Baku Has Become Favorable, Safe Platform For Dialogue
Şubat 8, 2020
BİR SONRAKİ YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAĞI YAĞMUR OLABİLİR Mİ?
Şubat 22, 2020

HYUNDAI’DEN HİDROJEN TIRLARI PROJESİ

Özgür Erdem ÇİPER  

HYUNDAI’DEN HİDROJEN TIRLARI PROJESİ

Dünyada yenilenebilir enerji kaynakları için maliyetin göz ardı edilmeye başlandığı yeni bir döneme giriyoruz. Hükümet destekli yeni projeler, daha yaratıcı ve çeşitli araştırma-geliştirme çalışmaları, bilinçlendirme panelleri gibi yenilenebilir enerjiye dair birçok etkinlik ve gelişim, farklı ve iddialı projeleri de görme fırsatı sunuyor. Tesla’dan sonra Hyundai de bu projelerden birini bitirmek için mekik dokuyor.

Ticari şirketlerin çoğu birçok kaynak araştırmasının yanında elde edilen enerjiyi maksimum verimle kullanmak için de yoğun çaba sarf ediyor. Bu çabanın önde gelen temsilcilerinden Tesla Şirketi, elektrikli ticari araçlarından Kasım 2017’de Semi kamyonunu ve ardından Kasım 2019’da da Cybertruck modelini dünyaya tanıtmıştı. Ancak gelişen teknolojinin arayışları Tesla’nın bu modelleriyle sınırlı kalmadı. Eylül 2015’de İngiltere, Almanya ve Danimarka’da satılmaya başlanan Toyota Mirai hidrojeni yakıt olarak kullanarak dışarıya yalnızca su buharı salan bir sistemle donatılmıştı. “Mirai” Japon dilinde “gelecek” anlamına geliyordu ve hidrojen yakıtlarının geleceğiyle ilgili bize ilham verecek bir projeydi.

Toyota’nın öncülerinden biri olduğu hidrojen yakıtı teknolojisi, bugünlerde yine uzak doğu ülkelerinden birinin enerji gündeminin önemli bir bölümünü kapsıyor. Hyundai ve Yeosu Gwangyang Liman Şirketi, hidrojenle çalışan bir nakliye hattı kurmayı hedefliyor. Hyundai, 2019 sonbaharında Atlanta’da gerçekleşen Kuzey Amerika Ticari Araç Fuarı’nda HDC-6 Neptune konseptli hidrojen yakıtıyla çalışan kamyonunu tanıtmıştı. Hyundai bu projeyle konseptlerini geliştirmeyi ve genişletmeyi planlamakla beraber 2023 yılına kadar 2 farklı tır modelini de tanıtmayı umuyor. Hyundai’nin proje bitimine kadar 10 adet daha modeli tanıtması bekleniyor.

Halihazırda var olan ve gelişim çalışmaları devam eden tırlar Güney Kore’deki Gwangyang Limanı ve Busan şehri arasındaki nakliyatı sağlamak için kullanılacak. 320 kilometrelik gidiş-dönüş rotasına Yeosu Gwangyang şirketi tarafından 2022 yılına kadar en az 2 adet hidrojen yakıt ikmal istasyonu inşa edilecek. Hyundai, bu proje kapsamında toplamda 40.000’den fazla aracı ve yaklaşık 700.000 kadar yakıt hücresi sistemini 2030 yılının sonuna kadar üretmeyi planlıyor.

Güney Kore ve ABD Hükümeti’nin finansal ve ticari desteğini de uzun süredir arkasında bulunduran Hyundai, 10 Şubat’ta ABD Enerji Bakanlığı ile olan ortaklığının genişlediğini ve daha önce yine yakıt hücresi sistemi(hidrojen yakıtı sistemi) ile donatarak tasarladığı 5 adet Nexo aracını bir test modeli olarak ABD’ye göndereceğini açıkladı. Programa göre bu araçlar Washington, D.C. de dahil olmak üzere 5 farklı eyalette testlere tabi tutulacak ve yakıt hücresi sistemi teknolojisini daha verimli hale getirmek için çalışma yapılacak. Testlerden elde edilen veriler toplanarak değerlendirilecek ve hidrojen teknolojisinin yaygınlaştırılması ve geliştirilmesi için yollar aranacak.

Hidrojen yakıtı sistemlerinin özellikle son 30 yıldaki bu büyük gelişimi, gelecekte hidrojen teknolojisinin çok daha yaygın kullanılabileceğini gösteriyor. Hidrojenin sülfür ve karbonmonoksit gibi çevreye zararlı gazları üretmeden enerji sağlamasının yanında, evrende en çok bulunan element olduğundan tedariki ve taşınımının rahat olması ve enerjice zenginliği onu fosil yakıtlara neredeyse kusursuz bir alternatif yapıyor. Ayrıca sürekli olmayan rüzgar ve güneş enerjilerinin hidrojen enerjisine çevrilerek kullanılması, hidrojenin bir enerji depolama elemanı olarak kullanılmasını da mümkün kılıyor. Hidrojenin bu ve benzeri avantajlarının yanında belki de tek dezavantajı olarak görülen maliyetinin de çok yakın gelecekte %50 kadar azalacağı öngörülüyor.

Önümüzdeki yüzyıl içerisinde hidrojenin önemi, özellikle bizim gibi enerji üretiminde fosil yakıtlara bağlı ülkeler için daha da artacağa benziyor. Zira Türkiye petrol bakımından fakir olmasına rağmen, yer altı su ve maden kaynaklarıyla ayrıcalıklı bir coğrafyaya sahip. Hidrojenin getirdiği enerji dönüşüm çeşitliliği, linyit ve suyun bile hidrojen enerjisine çevrilip depolanmasını mümkün kılıyor. Yakın gelecekte atılacak doğru adımlar, hidrojen enerjisine ve potansiyeline olan farkındalığın artması bizim için de “Gelecek” isimli doğa dostu, emisyonsuz, az maliyetli ve en önemlisi yerli bir araç hayalini gerçek kılabilir.

Bir cevap yazın