AFGANİSTAN’DAN KÜRESEL DENGELERE -1-
16/08/2021
AFGANİSTAN’DAN KÜRESEL DENGELERE -3-
30/08/2021

AFGANİSTAN’DAN KÜRESEL DENGELERE -2-

Ülkede Penşir dışındaki bütün vilayetlerde Taliban kontrolü ele geçirdi. Başkent Kabil bir gün bile direnemeden teslim oldu.

Tüm bunlar yaşanırken, uluslararası kamuoyunda “radikal İslamcı örgüt” şeklinde tanımlanan Taliban’ın gelişi ile ülkeyi terk etmeye çalışan Afganların düştükleri durum, bütün dünyada ciddi yankı uyandırdı.

Uluslararası sistemin Afganistan ile ilgili ana gündem maddeleri şimdilik: “tahliyeler, yandaş grupların hayatlarının korunması, göç imkanlarının ve mülteci risklerinin yönetilebilmesi, Taliban yönetiminin uygulamaları neticesinde artma ihtimali olan kaos ve terör olasılıkları” gibi gözükmekte.

Tabii bu öncelikli süreçlerden sonrasını da düşünmek gerekli.

Örneğin, Taliban sonrası: uyuşturucu trafiği, komşu ülkelerle temas, Rusya ve Çin’in ülkede nelerle karşılaşacağı ve neler yapabileceği gibi birçok yeni gündem maddesi masada olacak.

Bu da Afganistan’ın önümüzdeki günlerde de gündemden hiç düşmeyeceği anlamına geliyor.

*****

İç dengelere biraz baktığımızda, 20 yıldır “mağdur” gömleğiyle sürekli çatışma ve kaos üreten, bununla da birlikte illegal olan her türlü sürece müdahil olabilen Taliban şimdi bir devleti yönetmeye hazırlanıyor.

Karşısında o kadar çok sorun var ki!

-Merkez ve taşra teşkilatlarındaki yapılanmalar,

-İnsan kaynaklarının yetersizliği ve tecrübesizliği,

-Ülkede kendisine rakip olabilecek diğer 6 büyük fraksiyonun olası tehditleri,

-Uluslararası sistemin ülkeye ve yönetime bakışı,

-Çin-ABD merkezli bir mücadelede her daim ortada kalma riski,

-Finansal eksiklikler, imkânsızlıklar gibi aşılması çok güç olan sorun yumağı Taliban’ın kucağında durmakta…

Devlet hiçbir zaman dağlarda silahlı örgüt yönetmek gibi değildir!

Devleti adaba uygun, küresel teamülleri de dikkate alarak düzgün yönetemezsen, 40 yılda elde ettiğin dinamik gücünü ve kendi tebaanı 4 yılda kaybedersin!

Hatta bu kaybediş; ortaya koyduğun, Batının radikal dediği, bizim nezdimizde de üstat Necip Fazıl’ın “ham yobaz, kaba softa” tanımlamasının birkaç gömlek daha odunlaştırılmış versiyonunun da çöpe atılması anlamına gelir!

Bu çöpe atılma her ne kadar, günümüzde Mısır’dan Libya’ya, Lübnan’dan Tunus’a kadar birçok yerde başarısızlık yaşayan ve Batı tarafından “Siyasal İslam” olarak nitelenen modellerin maruz kaldığı yıkım gibi olmasa da, yine de etkili olur!

*****

Aslında bu durum yerine göre üzerinde birçok oyunlar oynanan İslam dünyasının lehine mi olur?

Muhtemel!

Çünkü “İslam” olduğunu söyleyen bir yapının gelişi, aynı dine ve ülkeye mensup insanların büyük bir katliamdan kaçarcasına ülkelerini terk etme yarışına girmiş oldukları gerçeğini aşikâr ediyorsa, demek ki, ortada “İslam” yoktur!

Bu sayede kötü örnekler de, tarihin çöplüğüne atılabilecektir.

*****

Diğer ihtimal dâhilinde, Taliban gerçekten ülkedeki diğer 6 etkin grupla da adil bir şekilde temas kurarak, makul bir modeli hayata geçirebilirse, tabii durum çok daha farklı olabilecektir.

