Azərbaycanın Enerji Təhlükəsizliyi Siyasəti
Ekim 11, 2019
SURİYE’DE ENERJİ KARTI DAHA FAZLA DİKKAT ÇEKMEYE BAŞLIYOR!
Ekim 22, 2019

PYD’NİN SONU

Doç. Dr. Hüseyin ŞEYHANLIOĞLU

Gaziantep Üniversitesi Öğretim Üyesi

(Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Uzmanı)

PYD’NİN SONU

1998 yılında PKK’ya yardım ve yataklık yaptığı için yirmi yıllık sabrı taşan Türkiye’nin, Suriye’yi doğrudan savaşla tehdit etmesi üzerine, Adana Mutabakaatı sonucu Bekaa Vadisi’nden çıkarılan PKK, 2003 yılında Suriye İstihbarat kurumu El Muhaberat öncülüğünde PYD’yi kurdu. (Aynı dönemde DAİŞ de Şam’daki, Sayednaya hapishanesinde İran, Rus, İsrail, ABD, Fransız ve Suriye İstihbaratı tarafından kurulmuştu.)

2011 yılında Celal Talabani’nin evinde, Esed’in eniştesi askeri istihbarat başkanı Asıf Şevket, İran’ın Ortadoğu komutanı Kasım Süleymani, Murat Karayılan ve Salih Müslim tarafından PYD faal hale getirilirken, 16 demokrat ve-ya muhafazakâr Kürt siyasal hareketi de saf dışı edildi. Burada ana aktör İran’ın Ortadoğu’daki yezidin kılıcı Kasım Süleymani ve Suriye Ulusal Güvenlik Konseyi Başkanı Ali Memlük idi. Memlük, halk arasında Sünni bir Kürt olarak bilinmesine rağmen, aslında Hafız Esed’le (Esed ailesi canavar olan soyadlarını Esad olarak değiştirmişlerdir.) teyze çocukları olup, aslen İskenderunlu bir Nuseyri ve soyadı gibi tam bir Esed kölesidir.

Nüfusun en yoksul ve yoksun bölümünü oluşturan Maktumim Kürtlerine (Türkiye’den gelen kaçak göçmenler) Hafız Esed döneminde orduya kayıt olma hakkı verilmiş ve müracaat eden Kürt gençleri, kardeş Rıfat Esed’a bağlı ‘Özel Kuvvetler Komutanlığı’ bünyesinde şebbihalar niyetine kullanılmıştır. Şu anki PYD’nin yönetim kademesinde bulunanların babaları veya yakın akrabaları ihvancı olarak tanımlanan mazlum ve dindar Halep, Deyr’üz Zor, Rakka,  Der’a ve Hama halklarına karşı katliamlar yapmışlardı.

Suriye devletinin Kürtleri potansiyel tehdit olarak görmesinden dolayı, savaşmayı ve kurumsal hareket etmeyi pek de bilmeyen ortalama bir Suriye Kürdü’nü sevk-ü idare etme görevi de PKK içindeki, Beşşar Esed’in sınıf arkadaşı Dr. Bahoz ve 82 Hama katillerine verilmiştir.Bugün bile Esed, ayda 150 milyon Suriye Lirasını PYD’ye maaş olarak vermektedir. Haseki de aynı devlet dairelerinde Rus, PYD ve Nuseyriler OKEY oynamaktadırlar.

İşgal, imha ve ilhak sürecinde ise PYD bir yere girmeden önce oraya öncelikle DAİŞ saldırtılıyordu. Vahşice birkaç kelle kesme sahnesinden sonra, öncelikle ağır Rus ve/ya Amerikan hava bombardımanı başlıyor, sonra da kahraman(!) PYD’liler orayı tek kurşun atmadan teslim alıp özgürleştiriyordu.

