Güney Akımı Gaz Boru Hattı Geri Dönerse
Mayıs 11, 2016
Petrol Piyasasında Bu Hafta (16 Mayıs 2016)
Mayıs 16, 2016
Avrupa’da bazı uzmanlar nihayet İran gazının yakın zamanda Avrupa’ya gelme ihtimalinin olmadığı konusunda görüş bildirmiş. Bu yakın zaman ifadesinin de 6 ila 10 yıl arasında değişeceğini belirtmiş. Bu bağlamda da en önemli konu olarak da İran’ın gazını Avrupa’ya LNG olarak mı yoksa Türkiye üzerinden inşa edilecek yeni bir boru hattı ile mi taşıyacağına kadar vermesi tespitinde bulunmuş…

Yıllardır TESPAM olarak vurguladığımız gerçeğe tam parmak basamasalar da doğruya yakın fakat eksik bir yaklaşımda bulunmuşlar…

Neden mi?

Üç ana sebebi var:

  • İran’da henüz önemli bir gaz ihracat potansiyeli yok.
  • Güney Pars gibi büyük sahalar önümüzdeki 10 yıl içerisinde geliştirilse ve dünya piyasalarına arz edilebilecek duruma getirilse dahi, üretilecek gaz maliyeti + taşıma maliyetleri dikkate alındığında bu gaz Türkiye üzerinden inşa edilecek bir boru hattı ile ekonomik olarak Avrupa piyasalarına gidemez. Proje ekonomilerinin gaz ile birlikte üretilen kondensat satışı ile karlı duruma geçebileceği, petrol fiyatlarının tekrar yükseleceği ve belki yeni boru hattı inşa etmek yerine Türkiye’de inşa edilen TANAP’ın geliştirilmesi ile uzun dönemde elde edilecek boş kapasitenin kullanılabileceği varsayılsa dahi; bu şartlarda İran gazı Avrupa piyasalarındaki diğer tedarikçiler ile rekabete giremez.
  • Bunun yerine Pakistan ve Hindistan piyasalarına çok daha ekonomik olarak ulaşabilir ve rahatlıkla rekabet edebilir.

Demek ki, nihayet (tedarik kaynakları net olmadığı için) ölü doğan Nabucco Projesi’nden bu yana, İran gazının Avrupa’ya Güney Gaz Koridoru kapsamında Türkiye üzerinden bir boru hattı ile nakil edilemeyeceği gerçeğinin farkına varılmış durumda.

Yani diğer bir değişle konu siyasi değil, tam tersine ekonomik…

Peki, bu noktada Türkiye nasıl adımlar atmalı?

Bu sorunun cevabını verebilmek için çok yönlü düşünülen uzun çalışmalar yapılması gerekli… Fakat öncelikle atılacak adımlar planlanmadan önce kurguların bilimsel tabanlarının sağlam olması önemli…

***

Peki, İran gazı Türkiye üzerinden boru hattı ile Avrupa’ya ekonomik olarak gidemeyecekse, birçok farklı ortamda konuşulan, İran ve Türkmenistan gazlarını Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşıyacak olan İran Türkiye Avrupa Doğal Gaz Boru Hattı Projesi (ITE) neyi hedeflemektedir?

Bu boru hattı mühendislik çalışmalarına 2011 yılında başlanmış iken ve 2016 sonunda gaz transferine başlanacağı planlanırken niçin henüz inşaat faaliyetlerine başlanmamıştır?

Demek ki, bir boru hattını inşa edebilmek için öncelikle ekonomik olarak taşınacak gaz kaynağına sahip olmak gerekliymiş. Gaz tedariki sağlandıktan sonra, taşıma maliyetleri, ilgili pazara ulaştığındaki son maliyeti, piyasa koşulları vb. birçok hususun sağlanması gerekirmiş…

Gaz satış anlaşmalarına kadar her şeyin tamamlanması gerekliymiş…

Yoksa ulusal bazda küçük reklamlarla, alınan birkaç ruhsatla, bir web sitesi ile böylesi büyük bir hedef gerçekleştirilemezmiş…

Yani göstermelik bir boru hattı inşasını anlatan, web sitesinden alınan bilgiler ile ülkenin enerji politikalarını belirlemek hiç de mantıklı değilmiş…

Ayrıca inceleme yapıldığında Türkmen gazının da aynı güzergâhtan Avrupa’ya gitmesi muteber değilmiş…

***

Bu kısa yaklaşımdan hedef; kamuoyunun, hatta konu ile ilgili uzman ve akademisyenlerin dahi detaylı ve çok yönlü çalışma yapmadan inandıkları tutarsızlıkları çürüterek ülkenin enerji politikaları kapsamındaki hedeflerini zedelemek değildir. Tersine büyük oynayacak Yeni Türkiye’nin enerji alanındaki adımlarını daha tutarlı ve sağlam atmasına katkıda bulunmaktır.

Oğuzhan AKYENER

TESPAM Başkanı

13.05.2016

Oğuzhan AKYENER
Oğuzhan AKYENER
Oğuzhan Akyener 1983 yılında Gönen’de doğmuştur. Eğitim hayatına Gönen Şehit Rahmi İlkokulunda başlamış ve orta okuldan itibaren, Gönen Anadolu Lisesi’nde devam etmiştir. 2001 yılında buradan mezun olduktan sonra, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ)’nde Petrol ve Doğalgaz Mühendisliği’nde lisans eğitimine başlamıştır. ODTÜ’de öğrenim gördüğü dönemde çok aktif bir öğrencilik hayatı geçiren Akyener, birçok sosyal projede görev almış, TESPAM’ı bir öğrenci kulübü olarak hayata geçirmiş, eş zamanlı olarak Anadolu Üniversitesi’nde İşletme alanında eğitim almaya başlamış, Gönen Jeotermal Kaynakları ile ilgili projeler hazırlamış ve birçok uluslararası ortamda konuşmacı olarak ülkesini ve kurucusu olduğu öğrenci kulüplerini temsil etmiştir. 2006 yılında ODTÜ Petrol ve Doğalgaz Mühendisliğinden, 2008 yılında ise Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesinden mezun olmuştur. Aynı zamanda ODTÜ mezuniyeti sonrasında, Gönen Belediyesi’ne “Jeotermal Rezervuar Yönetimi” ve yüzey tesisleri alanında bir yıl boyunca danışmanlık hizmeti vermiştir. Bu süreçte de eş zamanlı olarak bir dış ticaret firmasında iş hayatına başlamıştır. 2006 yılı sonunda TPAO Yurtdışı Projeler Dairesi’nde Rezervuar Mühendisi olarak göreve başlayan Akyener, kurumun Azerbaycan, Libya, İran, Cezayir, Irak, Tunus, Kazakistan, Brezilya, Ukrayna, Suriye, Özbekistan, Türkmenistan, İngiltere, Rusya gibi birçok projesinde aktif görev almıştır. Ayrıca 2007 yılında ODTÜ Jeodezi ve Coğrafi Bilgi Sistemleri Bölümünde, uzaktan algılama ve CBS tabanlı sistemler alanında akademik çalışmalar yapmıştır. 2007 – 2009 yılları arasında TPAO’nun Libya Ofisinde teknik ihalelerin değerlendirilmesi kapsamında dönüşümlü olarak görev almıştır. 2010 – 2011 yılları arasında Ağrı Doğubayazıt İlçesinde (kısa dönem olarak) askerlik görevini tamamlamıştır. Askerlik sürecinde de, “Bölük İçi Kalite Çemberi” gibi bazı yeni uygulamaların hayata geçmesine vesile olmuştur. 2011 – 2014 yılları arasında TPAO’nun Azerbaycan ofisine, ilgili bütün projelerden sorumlu Teknik Müdür olarak atanmış ve TPAO’yu ilgili uluslararası ortamlarda temsil etmiştir. 2014 – 2018 yılları arasında, TPAO’nun Merkez Ofisinde Yurtdışı Projeler ve İş Geliştirme alanında danışmanlık görevini sürdürmüştür. Ayrıca Azerbaycan’dan Türkiye’ye dönüş yaptıktan sonra, 2015 yılında, bir öğrenci kulübü olarak başlattığı TESPAM’ı bir düşünce kuruluşu olarak yeniden aktive etmiş ve TESPAM bünyesinde birçok uluslararası çalışma ve projeye imza atmıştır. 50’den fazla makalesi, yüzlerce köşe yazısı, onlarca röportajı farklı ortamlarda yayınlanmış ve ulusal, uluslararası arenada beğeni kazanmıştır. TESPAM bünyesinde çıkartılan “Energy Policy Turkey” ve “Turkish Journal of Energy Policy” dergilerinin yazarı ve imtiyaz sahibidir. “Enerji Panorama” ve “Yerli Düşünce” dergilerinde de köşe yazarlığı yapmakta, TESPAM’ın başkanlığını, TENVA’nın yönetim kurulu üyeliğini ve Kıbrıs Bahçeşehir Üniversitesi Deniz Hukuku Uygulamaları Araştırma Merkezi’nin de danışmanlar kurulu üyeliğini sürdürmektedir. Köklerine bağlı, şehirlileşme üzerine kurulan bir medeniyet tasavvurunu hayata geçirme gayesiyle faaliyet gösteren; “Cuma Ağacı” derneğinin ise kurucu başkanıdır. Farklı alanlarda kaleme aldığı (“Peygamber Ordusunda Askerlik”, “Cuma Rüzgarı”, “Bizim Halep: Enerji Harekatı”, “Doğu Akdeniz Gaz Politikaları”, “Enerji-Güvenlik-Siyaset Boyutlarıyla Suriye İç Savaşı”, “Türk-İslam Dünyasında Enerji Birliği” ve “Yeni Türkiye Vizyonunu Taşıyan Örnek Bir Belediyecilik Anlayışı” isimlerinde) 7 adet kitabı bulunan Akyener, 2016 yılında Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nde İşletme alanında yüksek lisans programını tamamlamıştır. 2017 yılında ise Polis Akademisi’nde Uluslararası Güvenlik alanında başladığı ve tamamlanmak üzere olan akademik çalışmalarına ek olarak, hukuk ve uluslararası ilişkiler alanlarında da farklı üniversitelerde eğitimine devam etmektedir. Bugüne kadar birçok uluslararası ortamda ülkesini temsil eden, ulusal ve uluslararası basın kuruluşlarına mülakatlar veren, yerine göre manşetlerde yer alan ve ülkesinin enerji politikalarının belirlenmesinde önemli katkılar ortaya koyan Akyener, Cumhurbaşkanlığı makamına özel olarak hazırlanan “Ulusal Güvenlik Yapılanması” ve “Devlet E-Hafıza” gibi proje gruplarında da yer almıştır. Çok iyi derece İngilizce bilen Akyener, evli ve üç çocuk babasıdır.

Bir cevap yazın