Enerji Dönüşümünde Stratejik İnisiyatifler Ve Rol Değişimleri
Ekim 19, 2017
Enerji Sektöründe Nitelikli Siber Güvenlik Uzmanı İhtiyacı
Ekim 23, 2017

Irak’ta Son Gelişmeler & Kerkük’e Davet Edilen İngilizler

Daha önceki çalışmalarımızda, referandum sonrası Kuzey Irak’a direk bir askeri müdahalede bulunmak yerine;

  1. Petrol sevkiyatını kesmek,
  2. Suriye ile bağlatıyı kesecek Ovaköy – Musul güzergahında bir koridor açmak,
  3. Merkezi Irak Yönetimi (MIY) askeri kuvvetlerine, Şii milisler, Türkmen birliklerine yapılacak takviyeler ile destek sağlamak,
  4. Bunlarla eş zamanlı olarak, Kerkük – Yumurtalık Petrol boru hattını onararak, kapasite artışını sağlamak,
  5. IKBY + PKK + PYD/YPG unsurlarına yönelik MIY öncülüğünde takviye edilmiş kuvvetler ile IKBY’nin DAEŞ sonrası işgal ettiği alanları geri almak,
  6. Geri alınan bölgelerdeki petrol ve gaz sahalarını ivedilikle yeniden üretime alıp / geliştirerek, elde edilecek üretimi Ceyhan üzerinden küresel piyasalara arz etmek,
  7. Bu sahaları Türkiye – İran ve oyuna müdahil edilmek istenen diğer küresel oyunculara ait (İngiliz, Çin, Rus, ABD menşeili olabilir) şirketler ile ortak işletmek,
  8. Bu sayede hem askeri operasyonları hem de bölgenin ihtiyaçlarını karşılamak için gerekli finansı elde etmek,
  9. O esnada zaten dize gelmiş olacak olan IKBY’yi istenilen pozisyonda değerlendirmek

gibi adımlar ile sürecin çok daha rahat ve zahmetsiz yürütülebileceğini ifade etmiştik.

İlgili adımlar incelendiğinde, bugün itibarı ile gelinen noktada; birinci adımın atlandığı lakin, diğer adımların ise hepsinin uygulamasına sırasıyla başlandığı görülmektedir.

Türkiye’nin öncülüğünde tasarlanan senaryoda IKBY 3 yılda işgal ettiği alanların büyük çoğunluğunu (ki, Kerkük sahası da bu alanlar içindedir) bir gün içerisinde kaybetmiştir. Hayatta kalmak için sırtını dayadığı Türkiye’ye ihanet etmenin ne anlama geldiğini anlamıştır.

Diğer bir açıdan ise değişen dünya düzeninde Türkiye yıllardır kendisinden hasretle beklenen adımları atmaya, bağımsız duruşlar sergilemeye, masada varlığını göstermeye ve dengeleri değiştirmeye başlamıştır. Pentagon ile Birleşik Krallığın başını çektiği finans patronları arasındaki savaşın Irak cephesinde; Türkiye – İran ve MIY öncülüğünde oynanan oyun bozulmuştur.

Bundan sonra yeniden sahaya sürülmesi beklenen iki kart: DAEŞ ve Sünni – Şii çatışmasını teşkil etmek olacak gibi görülmektedir. Afganistan’da görevlerini tamamlayarak, bir kısmı Suriye, bir kısmı da Irak’a görevlendirilen DAEŞ mensupları, Kerkük civarında boy göstermeye başlamıştır. Fakat daha önce olduğu gibi bundan sonra da Türk Devlet aklı yeni oyunları bozacak ve bölgeye huzurun gelmesi için elinden geleni yapacaktır.

Bu gelişmelerin yanı sıra, yukarıdaki 7. madde kapsamında işgalden kurtarılan petrol sahalarının yeniden üretime alınması ve paylaşılması konularında da çalışmalara hızla başlanmıştır. Bu kapsamda MIY petrol bakanı, daha önce Kerkük sahasının geliştirilmesi konusunda North Oil Şirketine danışmanlık veren BP’yi ülkesine davet etmiştir.