Yaklaşık 60 000 kişilik PYD silahlı birliğinin yaklaşık %60’ı maaşa bağlanmış Osmanlı zamanında dahi yağmacılıklarıyla bilinen, meşhur çöl bedevilerinden Arap Tay ve Şammar aşiretlerinden oluşmaktadır. İlk olarak Gırı Zor kışlasından önce Esed’in kışlalarında eğitim alan, hafif ve ağır silahları Suriye rejiminden temin eden PYD, ABD yardımıyla iyice güçlenmiş olup adını da Demokratik Suriye Kuvvetler Birliği olarak değiştirmiştir.

Hâlihazırda PYD’nin çıkardığı petrolün %40’ı Esed’e,  %10’u Cezire Kantonu Başkanı Şammar Aşireti Lideri Hadi’ye,  %10’u Tay Aşireti Reisi Muhammed Faris’e verilmektedir.

PYD bölgesine çoğu Türkiye’den gönderilen temel yardımlar bile, çok fahiş fiyatlarla örgüt kontrolünde satılmaktadır. Örneğin, çay şekeri alamayan bir aile, beş kuruşluk kalitesiz bir lolipop şekeriyle, tüm aile çaylarını tatlandırmaktadır. Oysa bu bölgede insanlar demliğe dahi şeker atıpadeta şeker üstü çay içmerler.

Fırat’ın Doğusunun (Rojava) PYD kontrolüne geçmesinden sonra saf dışı edilen başlıca Kürt siyasetçileri şunlardır:

1.          Geleceğin Partisi Lideri Avukat Meş’al Fazıl Temmo: Temmo, Rejim ve PYD tarafından defalarca tehdit edilmiş ve Türkiye’ye geleceği gün toplantı halindeyken, PYD öncülüğünde rejim tarafından öldürüldü (8 Ekim 2011).

2.          Bedro Aşiret lideri Abdullah Bedro: Öcalan’a Şam’daki trilyonluk evini verecek kadar PKK’yle içli dışlı olan Abdullah Bedro, 1000 kişiyle şehri basan PKK’lı Bahoz Erdal(Dr. Fehman Hüseyin) tarafından öldürüldü. Bahoz, Bedro’nun âleme ibret olsun diye de saldırıda yaralanan üç oğlunu hastanede öldürdü.

3.          Demokratik Birlik Partisi Halep Sorumlusu Dr. Şerzad Hac Reşid (2 Şubat 2012 öldürüldü)

4.          Demokrat Kürt Partisi Politbüro üyesi Nesredîn Berhik (16 Şubat 2012 öldürüldü)

5.          PYD tarafından tutuklanan gençlerin serbest bırakılması ve baskıların hafifletilmesi için Amude’de de düzenlenen oturma eyleminde, PYD tarafındanonlarca Kürt genci doçkalarla öldürülmüş ve muhalif Kürtler, Türkiye ve Irak Kürdistan’ına göç etmek zorunda kalmıştır (Haziran 2013).

6.          Suriye Kürdistan Demokrat Partisi Başkanı Salah Bedreddin, Almanya üzerinden Erbil’e kaçmak zorunda kalmıştır (2011).

7.          Suriye Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) üyesi Abdurrahman Abu’yu kaçırdığı bildirildi (04.03.2016).

8.          Kürt milletvekillerinden Fuat Aliko, PYD’nin Suriye’deki Kürtler’in yüzde yirmisini bile temsil etmediğini belirterek, ‘PYD uygulamalarının Esad zulmünden aşağı kalır yanı yok’ dedi. Aliko, Ocak ayında “PYD’yi nasıl görüyorsunuz” şeklinde imza kampanyası başlattıklarını ve bu kapsamda 625.400 imza toplandığını açıkladı. Haseke’de yaşayan yaklaşık yüz bin kişiden 84 bin, Kamışlı’da bulunan 200 bin kişiden ise 135 bin kiş PYD’den razı olmadıklarını belirten Aliko, PYD’nin, imzaları içinde bulunduğu okulla beraber yaktığını söyledi.

