HAFTALIK PETROL FİYATLARI ANALİZİ (Kasım 2019 – 3. Hafta)
Kasım 25, 2019
Kıbrıs Adası Ekseninde AB ve Doğu Akdeniz
Kasım 25, 2019

Doğu Akdeniz Bağlamında Rusya

 

Doğu Akdeniz Bağlamında Rusya

Yahya BAYRAK

Rusya Doğu Akdeniz’e sınır komşusu mu değil mi?

Bu soru coğrafi olarak bakıldığında ayrıntısız ve analizsiz bir yaklaşımda doğrudan hayır cevabını alır. Fakat Rusya’nın bölgeye komşu olduğu aslında hiç de yanlış sayılmaz.

Rusya dış politikalarını ve ekonomik durumunu enerji sektörü üzerine inşa eden bir ülkedir. Ülke gelirlerinin %40’lık bir bölümü enerji gelirlerine dayanırken Avrupa Birliği’nin doğalgaz ihtiyacının da %40’ını sağlayan ülke konumundadır. Bu nedenledir ki Rusya enerji verimliliği ve hacmini ilerletmek ve başta AB olmak üzere birçok bölgedeki enerji pazarında tekel konumunu arttırarak devam ettirmek istemektedir.

Güney Gaz Koridoru Doğu Akdeniz gazını Avrupa’ya taşımak için önemli bir yol olmakla birlikte Rus gazına alternatif oluşturma potansiyeli açısından oldukça önemlidir. Bununla birlikte Rusya konumunu kaybetmemek ve Doğu Akdeniz’deki enerji pastasındaki dilimini almak için bölge ülkeleriyle ilişkilerini geliştirme yoluna gitmiştir.

Bu ilişkilerin yansıması ise Rus menşeili Novatek firmasının Lübnan’da Total ve Eni firmalarıyla bir konsorsiyum kurması, bir başka Rus firması Lukoil’in Mısır’ın Zohr sahasının bir bölümünü satın alması gibi örneklerle olmuştur. Hali hazırda Suriye’deki varlığı da devam eden Rusya Rejim güçlerinin kontrol ve iyileştirme sağlayamadığı enerji sahalarının onarımı ve yenilenmesi gibi faaliyetleri üstlenirken aynı zamanda Suriye’de  Banyas’tan Tartus’a kadar olan kıyı hattında Rus şirketlerinin 25 yıllık sondaj hakkı bulunmaktadır.

Doğu Akdeniz gazı üzerinde oluşturulan çıkar birliklerinin yanı sıra Türkiye’nin bölgeye sondaj gemileri göndermesi ve haklarını savunması Kıbrıs Adası meselesini tekrar öne çıkartmakla birlikte Rusya ile Türkiye arasındaki ilişkileri de farklı noktalara taşımıştır. ABD’nin öncülük etmesiyle oluşturulan Doğu Akdeniz Gaz Forumu ile Türkiye bölgede denklemin dışına çıkarılmak istenmesiyle birlikte Rusya’nın da bölgedeki enerji hususundaki hedeflerinin zedelenmesine neden olmuştur. Suriye meselesinde Rejim yanlısı tavrı ile Türkiye’nin karşısında olan Rusya Doğu Akdeniz konusunda Türkiye ile nasıl bir ilişki bağlamı kuracağı ise soru işaretidir. Kıbrıs meselesinin çözümünden yana olan Türkiye ile, sorunun çözülmesi dahilinde Kıbrıs Adası’nın Nato’nun bir parçası olabilme tehlikesi göz önüne alındığında çok da çözüm yanlısı bir tavrı olmayan Rusya’yı da bir bakıma yine karşı taraflarda olma durumuna getirme potansiyeli yüksektir. Bilindiği üzere Rusya Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin Pofos ve Limasol limanlarını askeri ve insani amaçlarla kullanmaktaydı. Kıbrıs meselesinin Nato yanlısı bir sonuca ulaşması Rusya için önemli bir kayıp olacaktır.

Geçtiğimiz temmuz ayında Rusya Enerji Bakanı Aleksandr Novak “Akdeniz’de Rus şirketlerin yer aldığı başarılı enerji projeleri var. Örneğin Rosneft, Zohr sahasının geliştirilmesinde yer alıyor. Bu tür girişimlerde iş birliğinde öncelik ekonomik çıkarlar tarafından şekillenir. Eğer ticari açıdan tüm tarafların yararına projeler olursa, Rus şirketleri Doğu Akdeniz’de Türkiye ile iş birliğine yönelik kararlar alabilir.” açıklamasını yapmıştı. İkili ilişkilerin ilerlemesi Türkiye’nin bölgede aktifliğini ilerletmesi Rusya ve Türkiye’nin ortak çıkarlar neticesinde hareket etmesine yol açabilecektir.

Bu değerlendirmeler çerçevesinde:

Rusya Türkiye’nin  Suriye’deki sınır güvenliği için Türkiye ile güvenilir bir işbirliği ve ardından Doğu Akdeniz’de güvenilir bir işbirliğine girişmesi iki ülke açısından da kabul görebilir.

Rusya Suriye’de ki Petrol rezervinin işlenmesi konusunda Türkiye ile mutabakata varabilirken, aynı zaman da aynı konsorsiyum ortaklığını Doğu Akdeniz bölgesinde ki enerji içinde Türkiye ile işbirliğine gidebilir.

Türkiye in bölgeyi kontrol ettiği ancak üretim ve işleme acısından Mersin Akkuyu da olduğu gibi Türkiye ile bir anlaşma yapılabilir.

 

Bu ve benzeri önerilerin, taraflarca değerlendirip uygulanması iki taraf için de makul görülebilecektir. Güney Kıbrıs’ın Nato toprağı olma ihtimaline karşı Türkiye ile mütabakata varılan bir tablo Rusya açısından daha sağlıklı bir sonuç ortaya çıkaracaktır.

Bir cevap yazın