Korona Virüsünün Petrol Piyasasına Yansımaları
Ocak 27, 2020
KORONA VİRÜSÜ & PETROL FİYATLARI
Ocak 28, 2020

GİZEMLİ VİRÜS: Çin’den Dünyaya … 2019-nCoV

GİZEMLİ VİRÜS:

Çin’den Dünyaya … 2019-nCoV

Yazan:
Prof. Dr. Levent KENAR

Kimyasal ve Biyolojik Savunma Uzmanı

Cbrn Defence – Kbrn Savunma Politikaları Geliştirme Derneği Başkanı

31 Aralık 2019’da Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Çin’in Wuhan Şehrinde nedeni
bilinmeyen 200’ e yakın pnömoni (zatürre) –grip vakalarından 3’ünün ölümle sonuçlandığını,
etken olarak da koronavirüs ailesinin yeni bir üyesini belirlediklerini bildirdiler. 12 Ocak
2020’de vakalardan elde edilen örneklerde yeni bir koronavirüs tespit edildiği kesinleşti ve
virüs genetik dizilerinin ilk analizinin bu salgının nedeni olduğu açıklandı.
25 Ocak 2020 itibariyle Çin Ulusal Sağlık Komisyonu tarafından resmi olarak 830
vaka ve 25 ölüm bildirilmiştir. Bugüne kadar 16 sağlık çalışanının da enfekte olduğu
bildirilmiştir.
Daha önceki yıllarda görülen salgınlarda Severe Acute Respiratory Syndrome (SARS)
ve Middle East Respiratory Syndrome (MERS) aynı aileye ait koronavirüslerce oluşmuştu.
Ancak bu yeni virüs, bu ailenin en son tanımlanmış üyesi olarak ortaya çıktı. SARS; Kasım
2002 ve Temmuz 2003 arasında, Güney Çin’de 8087 vakada 774 ölümle sonuçlanan salgınları
yaparken MERS; belli dönemlerde salgın oluşturmuş ve 4 Nisan 2017 itibariyle 2000’e yakın
vaka bildirilmiştir. 2015 yılında ise Kore Cumhuriyeti’nde büyük bir salgın meydana getiren
bu virüs koronavirüs ailesinden MERS-CoV olarak bilinmektedir.
2019-nCoV; yapmış olduğu salgın Çin pnömonisi veya Wuhan coronavirüs salgını
olarak dünyada bilinmektedir. Salgın Aralık 2019 tarihinde ay ortalarında Wuhan’da
başlamıştır. Nedeni bilinmeyen atipik pnömoni (bir çeşit zatürre) ile gelen hastalardan
şüphelenilerek etken belirleme çalışmaları yapılmıştır. Yapılan değerlendirmeler sonucunda
genetik yapısı itibariyle SARS virüsüne en az % 70 benzer olduğu tespit edilen yeni tür 2019-
nCoV’yi ortaya konmuş. daha sonra etken Çin dışındaki laboratuvarlarda da tespit edilerek
kesinleştirilmiştir. Ancak insandan insana bulaşın olması en önemli nokta olarak
değerlendirilmiştir. Salgının kaynağı henüz tam olarak belirlenmemiştir. Ancak ön
araştırmalar, Wuhan Şehrindeki Huanan Deniz Ürünleri Toptan Satış Pazarında aldıkları
çevresel örneklerde virüsü pozitif olarak belirlemişlerdir. Bugüne kadarki bilgiler insandan
insana bulaşmanın meydana geldiğini göstermektedir. Diğer koronavirüsler gibi esas olarak
solunum damlacıkları ve enfekte salgılarla doğrudan veya dolaylı temas yoluyla bulaşır.
Biraz bu virüsün özelliğinden bahsedecek olursak; genellikle küresel veya bazen
farklı şekillerde, tek sarmallı, zarflı bir RNA virüsüdür. Koronavirüsün, alfa, beta, gama ve
delta alt türleri ve her alt türün de birçok serotipi bulunmaktadır. İnsanlara ek olarak,
koronavirüsler yarasalar, balinalar, domuzlar, kuşlar, kediler, köpekler ve farelerde de
bulunmaktadır.
Nasıl hastalık yapıyor; Viral hücre yüzeyinde bir glikoprotein yapıda olan S proteini,
virüsün tutunması ve konak hücreye girişinde önemli yapısal bir protein olup aynı zamanda
konak seçiminde de rol oynamaktadır. S proteinlerinin genetik farklılığı, korona virüslerin
virülanslığı üzerine de etkisi bulunmakta aynı zamanda vücudun ürettiği antikor ve anti viral
moleküllerin ortadan kaldırılmasında da ana etken konumunda yer almaktadır. Korona
virüsleri havadaki damlacıklar yoluyla bulaşır ve solunum yollarındaki tüysü epitelde viral
çoğalma yaptıktan sonra enfeksiyon bölgesinde hücresel hasar ve inflamatuar reaksiyonlar
oluşturmaktadır.
Virüs semptomatik (hastalık belirtileri bulunan) bir hastanın alt solunum yollarında
