CHEVRON’UN YENİ HEDEFİ DOĞU AKDENİZ
Kasım 12, 2020
Bu Pandemi Kimin Projesi?
Aralık 9, 2020

Fahrizade Suikastını Okumak

Bu yazı BBN Haber’de yayınlanmıştır.

https://www.bbnhaber.com.tr/yazi/fahrizade-suikastini-okumak

 

İran’ın yürüttüğü nükleer programın ilk süreçlerden beri başındaki isim olan Prof. Fahrizade tertiplenen bir suikast neticesinde öldürüldü.

Bizler bu suikastı, daha önce şüpheli ölümleriyle gündeme gelen bazı bilim adamlarımızla kıyaslarken, İran’ın yanı sıra, Irak, Lübnan, Suriye, Yemen gibi ülkelerde ABD ve İsrail (ve kısmen Suudi Arabistan) karşıtı gösteriler başladı bile.

PEKİ…

Zamanlama itibarı ile bu suikasttan nasıl bir anlam çıkartılabilir?

-Bütün dünya ABD’nin yeni başkanı ile uluslararası dengelerdeki değişim olasılıklarına karşı gardlarını alırken,

-Geçiş döneminde olan Trump; giderayak ABD askerlerinin Irak ve Afganistan’dan çekilmesini hızlandırmanın yanı sıra, İran’a da yeni bir gol atma hazırlıkları yaparken,

-Bu gol aynı zamanda rakibi olan Biden’ın bundan sonraki politikalarını şekillendirme ihtimalini doğurabilecekken,

-ABD’nin bölgeden askerlerini çekmesiyle; İsrail sahada ciddi güç kaybı yaşayacak ve Trump’ın kurduğu sistemdeki diğer Arap oyuncular için de güvenlik riskleri oluşacakken,

-Biden’ın İran ile nükleer müzakerelere dönmesi beklentileri söz konusu iken;

Bu suikast gerçekten manidardır!

O halde bu suikast ile ne hedeflenmektedir?

Usul olarak, göstere göstere bir mesaj ve tahrik içerecek şekilde tertip edilen bu suikast neticesinde vuku bulan gösteriler ve ABD (ve müttefikleri) için oluşabilecek güvenlik riskleri bahane gösterilerek belki de ABD’nin askerlerini geri çekme politikası aleyhine algı oluşturulmak istenmektedir. Öte yandan, Trump ile beli iyice kırılan Tahran yönetiminin olası bir yeniden müzakere süreci ile toparlanmasının da önüne geçilmek istenmektedir.

Kim kazandı, kim kaybetti?

Kim kazandı ve kim kaybetti senaryolarını çalışmak için henüz erkendir. Fakat bu suikast ile yukarıda ifade edilen hedeflerin hayata geçirebilme ihtimali çok zayıftır. Öte yandan İran’ın da ciddi bir karşılık verebilecek imkânı ve altyapısı bulunmamaktadır. Yani, taş tam da yerini bulmamıştır!

İran’ın nükleer çalışmaları sekteye uğrayacak mı?

Bu suikast ile her ne kadar İran kısmi bir güç kaybı yaşayacak olsa da, nükleer çalışmalarını, daha önce de olduğu gibi, en yakın destekçisi Rusya ile sürdürmeye devam edecektir. Fahrizade suikastı Kasım Süleymani operasyonu kadar dengeleri değiştirecek boyutta önemli değildir.

İran ilgili nükleer girişimlerinde haklı mı?

İran’ın nükleer politikası, zenginleştirme faaliyetleri ve bölgesel dinamiklere müdahale usulü; bu girişimlerin enerji gayesinin çok ötesinde olduğu ve bölgesel anlamda büyük bir risk teşkil ettiği hakikatini aşikâr etmektedir. Dolayısıyla her ne kadar nükleer teknolojiyi elde etme hakkı bulunsa da, rejimi ve devlet ahlakı kaynaklı riskler, bu hakkını gölgelemektedir.

Dolayısıyla yine bazı operasyonlarla ABD’nin tüm dikkatinin Ortadoğu’ya çekilmesi hedeflenmektedir.

Tabii böyle bir yönelim Çin’e karşı ABD’ye güç ve zaman kaybettirecektir.

Öte yandan bölgede ABD’den doğacak boşluğu doldurmaya Fransa hevesleniyor olsa da, Türkiye’nin gücü yettiğince medeniyet coğrafyasına nasıl sahip çıktığını herkes bir kez daha görecektir.

