Kontrollü Gerilim ve Rusya
Ocak 19, 2021
Biden Geldi, Ne Getirdi? -2-
Ocak 30, 2021

Biden geldi, ne getirdi?

Biden geldi…

Arkasında kendisini destekleyen bir grup küresel finans baronunun (adil olmayan) açık desteği ile…

Gerçi hangi gelen medyanın gücü ve desteğini (adalet gözetmeksizin) kullanmıyor ki?

Sadece ABD’de demokratlar bir önceki seçimde başaramamışlardı. Bu sefer Covid19 dengeleri değiştirdi.

Biden geldi…

***

Şimdi geldiğimiz noktada şunlar konuşuluyor:

“Trump azledilecek.”, “Pentagon yönetimi içeriden gelen yoğun darbe talebini zor engelliyor.”, “Uluslararası sistem (bilim kurgu filmlerindeki gibi) şirket imparatorlukları şeklinde küresel derebeylikler dönemine eviriliyor.”

***

Acaba bu ifadeler ne kadar gerçekçi?

Trump’ın azli veya yeniden başkan adayı olamaması ile ilgili girişimler sadece kamuoyunda şiddete meyilli radikal (buraya bir de “Katolik” sıfatı da eklenebilirmiş aslında J) grupları baskılamak için yapılıyor. Yoksa buradan bir netice elde edilebilme ihtimali çok zayıf! Yani Trump bundan sonra da kendince mücadelesine devam edecek gibi… Muhtemelen milyar dolarlarından bir kısmı ile medya sektörüne yoğunlaşarak! Belli ki, kendisi ile uğraşan sosyal medya baronlarından bir hayli rahatsız olmuş durumda.

Pentagon yönetimi ise demokrasiden yana olduklarını ve seçilmiş ABD başkanı Biden’ı kabul ettiklerini vurgulayan (kuvvet komutanlarının hep birlikte imzaladığı) bir bildiri yayınladı. Bunun sebebi hiç şüphesiz ABD içinde daha fazla kırılmalara fırsat vermeyeceklerini göstermek ve bir darbe algısından uluslararası kamuoyunu kurtarmaktı. Dolayısıyla darbe yok!

Son olarak, gelelim küresel derebeylikler dönemine…

Aslında monarşinin etkin olduğu dönemler hariç, dünya üzerinde her daim güçlü şirketler ve finans sahipleri devletlerin yönetimi üzerinde oldukça etkili olmuştur. Hatta monarşi dönemlerinde dahi bu minvaldeki etki oranı azalabilmişse de yine gözlemlenebilmiştir.

Dünyadaki en çok gelir elde eden 10 şirketin hala altısı (2020’deki küçülmeye rağmen) petrol endüstrisinde faaliyet gösteren kurumlardır. Yani petrolcü finansörler halen ekonomideki en önemli güçtür. Tabii ABD seçimlerini buna rağmen petrol kartellerine rakip olan enerji dönüşümü-sosyal medya merkezli küresel gruplar kazanmıştır. Bunda hiç şüphesiz pandeminin ekonomik ve sosyo-psikolojik neticeleri etkili olmuştur. ABD’li petrol kartelleri ile arası iyi olan Trump seçimi kaybetmiştir. Tabii öte yandan, Çin ve bazı Avrupalı gruplar ile menşei ilgili ülkelerde olan bir kısım petrol kartelleri de Biden’ı desteklemiştir. Buradan görülebileceği üzere, birçok farklı grup arasında rekabet söz konusudur ve Biden’ın kazanması, Trump’ı destekleyenlerin tamamen kaybetmesi anlamına da gelmeyecektir. Çünkü her grup değişen koşullara göre politikalarını değiştirebilecek ve hedeflerini şartlara göre güncelleyecektir.

Bu tablodan anlaşılabileceği üzere, her ne kadar sektörler ve dünyanın en zenginleri arasında bir dönüşüm ve mücadele hissedilse de, ilgili değişimler dahi bir anda gerçekleşmeyecektir. Aynı şekilde uluslararası sistem de bir anda farklı bir düzleme evirilmeyecektir. Yine de yavaş yavaş da olsa, dönüşümün enerjide temiz kaynaklara ve üretimin yapay zekâ destekli otomatik, daha da dijitalleşen sistemlere doğru olduğu fark edilebilmektedir.

Tabii bu dönüşüm, uluslararası sistemin bir anda büyük şirketlerden müteşekkil derebeyliklere döndüğünün de göstergesi değildir.

Biden’ı adil olmayan düzeylerde destekleyerek, Trump’ın ifade örgülüğünü dahi kısıtlayan (ve bu bağlamda Batı menşeili demokrasi söylemlerini geride bırakan) sosyal medya devleri, geçmiş dönemlerdeki en etkin iletişim araçları olan konvansiyonel medyanın çıkarlarına göre yürüttükleri algı politikalarındakine benzer refleksler göstermektedirler. Yani sistem değil, sadece usul değişmektedir.

Öte taraftan tekrar ABD’ye dönersek, 30 trilyon $’lara dayanan borç, pandemi enkazı, Çin tehdidi ve ilk defa bu raddeye ulaşan sosyal kırılmaları baskılamak veya üzerini örtmek için Biden (bu denklemi öyle kolay kolay çözemeyeceğine göre) ne yapabilir?

Yeni bir askeri gerilim?

ABD’yi içeride kenetlendirecek yeni bir düşman ile savaş?

