Kıbrıs Adası Ekseninde AB ve Doğu Akdeniz
Kasım 25, 2019
Fransa’nın Afrika’da İşi Ne?
Aralık 2, 2019

Trakya’da Doğal Gaz: Gerçek mi Hayal mi?

Trakya’da Doğal Gaz: Gerçek mi Hayal mi?

Son günlerin aslında tüm zamanların en popüler konusudur ülkemizin doğal gaz ve petrol rezervleri. Bu konuyu bir kez daha sıcak gündeme getiren ise Kanadalı bir şirketin Trakya bölgesinde doğal gaz bulduğunu öne sürmesidir. Öne sürülen bu bilginin gerçekliğini tartışmak için öncelikle ülkemiz kaynaklarına ve Trakya bölgesinin jeolojik özelliklerine bakmamız gerekir. Bazı temel bilgileri vererek başlamalıyız. Kanadalı şirket doğal gaz rezervini konvansiyonel (geleneksel) olmayan rezervuarlarda bulduğunu iddia ediyor. Kısaca açıklamak gerekirse konvansiyonel rezervuarlar, gözenekliliği ve geçirgenliği yüksek olan rezervuarlardır, üretimi nispeten daha kolaydır ve bu rezervuarlarla yaklaşık 150’li aşkın bir süredir çalışmalar yapıldığı için  tüm dünyanın tecrübesi oldukça fazladır. Konvansiyonel olmayan rezervuarlar ise bu rezervuarların dışındaki tüm hidrokarbon rezervleri olarak düşünülebilir. Daha anlaşılabilir olması için kaya gazı ve kaya petrolünü geleneksel olmayan rezervuarlara örnek olarak verebiliriz. Son yirmi yıldır gündemde olan bu rezervuarlar konusundaki tecrübenin çoğunluğu Amerika’ya aittir. Peki Trakya bölgesinde bu yeni rezervuarlardan bulunduğunu bize düşündüren şey nedir?  O bölgenin kayaç yapısı ve bunların jeolojik yaşı göz önünde bulundurulduğunda potansiyelin olduğunu ve orada 286 milyar metreküp doğalgaz bulduğunu duyuran Valuera Şirketi’nin haklılık payı olduğunu düşünebiliriz. Şirket bu bilgiyi duyurmadan yaklaşık 3 ay önce Eylül 2019’da bu konuyla detaylı bir rapor hazırlayıp Türkiye Enerji Stratejileri ve Politikaları Araştırma Merkezi (TESPAM) olarak yayınlamıştık, detaylı rapora aşağıdaki linkten de ulaşabilirsiniz.

http://www.energypolicyturkey.com/what-do-unconventional-resources-mean-for-turkey-energy-independence-or-less-dependence-on-imports/

Sonuç olarak tüm bu haberler (gerçekliği kanıtlanırsa) ümit verici ve ülkemiz adına sevindiricidir. Enerji alanında istenilen tam bağımsızlığa ulaşabilir miyiz bilinmez ama sondaj çalışmalarının ülkenin dört bir yanında arttırılması gerektiği çok açıktır. Bu çalışmaların gerçekleşmesi için milli bir enerji enstitüsü kurulup tüm akademi camiasından, sektörden ve sivil toplum kuruluşlarından yardım alınarak ülkemizin hem kara hem de denizlerdeki enerji potansiyeli detaylı bir şekilde araştırılmalıdır.

 

Recep Bakar

Yüksek Petrol Mühendisi

PhD In Material Science and Engineering

Koç University

Bir cevap yazın