Oğuzhan AKYENER
Oğuzhan AKYENER
Oğuzhan Akyener 1983 yılında Gönen’de doğmuştur. Eğitim hayatına Gönen Şehit Rahmi İlkokulunda başlamış ve orta okuldan itibaren, Gönen Anadolu Lisesi’nde devam etmiştir. 2001 yılında buradan mezun olduktan sonra, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ)’nde Petrol ve Doğalgaz Mühendisliği’nde lisans eğitimine başlamıştır. ODTÜ’de öğrenim gördüğü dönemde çok aktif bir öğrencilik hayatı geçiren Akyener, birçok sosyal projede görev almış, TESPAM’ı bir öğrenci kulübü olarak hayata geçirmiş, eş zamanlı olarak Anadolu Üniversitesi’nde İşletme alanında eğitim almaya başlamış, Gönen Jeotermal Kaynakları ile ilgili projeler hazırlamış ve birçok uluslararası ortamda konuşmacı olarak ülkesini ve kurucusu olduğu öğrenci kulüplerini temsil etmiştir. 2006 yılında ODTÜ Petrol ve Doğalgaz Mühendisliğinden, 2008 yılında ise Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesinden mezun olmuştur. Aynı zamanda ODTÜ mezuniyeti sonrasında, Gönen Belediyesi’ne “Jeotermal Rezervuar Yönetimi” ve yüzey tesisleri alanında bir yıl boyunca danışmanlık hizmeti vermiştir. Bu süreçte de eş zamanlı olarak bir dış ticaret firmasında iş hayatına başlamıştır. 2006 yılı sonunda TPAO Yurtdışı Projeler Dairesi’nde Rezervuar Mühendisi olarak göreve başlayan Akyener, kurumun Azerbaycan, Libya, İran, Cezayir, Irak, Tunus, Kazakistan, Brezilya, Ukrayna, Suriye, Özbekistan, Türkmenistan, İngiltere, Rusya gibi birçok projesinde aktif görev almıştır. Ayrıca 2007 yılında ODTÜ Jeodezi ve Coğrafi Bilgi Sistemleri Bölümünde, uzaktan algılama ve CBS tabanlı sistemler alanında akademik çalışmalar yapmıştır. 2007 – 2009 yılları arasında TPAO’nun Libya Ofisinde teknik ihalelerin değerlendirilmesi kapsamında dönüşümlü olarak görev almıştır. 2010 – 2011 yılları arasında Ağrı Doğubayazıt İlçesinde (kısa dönem olarak) askerlik görevini tamamlamıştır. Askerlik sürecinde de, “Bölük İçi Kalite Çemberi” gibi bazı yeni uygulamaların hayata geçmesine vesile olmuştur. 2011 – 2014 yılları arasında TPAO’nun Azerbaycan ofisine, ilgili bütün projelerden sorumlu Teknik Müdür olarak atanmış ve TPAO’yu ilgili uluslararası ortamlarda temsil etmiştir. 2014 – 2018 yılları arasında, TPAO’nun Merkez Ofisinde Yurtdışı Projeler ve İş Geliştirme alanında danışmanlık görevini sürdürmüştür. Ayrıca Azerbaycan’dan Türkiye’ye dönüş yaptıktan sonra, 2015 yılında, bir öğrenci kulübü olarak başlattığı TESPAM’ı bir düşünce kuruluşu olarak yeniden aktive etmiş ve TESPAM bünyesinde birçok uluslararası çalışma ve projeye imza atmıştır. 50’den fazla makalesi, yüzlerce köşe yazısı, onlarca röportajı farklı ortamlarda yayınlanmış ve ulusal, uluslararası arenada beğeni kazanmıştır. TESPAM bünyesinde çıkartılan “Energy Policy Turkey” ve “Turkish Journal of Energy Policy” dergilerinin yazarı ve imtiyaz sahibidir. “Enerji Panorama” ve “Yerli Düşünce” dergilerinde de köşe yazarlığı yapmakta, TESPAM’ın başkanlığını, TENVA’nın yönetim kurulu üyeliğini ve Kıbrıs Bahçeşehir Üniversitesi Deniz Hukuku Uygulamaları Araştırma Merkezi’nin de danışmanlar kurulu üyeliğini sürdürmektedir. Köklerine bağlı, şehirlileşme üzerine kurulan bir medeniyet tasavvurunu hayata geçirme gayesiyle faaliyet gösteren; “Cuma Ağacı” derneğinin ise kurucu başkanıdır. Farklı alanlarda kaleme aldığı (“Peygamber Ordusunda Askerlik”, “Cuma Rüzgarı”, “Bizim Halep: Enerji Harekatı”, “Doğu Akdeniz Gaz Politikaları”, “Enerji-Güvenlik-Siyaset Boyutlarıyla Suriye İç Savaşı”, “Türk-İslam Dünyasında Enerji Birliği” ve “Yeni Türkiye Vizyonunu Taşıyan Örnek Bir Belediyecilik Anlayışı” isimlerinde) 7 adet kitabı bulunan Akyener, 2016 yılında Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nde İşletme alanında yüksek lisans programını tamamlamıştır. 2017 yılında ise Polis Akademisi’nde Uluslararası Güvenlik alanında başladığı ve tamamlanmak üzere olan akademik çalışmalarına ek olarak, hukuk ve uluslararası ilişkiler alanlarında da farklı üniversitelerde eğitimine devam etmektedir. Bugüne kadar birçok uluslararası ortamda ülkesini temsil eden, ulusal ve uluslararası basın kuruluşlarına mülakatlar veren, yerine göre manşetlerde yer alan ve ülkesinin enerji politikalarının belirlenmesinde önemli katkılar ortaya koyan Akyener, Cumhurbaşkanlığı makamına özel olarak hazırlanan “Ulusal Güvenlik Yapılanması” ve “Devlet E-Hafıza” gibi proje gruplarında da yer almıştır. Çok iyi derece İngilizce bilen Akyener, evli ve üç çocuk babasıdır.

Bir cevap yazın