Arakan Katliamı!
Eylül 14, 2017
OPEC  Dünya Petrol Görünümü (WOO) 2017 Raporu
Kasım 14, 2017

Referandum Sonrası Irak’ta Enerji Kartları

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) bütün komşu ülkelerin, bağlı bulundukları merkezi yönetimin (MIY) ve hatta parlamentolarında yer alan birçok siyasi ve etnik hareketin karşıt görüşlerini hiçe sayıp, 25 Eylül tarihinde, aslında sonucu zaten belli olan bağımsızlık referandumunu ifa etti.
Referandum öncesinde özellikle Türkiye, MIY ve İran tarafından sürdürülen pazarlık süreçleri ve tehditler fayda vermedi. Belki de parlamento onayı olmadan 2015 yılından bu yana IKBY başkanlığını farklı oyunlar ile sürdürmeye çalışan Barzani:

  • Bu sürecin sonunda bütün Kürtleri ilk defa bağımsız bir sancak altında toplayacak lider olacağını,
  • Bu algı ile ömrünün sonuna kadar hakimiyetini ve koltuğunu koruyacağını,
  • Goran ve Talabani hareketi karşısında bundan sonra bir seçim yapılsa dahi her zaman başarılı çıkacağını,
  • Belki en büyük rakibi sayılabilecek, hem Goran hem de Talabani hareketince kabul gören Celal Talabani’nin başarılı bir referandum sonrasında zaten dünya değiştirip, risk teşkil etmeyeceğini,
  • Kendisini, Büyük Orta Doğu Projesini, bu proje kapsamında hedeflenen İsrail kontrolündeki büyük
  • Kürdistan’ı, bu hedefin ön adımları olan Kuzey Irak ve Kuzey Suriye’deki bağımsız Kürt oluşumlarını destekleyen efendilerinin artık böyle bir hamle için kararlı olduklarını ve kesin talimatları olduğunu,
  • Bu sebeple Türkiye’nin ciddi bir hamle yapmasının mümkün olmayacağını,
  • Şii milislerin ve MIY’nin de askeri operasyonlarının yine efendileri tarafından bertaraf edileceğini,
  • Rusya’nın da bu noktada çekimser gözükürken, Suriye üzerinden yapılan gayri resmi petrol ticareti sebebi ile IKBY’yi destekleyebileceklerini,
  • Referandum sonuçlarını yakın vadede uygulamaya geçiremeyeceğini,
  • Buna özellikle Türkiye’nin izin vermeyeceğini,
  • Fakat efendilerinin “bak referandumu yaptı ama uygulamaya geçirilmedi” algısı ile Türkiye’yi oyalayacağını,
  • Bu oyalama sürecinde de uluslararası toplum nezdinde daha fazla kabul görebileceklerini,
  • Hatta mağdur algısı oluşturabileceklerini,
  • Suriye’deki oluşumun da istenilen seviyeye gelmesi için zaman kazanılacağını,
  • Bunların yanı sıra istenilen adımlar atılabilirse, 1-2 yıl içerisinde hedeflenen tüm ihtilaflı bölgelerde de hakimiyet kurabileceklerini,
  • Kerkük ve diğer sahalardan üretilecek petrolü de yapılacak Kerkük – Hayfa boru hattı ile İsrail üzerinden dünya pazarlarına sunabileceklerini,
  • Suriye’deki askeri oluşum ve petrol nakli projeleri de tamamlandıktan sonra istenilen altyapı hazır edildiğinde artık Türkiye’ye de ihtiyaç kalmayacağını,
  • Ondan sonra Suriye’deki oluşumu da bünyelerine katıp, Türkiye ve İran’ı da bölmeye yönelik daha sağlam hamleler yapabileceğini düşünmekte ve belki hayal etmekteydi.

Yani özellikle Pentagon ve İsrail’in kati emri neticesinde, beklendiği üzere referandum yapıldı. Sonuçları da Kerkük şehrinde dahi oynanan demografik yapıya ek olarak olası liste ve sandık hilelerinin yapılacağı dikkate alındığında, zaten öncesinden belliydi.

