Kerkük – Ceyhan’ın Geleceği Ve Türkiye’ye Etkisi
Kasım 28, 2017
Mevcut Metal Kaynakları Lityum Pillerin Yaygınlaşmasını Sınırlayacak mı?
Aralık 4, 2017

Güney Kıbrıs’taki Enerji Zirvesi’ne Yönelik Bazı Yorumlar Üzerine!

Oğuzhan AKYENER

TESPAM Başkanı

Oğuzhan AKYENER @ Twitter

 

Geçen hafta Lefkoşa’da gerçekleştirilen enerji zirvesinde yapılan açıklamalar ve konu içerikleri ile ilgili zaten sıcağı sıcağına bazı yorumlarda ve açıklamalarda (https://www.tespam.org/misir-g-kibris-yunanistan-bulusmasi-saf-disi-birakilmis-gibi-gosterilen-turkiye/) bulunmuştuk.

Bu açıklamalarımızda, ilgili zirvede ortaya atılan ifadelerin aksine, özetle:

  • Avrupa için Doğu Akdeniz gaz kaynaklarının Rus gazına kıyasla bir alternatif oluşturacak potansiyeli olmadığından,
  • Afrodit sahasının Güney Kıbrıs tarafından üretime alınarak, Mısır’a nakli, sonrasında da Mısır üzerinden ya da Mısır iç piyasalarına yönelik satışına yönelik yaklaşımların pek de tutarlı olmadığından ve bunun nedenlerinden,
  • East Med Boru hattı projesi benzeri, Mısır – G.Kıbrıs – Girit – Yunanistan – İtalya güzergahında bir gaz boru hattı projesi fikrinin, mevcut kaynak kapasitesi, maliyetler ve piyasa fiyatları, tahmini tamamlanma zamanı da dikkate alındığı dönemdeki koşullar tahmin edildiğinde tutarlı olmayacağı ve uygulama şansı bulamayacağından,
  • Yine her şekilde bölgedeki en güvenli ve ekonomik pazarın Türkiye olacağından,
  • Ve ancak Türkiye ve Kuzey Kıbrıs’ın şartlarının kabul edilmesi durumunda, İsrail’in ihraç fazlası hacminin ve Afrodit’in Türkiye ve oradan da Avrupa’ya ulaşma şansı olabileceğinden

bahsetmiştik.

Hatta Doğu Akdeniz Coğrafyasındaki Gaz Kaynakları ve Politikalarını en detaylı ve entegre şekilde değerlendirerek, inceleyen yeni kitabımızdaki çalışmaları da bu kapsamda referans göstermiştik.

Bu açıklamalarımız birçok farklı ortamda yankılanmış ve sonunda anlaşılabilmiş olacak ki, daha düne kadar;

  • Doğu Akdeniz’de çok büyük kaynaklar olduğunu,
  • Bu kaynakların Rus gazına alternatif olacağını,
  • İlgili kaynakların Türkiye üzerinden hemen Avrupa’ya taşınması gerektiğini,
  • Hatta böyle bir adımın gerçekleşebilmesi için Kıbrıs politikalarında dahi bazı tavizler verilebileceğini,
  • Çünkü bu sayede Türkiye’nin bir enerji merkezi oluvereceğini

vurgulayan bazı analistlerin dahi vurguladığımız noktalara geldiği ve bu yönde açıklamalarda bulunabildikleri gözlemlenebilmektedir.

Yani dediğimiz ve artık birçok yaklaşımcının da demeye başladığı gibi; ilgili enerji zirvesinde kullanılan söylemlerin için boş ve tutarsızdır.

Lakin şunu da eklemekte fayda var:

Bu yaklaşımı desteklerken, ilgili boru hattı projesi söyleminin 6,2 milyar dolar civarında bir yatırıma ihtiyacı olduğu için günümüz koşullarında uygulanabilir olmadığını da yorumlara eklemek kurgulanan senaryoyu yine uluslararası arenada ve uzmanlar nezdinde tutarsız duruma düşürmektedir.

