilgili uluslararası ortamlarda temsil etmiştir. 2014 – 2018 yılları arasında, TPAO’nun Merkez Ofisinde Yurtdışı Projeler ve İş Geliştirme alanında danışmanlık görevini sürdürmüştür. Ayrıca Azerbaycan’dan Türkiye’ye dönüş yaptıktan sonra, 2015 yılında, bir öğrenci kulübü olarak başlattığı TESPAM’ı bir düşünce kuruluşu olarak yeniden aktive etmiş ve TESPAM bünyesinde birçok uluslararası çalışma ve projeye imza atmıştır. 50’den fazla makalesi, yüzlerce köşe yazısı, onlarca röportajı farklı ortamlarda yayınlanmış ve ulusal, uluslararası arenada beğeni kazanmıştır. TESPAM bünyesinde çıkartılan “Energy Policy Turkey” ve “Turkish Journal of Energy Policy” dergilerinin yazarı ve imtiyaz sahibidir. “Enerji Panorama” ve “Yerli Düşünce” dergilerinde de köşe yazarlığı yapmakta, TESPAM’ın başkanlığını, TENVA’nın yönetim kurulu üyeliğini ve Kıbrıs Bahçeşehir Üniversitesi Deniz Hukuku Uygulamaları Araştırma Merkezi’nin de danışmanlar kurulu üyeliğini sürdürmektedir. Köklerine bağlı, şehirlileşme üzerine kurulan bir medeniyet tasavvurunu hayata geçirme gayesiyle faaliyet gösteren; “Cuma Ağacı” derneğinin ise kurucu başkanıdır. Farklı alanlarda kaleme aldığı (“Peygamber Ordusunda Askerlik”, “Cuma Rüzgarı”, “Bizim Halep: Enerji Harekatı”, “Doğu Akdeniz Gaz Politikaları”, “Enerji-Güvenlik-Siyaset Boyutlarıyla Suriye İç Savaşı”, “Türk-İslam Dünyasında Enerji Birliği” ve “Yeni Türkiye Vizyonunu Taşıyan Örnek Bir Belediyecilik Anlayışı” isimlerinde) 7 adet kitabı bulunan Akyener, 2016 yılında Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nde İşletme alanında yüksek lisans programını tamamlamıştır. 2017 yılında ise Polis Akademisi’nde Uluslararası Güvenlik alanında başladığı ve tamamlanmak üzere olan akademik çalışmalarına ek olarak, hukuk ve uluslararası ilişkiler alanlarında da farklı üniversitelerde eğitimine devam etmektedir. Bugüne kadar birçok uluslararası ortamda ülkesini temsil eden, ulusal ve uluslararası basın kuruluşlarına mülakatlar veren, yerine göre manşetlerde yer alan ve ülkesinin enerji politikalarının belirlenmesinde önemli katkılar ortaya koyan Akyener, Cumhurbaşkanlığı makamına özel olarak hazırlanan “Ulusal Güvenlik Yapılanması” ve “Devlet E-Hafıza” gibi proje gruplarında da yer almıştır. Çok iyi derece İngilizce bilen Akyener, evli ve üç çocuk babasıdır.

Bir cevap yazın