DÜNYADA VE TÜRKİYE’DE KÖMÜR 
Şubat 13, 2021
Ayrık Belçika’nın Birleşik Enerji Politikası
Şubat 20, 2021

İklim Değişikliği ve Covid-19

Küresel ısınma artık hepimizin yavaş yavaş neticelerini hissetmeye başladığımız bir hakikat.

İklimlerin seyri şirazesini şaşırmış, her gün karşımıza çıkan afetler artık sıradanlaşmaya yüz tutmuş gibi sanki…

Kuraklık ve akabinde gelen daha birçok yeni zorluk artan etkisi ile mücadele etmemiz gereken unsurlar olarak gündemimizde!

Bundan sonra her daim yerini koruyacak gibi…

*****

Peki, ne yapmamız gerekiyor bu iklim değişikliği ile mücadele için?

Karbon salınımını azaltmak kâfi mi?

Aslında CO2 salınımına bağlı olarak yapılan ortalama küresel sıcaklık artış veya azalış projeksiyonları şu an teoriden ibaret.

Yani bugün bütün dünya (imkânsız olan) hidrokarbon kaynaklarının tüketiminden vazgeçse de, küresel ısınmanın ve bu bağlamda gelişen negatif etkilerin tersine dönüp, dönmeyeceği bir soru işareti.

Öte yandan, CO2 salınımına sebep olan kaynaklardan vazgeçmek de uzun vadede bile öyle kolay değil!

Ayrıca ADİL de değil!

Neden mi?

Çünkü “CO2 salınımını azalt” diye dünyaya baskı uygulamaya çalışan ülkeler, gelişmiş sanayileri – teknolojileri – ekonomilerini elde edebilmek ve bugünlere gelebilmek için zaten baskı yaptıkları ülkelerin hidrokarbon kaynaklarını tüm güçleriyle sömürmüş ve bu süreçte sera gazı salınımının bu seviyelere gelmesine sebep olmuştur! Mevcut durumda ise halen kişi başına oranla en fazla enerji tüketen, en fazla su harcayan ve en fazla hidrokarbon kaynakları sarf eden ülkeler yine bunlardır!

Peki, o zaman sorun nedir?

Sorun: sömürdükleri (gelişmekte olan veya gelişmemiş) ülkelerin, yavaş yavaş kalkınmaları ve nüfus artışları neticesinde, kendileri gibi su ve enerji tüketmeye meyil edecek olmalarıdır! 

Diğer bir ifade ile sorun:

“Artan genç nüfusları ve teknolojik kabiliyetleri ile güçlenen bugünün fakir toplumları, çalınan geçmişlerindekine benzer bir statüde kalsın ve kontrol altında tutulmaya devam etsin!”

“Fakir toplumlar, gelişme süreçlerinde ucuz ve kolay olarak erişebildikleri hidrokarbon kaynaklara elini sürmesin, bu sebeple büyüme oranları düşük seviyelerde seyretsin, pahalı yenilenebilir teknolojileri de yine büyük bedeller ödeyerek, bu alanda önden giden o sömürgeci yapılardan tedarik etsin!”

“Yani geleceklerini ellerine almasın ki, geçmişlerini çalan sömürgeci grupların geleceklerini tehdit eder duruma gelmesin!”dir.

*****

Tamam, küresel ısınma ve neticeleri ile mücadele edelim de, bu mu adalet?

Adil olmayan sistem ve beklentiler ne kadar başarılı olabilir ki?

Dünyanın bizlerin ortaya koyacağı, gerçekten makul ve adil olan modellere öyle çok ihtiyacı var ki…

*****

Ayrıca:

Covid geldi, ulaşım geriledi, CO2 hedefleri tutar gibi oldu!

Tabii Avustralya’da (ne hikmetse altlarında ciddi anlamda hidrokarbon kaynak potansiyeli olan alanlarda) ormanlar yandı, bu denkleme katılmadı! Üstüne üstlük, su yok bahanesi ile (kendilerince bilimsel gerekçelerle!) binlerce cana (katledilen deve sürüleri) kıyıldı!

Covid geldi, Trump’ı devirdi, Biden’ı getirdi!

Biden geldiği gibi Paris anlaşmasına geri döndü ve bazı kamusal alanlardaki yeni hidrokarbon üretim ruhsatlarını dondurdu.

İklim değişikliğine bağlı olarak CO2 salınımını azaltma gayeli yeni uluslararası toplantılar olacağını ve bu bağlamda sera gazı salınım politikaları anlamında dünyaya daha fazla baskı uygulayan bir mekanizma oluşturulacağından bahsedildi!

İşte Covid ile Biden’ı getiren cenahın dünya için biçtiği rol bu!

Tutarsa!

İşimiz gerçekten zor…

*****

Covid türevleri de bir şekilde bittikten sonra, bu sefer de bu kirli cenahın gelecekleri için tehdit olarak gördükleri fakir toplumları kırıp geçirecek yeni salgınlar tertiplenir ve vuku bulur mu diye insan düşünmeden edemiyor açıkçası!

Çünkü az önce ifade ettiğimiz, CO2 planlarının tutma şansı yok gibi!

