Turkey can be the source country for boiler sales
Ağustos 10, 2018

Irak’ın Kanayan Yarası Basra

 

Son günlerde ülkemizdeki yoğun gündemden ötürü haber bültenlerinde pek yer bulmayan ama Orta Doğu’nun gelecekteki istikrarı için önemli bir gelişme olan Basra olayları halen devam ediyor. Mayıs ayındaki genel seçimler sonrası siyasi belirsizlik, ekonomide beklenen ilerlemenin bir türlü gerçekleşmemesi ve bu yıl zirve seviyeye ulaşan susuzluk Basra’dan başlayarak ülkenin birçok bölgesinde halkın ayaklanmasına ve devletle karşı karşıya gelmesine sebep oldu.

 

Basra’da gösterilerin başlamasında görünen (daha doğrusu göstericilerin açıkladığı) sebep ülkenin petrol kaynağı açısından en zengin bölge olmasına rağmen bölgede yaşayan halkın bu zenginlikten pay alamaması. Göstericilerin talep ettikleri en önemli istekler bölgede çalışan petrol şirketlerinin daha fazla yerel personel çalıştırması ve bölgeden çıkarılan petrolden elde edilen gelirle Basra’ya daha fazla altyapı yatırımı yapılması. Gösterilerin başlamasından kısa bir süre sonra polisin etkisiz kaldığını gören Irak hükümeti çeşitli illerden askeri birlikleri bölgeye kaydırdı ancak bu tedbir askerlerin aşırıya kaçan müdahalesi sonucu göstericilerden ölümlerin ve yaralanmaların oluşmasına sebep oldu. Olayların daha da büyümesi ve ülkenin başka bölgelerine sıçramasına sebep olan ölümler sonrası Başbakan İbadi su, elektrik ve sağlık hizmeti alanlarında kullanılmak üzere Basra’ya acilen 3 milyar dolar tahsis edilmesine karar verdi. Ancak bu karar da gösterilerin son bulmasına yetmedi.

 

Göstericiler taleplerini artırarak kamuda yaşanan yolsuzluğun sona erdirilmesi talebiyle kamu binaları önünde gösteri düzenlemeye başladı. Yine güvenlik güçlerinin sert müdahalesiyle karşılaşan göstericiler alınan tedbirleri aşarak kamu binalarına ve daha sonra da siyasi parti binalarına girerek buraları ateşe verdi. Alınan tüm tedbirler ve verilen tüm sözlere rağmen gösterilerin sona ermemesi Irak’ı içine çeken girdap halini alarak bir güvenlik, sosyal ve ekonomik problem yaratmakta. Bölgeden yapılan bazı haberlerde birçok parti binasının yakılmış olmasına rağmen son seçimlerin galibi Mukteda el-Sadr’a ait parti binalarına dokunulmadığı yönünde bilgiler aktarılıyor. Bu da akıllara Mayıs’ta yapılan genel seçimler sonrası yürüttüğü koalisyon görüşmelerinde halen sonuca varamayan Sadr’ın bu gösterilerin arkasında olduğu fikrini getiriyor. Halen ülkeyi yöneten İbadi hükümetinin zafiyet içinde göstererek siyasi pazarlıklarda elini güçlendirmek istediği değerlendirilen Sadr göstericilere barışçıl yoldan gösteri düzenlemelerini tavsiye ederken onlara müdahale eden güvenlik güçlerine da aşırıya kaçan müdahalelerden kaçınmaları tavsiyesinde bulundu.

 

Son bir hafta içerisinde bölgede faaliyet gösteren yabancı petrol şirket çalışanlarını ve operasyonlarını da hedef almaya başlayan gösteriler yakın gelecekte durulacak gibi gözükmüyor. Her ne kadar yerel halk bölgede çalışan yabancıların yerine kendilerinin çalışması gerektiğini ifade etse de şu anki şartlarda Irak yabancı petrol şirketlerine ve onların çalışanlarına muhtaç. Saddam döneminde yaptırımlar sebebiyle kapasitesi düşen Irak milli petrol şirketleri Saddam’ın devrilmesi sonrası elindeki maddi ve beşerî kaynaklarını kaybetmiş ve açık tabirle petrol ve gaz sahalarına kar ortağı olmak dışında pek bir vasfı kalmamıştır. Bu sebeple Irak’taki petrol/gaz işletim sisteminin kısa-orta vadede değişmesi beklenmemelidir.

 

Olayların yatışması için yapılabilecek en etkili hareket bölgede güvenilirliği olan kişilerden oluşan bir yönetim kadrosuyla yolsuzluklarla mücadele ve ülkeye yatırım hamlelerinin yapılması. 2. Körfez Savaşı sonrası A.B.D.’nin ülkenin başına getirdiği tüm hükümetler kendi çıkarlarını düşünmüş, onlardan sonra gelenler ise IŞİD’le mücadelede siyasi, askeri ve ekonomik güç kaybetmiştir. Komşularıyla iyi ilişkiler hedefleyen ve kendi iç istikrarının temelinde komşularının istikrarını gören Türkiye Irak’ın istikrarının sağlanması için siyasi ve ekonomik destek vermekten geri durmamalıdır. IŞİD’le mücadelesini zorlukla kazanarak ve IKBY’nin bağımsızlık referandumu tehdidini bertaraf ederek toprak bütünlüğünü korumayı başarmış Irak’ın sağlanabilecek tüm desteğe ihtiyacı var.

Burak KAYAEL
Burak KAYAEL
Lisans eğitimimi ODTÜ Petrol ve Doğal Gaz Mühendisliği Bölümü’nde 2008 yılında tamamladı. 2009 Ocak ayında TPAO’da sondaj mühendisi olarak çalışmaya başladı. TPAO’da 5 sene boyunca deniz sondaj operasyonlarında görev aldı. Aralık 2013’te TPOFS (Turkish Petroleum Oil Field Services) şirketinde göreve başladı ve deniz sondaj projelerinde görev almaya devam etti . Sonrasında Irak ve Afganistan’da kara sondaj operasyonlarında çalıştı. Master programını ODTÜ Petrol ve Doğal Gaz Mühendisliği Bölümü’nde 2012 tamamladı ve halen aynı bölümde doktora eğitimime devam etmektedir. İyi derecede İngilizce bilmektedir.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: