Türk Koridoru
Aralık 15, 2020
Irak’ta Değişen Dinamikler
Aralık 24, 2020

İsrail İle Lübnan Arasında Devam Eden MEB Görüşmeleri

Bu yazı BBN Türk’te yayınlanmıştır. İlgili link: https://www.bbnhaber.com.tr/yazi/israil-ile-lubnan-arasinda-devam-eden-meb-gorusmeleri

 

Pek takip etmiyoruz…

İsrail ile Lübnan arasında MEB ihtilaflarının çözümü için görüşmeler devam ediyor.

ABD ve BM garantörlüğünde süren görüşme trafiği, İsrail tarafının ihtilaflı bölgenin % 52’sini Lübnan’a bırakabileceğini ifade etmesi akabinde yeni bir aşamaya girdi.

(Bu süreci İsrail tarafı ile görüşmekten imtina ederek yürüten) Lübnan tarafı ise taleplerini bir adım daha güneye kaydırarak, İsrail’in geliştirmekte olduğu Kuzey Kariş gaz sahasından pay almak istediğini ifade ederek görüşmeleri kilitledi.

Peki, İsrail bu bağlamda ilgili sahadan pay ayırarak, ihtilafın daha güneye kaymasına izin verir mi?

Tabii ki hayır!

***

Bir de şu şekilde soralım: “İlgili müzakere süreci İsrail ve Lübnan’a ne kazandıracak?”

İsrail bu durumda; şayet bir çözüm ortamı oluşur, Lübnan’da da kale alınır bir keşif söz konusu olursa, belki Lübnan üzerinden Leviathan sahasının ikinci fazını üretime alarak, Türkiye piyasalarına arz sağlayabilecektir.

Ayrıca market erişimi kısıtlamaları sebebiyle bir türlü yatırımcı bulamadığı yeni arama ruhsatlarını da pazarlayabilecektir.

Tabii burada dikkat edilmesi gereken zor bir husus var ki; bu hedef doğrultusunda Türkiye’yi ikna ve Güney Kıbrıs ile mevcut MEB anlaşmasını da delmesi gerekecektir!

Öte yandan, Lübnan tarafı, 2. İhale sürecini başlatabilmek için, bir kısmı ihtilaflar dâhilinde kalan 9 numaralı blokta bir keşif yapmak zorundadır.

İsrail ise bu girişime müsaade etmeyecek gibi görülmektedir. Bir ihtimal neticeyi görmek için, sadece arama sondajının yapılmasına göz yumabileceği düşünülse de, reel politik perspektifli bir pencereden bakıldığında, olası bir keşfin geliştirilebilmesi; güvenlik riskleri ve siyasi baskılar altında imkânlar dâhilinde değildir.

Dolayısıyla, bu sarmalda, Lübnan şayet bir uzlaşıya razı olur da akabinde bir keşif söz konusu olursa,

Bu keşif de geliştirilerek, üretime alınabilir ve paraya döndürülebilirse,

Elde edilecek gelirler ile Lübnan bambaşka bir ülke halini alacaktır!

Diğer bir ifade ile ekonomik olarak güçlenen, eğitim, sağlık, kalkınma ve güvenlik alanlarına daha fazla harcama yapabilen ve İran’ın boyunduruğundan kurtulan bir Lübnan’dan bahsedebilecektir…

Tabii denklem birçok “eğer” sarmalı etrafında kurulu karmaşık olasılıklar ihtiva etmektedir.

Türkiye’ye gelince;

Mevcut kaynak geliştirme senaryolarının hepsi sadece Türkiye üzerinden makul olan İsrail (Leviathan 2. Faz) ve (sözde) G. Kıbrıs keşifleri realiteye dönebilmek için, Türkiye’nin rızasına muhtaçtır!

Türkiye’nin rızası alınsa dahi, Kıbrıs ihtilaflarının çözümü hiç de kolay görülmemektedir.

Lübnan’daki keşif olasılıkları ve bu bağlamdaki geliştirme senaryoları süreci değiştirebilecektir.

Tabii eğer çözüm elde edilemezse, geriye İsrail için 2035’leri beklemek, G. Kıbrıs için ise mevcut keşiflerin üzerine bir bardak su içmek kalacaktır.

AB de yeni bütçe paketinden petrol ve gaz boru hattı desteklerini çıkarmışken, EASTMED boru hattı rüyası tamamen tarihe gömülmekte ve D. Akdeniz enerji ekseni dışında, MEB ihtilafları merkezli bir güç diplomasisi etrafında yeni olası dengeleri beklemeye bırakılmaktadır.

Velhasıl kelam, geldiğimiz noktada yeni gelişmeler neye gebe kestiremesek ve çözüm olasılıklarının çok zahmetli olduğu gerçeğini bir kez daha idrak etsek de, diyebileceğimiz o dur ki;

Doğu Akdeniz’de Türkiye aleyhine kurulmuş olan (gariptir ki, Filistin’in de bir aralarında yer aldığı) ilgili cephenin ana tezi olan East Med Boru Hattı Projesi ile birlikte, müttefiklik de tarihe gömülmüştür.

Şimdi yeni denklem Lübnan – İsrail arasındaki görüşmelere kaymıştır. Türkiye’nin ise eli halen eko-politik konseptten çok güçlüdür!