 

 

Oğuzhan AKYENER
Oğuzhan AKYENER
Oğuzhan Akyener 1983 yılında Gönen’de doğmuştur. Eğitim hayatına Gönen Şehit Rahmi İlkokulunda başlamış ve orta okuldan itibaren, Gönen Anadolu Lisesi’nde devam etmiştir. 2001 yılında buradan mezun olduktan sonra, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ)’nde Petrol ve Doğalgaz Mühendisliği’nde lisans eğitimine başlamıştır. ODTÜ’de öğrenim gördüğü dönemde çok aktif bir öğrencilik hayatı geçiren Akyener, birçok sosyal projede görev almış, TESPAM’ı bir öğrenci kulübü olarak hayata geçirmiş, eş zamanlı olarak Anadolu Üniversitesi’nde İşletme alanında eğitim almaya başlamış, Gönen Jeotermal Kaynakları ile ilgili projeler hazırlamış ve birçok uluslararası ortamda konuşmacı olarak ülkesini ve kurucusu olduğu öğrenci kulüplerini temsil etmiştir. 2006 yılında ODTÜ Petrol ve Doğalgaz Mühendisliğinden, 2008 yılında ise Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesinden mezun olmuştur. Aynı zamanda ODTÜ mezuniyeti sonrasında, Gönen Belediyesi’ne “Jeotermal Rezervuar Yönetimi” ve yüzey tesisleri alanında bir yıl boyunca danışmanlık hizmeti vermiştir. Bu süreçte de eş zamanlı olarak bir dış ticaret firmasında iş hayatına başlamıştır. 2006 yılı sonunda TPAO Yurtdışı Projeler Dairesi’nde Rezervuar Mühendisi olarak göreve başlayan Akyener, kurumun Azerbaycan, Libya, İran, Cezayir, Irak, Tunus, Kazakistan, Brezilya, Ukrayna, Suriye, Özbekistan, Türkmenistan, İngiltere, Rusya gibi birçok projesinde aktif görev almıştır. Ayrıca 2007 yılında ODTÜ Jeodezi ve Coğrafi Bilgi Sistemleri Bölümünde, uzaktan algılama ve CBS tabanlı sistemler alanında akademik çalışmalar yapmıştır. 2007 – 2009 yılları arasında TPAO’nun Libya Ofisinde teknik ihalelerin değerlendirilmesi kapsamında dönüşümlü olarak görev almıştır. 2010 – 2011 yılları arasında Ağrı Doğubayazıt İlçesinde (kısa dönem olarak) askerlik görevini tamamlamıştır. Askerlik sürecinde de, “Bölük İçi Kalite Çemberi” gibi bazı yeni uygulamaların hayata geçmesine vesile olmuştur. 2011 – 2014 yılları arasında TPAO’nun Azerbaycan ofisine, ilgili bütün projelerden sorumlu Teknik Müdür olarak atanmış ve TPAO’yu ilgili uluslararası ortamlarda temsil etmiştir. 2014 – 2018 yılları arasında, TPAO’nun Merkez Ofisinde Yurtdışı Projeler ve İş Geliştirme alanında danışmanlık görevini sürdürmüştür. Ayrıca Azerbaycan’dan Türkiye’ye dönüş yaptıktan sonra, 2015 yılında, bir öğrenci kulübü olarak başlattığı TESPAM’ı bir düşünce kuruluşu olarak yeniden aktive etmiş ve TESPAM bünyesinde birçok uluslararası çalışma ve projeye imza atmıştır. 50’den fazla makalesi, yüzlerce köşe yazısı, onlarca röportajı farklı ortamlarda yayınlanmış ve ulusal, uluslararası arenada beğeni kazanmıştır. TESPAM bünyesinde çıkartılan “Energy Policy Turkey” ve “Turkish Journal of Energy Policy” dergilerinin yazarı ve imtiyaz sahibidir. “Enerji Panorama” ve “Yerli Düşünce” dergilerinde de köşe yazarlığı yapmakta, TESPAM’ın başkanlığını, TENVA’nın yönetim kurulu üyeliğini ve Kıbrıs Bahçeşehir Üniversitesi Deniz Hukuku Uygulamaları Araştırma Merkezi’nin de danışmanlar kurulu üyeliğini sürdürmektedir. Köklerine bağlı, şehirlileşme üzerine kurulan bir medeniyet tasavvurunu hayata geçirme gayesiyle faaliyet gösteren; “Cuma Ağacı” derneğinin ise kurucu başkanıdır. Farklı alanlarda kaleme aldığı (“Peygamber Ordusunda Askerlik”, “Cuma Rüzgarı”, “Bizim Halep: Enerji Harekatı”, “Doğu Akdeniz Gaz Politikaları”, “Enerji-Güvenlik-Siyaset Boyutlarıyla Suriye İç Savaşı”, “Türk-İslam Dünyasında Enerji Birliği” ve “Yeni Türkiye Vizyonunu Taşıyan Örnek Bir Belediyecilik Anlayışı” isimlerinde) 7 adet kitabı bulunan Akyener, 2016 yılında Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nde İşletme alanında yüksek lisans programını tamamlamıştır. 2017 yılında ise Polis Akademisi’nde Uluslararası Güvenlik alanında başladığı ve tamamlanmak üzere olan akademik çalışmalarına ek olarak, hukuk ve uluslararası ilişkiler alanlarında da farklı üniversitelerde eğitimine devam etmektedir. Bugüne kadar birçok uluslararası ortamda ülkesini temsil eden, ulusal ve uluslararası basın kuruluşlarına mülakatlar veren, yerine göre manşetlerde yer alan ve ülkesinin enerji politikalarının belirlenmesinde önemli katkılar ortaya koyan Akyener, Cumhurbaşkanlığı makamına özel olarak hazırlanan “Ulusal Güvenlik Yapılanması” ve “Devlet E-Hafıza” gibi proje gruplarında da yer almıştır. Çok iyi derece İngilizce bilen Akyener, evli ve üç çocuk babasıdır.

Bir cevap yazın