YOĞUNLAŞTIRILMIŞ GÜNEŞ ENERJİSİ SİSTEMLERİ (CSP) İLE ELEKTRİK ÜRETİMİ
Aralık 11, 2018
KAÇ GÜNEŞ PANELİ İHTİYACINIZ VAR: PANEL BOYUTU VE ÇIKIŞ FAKTÖRLERİ
Aralık 20, 2018

KATAR’SIZ BİR OPEC’İN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

Neredeyse 60 yıllık bir birliktelikten sonra, Katar OPEC üyeliğinden ticari sebeplerle çekileceğini duyurmuştur. Bu duyuru bazı uzmanlarca OPEC’in dağılıyor olduğu şeklinde dahi yorumlanmıştır. Bazılarınca da, sürecin ticari kaygılardan ziyade politik sebeplere dayandığı vurgulanmıştır.

Peki Katar’ın bu hamlesi daha analitik bir yaklaşım ile nasıl yorumlanmalıdır?

Gelinen noktada, OPEC ile ilgili bazı hususlara değinecek olursak;

  • OPEC’in petrol fiyatlarının belirlenmesi alanında aldığı kısıntı kararları önemli bir etki ortaya koyamamaktadır.
  • Bu minvalde fiyatların arttırılabilmesi maksatlı Rusya öncülüğünde, OPEC dışı ülkeler ile “OPEC+” isminde yeni bir karar alma mekanizması da oluşturulmuştur. Lakin, bu yapı dahi gerek ABD’nin yeni kur politikaları, gerekse de yerli üretim arttırma stratejileri gibi sebeplerle istenildiği ölçüde etkin olamamıştır.
  • “OPEC+”ın Suudi Arabistan ve Rusya öncülüğünde karar almaya başlaması, eski köklü OPEC üyesi ülkelerin süreçlerdeki etkinliğinin azalması ile sonuçlanmıştır.
  • Zaten 1973 krizinden bu yana eskisi kadar güçlü ve etkin olamayan OPEC’e yönelik, Suudi Arabistan dışındaki üyelerin inancı zayıflamıştır.
  • OPEC üyesi ülkeler arasında yaşanan siyasi kutuplaşma, Suudi Arabistan bloğunun İsrail ile birlikte hareket etmeye başlayarak, Katar ve İran’a karşı düşmanca tutum sergilemesi birlik içerisindeki ilişkilerin iyice gerilmesine yol açmıştır.

Tüm bu etmenlerin yanı sıra, Katar bir OPEC üyesi olarak 25,2 milyar varillik kanıtlanmış petrol/kondensat rezervi ile birlikte ortalama 0,6 milyon varil/günlük bir üretime sahiptir. Yani birçok ülkeden daha fazla rezerve sahiptir. Fakat üretim miktarı diğer OPEC ülkelerine kıyasla o kadar da büyük değildir. Doğalgaz açısından bakıldığında da, hali hazırda dünyadaki en büyük LNG tadarikçisidir. Katar şu ana kadar ilgili kesinti kararına fazlasıyla uymuştur. Son dönemde yaklaşık 35 000 varil/günlük bir kesintiye gitmiştir.

Bunlarla birlikte, OPEC ve “OPEC+” bünyesinde Suudi Arabistan öncülüğünde kendisine karşı kurulmuş koalisyonun kısıntı kararlarına daha fazla uymak zorunda da değildir. Bu sayede daha rahat hareket edebilme kabiliyeti de kazanacaktır. Kaldı ki, kendi hakimiyet alanı dahilinde yeni petrol rezervleri bulma gibi bir beklentisi de bulunmamaktadır.

Sonuç olarak, OPEC’in dağılıyor olduğu iddiaları tutarlı olmasa da, Katar’ın bu tutumunun arkasında ekonomik etkenler bulunduğu gibi, siyasi etmenlerin de var olduğu düşünülebilecektir.

O zaman bu süreçten Katar, OPEC yada dünya piyasaları nasıl etkilenecektir?

Katar üretim kesintisi alanında bağlayıcı bir yaptırıma takılmadan, üretimine devam edecektir. Kaldı ki, 35 000 varil / günlük bir kesinti kendisi için önemli olsa da, OPEC yada dünya piyasaları için önemli değildir. Bunlarla birlikte, Katar’ın birlikten ayrılması zamanla “OPEC+” ile etkinliği azalan diğer OPEC ülkeleri için de emsal bir hamle teşkil edebilecektir.

Peki bu duruma Türkiye hangi perspektiften bakmalıdır? 

Türkiye’nin bu hamleyi kendisi ve İslam dünyası için bir fırsat olarak değerlendirmesi gerekmektedir.  Zaten çok yakın ilişkide olduğu kardeş ülke Katar ile enerji alanında yeni hamleler tasarlamalı ve hayata geçirmelidir. Bu kapsamda İslam dünyasına hiçbir katkısı olmayan OPEC’in bir kenara bırakıldığı ve Türkiye’nin önderliğinde kurulacak olan “İslam Enerji Birliği”nin modellendiği yapının, Katar’ın da desteği ile hayata geçirilmesi için ilk adımın atılması konusunda girişimler yapılmalıdır.