Peki bu davet nasıl yorumlanmalıdır?

Şöyle ki:

  • MIY oyuna Pentegon’un en önemli rakibi olan Birleşik Krallığı, oyunun en önemli taşı olan Kerkük sahası ile resmi olarak müdahil etmek istemektedir.
  • İran’ın da bu duruma negatif yaklaşmayacağı bellidir.
  • İngilizler bu sahayı 1920’li yıllarda ilk çalışanlar ve işletenlerdir!
  • Bunun yanı sıra, Kerkük DAEŞ tarafından işgal edilmeden önceki süreçte BP bu sahanın geliştirilmesi ile ilgili Iraklı North Oil Şirketine teknik danışmanlık vermeye başlamıştır.
  • Lakin DAEŞ sonrası, DAEŞ’in ilgili alanları IKBY’ye teslim etmesi neticesinde bu iş birliği devam etmemiştir.
  • BP’nin Irak’ta başarı ile yürüttüğü projeleri olduğu bilinmektedir. Yani şirket kendisini MIY’ne teknik olarak da kanıtlamıştır.
  • Birleşik Krallık ise her zaman ki gibi oyuna yine en karlı olan; petrol şirketi kartı ile müdahil olmaya başlamıştır.
  • Görülen o ki, orta vadede bu saha geliştirilerek işletime alındığında ve bu süreçte Kerkük – Yumurtalık petrol boru hattının onarımları da tamamlandığında, Ceyhan’a bu bölgeden 1 milyon varilin üzerinde petrol sevkiyatı gerçekleşecektir.

Fakat tüm bu yaklaşımların yanı sıra, Türkiye’nin bölgede petrol üretim alanında da var olmasının zamanı gelmiştir!

Yeni Türkiye’nin bu alandaki adımları da uluslar arası arenada ses getirecek hamlelerinden olacaktır!

