Pakistan Siyasi Krizi
Mayıs 15, 2022
SURİYELİLER ve GÖÇ ÜZERİNE 1
Mayıs 30, 2022

SİZ AVRUPA’DA BİR GAZ TEDARİKÇİSİ OLSANIZ NE YAPARSINIZ?

Halen bazı AB yöneticileri kısa vadede Rus doğalgazını tamamen bırakabileceklerinden ve kesinlikle Ruble ile ödeme yapılmayacağından bahsediyor!

Peki, gerçek hayatta sistem nasıl işliyor?

*****

Öncelikle hatırlatmakta fayda var;

-AB ülkelerinin çoğunda perakende gaz ithalatçılarının çok büyük bir bölümünü özel şirketler oluşturmaktadır.

-Bu şirketlerin ise büyük çoğunluğu, günümüz spot doğalgaz fiyatları dikkate alındığında, Gazprom ile gayet karlı sayılabilecek uzun vadeli anlaşmalar yapmışlardır.

-Hatta halen bu anlaşmaların bir kısmı yüksek “hub fiyatları”ndan ziyade, petrol fiyatları endeksli bir sistem üzerinden işlemektedir ve bu da (gaz fiyatlarının petrol fiyatlarına kıyasla çok daha büyük oranlarda arttığı dikkate alınırsa) ilgili şirketlere büyük avantaj sağlamaktadır.

-“Hub fiyat” üzerinden yapılan eski anlaşmalar dahi, petrol fiyatları baz alınarak yapılan anlaşmalara kıyasla daha az karlı olsa da, yine de karlıdır. Çünkü eski uzun vadeli “hub fiyat” indirgeme oranları (discount rate) daha fazladır.

-İlgili şirketler serbest piyasa mantığı ile alım ve satım süreçlerini gerçekleştirmektedir ve AB mekanizmalarının piyasalara bu bağlamda etkin bir müdahalede bulunma şansı hukuken mümkün görülmemektedir.

-Öte yandan, gaz ticaretini sürdüren şirketlerin çoğunun hem Gazprom hem de kendi ülkelerindeki alt alıcılar ile uzun vadeli anlaşmaları bulunmaktadır.

-Dolayısıyla, Gazprom’dan ilgili hacmi ithal etmediğinde, hem Gazprom’a ilgili bedeli ödemek mecburiyetinde, hem de kendilerinin ülkelerinde gaz sağladıkları alt tedarikçilerin mağduriyetlerini gidermek zorunda kalacaklardır.

-Bu mağduriyeti de politik söylemlerde bulunan temsilcilerin hiçbiri karşılamayacaktır.

-Bu fiyatlarla, kısa vadede başka kaynaklardan bırakın kar oranlarını koruyarak, zarar etmeden alternatif ticaret imkânları bulabilmek de mümkün değildir!

-Ruble ile satışlar dâhilinde de, Gazprom ile mevcut gaz satış kontratlarının çoğunda; satışlar Euro ve/veya Dolar ile yapılmak zorundadır şeklinde bağlayıcı bir madde bulunmamaktadır.

*****

Şimdi yukarıdaki hatırlatmayı da dikkate alarak, kendimizi AB’li bir özel gaz ithalatçısının yerine koyarak, mevcut politik kurguyu yorumlayalım ve soralım:

“Siz Avrupa’da Bir Gaz Tedarikçisi Olsanız Ne Yaparsınız?”

-Biz “XXX Gaz Ticaret Şirketi”nin yönetim kuruluyuz. Rusya’dan yıllık toplamda 5 milyar m3’lük gaz ithal etmek üzere Gazprom ile devam eden bir kontratımız var. Ve bu kontratın henüz dolması için daha 9 yıllık süremiz var.

-Kontratımızda bu ticaret “Euro ve/veya Dolar ile yapılmak zorundadır şeklinde bağlayıcı bir madde” yok.

-5 milyar m3’lük hacmi 9 yıllığına, 18 adet alt tedarikçiye perakende olarak satma yükümlülüğümüz var.

-Gazprom’dan tedarik etmeme durumunda, hem Gazprom’a hem de alt tedarikçilerimize ciddi tazminat ödemek zorunda kalacağız ve bu tazminatı bize kimse geri ödemeyecek!