Çünkü:

  • Öncelikle olası bir boru hattı, diğer yüzey tesisler ve kaynak geliştirme yaklaşımları dikkate alındığında, yapılacak analizlerde günümüz değil, ilgili hedeflenen yıllara yönelik analizler yapılır. Yani günümüz koşulları için tutarlı görülen yaklaşımlar, 2025’li yıllar için tutarsız olabilir.
  • İkinci olarak da, 6,2 milyar’lık yatırım tahmini 2017 başında Edison firması tarafından ortaya atılan ve tarafımızca çürütülen rakamdır.
  • https://www.tespam.org/dogu-akdeniz-eastmed-boru-hatti-projesi/” linkinden erişilerek incelenebilecek Şubat 2017 tarihli yazımızda bahsettiğimiz üzere;
    • İlgili projenin maliyeti 25 milyar $’lar civarına çıkmaktadır. Bu da ilgili kabul edilen iç karlılık oranlarında taşıma maliyetlerini çok yükseltmekte ve market koşulları da dikkate alındığında, projeyi uygulanamaz duruma düşürmektedir.
    • Fakat kulaktan dolma söylemlerle analizler yapanların bahsettiği gibi; şayet ilgili boru hattı 6,2 milyar $’a inşa edilebilse; o zaman zaten proje uygulanabilir ve ekonomik olacaktır.

Özetle, bir fikri savunurken, savunmaya böylesi teknik bir hatayı katmak, kendi ayağına sıkmak benzeri bir durumdur.

Sonuç olarak, zirvedeki söylemlerin siyasi ve tutarsız olduğu doğru fakat East Med benzeri projenin maliyetinin 6,2 milyar $ civarında olacağı ve bu sebeple uygulanamaz olduğu yanlıştır.

 

