Kerkük – Hafya Boru Hattı Projesi & Dengeler
Ekim 5, 2017
Irak’ta Son Gelişmeler & Kerkük’e Davet Edilen İngilizler
Ekim 20, 2017

Referandum Sonrası Irak’ta Enerji Kartları

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) bütün komşu ülkelerin, bağlı bulundukları merkezi yönetimin (MIY) ve hatta parlamentolarında yer alan birçok siyasi ve etnik hareketin karşıt görüşlerini hiçe sayıp, 25 Eylül tarihinde, aslında sonucu zaten belli olan bağımsızlık referandumunu ifa etti.
Referandum öncesinde özellikle Türkiye, MIY ve İran tarafından sürdürülen pazarlık süreçleri ve tehditler fayda vermedi. Belki de parlamento onayı olmadan 2015 yılından bu yana IKBY başkanlığını farklı oyunlar ile sürdürmeye çalışan Barzani:

  • Bu sürecin sonunda bütün Kürtleri ilk defa bağımsız bir sancak altında toplayacak lider olacağını,
  • Bu algı ile ömrünün sonuna kadar hakimiyetini ve koltuğunu koruyacağını,
  • Goran ve Talabani hareketi karşısında bundan sonra bir seçim yapılsa dahi her zaman başarılı çıkacağını,
  • Belki en büyük rakibi sayılabilecek, hem Goran hem de Talabani hareketince kabul gören Celal Talabani’nin başarılı bir referandum sonrasında zaten dünya değiştirip, risk teşkil etmeyeceğini,
  • Kendisini, Büyük Orta Doğu Projesini, bu proje kapsamında hedeflenen İsrail kontrolündeki büyük
  • Kürdistan’ı, bu hedefin ön adımları olan Kuzey Irak ve Kuzey Suriye’deki bağımsız Kürt oluşumlarını destekleyen efendilerinin artık böyle bir hamle için kararlı olduklarını ve kesin talimatları olduğunu,
  • Bu sebeple Türkiye’nin ciddi bir hamle yapmasının mümkün olmayacağını,
  • Şii milislerin ve MIY’nin de askeri operasyonlarının yine efendileri tarafından bertaraf edileceğini,
  • Rusya’nın da bu noktada çekimser gözükürken, Suriye üzerinden yapılan gayri resmi petrol ticareti sebebi ile IKBY’yi destekleyebileceklerini,
  • Referandum sonuçlarını yakın vadede uygulamaya geçiremeyeceğini,
  • Buna özellikle Türkiye’nin izin vermeyeceğini,
  • Fakat efendilerinin “bak referandumu yaptı ama uygulamaya geçirilmedi” algısı ile Türkiye’yi oyalayacağını,
  • Bu oyalama sürecinde de uluslararası toplum nezdinde daha fazla kabul görebileceklerini,
  • Hatta mağdur algısı oluşturabileceklerini,
  • Suriye’deki oluşumun da istenilen seviyeye gelmesi için zaman kazanılacağını,
  • Bunların yanı sıra istenilen adımlar atılabilirse, 1-2 yıl içerisinde hedeflenen tüm ihtilaflı bölgelerde de hakimiyet kurabileceklerini,
  • Kerkük ve diğer sahalardan üretilecek petrolü de yapılacak Kerkük – Hayfa boru hattı ile İsrail üzerinden dünya pazarlarına sunabileceklerini,
  • Suriye’deki askeri oluşum ve petrol nakli projeleri de tamamlandıktan sonra istenilen altyapı hazır edildiğinde artık Türkiye’ye de ihtiyaç kalmayacağını,
  • Ondan sonra Suriye’deki oluşumu da bünyelerine katıp, Türkiye ve İran’ı da bölmeye yönelik daha sağlam hamleler yapabileceğini düşünmekte ve belki hayal etmekteydi.

Yani özellikle Pentagon ve İsrail’in kati emri neticesinde, beklendiği üzere referandum yapıldı. Sonuçları da Kerkük şehrinde dahi oynanan demografik yapıya ek olarak olası liste ve sandık hilelerinin yapılacağı dikkate alındığında, zaten öncesinden belliydi.

Makalenin PDF versiyonu için tıklayınız

Oğuzhan AKYENER
Oğuzhan AKYENER
Oğuzhan AKYENER (Balıkesir), ODTÜ, Petrol ve Doğalgaz Mühendisliği Bölümü mezunu olan Oğuzhan AKYENER, 2006 yılı mezuniyetinden bu yana enerji ile alakalı bazı kurumlarda birçok yurt içi ve yurt dışı görevlerde bulunmuş ve yöneticilik yapmıştır. Bunların yanı sıra, Avrupa Birliği, Türkiye, Rusya, İran, Irak, Ortadoğu, Asya ve Kafkas enerji politikaları üzerine uluslararası arenada ses getiren çalışmalara imza atmıştır. Farklı konularda yazmış olduğu 3 adet kitabı bulunan Akyener, halen Türkiye Enerji Stratejileri ve Politikaları Araştırma Merkezi (TESPAM) başkanlık görevini sürdürmektedir. İyi derecede İngilizce bilmektedir.

Bir Cevap Yazın