PRELIMINARY FACTORS MAKING TURKISH UNITY POSSIBLE AND NECESSARY
Eylül 1, 2021
KLASİK ARAP BİRLİĞİ İŞTE…
Eylül 13, 2021

AFGANİSTAN’DAN KÜRESEL DENGELERE -4-

Taliban Penşir’e girdi. Çatışmalar devam ediyor. Tabii Penşir halen direnmeye devam ediyor…

ABD’den kalan milyarlarca dolar değerindeki askeri araç, silah ve mühimmat Taliban’ın elinde!

Bu durum yeni soru işaretlerini beraberinde getiriyor.

Müzakereler devam ediyor fakat mutabık kalınan hususların ne ölçüde uygulamaya geçirilebileceği tam bir muamma!

Öte yandan Taliban içinde de birçok farklı grup ve fraksiyon bulunuyor ve bu damerkez tarafından alınan kararların ülke genelinde etkin bir biçimde uygulanabilmesini zorlaştırıyor.

Örgüt genelindeki rüşvete meyilli sosyolojik zemin ise, beklenmeyen bir hızla ganimet ve yağma fırsatlarıyla daha da kaotikleşen ortamda, daha büyük risklerin oluşmasına sebep oluyor!

Taliban kadroları her kademesiyle, ülke genelinde bir sistem kurmaya çalışırken, onlarca yıllık baskılanmışlığın dışa vurumu neticesinde de bireysel olarak ceplerini dolduracak imkânları da değerlendirmeye çalışıyor.

Böylesi bir ortamda aktivitesini arttıran radikal gruplar, terör örgütlerinin yanı sıra, bölgede söz sahibi olmak isteyen veya rakiplerinin söz sahibi olmasını istemeyen dış aktörlerin de resmi/gayri resmi müdahalesi, ülkeyi daha da büyük bir belirsizliğin içerisine itiyor.

*

ABD’nin Afganistan’dan çekilmeye dair ilk sinyallerini vermeye başladığı süreçten bu yana, adım adım ülkedeki temaslarını arttıran ve yeni döneme dair girişimlerini şekillendiren Çin acaba nasıl bir kurgu üzerinde çalışıyor?

Çin, daha ilk günden Taliban yönetiminin en sıcak yaklaştığı, “ülkenin yapılandırılmasında öncü olacağını ilan ettiği ülke” olma konumuyla dikkat çekiyor.

Taliban yönetiminin ABD karşısında, “denize düşen yılana sarılır” mantığıyla komşu ülke niteliğindeki Çin yönetimine yanaşacağı zaten tahmin edilebilecek bir durum.

Öte taraftan ülkenin yeniden yapılandırılması, mevcut durumda yatırım ve finans fırsatlarının temin edilebilmesi, lojistik anlamda ihtiyaçların karşılanması gibi hususlar dikkate alındığında; Çin gerçekten Taliban için ve bu örgütün ülkeyi yönetebilmesi için çok önemli bir pozisyona sahip.

Tabii Taliban kadroları nezdinde, Doğu Türkistan’da yaşanan zulmün yanı sıra, Çin yönetiminin de aslında Taliban’ın ideolojik zeminine de ne kadar ters olduğu da bilinen bir gerçek.

Böylesi bir ortamda gerçek anlamda bir işbirliği süreci başlayabilecek mi hepimiz göreceğiz!

Fakat “paranın yüzü sıcaktır” yaklaşımından yola çıkarak, Taliban’ın “aç” kadrolarının bu bağlamda (yerine göre daha önce ABD ile savaş esnasında dahi işbirliği yaptıkları gerçeğinden yola çıkarak) Çin ile de mecburi bir ilişki sürecini devam ettirebilecekleri de tahmin edilebilecektir.

*

Çin bölge stratejileri dâhilinde önceliklendirdiği Afganistan ile:

-Afganistan’ın sahip olduğu potansiyel maden ve nadir toprak elementlerini üretime alarak, yatırımlarını fazlasıyla geri kazanmayı ve bu sektörlerdeki küresel hâkimiyetini daha da güçlendirmeyi,

-Rusya ve ABD’nin çatışmacı modelleri ile başarısızlıkla neticelendirdikleri süreçlerden sonra, kendi yumuşak-ekonomik modelleri ile başarılı bir sistemi hayata geçirerek, dünyaya örnek olmayı ve küresel liderlik vizyonunu desteklemeyi,

-Teknik (coğrafi) olarak zor olsa da, İpek Yolu konseptidâhilinde lojistik ağlarını Afganistan üzerinden güçlendirmeyi,