Oğuzhan AKYENER
Oğuzhan AKYENER
Oğuzhan Akyener 1983 yılında Gönen’de doğmuştur. Eğitim hayatına Gönen Şehit Rahmi İlkokulunda başlamış ve orta okuldan itibaren, Gönen Anadolu Lisesi’nde devam etmiştir. 2001 yılında buradan mezun olduktan sonra, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ)’nde Petrol ve Doğalgaz Mühendisliği’nde lisans eğitimine başlamıştır. ODTÜ’de öğrenim gördüğü dönemde çok aktif bir öğrencilik hayatı geçiren Akyener, birçok sosyal projede görev almış, TESPAM’ı bir öğrenci kulübü olarak hayata geçirmiş, eş zamanlı olarak Anadolu Üniversitesi’nde İşletme alanında eğitim almaya başlamış, Gönen Jeotermal Kaynakları ile ilgili projeler hazırlamış ve birçok uluslararası ortamda konuşmacı olarak ülkesini ve kurucusu olduğu öğrenci kulüplerini temsil etmiştir. 2006 yılında ODTÜ Petrol ve Doğalgaz Mühendisliğinden, 2008 yılında ise Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesinden mezun olmuştur. Aynı zamanda ODTÜ mezuniyeti sonrasında, Gönen Belediyesi’ne “Jeotermal Rezervuar Yönetimi” ve yüzey tesisleri alanında bir yıl boyunca danışmanlık hizmeti vermiştir. Bu süreçte de eş zamanlı olarak bir dış ticaret firmasında iş hayatına başlamıştır. 2006 yılı sonunda TPAO Yurtdışı Projeler Dairesi’nde Rezervuar Mühendisi olarak göreve başlayan Akyener, kurumun Azerbaycan, Libya, İran, Cezayir, Irak, Tunus, Kazakistan, Brezilya, Ukrayna, Suriye, Özbekistan, Türkmenistan, İngiltere, Rusya gibi birçok projesinde aktif görev almıştır. Ayrıca 2007 yılında ODTÜ Jeodezi ve Coğrafi Bilgi Sistemleri Bölümünde, uzaktan algılama ve CBS tabanlı sistemler alanında akademik çalışmalar yapmıştır. 2007 – 2009 yılları arasında TPAO’nun Libya Ofisinde teknik ihalelerin değerlendirilmesi kapsamında dönüşümlü olarak görev almıştır. 2010 – 2011 yılları arasında Ağrı Doğubayazıt İlçesinde (kısa dönem olarak) askerlik görevini tamamlamıştır. Askerlik sürecinde de, “Bölük İçi Kalite Çemberi” gibi bazı yeni uygulamaların hayata geçmesine vesile olmuştur. 2011 – 2014 yılları arasında TPAO’nun Azerbaycan ofisine, ilgili bütün projelerden sorumlu Teknik Müdür olarak atanmış ve TPAO’yu ilgili uluslararası ortamlarda temsil etmiştir. 2014 – 2018 yılları arasında, TPAO’nun Merkez Ofisinde Yurtdışı Projeler ve İş Geliştirme alanında danışmanlık görevini sürdürmüştür. Ayrıca Azerbaycan’dan Türkiye’ye dönüş yaptıktan sonra, 2015 yılında, bir öğrenci kulübü olarak başlattığı TESPAM’ı bir düşünce kuruluşu olarak yeniden aktive etmiş ve TESPAM bünyesinde birçok uluslararası çalışma ve projeye imza atmıştır. 50’den fazla makalesi, yüzlerce köşe yazısı, onlarca röportajı farklı ortamlarda yayınlanmış ve ulusal, uluslararası arenada beğeni kazanmıştır. TESPAM bünyesinde çıkartılan “Energy Policy Turkey” ve “Turkish Journal of Energy Policy” dergilerinin yazarı ve imtiyaz sahibidir. “Enerji Panorama” ve “Yerli Düşünce” dergilerinde de köşe yazarlığı yapmakta, TESPAM’ın başkanlığını, TENVA’nın yönetim kurulu üyeliğini ve Kıbrıs Bahçeşehir Üniversitesi Deniz Hukuku Uygulamaları Araştırma Merkezi’nin de danışmanlar kurulu üyeliğini sürdürmektedir. Köklerine bağlı, şehirlileşme üzerine kurulan bir medeniyet tasavvurunu hayata geçirme gayesiyle faaliyet gösteren; “Cuma Ağacı” derneğinin ise kurucu başkanıdır. Farklı alanlarda kaleme aldığı (“Peygamber Ordusunda Askerlik”, “Cuma Rüzgarı”, “Bizim Halep: Enerji Harekatı”, “Doğu Akdeniz Gaz Politikaları”, “Enerji-Güvenlik-Siyaset Boyutlarıyla Suriye İç Savaşı”, “Türk-İslam Dünyasında Enerji Birliği” ve “Yeni Türkiye Vizyonunu Taşıyan Örnek Bir Belediyecilik Anlayışı” isimlerinde) 7 adet kitabı bulunan Akyener, 2016 yılında Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nde İşletme alanında yüksek lisans programını tamamlamıştır. 2017 yılında ise Polis Akademisi’nde Uluslararası Güvenlik alanında başladığı ve tamamlanmak üzere olan akademik çalışmalarına ek olarak, hukuk ve uluslararası ilişkiler alanlarında da farklı üniversitelerde eğitimine devam etmektedir. Bugüne kadar birçok uluslararası ortamda ülkesini temsil eden, ulusal ve uluslararası basın kuruluşlarına mülakatlar veren, yerine göre manşetlerde yer alan ve ülkesinin enerji politikalarının belirlenmesinde önemli katkılar ortaya koyan Akyener, Cumhurbaşkanlığı makamına özel olarak hazırlanan “Ulusal Güvenlik Yapılanması” ve “Devlet E-Hafıza” gibi proje gruplarında da yer almıştır. Çok iyi derece İngilizce bilen Akyener, evli ve üç çocuk babasıdır.

Bir cevap yazın