Irak’tan Gelecek Yeni Boru Hatlarına Gerek Var Mı?
Eylül 26, 2017
Doğru Yola Dönüş
Eylül 28, 2017

Büyükelçilik Yerine Güçlü Bir Petrol Şirketi!

Bir ülkenin farklı amaçlar için kullanabileceği petrol ve doğalgaz alanında faaliyet gösteren, uluslararası arenada iş alabilecek ve aldığı işi başarı ile ifa edebilecek kurumlara sahip olması çok önemlidir.

Hatta öyle ki, petrol ve doğalgaz kaynakları açısından zengin olan birçok ülkede, bir petrol şirketi ile var olmak, bir büyükelçilik ile var olmaktan daha etkili ve yerindedir.

 

Neden mi?

Çünkü dünya üzerindeki petrol ve doğalgaz zengini ülkelerin çoğunda;

  • Kurumsallaşmamış devlet sistemi,
  • Kural dışı, gayri resmi ve esnek / hızlı karar alma ile yakalanabilecek fırsatlar ve imkanlar,
  • Petrol ve/veya doğalgaz ihracatına bağlı ekonomi,
  • Doğal olarak, bu ihracata bağlı siyasi hedefler ve politikalar bulunmaktadır.

Yani böylesi bir ülkede vize verme, resepsiyon tertipleme, gelen küçük çaplı (çoğu gıda veya inşaat sektöründen) yatırımcılara yol gösterme dışında bir işlevi bulunmayan büyükelçiliklere nazaran,

  • Ülkenin can damarı olan petrol ve doğalgaz alanında faaliyet gösteren,
  • Bu sayede ülkenin siyasetine, ekonomisine, askeri stratejilerine kadar geniş bir alandaki tüm gelişmelere yön veren enerji alanındaki her hamleyi takip eden,
  • Bu hamlelere işin içinde olması hasebiyle yön vermeye çalışabilen,
  • Farklı gayri resmi pazarlık ve müzakerelere girebilen,
  • En zor ve riskli lokasyonlarda dahi varlık gösterebilen,
  • Bu varlığı gösterirken, sosyal yardımlaşma ve güvenlik gerekçeleri adı altında her türlü istihbarat ve misyonerlik faaliyetlerini yürütebilen,
  • Toplumsal sinir uçları ile sürekli temasta kalabilen,
  • Tüm bunları yaparken de sürekli ticari bir kılıf bulabilen,
  • Ayrıca girdiği her alanda büyük karlar elde edebilen,
  • Bağlı bulunduğu devlet tarafından görevlendirilecek her özel nitelikli personeli danışman kimliği ile rahatlıkla istihdam edebilen,
  • Ülkenin ilgili bölgedeki hedefleri için kolaylıkla örtülü bütçeler ayırabilen,
  • Aynı koşullarda faaliyet gösteren rakipleri ile aynı şartlarda mücadele edebilen

petrol ve doğalgaz alanında faaliyet gösteren güçlü kurumlara sahip olmak bir devlet için çok önemlidir.

Özellikle bu devlet; cihanşumul hedefleri olan, medeniyet coğrafyasında etkin olmak isteyen ve neredeyse bütün medeniyet coğrafyası petrol ve doğalgaz zengini ülkelerden oluşan Türkiye ise konu çok daha önemli bir noktaya gelmektedir.

Kısacası Türkiye’nin medeniyet coğrafyasında etkin olmasının anahtarı enerjidir. Ve bunun için ihtiyacı olan; kendisini uluslararası arenada temsil edebilecek (kamu/özel) güçlü kurumlara sahip olmaktır.

Aksi halde Suudi Arabistan’a, Katar’a, Kuveyt’e, Türkmenistan’a, Kazakistan’a ve diğer ilgili kardeş ülkelere yapılan üst düzey resmi ziyaretlerde petrol ve doğalgaz şirketleri yerine inşaat şirketleri götürmek ve takdim etmek etki alanını genişletmeyecek ve ülkenin enerji alanındaki bağımlılığına bir çözüm üretmeyecektir.

Küresel alanda etkili olan bütün büyük devletler, ilgili coğrafyalarda öncelikle petrol ve doğalgaz alanında faaliyet gösteren kurumları ile varlık göstermekte ve dengeleri lehlerine yönlendirebilmektedirler. Hatta bu kapsamda bölgesel olarak istedikleri algıyı da oluşturabilmektedirler.