-Afganistan menşeili Doğu Türkistan desteğini kontrol altına alırken, eş zamanlı olarak Doğu Türkistan üzerinde de psikolojik etki oluşturmayı,

-Hindistan’a karşı yanında olan Pakistan’a ek olarak, Afganistan’ı da stratejik olarak elinde tutmayı,

-TAPI Boru hattının Hindistan sekmesini kalıcı olarak askıya aldırarak, Hindistan’ı daha da fazla dizginlemeyi,

-Türk Dünyası üzerindeki etkinliğini arttırma anlamında Afganistan’ı da elindeki kartlar arasına katmayı,

-Küresel uyuşturucu trafiğine yepyeni bir anlayış getirmeyi ve bu piyasanın da hâkimi olmayı,

-Başarılı olduğu takdirde, daha az çatışma ortamı elde ederek, arka bahçesi konumundaki Türkistan (merkez Asya)’da daha büyük ekonomik faydalar elde etmeyi,

-Diğer bölgesel müttefiki ve aynı zamanda rakibi olan Rusya’yı bu hamle ile bazı açılardan dizginlerken, eş zamanlı olarak da ilişkilerini daha da geliştirerek, yeni imkânlar sağlayabilmeyi,

-Tüm bu adımlarla ABD’nin küresel hâkimiyetini iyice azaltarak, Çin hegemonyasını dünyaya daha kolay ihraç edebilmeyi hedefleyebilecektir!

Tabii bu hedeflerine ne ölçüde ulaşabileceği büyük bir soru işaretidir!

Çünkü Afganistan bünyesinde büyük sosyolojik fay hatları ihtiva eden, bununla birlikte Çin’in bu coğrafyada başarısız olması için elinden geleni yapabilecek olan ABD ve hatta Rusya gibi büyük güçlerin müdahalelerine müsait olan bir ülkedir!

Çin’in şimdilik ittifak yaptığı Taliban ise içinde farklı kırılmalar yaşama ihtimallerinin yanı sıra, ABD’den kalan silahlar ve Çin’in sağlayacağı fırsatlar ile daha da güçlenerek, tüm coğrafyada radikalleşmenin tetiklenmesine sebep olarak, Çin’in başına daha büyük belalar açabilecek bir örgüttür!

Çin’in büyük fayda sağladığı; Pakistan’dan Özbekistan’a, Kuzey Doğu Rusya’dan Tacikistan’a, İran’dan Çin için en stratejik bölge olan Doğu Türkistan’a kadar çok geniş bir coğrafyanın “güçlenen ve radikalliği devam eden” bir Taliban ile yeni krizlere gebe olabilme ihtimalinin de her daim akılda tutulması gereklidir!

Bu tablo dahi Afganistan’da dönen oyunların ne denli küresel etkileri olduğunu gözler önüne sermektedir!

Tabii her büyük risk, bünyesinde büyük fırsatlar da ihtiva etmektedir!

 

 