Sonuç olarak Suriye halkının ancak %8’ini oluşturan Nuseyriler, içerde Arap Jön Türkleri olan Baas Partisi ve dışarda İran fitnecileri, Rusya ve Batı eliyle ayakta durmaktadır. İran’ın hesabı Akdeniz’den Orta Asya’ya kesintisiz uzanan Şii bir Blok (Yezidin Kılıcı) kurmaktır. İran’n Ortadoğu komutanı Kasım Süleymani ve Hizbülesed çetesine göre Tahran’ın savunması Halep’ten başlamaktadır. İran, DAİŞ’i de Akdeniz’den Orta Asya’ya kadar kesintisiz Şii Blok’un önündeki tek boşluk olan Sünni Bağdat’ı (Irak) kontrol altına almak için Esed’le beraber kurmuştu. Rusya, Lazkiye ve Tartus üsleriyle tarihinde ilk kez sıcak sulara, sağlam olarak ayak basmış ve burayı GAZPROM için Akdeniz’in petrol rafineri üssü olarak elde geçirmiştir.  İsrail, ABD ve Avrupa’dan oluşan Batı Bloku’nun amacı ise petrol, Ortadoğu’nun stratejik kontrolü, İsrail’in güvenliği ve küresel hâkimiyettir.

Bu üçlünün planlarına göre fiilen ve resmen artık Suriye dörde bölünmüş durumdadır.

1.      Lazkiye, Tartus ve Şam’ı kontrol eden Nuseyri Esed Devleti.

2.      Kuzeyde laik, batılı, komünist ve Kürt milliyetçiliğine dayalı, kantonlardan oluşan, Cizre ve Sur’a rahmet okutacak bir vahşeti yıllardır uygulayan; 2015 yılından itibaren Sosyalist Enternasyonal’e üye olsa da Marx ve Lenin’i mezardan kaldıracak, öz yönetimin fikir babası Rus Yahudi’si Bookchin’i konuyu tekrar yazmak için eline kalemi verecek, Apo’nun kerameti kendinden menkul fikirlerine dahi eyvallah dedirtecek, dünya siyasi literatürüne daha girmemiş bir siyasi düzen (ABC’si Sur ve Cizre Çukurları)  kuran ikinci Kuzey Kore Devleti.

3.      Kaos içindeki müstakbel SünniHalep bölgesi.

4.      DAİŞ çete devleti.

 

Bundan yüzyıl önce yapılan Sykes-Picot’un yerine PYD ve DAİŞ gibi örgütler üzerinden İslam Dünyasını bir daha ayağa kalkamayacak şekilde yok etmektir.

Geçen zaman maalesef Bedro’yu haklı çıkarmıştır. Bedro’nun ölmeden önceki son sözleri şöyle olmuştur: “Kürt bölgesi Baas rejiminin milis güçleri olan ve el-muhaberat tarafından yönetilen PKK/PYD’nin kontrolüne geçerse Kürtler, Baas zulmünü mumla arar, PYD asla Kürtlerin bir hakka sahip olmasına da müsaade etmeyecektir”.

Henry Kissinger, baba (Hafız) Esad’ı poker oyununa elinde ikiler ve üçlerle girip ortadaki parayı silip süpüren bir tip olarak tanımlamaktadır. Kanaatimce Beşşar da iktidarını korumak için 22 milyonluk Suriye halkının en az yarısını sokağa atabilmekte, 500 000 ini katledebilmekte, Halep’i dahi Hama gibi haritadan silebilmekte ve bunun için de Rusya’dan ve İran’dan katiller ithal edebilmektedir.

Kısaca Şam’da kahvaltı yumurtasını pişirmek için tüm Suriye’yi yakabilmektedir. Bunlardan ABD’yle birlikte kullandıkları son mankurt, maalesef şimdilik PYD’dir. Ve bundan asıl amaç da PYD üzerinden Selahaddin-i Eyyubi’den Haçlı intikamı almaktır. Nihayetinde ittihatçılar, Baas, Milliyetçiler veya Saddam gibi savrulmak olacaktır.

 

Bir cevap yazın