Epstein Dosyası ve Vicdanın Sınav

Epstein Dosyası ve Vicdanın Sınav

Son günlerde dünya kamuoyunun gündeminde tek bir başlık var:
Jeffrey Epstein dosyası.
Yaklaşık 3 milyona yakın belge…
Her biri insanın kanını donduran, insanlıktan utandıran bir olaylar zinciri…
Yıllarca “komplo teorisi” denilerek geçiştirilen ne varsa bugün tek tek belgeye dönüşüyor.
Meğer konuşulanların çoğu iddia değil, çıplak gerçekmiş.
Aslında biz bu ismi yeni duymadık.
Türkiye’de bu karanlık yapıyı ilk yazan isimlerden biri, Ergün Diler’di.
Takvim Gazetesi’ndeki yazılarında, herkes susarken o konuştu. Kimsenin cesaret edemediği dosyalara girdi.
Bugün ise ortada yok.
Ne yazıyor, ne görünüyor, ne de sesi çıkıyor.
Bazen bazı gerçekleri erken söylemenin bir bedeli olur.
Umarım kendisi iyidir ve yeniden kalemini eline alır.
Çünkü bugün dünya, onun yıllar önce işaret ettiği karanlığı yeni yeni fark ediyor.
Şantaj İmparatorluğu
Epstein meselesi basit bir sapkınlık hikâyesi değil.
Bu;
siyasetçilerin, bürokratların, iş insanlarının, hatta devlet başkanlarının ağırlandığı,
insan onurunun ayaklar altına alındığı,
her şeyin kayda alınıp şantaj malzemesine dönüştürüldüğü organize bir sistem.
Bir ada…
Bir ağ…
Bir istihbarat mekanizması…
Bu yapı sadece ahlaksızlık değil, doğrudan küresel güvenlik sorunu.
Türkiye Boyutu
Gelelim bizi ilgilendiren tarafa…
Geçtiğimiz günlerde karşıma çıkan bir video, içimi parçaladı.
1980’li yıllarda Adana’da hastanelerden kaçırıldığı iddia edilen bebekler…
İncirlik Hava Üssü üzerinden yurtdışına çıkarıldığı öne sürülen çocuklar…
Eğer bunların zerresi doğruysa bu sadece suç değil;
insanlığa karşı işlenmiş bir cinayet zinciridir.
Bir anne için evladını kaybetmek ölümden beterdir.
Bir devlet için çocuklarını koruyamamak ise en ağır sınavdır.
Bu nedenle yapılması gereken nettir:
•Savcılıkların bu iddiaları ihbar kabul etmesi
•Geçmişe dönük dosyaların açılması
•Gerekirse özel soruşturma birimleri kurulması
•Millî İstihbarat Teşkilatı, emniyet ve jandarmanın ortak çalışması
Çünkü mesele geçmişte kalmış bir olay değil.
Bu, vicdan borcudur.
Avrupa’nın Kayıp Çocukları
Sadece biz değil…
Avrupa’da da yıllarca mülteci çocukların kaybolduğu yazıldı çizildi.
Kimse anlam veremedi.
Bugün Epstein dosyasına bakınca, o kayıp çocukların akıbeti insanın zihnini paramparça ediyor.
Savaşlardan kaçan masumların, başka karanlık ellere düşmüş olma ihtimali bile tüyler ürpertmeye yetiyor.
Son Söz
Bu dosya artık kapanamaz.
Cin şişeden çıktı.
Eğer Türkiye’de bu ağla bağlantısı olan tek bir kişi bile varsa,
adı, makamı, gücü ne olursa olsun ortaya çıkarılmalı.
Çünkü adalet sadece cezalandırmak için değil,
bir daha kimsenin böyle bir kötülüğe cesaret edememəsi için vardır.
Bizim talebimiz çok basit:
Hakikat.
Şeffaflık.
Ve adalet.
Gerisi zaten kendiliğinden gelecektir.

Yazar