-Kaldı ki, şimdi Gazprom’dan gaz almaktan vazgeçsek, spot piyasalardan o hacimlerde uygun fiyatlı gaz bulmak da imkânsız!

-Hacimsel anlamda gaz bulsak da, yaptığımız perakende satış kontratları dahi piyasa fiyatlarının altında kaldığı için, bütün alternatifler zararına olacak kurgulara müptela!

-Mevcut koşullarda yeni uzun vadeli kontratlar bile makul ve karlı değil! Bunun için piyasaların ateşinin sönmesi gerekli!

-Zaten (kömür dışında) mevcut enerji ticareti süreçlerine yönelik resmi bir SWAP engeli veya yaptırım da yok (sadece söylem var!).

-Mevcut gaz fiyatlarındaki yüksek seviye kar oranlarımızı da 2,5 katına çıkarmış durumda ki; bu kriz sayesinde paraya para demiyoruz.

-Gazprom şu an bizim için en yağlı ekmek kapısı durumunda!

-Ki, her şeye rağmen Gazprom sevkiyatı kesmeden, ciddi bir tedarikçi olarak sorumluluklarını yerine de getiriyor ve bizi mahcup etmiyor.

-Politik söylemlerle, özürler dileyerek, üç beş Ukraynalı aileye birkaç bin dolarlık yardımlar göndererek kamuoyu imajını düzeltmek de mümkün!

-Gazprom’un Ruble ile ödeme koşulu da ekstra ticari bir yük getirmiyor gibi!

-Zaten belki de bundan 2 yıl sonra, ilişkiler düzelirse her şey normale bile dönebilecektir. Böylesi bir senaryoda Rusya ile arasını bozan her gaz tedarikçisi zarar edecektir. Çünkü AB için açık ara en ucuz gaz tedarik opsiyonu her daim Rusya’dır!

****

İşte tam da bu durumda, XXX şirketinin yönetim kurulu üyesi olarak siz ne yapardınız?

****

Sosyal medya profilinizde Ukrayna’yı destekleyen paylaşımlarda bulunup, ticaretinize devam mı ederdiniz?

Yoksa ticareti sonlandırarak, paraya para demeyen şirketinizi kapatıp, torunlarınızı dahi borca batıracak yükümlülüklerin altından nasıl kalkacağınızı mı düşünmeye başlardınız?

 

 