Oğuzhan AKYENER
Oğuzhan AKYENER
Oğuzhan Akyener 1983 yılında Gönen’de doğmuştur. Eğitim hayatına Gönen Şehit Rahmi İlkokulunda başlamış ve orta okuldan itibaren, Gönen Anadolu Lisesi’nde devam etmiştir. 2001 yılında buradan mezun olduktan sonra, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ)’nde Petrol ve Doğalgaz Mühendisliği’nde lisans eğitimine başlamıştır. ODTÜ’de öğrenim gördüğü dönemde çok aktif bir öğrencilik hayatı geçiren Akyener, birçok sosyal projede görev almış, TESPAM’ı bir öğrenci kulübü olarak hayata geçirmiş, eş zamanlı olarak Anadolu Üniversitesi’nde İşletme alanında eğitim almaya başlamış, Gönen Jeotermal Kaynakları ile ilgili projeler hazırlamış ve birçok uluslararası ortamda konuşmacı olarak ülkesini ve kurucusu olduğu öğrenci kulüplerini temsil etmiştir. 2006 yılında ODTÜ Petrol ve Doğalgaz Mühendisliğinden, 2008 yılında ise Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesinden mezun olmuştur. Aynı zamanda ODTÜ mezuniyeti sonrasında, Gönen Belediyesi’ne “Jeotermal Rezervuar Yönetimi” ve yüzey tesisleri alanında bir yıl boyunca danışmanlık hizmeti vermiştir. Bu süreçte de eş zamanlı olarak bir dış ticaret firmasında iş hayatına başlamıştır. 2006 yılı sonunda TPAO Yurtdışı Projeler Dairesi’nde Rezervuar Mühendisi olarak göreve başlayan Akyener, kurumun Azerbaycan, Libya, İran, Cezayir, Irak, Tunus, Kazakistan, Brezilya, Ukrayna, Suriye, Özbekistan, Türkmenistan, İngiltere, Rusya gibi birçok projesinde aktif görev almıştır. Ayrıca 2007 yılında ODTÜ Jeodezi ve Coğrafi Bilgi Sistemleri Bölümünde, uzaktan algılama ve CBS tabanlı sistemler alanında akademik çalışmalar yapmıştır. 2007 – 2009 yılları arasında TPAO’nun Libya Ofisinde teknik ihalelerin değerlendirilmesi kapsamında dönüşümlü olarak görev almıştır. 2010 – 2011 yılları arasında Ağrı Doğubayazıt İlçesinde (kısa dönem olarak) askerlik görevini tamamlamıştır. Askerlik sürecinde de, “Bölük İçi Kalite Çemberi” gibi bazı yeni uygulamaların hayata geçmesine vesile olmuştur. 2011 – 2014 yılları arasında TPAO’nun Azerbaycan ofisine, ilgili bütün projelerden sorumlu Teknik Müdür olarak atanmış ve TPAO’yu ilgili uluslararası ortamlarda temsil etmiştir. 2014 – 2018 yılları arasında, TPAO’nun Merkez Ofisinde Yurtdışı Projeler ve İş Geliştirme alanında danışmanlık görevini sürdürmüştür. Ayrıca Azerbaycan’dan Türkiye’ye dönüş yaptıktan sonra, 2015 yılında, bir öğrenci kulübü olarak başlattığı TESPAM’ı bir düşünce kuruluşu olarak yeniden aktive etmiş ve TESPAM bünyesinde birçok uluslararası çalışma ve projeye imza atmıştır. 50’den fazla makalesi, yüzlerce köşe yazısı, onlarca röportajı farklı ortamlarda yayınlanmış ve ulusal, uluslararası arenada beğeni kazanmıştır. TESPAM bünyesinde çıkartılan “Energy Policy Turkey” ve “Turkish Journal of Energy Policy” dergilerinin yazarı ve imtiyaz sahibidir. “Enerji Panorama” ve “Yerli Düşünce” dergilerinde de köşe yazarlığı yapmakta, TESPAM’ın başkanlığını, TENVA’nın yönetim kurulu üyeliğini ve Kıbrıs Bahçeşehir Üniversitesi Deniz Hukuku Uygulamaları Araştırma Merkezi’nin de danışmanlar kurulu üyeliğini sürdürmektedir. Köklerine bağlı, şehirlileşme üzerine kurulan bir medeniyet tasavvurunu hayata geçirme gayesiyle faaliyet gösteren; “Cuma Ağacı” derneğinin ise kurucu başkanıdır. Farklı alanlarda kaleme aldığı (“Peygamber Ordusunda Askerlik”, “Cuma Rüzgarı”, “Bizim Halep: Enerji Harekatı”, “Doğu Akdeniz Gaz Politikaları”, “Enerji-Güvenlik-Siyaset Boyutlarıyla Suriye İç Savaşı”, “Türk-İslam Dünyasında Enerji Birliği” ve “Yeni Türkiye Vizyonunu Taşıyan Örnek Bir Belediyecilik Anlayışı” isimlerinde) 7 adet kitabı bulunan Akyener, 2016 yılında Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nde İşletme alanında yüksek lisans programını tamamlamıştır. 2017 yılında ise Polis Akademisi’nde Uluslararası Güvenlik alanında başladığı ve tamamlanmak üzere olan akademik çalışmalarına ek olarak, hukuk ve uluslararası ilişkiler alanlarında da farklı üniversitelerde eğitimine devam etmektedir. Bugüne kadar birçok uluslararası ortamda ülkesini temsil eden, ulusal ve uluslararası basın kuruluşlarına mülakatlar veren, yerine göre manşetlerde yer alan ve ülkesinin enerji politikalarının belirlenmesinde önemli katkılar ortaya koyan Akyener, Cumhurbaşkanlığı makamına özel olarak hazırlanan “Ulusal Güvenlik Yapılanması” ve “Devlet E-Hafıza” gibi proje gruplarında da yer almıştır. Çok iyi derece İngilizce bilen Akyener, evli ve üç çocuk babasıdır.

Bir cevap yazın