 

 

 

 

Oğuzhan AKYENER
Oğuzhan AKYENER
Oğuzhan Akyener 1983 yılında Gönen’de doğmuştur. Eğitim hayatına Gönen Şehit Rahmi İlkokulunda başlamış ve orta okuldan itibaren, Gönen Anadolu Lisesi’nde devam etmiştir. 2001 yılında buradan mezun olduktan sonra, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ)’nde Petrol ve Doğalgaz Mühendisliği’nde lisans eğitimine başlamıştır. ODTÜ’de öğrenim gördüğü dönemde çok aktif bir öğrencilik hayatı geçiren Akyener, birçok sosyal projede görev almış, TESPAM’ı bir öğrenci kulübü olarak hayata geçirmiş, eş zamanlı olarak Anadolu Üniversitesi’nde İşletme alanında eğitim almaya başlamış, Gönen Jeotermal Kaynakları ile ilgili projeler hazırlamış ve birçok uluslararası ortamda konuşmacı olarak ülkesini ve kurucusu olduğu öğrenci kulüplerini temsil etmiştir. 2006 yılında ODTÜ Petrol ve Doğalgaz Mühendisliğinden, 2008 yılında ise Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesinden mezun olmuştur. Aynı zamanda ODTÜ mezuniyeti sonrasında, Gönen Belediyesi’ne “Jeotermal Rezervuar Yönetimi” ve yüzey tesisleri alanında bir yıl boyunca danışmanlık hizmeti vermiştir. Bu süreçte de eş zamanlı olarak bir dış ticaret firmasında iş hayatına başlamıştır. 2006 yılı sonunda TPAO Yurtdışı Projeler Dairesi’nde Rezervuar Mühendisi olarak göreve başlayan Akyener, kurumun Azerbaycan, Libya, İran, Cezayir, Irak, Tunus, Kazakistan, Brezilya, Ukrayna, Suriye, Özbekistan, Türkmenistan, İngiltere, Rusya gibi birçok projesinde aktif görev almıştır. Ayrıca 2007 yılında ODTÜ Jeodezi ve Coğrafi Bilgi Sistemleri Bölümünde, uzaktan algılama ve CBS tabanlı sistemler alanında akademik çalışmalar yapmıştır. 2007 – 2009 yılları arasında TPAO’nun Libya Ofisinde teknik ihalelerin değerlendirilmesi kapsamında dönüşümlü olarak görev almıştır. 2010 – 2011 yılları arasında Ağrı Doğubayazıt İlçesinde (kısa dönem olarak) askerlik görevini tamamlamıştır. Askerlik sürecinde de, “Bölük İçi Kalite Çemberi” gibi bazı yeni uygulamaların hayata geçmesine vesile olmuştur. 2011 – 2014 yılları arasında TPAO’nun Azerbaycan ofisine, ilgili bütün projelerden sorumlu Teknik Müdür olarak atanmış ve TPAO’yu ilgili uluslararası ortamlarda temsil etmiştir. 2014 – 2018 yılları arasında, TPAO’nun Merkez Ofisinde Yurtdışı Projeler ve İş Geliştirme alanında danışmanlık görevini sürdürmüştür. Ayrıca Azerbaycan’dan Türkiye’ye dönüş yaptıktan sonra, 2015 yılında, bir öğrenci kulübü olarak başlattığı TESPAM’ı bir düşünce kuruluşu olarak yeniden aktive etmiş ve TESPAM bünyesinde birçok uluslararası çalışma ve projeye imza atmıştır. 50’den fazla makalesi, yüzlerce köşe yazısı, onlarca röportajı farklı ortamlarda yayınlanmış ve ulusal, uluslararası arenada beğeni kazanmıştır. TESPAM bünyesinde çıkartılan “Energy Policy Turkey” ve “Turkish Journal of Energy Policy” dergilerinin yazarı ve imtiyaz sahibidir. “Enerji Panorama” ve “Yerli Düşünce” dergilerinde de köşe yazarlığı yapmakta, TESPAM’ın başkanlığını, TENVA’nın yönetim kurulu üyeliğini ve Kıbrıs Bahçeşehir Üniversitesi Deniz Hukuku Uygulamaları Araştırma Merkezi’nin de danışmanlar kurulu üyeliğini sürdürmektedir. Köklerine bağlı, şehirlileşme üzerine kurulan bir medeniyet tasavvurunu hayata geçirme gayesiyle faaliyet gösteren; “Cuma Ağacı” derneğinin ise kurucu başkanıdır. Farklı alanlarda kaleme aldığı (“Peygamber Ordusunda Askerlik”, “Cuma Rüzgarı”, “Bizim Halep: Enerji Harekatı”, “Doğu Akdeniz Gaz Politikaları”, “Enerji-Güvenlik-Siyaset Boyutlarıyla Suriye İç Savaşı”, “Türk-İslam Dünyasında Enerji Birliği” ve “Yeni Türkiye Vizyonunu Taşıyan Örnek Bir Belediyecilik Anlayışı” isimlerinde) 7 adet kitabı bulunan Akyener, 2016 yılında Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nde İşletme alanında yüksek lisans programını tamamlamıştır. 2017 yılında ise Polis Akademisi’nde Uluslararası Güvenlik alanında başladığı ve tamamlanmak üzere olan akademik çalışmalarına ek olarak, hukuk ve uluslararası ilişkiler alanlarında da farklı üniversitelerde eğitimine devam etmektedir. Bugüne kadar birçok uluslararası ortamda ülkesini temsil eden, ulusal ve uluslararası basın kuruluşlarına mülakatlar veren, yerine göre manşetlerde yer alan ve ülkesinin enerji politikalarının belirlenmesinde önemli katkılar ortaya koyan Akyener, Cumhurbaşkanlığı makamına özel olarak hazırlanan “Ulusal Güvenlik Yapılanması” ve “Devlet E-Hafıza” gibi proje gruplarında da yer almıştır. Çok iyi derece İngilizce bilen Akyener, evli ve üç çocuk babasıdır.

Bir cevap yazın