Oğuzhan AKYENER
Oğuzhan AKYENER
Oğuzhan Akyener 1983 yılında Gönen’de doğmuştur. Eğitim hayatına Gönen Şehit Rahmi İlkokulunda başlamış ve orta okuldan itibaren, Gönen Anadolu Lisesi’nde devam etmiştir. 2001 yılında buradan mezun olduktan sonra, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ)’nde Petrol ve Doğalgaz Mühendisliği’nde lisans eğitimine başlamıştır. ODTÜ’de öğrenim gördüğü dönemde çok aktif bir öğrencilik hayatı geçiren Akyener, birçok sosyal projede görev almış, TESPAM’ı bir öğrenci kulübü olarak hayata geçirmiş, eş zamanlı olarak Anadolu Üniversitesi’nde İşletme alanında eğitim almaya başlamış, Gönen Jeotermal Kaynakları ile ilgili projeler hazırlamış ve birçok uluslararası ortamda konuşmacı olarak ülkesini ve kurucusu olduğu öğrenci kulüplerini temsil etmiştir. 2006 yılında ODTÜ Petrol ve Doğalgaz Mühendisliğinden, 2008 yılında ise Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesinden mezun olmuştur. Aynı zamanda ODTÜ mezuniyeti sonrasında, Gönen Belediyesi’ne “Jeotermal Rezervuar Yönetimi” ve yüzey tesisleri alanında bir yıl boyunca danışmanlık hizmeti vermiştir. Bu süreçte de eş zamanlı olarak bir dış ticaret firmasında iş hayatına başlamıştır. 2006 yılı sonunda TPAO Yurtdışı Projeler Dairesi’nde Rezervuar Mühendisi olarak göreve başlayan Akyener, kurumun Azerbaycan, Libya, İran, Cezayir, Irak, Tunus, Kazakistan, Brezilya, Ukrayna, Suriye, Özbekistan, Türkmenistan, İngiltere, Rusya gibi birçok projesinde aktif görev almıştır. Ayrıca 2007 yılında ODTÜ Jeodezi ve Coğrafi Bilgi Sistemleri Bölümünde, uzaktan algılama ve CBS tabanlı sistemler alanında akademik çalışmalar yapmıştır. 2007 – 2009 yılları arasında TPAO’nun Libya Ofisinde teknik ihalelerin değerlendirilmesi kapsamında dönüşümlü olarak görev almıştır. 2010 – 2011 yılları arasında Ağrı Doğubayazıt İlçesinde (kısa dönem olarak) askerlik görevini tamamlamıştır. Askerlik sürecinde de, “Bölük İçi Kalite Çemberi” gibi bazı yeni uygulamaların hayata geçmesine vesile olmuştur. 2011 – 2014 yılları arasında TPAO’nun Azerbaycan ofisine, ilgili bütün projelerden sorumlu Teknik Müdür olarak atanmış ve TPAO’yu ilgili uluslararası ortamlarda temsil etmiştir. 2014 – 2018 yılları arasında, TPAO’nun Merkez Ofisinde Yurtdışı Projeler ve İş Geliştirme alanında danışmanlık görevini sürdürmüştür. Ayrıca Azerbaycan’dan Türkiye’ye dönüş yaptıktan sonra, 2015 yılında, bir öğrenci kulübü olarak başlattığı TESPAM’ı bir düşünce kuruluşu olarak yeniden aktive etmiş ve TESPAM bünyesinde birçok uluslararası çalışma ve projeye imza atmıştır. 50’den fazla makalesi, yüzlerce köşe yazısı, onlarca röportajı farklı ortamlarda yayınlanmış ve ulusal, uluslararası arenada beğeni kazanmıştır. TESPAM bünyesinde çıkartılan “Energy Policy Turkey” ve “Turkish Journal of Energy Policy” dergilerinin yazarı ve imtiyaz sahibidir. “Enerji Panorama” ve “Yerli Düşünce” dergilerinde de köşe yazarlığı yapmakta, TESPAM’ın başkanlığını, TENVA’nın yönetim kurulu üyeliğini ve Kıbrıs Bahçeşehir Üniversitesi Deniz Hukuku Uygulamaları Araştırma Merkezi’nin de danışmanlar kurulu üyeliğini sürdürmektedir. Köklerine bağlı, şehirlileşme üzerine kurulan bir medeniyet tasavvurunu hayata geçirme gayesiyle faaliyet gösteren; “Cuma Ağacı” derneğinin ise kurucu başkanıdır. Farklı alanlarda kaleme aldığı (“Peygamber Ordusunda Askerlik”, “Cuma Rüzgarı”, “Bizim Halep: Enerji Harekatı”, “Doğu Akdeniz Gaz Politikaları”, “Enerji-Güvenlik-Siyaset Boyutlarıyla Suriye İç Savaşı”, “Türk-İslam Dünyasında Enerji Birliği” ve “Yeni Türkiye Vizyonunu Taşıyan Örnek Bir Belediyecilik Anlayışı” isimlerinde) 7 adet kitabı bulunan Akyener, 2016 yılında Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nde İşletme alanında yüksek lisans programını tamamlamıştır. 2017 yılında ise Polis Akademisi’nde Uluslararası Güvenlik alanında başladığı ve tamamlanmak üzere olan akademik çalışmalarına ek olarak, hukuk ve uluslararası ilişkiler alanlarında da farklı üniversitelerde eğitimine devam etmektedir. Bugüne kadar birçok uluslararası ortamda ülkesini temsil eden, ulusal ve uluslararası basın kuruluşlarına mülakatlar veren, yerine göre manşetlerde yer alan ve ülkesinin enerji politikalarının belirlenmesinde önemli katkılar ortaya koyan Akyener, Cumhurbaşkanlığı makamına özel olarak hazırlanan “Ulusal Güvenlik Yapılanması” ve “Devlet E-Hafıza” gibi proje gruplarında da yer almıştır. Çok iyi derece İngilizce bilen Akyener, evli ve üç çocuk babasıdır.

Bir cevap yazın