Oğuzhan AKYENER
Oğuzhan AKYENER
Oğuzhan Akyener 1983 yılında Gönen’de doğmuştur. Eğitim hayatına Gönen Şehit Rahmi İlkokulunda başlamış ve orta okuldan itibaren, Gönen Anadolu Lisesi’nde devam etmiştir. 2001 yılında buradan mezun olduktan sonra, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ)’nde Petrol ve Doğalgaz Mühendisliği’nde lisans eğitimine başlamıştır. ODTÜ’de öğrenim gördüğü dönemde çok aktif bir öğrencilik hayatı geçiren Akyener, birçok sosyal projede görev almış, TESPAM’ı bir öğrenci kulübü olarak hayata geçirmiş, eş zamanlı olarak Anadolu Üniversitesi’nde İşletme alanında eğitim almaya başlamış, Gönen Jeotermal Kaynakları ile ilgili projeler hazırlamış ve birçok uluslararası ortamda konuşmacı olarak ülkesini ve kurucusu olduğu öğrenci kulüplerini temsil etmiştir. 2006 yılında ODTÜ Petrol ve Doğalgaz Mühendisliğinden, 2008 yılında ise Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesinden mezun olmuştur. Aynı zamanda ODTÜ mezuniyeti sonrasında, Gönen Belediyesi’ne “Jeotermal Rezervuar Yönetimi” ve yüzey tesisleri alanında bir yıl boyunca danışmanlık hizmeti vermiştir. Bu süreçte de eş zamanlı olarak bir dış ticaret firmasında iş hayatına başlamıştır. 2006 yılı sonunda TPAO Yurtdışı Projeler Dairesi’nde Rezervuar Mühendisi olarak göreve başlayan Akyener, kurumun Azerbaycan, Libya, İran, Cezayir, Irak, Tunus, Kazakistan, Brezilya, Ukrayna, Suriye, Özbekistan, Türkmenistan, İngiltere, Rusya gibi birçok projesinde aktif görev almıştır. Ayrıca 2007 yılında ODTÜ Jeodezi ve Coğrafi Bilgi Sistemleri Bölümünde, uzaktan algılama ve CBS tabanlı sistemler alanında akademik çalışmalar yapmıştır. 2007 – 2009 yılları arasında TPAO’nun Libya Ofisinde teknik ihalelerin değerlendirilmesi kapsamında dönüşümlü olarak görev almıştır. 2010 – 2011 yılları arasında Ağrı Doğubayazıt İlçesinde (kısa dönem olarak) askerlik görevini tamamlamıştır. Askerlik sürecinde de, “Bölük İçi Kalite Çemberi” gibi bazı yeni uygulamaların hayata geçmesine vesile olmuştur. 2011 – 2014 yılları arasında TPAO’nun Azerbaycan ofisine, ilgili bütün projelerden sorumlu Teknik Müdür olarak atanmış ve TPAO’yu ilgili uluslararası ortamlarda temsil etmiştir. 2014 – 2018 yılları arasında, TPAO’nun Merkez Ofisinde Yurtdışı Projeler ve İş Geliştirme alanında danışmanlık görevini sürdürmüştür. Ayrıca Azerbaycan’dan Türkiye’ye dönüş yaptıktan sonra, 2015 yılında, bir öğrenci kulübü olarak başlattığı TESPAM’ı bir düşünce kuruluşu olarak yeniden aktive etmiş ve TESPAM bünyesinde birçok uluslararası çalışma ve projeye imza atmıştır. 50’den fazla makalesi, yüzlerce köşe yazısı, onlarca röportajı farklı ortamlarda yayınlanmış ve ulusal, uluslararası arenada beğeni kazanmıştır. TESPAM bünyesinde çıkartılan “Energy Policy Turkey” ve “Turkish Journal of Energy Policy” dergilerinin yazarı ve imtiyaz sahibidir. “Enerji Panorama” ve “Yerli Düşünce” dergilerinde de köşe yazarlığı yapmakta, TESPAM’ın başkanlığını, TENVA’nın yönetim kurulu üyeliğini ve Kıbrıs Bahçeşehir Üniversitesi Deniz Hukuku Uygulamaları Araştırma Merkezi’nin de danışmanlar kurulu üyeliğini sürdürmektedir. Köklerine bağlı, şehirlileşme üzerine kurulan bir medeniyet tasavvurunu hayata geçirme gayesiyle faaliyet gösteren; “Cuma Ağacı” derneğinin ise kurucu başkanıdır. Farklı alanlarda kaleme aldığı (“Peygamber Ordusunda Askerlik”, “Cuma Rüzgarı”, “Bizim Halep: Enerji Harekatı”, “Doğu Akdeniz Gaz Politikaları”, “Enerji-Güvenlik-Siyaset Boyutlarıyla Suriye İç Savaşı”, “Türk-İslam Dünyasında Enerji Birliği” ve “Yeni Türkiye Vizyonunu Taşıyan Örnek Bir Belediyecilik Anlayışı” isimlerinde) 7 adet kitabı bulunan Akyener, 2016 yılında Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nde İşletme alanında yüksek lisans programını tamamlamıştır. 2017 yılında ise Polis Akademisi’nde Uluslararası Güvenlik alanında başladığı ve tamamlanmak üzere olan akademik çalışmalarına ek olarak, hukuk ve uluslararası ilişkiler alanlarında da farklı üniversitelerde eğitimine devam etmektedir. Bugüne kadar birçok uluslararası ortamda ülkesini temsil eden, ulusal ve uluslararası basın kuruluşlarına mülakatlar veren, yerine göre manşetlerde yer alan ve ülkesinin enerji politikalarının belirlenmesinde önemli katkılar ortaya koyan Akyener, Cumhurbaşkanlığı makamına özel olarak hazırlanan “Ulusal Güvenlik Yapılanması” ve “Devlet E-Hafıza” gibi proje gruplarında da yer almıştır. Çok iyi derece İngilizce bilen Akyener, evli ve üç çocuk babasıdır.

Bir cevap yazın