Bakalım… Görelim…

Oğuzhan AKYENER
Oğuzhan AKYENER
Oğuzhan Akyener 1983 yılında Gönen’de doğmuştur. Eğitim hayatına Gönen Şehit Rahmi İlkokulunda başlamış ve orta okuldan itibaren, Gönen Anadolu Lisesi’nde devam etmiştir. 2001 yılında buradan mezun olduktan sonra, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ)’nde Petrol ve Doğalgaz Mühendisliği’nde lisans eğitimine başlamıştır. ODTÜ’de öğrenim gördüğü dönemde çok aktif bir öğrencilik hayatı geçiren Akyener, birçok sosyal projede görev almış, TESPAM’ı bir öğrenci kulübü olarak hayata geçirmiş, eş zamanlı olarak Anadolu Üniversitesi’nde İşletme alanında eğitim almaya başlamış, Gönen Jeotermal Kaynakları ile ilgili projeler hazırlamış ve birçok uluslararası ortamda konuşmacı olarak ülkesini ve kurucusu olduğu öğrenci kulüplerini temsil etmiştir. 2006 yılında ODTÜ Petrol ve Doğalgaz Mühendisliğinden, 2008 yılında ise Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesinden mezun olmuştur. Aynı zamanda ODTÜ mezuniyeti sonrasında, Gönen Belediyesi’ne “Jeotermal Rezervuar Yönetimi” ve yüzey tesisleri alanında bir yıl boyunca danışmanlık hizmeti vermiştir. Bu süreçte de eş zamanlı olarak bir dış ticaret firmasında iş hayatına başlamıştır. 2006 yılı sonunda TPAO Yurtdışı Projeler Dairesi’nde Rezervuar Mühendisi olarak göreve başlayan Akyener, kurumun Azerbaycan, Libya, İran, Cezayir, Irak, Tunus, Kazakistan, Brezilya, Ukrayna, Suriye, Özbekistan, Türkmenistan, İngiltere, Rusya gibi birçok projesinde aktif görev almıştır. Ayrıca 2007 yılında ODTÜ Jeodezi ve Coğrafi Bilgi Sistemleri Bölümünde, uzaktan algılama ve CBS tabanlı sistemler alanında akademik çalışmalar yapmıştır. 2007 – 2009 yılları arasında TPAO’nun Libya Ofisinde teknik ihalelerin değerlendirilmesi kapsamında dönüşümlü olarak görev almıştır. 2010 – 2011 yılları arasında Ağrı Doğubayazıt İlçesinde (kısa dönem olarak) askerlik görevini tamamlamıştır. Askerlik sürecinde de, “Bölük İçi Kalite Çemberi” gibi bazı yeni uygulamaların hayata geçmesine vesile olmuştur. 2011 – 2014 yılları arasında TPAO’nun Azerbaycan ofisine, ilgili bütün projelerden sorumlu Teknik Müdür olarak atanmış ve TPAO’yu ilgili uluslararası ortamlarda temsil etmiştir. 2014 – 2018 yılları arasında, TPAO’nun Merkez Ofisinde Yurtdışı Projeler ve İş Geliştirme alanında danışmanlık görevini sürdürmüştür. Ayrıca Azerbaycan’dan Türkiye’ye dönüş yaptıktan sonra, 2015 yılında, bir öğrenci kulübü olarak başlattığı TESPAM’ı bir düşünce kuruluşu olarak yeniden aktive etmiş ve TESPAM bünyesinde birçok uluslararası çalışma ve projeye imza atmıştır. 50’den fazla makalesi, yüzlerce köşe yazısı, onlarca röportajı farklı ortamlarda yayınlanmış ve ulusal, uluslararası arenada beğeni kazanmıştır. TESPAM bünyesinde çıkartılan “Energy Policy Turkey” ve “Turkish Journal of Energy Policy” dergilerinin yazarı ve imtiyaz sahibidir. “Enerji Panorama” ve “Yerli Düşünce” dergilerinde de köşe yazarlığı yapmakta, TESPAM’ın başkanlığını, TENVA’nın yönetim kurulu üyeliğini ve Kıbrıs Bahçeşehir Üniversitesi Deniz Hukuku Uygulamaları Araştırma Merkezi’nin de danışmanlar kurulu üyeliğini sürdürmektedir. Köklerine bağlı, şehirlileşme üzerine kurulan bir medeniyet tasavvurunu hayata geçirme gayesiyle faaliyet gösteren; “Cuma Ağacı” derneğinin ise kurucu başkanıdır. Farklı alanlarda kaleme aldığı (“Peygamber Ordusunda Askerlik”, “Cuma Rüzgarı”, “Bizim Halep: Enerji Harekatı”, “Doğu Akdeniz Gaz Politikaları”, “Enerji-Güvenlik-Siyaset Boyutlarıyla Suriye İç Savaşı”, “Türk-İslam Dünyasında Enerji Birliği” ve “Yeni Türkiye Vizyonunu Taşıyan Örnek Bir Belediyecilik Anlayışı” isimlerinde) 7 adet kitabı bulunan Akyener, 2016 yılında Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nde İşletme alanında yüksek lisans programını tamamlamıştır. 2017 yılında ise Polis Akademisi’nde Uluslararası Güvenlik alanında başladığı ve tamamlanmak üzere olan akademik çalışmalarına ek olarak, hukuk ve uluslararası ilişkiler alanlarında da farklı üniversitelerde eğitimine devam etmektedir. Bugüne kadar birçok uluslararası ortamda ülkesini temsil eden, ulusal ve uluslararası basın kuruluşlarına mülakatlar veren, yerine göre manşetlerde yer alan ve ülkesinin enerji politikalarının belirlenmesinde önemli katkılar ortaya koyan Akyener, Cumhurbaşkanlığı makamına özel olarak hazırlanan “Ulusal Güvenlik Yapılanması” ve “Devlet E-Hafıza” gibi proje gruplarında da yer almıştır. Çok iyi derece İngilizce bilen Akyener, evli ve üç çocuk babasıdır.

Bir cevap yazın