Oğuzhan AKYENER
Oğuzhan AKYENER
Oğuzhan Akyener 1983 yılında Gönen’de doğmuştur. Eğitim hayatına Gönen Şehit Rahmi İlkokulunda başlamış ve orta okuldan itibaren, Gönen Anadolu Lisesi’nde devam etmiştir. 2001 yılında buradan mezun olduktan sonra, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ)’nde Petrol ve Doğalgaz Mühendisliği’nde lisans eğitimine başlamıştır. ODTÜ’de öğrenim gördüğü dönemde çok aktif bir öğrencilik hayatı geçiren Akyener, birçok sosyal projede görev almış, TESPAM’ı bir öğrenci kulübü olarak hayata geçirmiş, eş zamanlı olarak Anadolu Üniversitesi’nde İşletme alanında eğitim almaya başlamış, Gönen Jeotermal Kaynakları ile ilgili projeler hazırlamış ve birçok uluslararası ortamda konuşmacı olarak ülkesini ve kurucusu olduğu öğrenci kulüplerini temsil etmiştir. 2006 yılında ODTÜ Petrol ve Doğalgaz Mühendisliğinden, 2008 yılında ise Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesinden mezun olmuştur. Aynı zamanda ODTÜ mezuniyeti sonrasında, Gönen Belediyesi’ne “Jeotermal Rezervuar Yönetimi” ve yüzey tesisleri alanında bir yıl boyunca danışmanlık hizmeti vermiştir. Bu süreçte de eş zamanlı olarak bir dış ticaret firmasında iş hayatına başlamıştır. 2006 yılı sonunda TPAO Yurtdışı Projeler Dairesi’nde Rezervuar Mühendisi olarak göreve başlayan Akyener, kurumun Azerbaycan, Libya, İran, Cezayir, Irak, Tunus, Kazakistan, Brezilya, Ukrayna, Suriye, Özbekistan, Türkmenistan, İngiltere, Rusya gibi birçok projesinde aktif görev almıştır. Ayrıca 2007 yılında ODTÜ Jeodezi ve Coğrafi Bilgi Sistemleri Bölümünde, uzaktan algılama ve CBS tabanlı sistemler alanında akademik çalışmalar yapmıştır. 2007 – 2009 yılları arasında TPAO’nun Libya Ofisinde teknik ihalelerin değerlendirilmesi kapsamında dönüşümlü olarak görev almıştır. 2010 – 2011 yılları arasında Ağrı Doğubayazıt İlçesinde (kısa dönem olarak) askerlik görevini tamamlamıştır. Askerlik sürecinde de, “Bölük İçi Kalite Çemberi” gibi bazı yeni uygulamaların hayata geçmesine vesile olmuştur. 2011 – 2014 yılları arasında TPAO’nun Azerbaycan ofisine, ilgili bütün projelerden sorumlu Teknik Müdür olarak atanmış ve TPAO’yu ilgili uluslararası ortamlarda temsil etmiştir. 2014 – 2018 yılları arasında, TPAO’nun Merkez Ofisinde Yurtdışı Projeler ve İş Geliştirme alanında danışmanlık görevini sürdürmüştür. Ayrıca Azerbaycan’dan Türkiye’ye dönüş yaptıktan sonra, 2015 yılında, bir öğrenci kulübü olarak başlattığı TESPAM’ı bir düşünce kuruluşu olarak yeniden aktive etmiş ve TESPAM bünyesinde birçok uluslararası çalışma ve projeye imza atmıştır. 50’den fazla makalesi, yüzlerce köşe yazısı, onlarca röportajı farklı ortamlarda yayınlanmış ve ulusal, uluslararası arenada beğeni kazanmıştır. TESPAM bünyesinde çıkartılan “Energy Policy Turkey” ve “Turkish Journal of Energy Policy” dergilerinin yazarı ve imtiyaz sahibidir. “Enerji Panorama” ve “Yerli Düşünce” dergilerinde de köşe yazarlığı yapmakta, TESPAM’ın başkanlığını, TENVA’nın yönetim kurulu üyeliğini ve Kıbrıs Bahçeşehir Üniversitesi Deniz Hukuku Uygulamaları Araştırma Merkezi’nin de danışmanlar kurulu üyeliğini sürdürmektedir. Köklerine bağlı, şehirlileşme üzerine kurulan bir medeniyet tasavvurunu hayata geçirme gayesiyle faaliyet gösteren; “Cuma Ağacı” derneğinin ise kurucu başkanıdır. Farklı alanlarda kaleme aldığı (“Peygamber Ordusunda Askerlik”, “Cuma Rüzgarı”, “Bizim Halep: Enerji Harekatı”, “Doğu Akdeniz Gaz Politikaları”, “Enerji-Güvenlik-Siyaset Boyutlarıyla Suriye İç Savaşı”, “Türk-İslam Dünyasında Enerji Birliği” ve “Yeni Türkiye Vizyonunu Taşıyan Örnek Bir Belediyecilik Anlayışı” isimlerinde) 7 adet kitabı bulunan Akyener, 2016 yılında Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nde İşletme alanında yüksek lisans programını tamamlamıştır. 2017 yılında ise Polis Akademisi’nde Uluslararası Güvenlik alanında başladığı ve tamamlanmak üzere olan akademik çalışmalarına ek olarak, hukuk ve uluslararası ilişkiler alanlarında da farklı üniversitelerde eğitimine devam etmektedir. Bugüne kadar birçok uluslararası ortamda ülkesini temsil eden, ulusal ve uluslararası basın kuruluşlarına mülakatlar veren, yerine göre manşetlerde yer alan ve ülkesinin enerji politikalarının belirlenmesinde önemli katkılar ortaya koyan Akyener, Cumhurbaşkanlığı makamına özel olarak hazırlanan “Ulusal Güvenlik Yapılanması” ve “Devlet E-Hafıza” gibi proje gruplarında da yer almıştır. Çok iyi derece İngilizce bilen Akyener, evli ve üç çocuk babasıdır.

Bir cevap yazın