Tüm bunların yanı sıra da yerine göre ülke politikaları ile çelişen ticari hamlelerin dahi içerisinde yer alarak, daha farklı bir hareket kabiliyeti dahi kazanabilmektedirler.

Şöyle ki,

  • bir ABD’li şirketin ya da Avrupa’lı şirketin Rusya’da gaz üretmesi,
  • bir Rus şirketin AB’nin enerji çeşitliliğine katkı sağlayacak projelerde yer alması,
  • ülkenin sözde savaş halinde olduğu terörist gruplar ile yine aynı ülkenin petrol şirketlerinin ticaret yapıyor olması gibi örnekler çelişkinin ardındaki farklı hesapların varlığını göstermektedir.

Bahsi geçen ticari hamlelerin çoğunluğunun ekonomik olmasının yanı sıra, ilgili ülke bu tarz şirketleri ile yerine göre düşmanının dahi hamlelerini daha iyi analiz etme ve rakipleri arasında da varlık gösterme şansı elde edebilmiştir.

Hatta öyle ki, ilgili petrol şirketlerinin hamle ve söylemleri ile ilgili ülkeler hiç bir siyasi manevra yapmadan, algı yönetimi ve çift taraflı stratejiler gerçekleştirebilmiştir.

Güncel bir gelişme olarak; Rus Rosneft’in Kuzey Irak’taki yatırım planları ile ilgili açıklamalarının, sanki referanduma Rusya destek veriyormuş gibi algılanmasına sebebiyet vermesi de bahsedilen örneklerden bir tanesidir.

Bunlar gibi Türkiye de; Kuzey Irak’ta, Kuzey Suriye’de, Arakan’da, Suudi Arabistan’da, Mısır’da, İsrail’de, İran’da, Rusya’da, ABD’de, Kuzey Denizi’nde gerçekten etkin olarak petrol ve doğalgaz sektöründe faaliyet gösteren kurumlara sahip olsaydı muhakkak ki dengeleri lehine çevirebilmek için çok daha farklı yeni imkanlar elde edebilecekti!

Buradan da anlaşılacağı üzere, Türkiye’nin de artık geç bırakıldığı petrol ve doğalgaz alanında güçlü kurumlara sahip olabilmek için büyük adımlar atmasının zamanı çoktan gelmiştir.

Aksi halde yapılan birçok hamle sürekli kısır kalmaya devam edecektir.