(trakeal aspirat, balgam veya bronkoalveoler lavaj sıvısı) bol miktarda bulunur, kolaylıkla
saptanabilir ve bu salgılarda haftalarca kalabilmektedir. Akciğer röntgeninde yama tarzında
akciğer dokusunda infiltrasyon ve interstisyel çizgilenmede artış saptanmaktadır.
Belirtiler; Genel anlamda nedeni bilinmeyen atipik pnömoni tablosu ile vakalar
gelmektedir. Ateşin ve alt solunum yollarına ait yakınmaların olması araştırma ihtiyacı
doğurmaktadır. Hastaların; % 90’ında ateş, % 80’inde kuru öksürük, % 20’sinde nefes darlığı,
% 15’inde solunum güçlüğü görülmektedir.
Tanısında; 15 Ocak 2020’de WHO (Almanya’daki Charité Hastanesi’nden bir viroloji
ekibi) tarafından geliştirilen 2019-nCoV için tanı testi üzerine bir protokol yayınlanmıştır.
Korunma; Üst ve alt solunum yolları ile bulaşan hastalıkları önlemek için alınacak
önlemlerle aynı önlemler alınmaktadır.
Tedavi; Yaklaşım olarak ana strateji destekleyici tedavilerin uygulanmasıdır. Ağrı
kesiciler ve ateş düşürücüler ilk basamakta kullanılmaktadır. Ayrıca solunum desteğiyle
birlikte bol sıvının verilmesi önemlidir. Eğer bakteriyel süper enfeksiyon gelişirse antibiyotik
tedavisi uygulanmalıdır.
Bu tür salgınların bireysel veya toplumsal boyutlarda psikolojik bozukluklara neden
olabileceği ve sağlık kurumlarını aşırı yüklenmeden çalışamaz duruma getirebilecekleri de
unutulmamalı, bu durumlara karşı da tedbirler alınmalıdır. Bu vakalara hazırlık aşamasında,
sağlık mensupları veya olası vakaların araştırılması veya yönetimi ve bakımı ile ilgili
olabilecek tesislerde; hastane afet planları gözden geçirilmeli, personelin bu konulara
farkındalığı arttırılmalı, koruyucu malzemelerin depolanması ve kullanımına yönelik
bilgilendirmeler yapılmalıdır. İlgili vaka yönetimi ve enfeksiyon kontrol politikaları gözden
geçirilmelidir. Mümkünse referans sağlık merkezlerinde izolasyon veya varsa negatif basınç
odalarından yaralanma yoluna gidilmelidir.
Koronavirüs olduğundan şüphelenilen hastalara bakan personelin kişisel koruyucu
malzemeleri güvenli bir şekilde takabilmeleri ve konusunda bilinçlenmesi sağlanmalıdır.
Sağlık personelinin kullanımına yönelik temel olarak aşağıdaki malzemeleri
bulundurulmasına dikkat edilmelidir.
✓ Solunum maskeleri
✓ Uzun elleri sıkı saran eldivenler
✓ Koruyucu önlük (mümkünse tek kullanımlık sıvıya dayanıklı olmalı)
✓ Göz koruması için örneğin tek kullanımlık gözlükler veya yüz siperliği
✓ Klinik atık torbaları
✓ El hijyeni malzemeleri
✓ Genel amaçlı deterjan ve klor bazlı dezenfektan çözeltileri.
Değerlendirme ve Sonuç:
Virüsler gibi mikrobiyolojik ajanlar; tespitindeki güçlükler, erken tanının çoğu zaman
mümkün olamaması, karantina önlemlerinin başlarda yetersiz kalması ve gerçek etkisinin çok
üstünde bir şiddette toplumda yarattığı sosyal panik nedeniyle büyük öneme sahiptir. Etkenler
genellikle aerosol yani damlacık yoluyla etkir ve solunum yolu ile alındıklarında çok küçük
dozlarda bile ağır seyirli klinik vakalar oluştururlar. Globalleşen dünyada bir bölgede çıkan
herhangi bir salgın artık kısa sürede tüm gezegene yayılabilmekte, vakaları sınırlayabilmek ve
kontrol altında tutabilmek kolay olamamaktadır. Bu koronavirüs salgınının özellikle son iki
yılda Amerika Birleşik Devletleri ile Çin arasında gerginleşen ticaret ilişkisine nasıl bir etki
yapacağı, Çin ekonomisine 2020 yılında oluşabilecek etkisinin de birlikte değerlendirilmesi
sağlığın ekonomiye yansıması açısından takip edilmesi de faydalı olacaktır. Unutulmamalı ki,
bu tür salgınlara verilecek cevap, doğal afetlerde olduğu gibi bölgesel ve ulusal sağlık
merkezlerinin koordineli bir şekilde birbirleri ile çalışması suretiyle başarıya ulaşabilecektir.