Makalenin PDF versiyonu için tıklayınız

Oğuzhan AKYENER
Oğuzhan AKYENER
Oğuzhan Akyener 1983 yılında Gönen’de doğmuştur. Eğitim hayatına Gönen Şehit Rahmi İlkokulunda başlamış ve orta okuldan itibaren, Gönen Anadolu Lisesi’nde devam etmiştir. 2001 yılında buradan mezun olduktan sonra, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ)’nde Petrol ve Doğalgaz Mühendisliği’nde lisans eğitimine başlamıştır. ODTÜ’de öğrenim gördüğü dönemde çok aktif bir öğrencilik hayatı geçiren Akyener, birçok sosyal projede görev almış, TESPAM’ı bir öğrenci kulübü olarak hayata geçirmiş, eş zamanlı olarak Anadolu Üniversitesi’nde İşletme alanında eğitim almaya başlamış, Gönen Jeotermal Kaynakları ile ilgili projeler hazırlamış ve birçok uluslararası ortamda konuşmacı olarak ülkesini ve kurucusu olduğu öğrenci kulüplerini temsil etmiştir. 2006 yılında ODTÜ Petrol ve Doğalgaz Mühendisliğinden, 2008 yılında ise Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesinden mezun olmuştur. Aynı zamanda ODTÜ mezuniyeti sonrasında, Gönen Belediyesi’ne “Jeotermal Rezervuar Yönetimi” ve yüzey tesisleri alanında bir yıl boyunca danışmanlık hizmeti vermiştir. Bu süreçte de eş zamanlı olarak bir dış ticaret firmasında iş hayatına başlamıştır. 2006 yılı sonunda TPAO Yurtdışı Projeler Dairesi’nde Rezervuar Mühendisi olarak göreve başlayan Akyener, kurumun Azerbaycan, Libya, İran, Cezayir, Irak, Tunus, Kazakistan, Brezilya, Ukrayna, Suriye, Özbekistan, Türkmenistan, İngiltere, Rusya gibi birçok projesinde aktif görev almıştır. Ayrıca 2007 yılında ODTÜ Jeodezi ve Coğrafi Bilgi Sistemleri Bölümünde, uzaktan algılama ve CBS tabanlı sistemler alanında akademik çalışmalar yapmıştır. 2007 – 2009 yılları arasında TPAO’nun Libya Ofisinde teknik ihalelerin değerlendirilmesi kapsamında dönüşümlü olarak görev almıştır. 2010 – 2011 yılları arasında Ağrı Doğubayazıt İlçesinde (kısa dönem olarak) askerlik görevini tamamlamıştır. Askerlik sürecinde de, “Bölük İçi Kalite Çemberi” gibi bazı yeni uygulamaların hayata geçmesine vesile olmuştur. 2011 – 2014 yılları arasında TPAO’nun Azerbaycan ofisine, ilgili bütün projelerden sorumlu Teknik Müdür olarak atanmış ve TPAO’yu ilgili uluslararası ortamlarda temsil etmiştir. 2014 – 2018 yılları arasında, TPAO’nun Merkez Ofisinde Yurtdışı Projeler ve İş Geliştirme alanında danışmanlık görevini sürdürmüştür. Ayrıca Azerbaycan’dan Türkiye’ye dönüş yaptıktan sonra, 2015 yılında, bir öğrenci kulübü olarak başlattığı TESPAM’ı bir düşünce kuruluşu olarak yeniden aktive etmiş ve TESPAM bünyesinde birçok uluslararası çalışma ve projeye imza atmıştır. 50’den fazla makalesi, yüzlerce köşe yazısı, onlarca röportajı farklı ortamlarda yayınlanmış ve ulusal, uluslararası arenada beğeni kazanmıştır. TESPAM bünyesinde çıkartılan “Energy Policy Turkey” ve “Turkish Journal of Energy Policy” dergilerinin yazarı ve imtiyaz sahibidir. “Enerji Panorama” ve “Yerli Düşünce” dergilerinde de köşe yazarlığı yapmakta, TESPAM’ın başkanlığını, TENVA’nın yönetim kurulu üyeliğini ve Kıbrıs Bahçeşehir Üniversitesi Deniz Hukuku Uygulamaları Araştırma Merkezi’nin de danışmanlar kurulu üyeliğini sürdürmektedir. Köklerine bağlı, şehirlileşme üzerine kurulan bir medeniyet tasavvurunu hayata geçirme gayesiyle faaliyet gösteren; “Cuma Ağacı” derneğinin ise kurucu başkanıdır. Farklı alanlarda kaleme aldığı (“Peygamber Ordusunda Askerlik”, “Cuma Rüzgarı”, “Bizim Halep: Enerji Harekatı”, “Doğu Akdeniz Gaz Politikaları”, “Enerji-Güvenlik-Siyaset Boyutlarıyla Suriye İç Savaşı”, “Türk-İslam Dünyasında Enerji Birliği” ve “Yeni Türkiye Vizyonunu Taşıyan Örnek Bir Belediyecilik Anlayışı” isimlerinde) 7 adet kitabı bulunan Akyener, 2016 yılında Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nde İşletme alanında yüksek lisans programını tamamlamıştır. 2017 yılında ise Polis Akademisi’nde Uluslararası Güvenlik alanında başladığı ve tamamlanmak üzere olan akademik çalışmalarına ek olarak, hukuk ve uluslararası ilişkiler alanlarında da farklı üniversitelerde eğitimine devam etmektedir. Bugüne kadar birçok uluslararası ortamda ülkesini temsil eden, ulusal ve uluslararası basın kuruluşlarına mülakatlar veren, yerine göre manşetlerde yer alan ve ülkesinin enerji politikalarının belirlenmesinde önemli katkılar ortaya koyan Akyener, Cumhurbaşkanlığı makamına özel olarak hazırlanan “Ulusal Güvenlik Yapılanması” ve “Devlet E-Hafıza” gibi proje gruplarında da yer almıştır. Çok iyi derece İngilizce bilen Akyener, evli ve üç çocuk babasıdır.

Bir cevap yazın