Ne yazık ki, şu an ki tabloda bu olasılığın gerçekleşmesi zor gözükmektedir.

*****

Şimdi yeniden gelelim masadaki en önemli aktör olan ABD’ye…

ABD Afganistan’dan ayrılarak ne kazandı ve ne kaybetti?

Kaybettikleri:

-İtibar zedelenmesi,

-Taliban’a bırakılan silahlar,

-Meydanın Çin ve Rusya’ya (özellikle Çin’e!) kalması,

-Farklı amaçlar için kullanılabilen “illegalite kazanı”nın şimdilik yitirilmesi olarak düşünülebilecektir.

Kazandıkları ise:

-Çin’e karşı kaynak tasarrufu ile daha etkin mücadele imkânı,

-Çin’in “radikal grupları destekleyen” bir imajla yaftalanabilmesi,

-Çin’in Afganistan’da fazla enerji harcaması ve dikkatinin dağılması,

-Afganistan’dan Doğu Türkistan’a uzanan bir süreçte Çin’in iki yönlü sıkıştırılabilmesi ve Çin’in diğer bölgesel hedeflerinin negatif etkilenmesi gibi değerlendirilebilecektir.

Öte yandan, ABD nezdinde Pentagon’dan çok Biden yönetimi itibar kaybetmiştir. 20 yıl sonra Afganistan’dan ayrılma süreci ABD’nin makro politikaları dâhilinde gerekli fakat zor/pis bir adımdır. İşte bu adımın neden olacağı itibar kaybı direkt olarak Biden yönetiminin kucağına bırakılmıştır. Bu da bir sonraki seçimde ABD iç dengelerini ve dolayısıyla küresel sistemi etkileyecek diğer önemli bir husus olarak dikkat çekmektedir.

Bu durumda ABD’nin kazandıkları, kaybettiklerinden daha fazlaymış gibi hissedilmektedir.

Tabii karşımızda zor ve dengelerin sürekli değiştiği çok dinamik bir tablo mevcuttur.

 