Oğuzhan AKYENER
Oğuzhan AKYENER
Oğuzhan Akyener 1983 yılında Gönen’de doğmuştur. Eğitim hayatına Gönen Şehit Rahmi İlkokulunda başlamış ve orta okuldan itibaren, Gönen Anadolu Lisesi’nde devam etmiştir. 2001 yılında buradan mezun olduktan sonra, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ)’nde Petrol ve Doğalgaz Mühendisliği’nde lisans eğitimine başlamıştır. ODTÜ’de öğrenim gördüğü dönemde çok aktif bir öğrencilik hayatı geçiren Akyener, birçok sosyal projede görev almış, TESPAM’ı bir öğrenci kulübü olarak hayata geçirmiş, eş zamanlı olarak Anadolu Üniversitesi’nde İşletme alanında eğitim almaya başlamış, Gönen Jeotermal Kaynakları ile ilgili projeler hazırlamış ve birçok uluslararası ortamda konuşmacı olarak ülkesini ve kurucusu olduğu öğrenci kulüplerini temsil etmiştir. 2006 yılında ODTÜ Petrol ve Doğalgaz Mühendisliğinden, 2008 yılında ise Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesinden mezun olmuştur. Aynı zamanda ODTÜ mezuniyeti sonrasında, Gönen Belediyesi’ne “Jeotermal Rezervuar Yönetimi” ve yüzey tesisleri alanında bir yıl boyunca danışmanlık hizmeti vermiştir. Bu süreçte de eş zamanlı olarak bir dış ticaret firmasında iş hayatına başlamıştır. 2006 yılı sonunda TPAO Yurtdışı Projeler Dairesi’nde Rezervuar Mühendisi olarak göreve başlayan Akyener, kurumun Azerbaycan, Libya, İran, Cezayir, Irak, Tunus, Kazakistan, Brezilya, Ukrayna, Suriye, Özbekistan, Türkmenistan, İngiltere, Rusya gibi birçok projesinde aktif görev almıştır. Ayrıca 2007 yılında ODTÜ Jeodezi ve Coğrafi Bilgi Sistemleri Bölümünde, uzaktan algılama ve CBS tabanlı sistemler alanında akademik çalışmalar yapmıştır. 2007 – 2009 yılları arasında TPAO’nun Libya Ofisinde teknik ihalelerin değerlendirilmesi kapsamında dönüşümlü olarak görev almıştır. 2010 – 2011 yılları arasında Ağrı Doğubayazıt İlçesinde (kısa dönem olarak) askerlik görevini tamamlamıştır. Askerlik sürecinde de, “Bölük İçi Kalite Çemberi” gibi bazı yeni uygulamaların hayata geçmesine vesile olmuştur. 2011 – 2014 yılları arasında TPAO’nun Azerbaycan ofisine, ilgili bütün projelerden sorumlu Teknik Müdür olarak atanmış ve TPAO’yu ilgili uluslararası ortamlarda temsil etmiştir. 2014 – 2018 yılları arasında, TPAO’nun Merkez Ofisinde Yurtdışı Projeler ve İş Geliştirme alanında danışmanlık görevini sürdürmüştür. Ayrıca Azerbaycan’dan Türkiye’ye dönüş yaptıktan sonra, 2015 yılında, bir öğrenci kulübü olarak başlattığı TESPAM’ı bir düşünce kuruluşu olarak yeniden aktive etmiş ve TESPAM bünyesinde birçok uluslararası çalışma ve projeye imza atmıştır. 50’den fazla makalesi, yüzlerce köşe yazısı, onlarca röportajı farklı ortamlarda yayınlanmış ve ulusal, uluslararası arenada beğeni kazanmıştır. TESPAM bünyesinde çıkartılan “Energy Policy Turkey” ve “Turkish Journal of Energy Policy” dergilerinin yazarı ve imtiyaz sahibidir. “Enerji Panorama” ve “Yerli Düşünce” dergilerinde de köşe yazarlığı yapmakta, TESPAM’ın başkanlığını, TENVA’nın yönetim kurulu üyeliğini ve Kıbrıs Bahçeşehir Üniversitesi Deniz Hukuku Uygulamaları Araştırma Merkezi’nin de danışmanlar kurulu üyeliğini sürdürmektedir. Köklerine bağlı, şehirlileşme üzerine kurulan bir medeniyet tasavvurunu hayata geçirme gayesiyle faaliyet gösteren; “Cuma Ağacı” derneğinin ise kurucu başkanıdır. Farklı alanlarda kaleme aldığı (“Peygamber Ordusunda Askerlik”, “Cuma Rüzgarı”, “Bizim Halep: Enerji Harekatı”, “Doğu Akdeniz Gaz Politikaları”, “Enerji-Güvenlik-Siyaset Boyutlarıyla Suriye İç Savaşı”, “Türk-İslam Dünyasında Enerji Birliği” ve “Yeni Türkiye Vizyonunu Taşıyan Örnek Bir Belediyecilik Anlayışı” isimlerinde) 7 adet kitabı bulunan Akyener, 2016 yılında Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nde İşletme alanında yüksek lisans programını tamamlamıştır. 2017 yılında ise Polis Akademisi’nde Uluslararası Güvenlik alanında başladığı ve tamamlanmak üzere olan akademik çalışmalarına ek olarak, hukuk ve uluslararası ilişkiler alanlarında da farklı üniversitelerde eğitimine devam etmektedir. Bugüne kadar birçok uluslararası ortamda ülkesini temsil eden, ulusal ve uluslararası basın kuruluşlarına mülakatlar veren, yerine göre manşetlerde yer alan ve ülkesinin enerji politikalarının belirlenmesinde önemli katkılar ortaya koyan Akyener, Cumhurbaşkanlığı makamına özel olarak hazırlanan “Ulusal Güvenlik Yapılanması” ve “Devlet E-Hafıza” gibi proje gruplarında da yer almıştır. Çok iyi derece İngilizce bilen Akyener, evli ve üç çocuk babasıdır.

1 Comment

  1. […] “https://www.tespam.org/buyukelcilik-yerine-guclu-bir-petrol-sirketi/” linkinden de ulaşabileceğiniz yazından da anlaşılacağı üzere, Türkiye bölgede petrol şirketleri ile büyükelçiliklerden çok daha etkin adımlar atabilecektir! […]

Bir cevap yazın