Levent KENAR
Levent KENAR
15 Mart 1966 tarihinde Balıkesir’de doğdum. Bursa Anadolu Lisesi’nden 1984 yılında mezun oldum. Aynı yıl Gülhane Askeri Tıp Akademisi Askeri Tıp Fakültesini kazandım. 1990 yılında Tabip Teğmen rütbesiyle GATA Askeri Tıp Fakültesinden mezun oldum. 1991-1993 yıllarında Kırklareli 33ncü Mekanize Tugay’da kıta hizmetini yaptım, bu sırada 30 Yt. Seyyar Cerrahi Hastanesi Baştabibi, Revir Baştabibi, Askeri Kamp Tabibi olarak görev yaptım. 1993-1996 yılları arasında GATA Biyokimya ve Klinik Biyokimya AD. Bşk.lığında Uzmanlık eğitimi aldım. Uzmanlık eğitimini tamamladıktan sonra Kasım 1996-Ekim 1997 tarihleri arasında Erzincan Asker Hastanesinde Biyokimya Uzmanı olarak çalıştım. 1997-2002 arasında GATA KBRN Bölümünde KBRN Doktorası yaptım. Daha sonra 2003 Mayıs ayından itibaren GATA KBRN Bölümünde Yardımcı Doçent kadrosuna atandım. 14.Aralık.2007 tarihinde Klinik Biyokimya alanında Doçentlik ünvanını aldım. Bu arada Eylül 2010-Eylül 2011 tarihleri arasında Minnesota Üniversitesinde biyokimyasal çalışmalara yönelik olarak staj tahsil eğitiminde bulundum. Mart 2015 başında GATA’da Profesörlük kadrosuna atandım. Halen Sağlık Bilimleri Üniversitesinde KBRN Anabilim Dalı Başkanı olarak görevimi sürdürmekteyim. 2001-2018 yılları arasında 41’i SCI-E (Science Citation Index-Expanded) dizininde yer alan uluslararası hakemli dergilerde basılmış toplam 47 uluslararası makalem (14 makalede birinci isim olarak yer almaktadır) bulunmaktadır. 1996-2018 yılları arasında ulusal hakemli dergilerde yayınlanmış 25 adet makalem bulunmaktadır (5 makalede birinci isim olarak yer almaktayım). Yurtdışı bilimsel faaliyetlerde 1999-2018 yılları arasında kongre kitapçıklarında yer almış toplam 13 sözlü ve 50 adet poster bildirim bulunurken, aynı süre içerisinde ulusal kongre ve sempozyumlarda sunulmuş 16’sı sözel olmak üzere toplam 32 bildirim bulunmaktadır. Toplam 10 kitap, kitapçık ve broşürde (1’i uluslararası yazılmış olarak) bölüm yazarlığım bulunmaktadır. 1999 yılından günümüze kadar toplam 46 ulusal seminer, panel, kurs, çalıştay, vs. faaliyette konuşmacı ve eğitici olarak görev aldım. 1999-2018 yılları arasında uluslararası bilimsel-akademik faaliyetler kapsamında; özellikle NATO, Birleşmiş Milletler, KSYÖ (Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü) bünyesinde çeşitli faaliyetlere iştirak ettim. İngilizce düzeyim (anlama-konuşma-yazma yönünden) iyi durumda olup İngilizcenin dışında orta seviyede Almanca bilgim bulunmaktadır.

Bir cevap yazın