Oğuzhan AKYENER
Oğuzhan Akyener 1983 yılında Gönen’de doğmuştur. Eğitim hayatına Gönen Şehit Rahmi İlkokulunda başlamış ve orta okuldan itibaren, Gönen Anadolu Lisesi’nde devam etmiştir. 2001 yılında buradan mezun olduktan sonra, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ)’nde Petrol ve Doğalgaz Mühendisliği’nde lisans eğitimine başlamıştır. ODTÜ’de öğrenim gördüğü dönemde çok aktif bir öğrencilik hayatı geçiren Akyener, birçok sosyal projede görev almış, TESPAM’ı bir öğrenci kulübü olarak hayata geçirmiş, eş zamanlı olarak Anadolu Üniversitesi’nde İşletme alanında eğitim almaya başlamış, Gönen Jeotermal Kaynakları ile ilgili projeler hazırlamış ve birçok uluslararası ortamda konuşmacı olarak ülkesini ve kurucusu olduğu öğrenci kulüplerini temsil etmiştir. 2006 yılında ODTÜ Petrol ve Doğalgaz Mühendisliğinden, 2008 yılında ise Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesinden mezun olmuştur. Aynı zamanda ODTÜ mezuniyeti sonrasında, Gönen Belediyesi’ne “Jeotermal Rezervuar Yönetimi” ve yüzey tesisleri alanında bir yıl boyunca danışmanlık hizmeti vermiştir. Bu süreçte de eş zamanlı olarak bir dış ticaret firmasında iş hayatına başlamıştır. 2006 yılı sonunda TPAO Yurtdışı Projeler Dairesi’nde Rezervuar Mühendisi olarak göreve başlayan Akyener, kurumun Azerbaycan, Libya, İran, Cezayir, Irak, Tunus, Kazakistan, Brezilya, Ukrayna, Suriye, Özbekistan, Türkmenistan, İngiltere, Rusya gibi birçok projesinde aktif görev almıştır. Ayrıca 2007 yılında ODTÜ Jeodezi ve Coğrafi Bilgi Sistemleri Bölümünde, uzaktan algılama ve CBS tabanlı sistemler alanında akademik çalışmalar yapmıştır. 2007 – 2009 yılları arasında TPAO’nun Libya Ofisinde teknik ihalelerin değerlendirilmesi kapsamında dönüşümlü olarak görev almıştır. 2010 – 2011 yılları arasında Ağrı Doğubayazıt İlçesinde (kısa dönem olarak) askerlik görevini tamamlamıştır. Askerlik sürecinde de, “Bölük İçi Kalite Çemberi” gibi bazı yeni uygulamaların hayata geçmesine vesile olmuştur. 2011 – 2014 yılları arasında TPAO’nun Azerbaycan ofisine, ilgili bütün projelerden sorumlu Teknik Müdür olarak atanmış ve TPAO’yu ilgili uluslararası ortamlarda temsil etmiştir. 2014 – 2018 yılları arasında, TPAO’nun Merkez Ofisinde Yurtdışı Projeler ve İş Geliştirme alanında danışmanlık görevini sürdürmüştür. Ayrıca Azerbaycan’dan Türkiye’ye dönüş yaptıktan sonra, 2015 yılında, bir öğrenci kulübü olarak başlattığı TESPAM’ı bir düşünce kuruluşu olarak yeniden aktive etmiş ve TESPAM bünyesinde birçok uluslararası çalışma ve projeye imza atmıştır. 50’den fazla makalesi, yüzlerce köşe yazısı, onlarca röportajı farklı ortamlarda yayınlanmış ve ulusal, uluslararası arenada beğeni kazanmıştır. TESPAM bünyesinde çıkartılan “Energy Policy Turkey” ve “Turkish Journal of Energy Policy” dergilerinin yazarı ve imtiyaz sahibidir. “Enerji Panorama” ve “Yerli Düşünce” dergilerinde de köşe yazarlığı yapmakta, TESPAM’ın başkanlığını, TENVA’nın yönetim kurulu üyeliğini ve Kıbrıs Bahçeşehir Üniversitesi Deniz Hukuku Uygulamaları Araştırma Merkezi’nin de danışmanlar kurulu üyeliğini sürdürmektedir. Köklerine bağlı, şehirlileşme üzerine kurulan bir medeniyet tasavvurunu hayata geçirme gayesiyle faaliyet gösteren; “Cuma Ağacı” derneğinin ise kurucu başkanıdır. Farklı alanlarda kaleme aldığı (“Peygamber Ordusunda Askerlik”, “Cuma Rüzgarı”, “Bizim Halep: Enerji Harekatı”, “Doğu Akdeniz Gaz Politikaları”, “Enerji-Güvenlik-Siyaset Boyutlarıyla Suriye İç Savaşı”, “Türk-İslam Dünyasında Enerji Birliği” ve “Yeni Türkiye Vizyonunu Taşıyan Örnek Bir Belediyecilik Anlayışı” isimlerinde) 7 adet kitabı bulunan Akyener, 2016 yılında Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nde İşletme alanında yüksek lisans programını tamamlamıştır. 2017 yılında ise Polis Akademisi’nde Uluslararası Güvenlik alanında başladığı ve tamamlanmak üzere olan akademik çalışmalarına ek olarak, hukuk ve uluslararası ilişkiler alanlarında da farklı üniversitelerde eğitimine devam etmektedir. Bugüne kadar birçok uluslararası ortamda ülkesini temsil eden, ulusal ve uluslararası basın kuruluşlarına mülakatlar veren, yerine göre manşetlerde yer alan ve ülkesinin enerji politikalarının belirlenmesinde önemli katkılar ortaya koyan Akyener, Cumhurbaşkanlığı makamına özel olarak hazırlanan “Ulusal Güvenlik Yapılanması” ve “Devlet E-Hafıza” gibi proje gruplarında da yer almıştır. Çok iyi derece İngilizce bilen Akyener, evli ve üç çocuk babasıdır.

Bir cevap yazın