İsrail İle Lübnan Arasında Devam Eden MEB Görüşmeleri
Aralık 21, 2020
Doğu Akdeniz’de Yeni Bir Strateji
Aralık 31, 2020

Irak’ta Değişen Dinamikler

Bu yazı BBN TÜRK te yayınlanmıştır. İlgili link: https://www.bbnhaber.com.tr/yazi/irak-ta-degisen-dinamikler

Irak’ta Değişen Dinamikler

Ziyaret dâhilinde; terörle mücadele, enerji, su ve ticaretin geliştirilmesine yönelik 4 ana konu başlığı ele alındı.

Fakat bu ziyaret, zamanlaması ve olası neticeleri açısından son derece önemliydi. Neden mi?

***

Ziyaret öyle bir zamanda gerçekleştirildi ki;

  • Irak’ın düşen petrol fiyatları sebebiyle, önüne geçilemez bir ekonomik buhrana saplandığı,
  • Aylardır maaşların dahi ödenemediği,
  • IKBY’de ekonomik ve siyasi istikrar anlamında durumun daha da vahim bir hal aldığı,
  • ABD’nin Irak politikasında bir belirsizlik yaşandığı,
  • DAEŞ’in yeniden hortlayarak, birçok noktada saldırı paketleri servis ettiği,
  • Şii milislerin de ABD unsurlarına yönelik saldırılarına hız verdiği,
  • Pandeminin kontrolsüz bir şekilde yıkıma devam ettiği,
  • Ülkenin her yerinde huzursuzluğa bağlı gösterilerin arttığı,
  • PKK ve PYD güçlerinin Peşmergelerle çatıştığı,
  • Bağdat ve Erbil yönetimlerinin ilk defa bütçe ödemeleri ve petrol satışları hususlarında yapıcı müzakerelere başlayarak, ortak terörle mücadele takvimi oluşturduğu,
  • IKBY’nin petrol sevkiyatının SOMO bünyesinde ortak havuzdan gerçekleştirilebilmesi için Türkiye’nin acil desteğine ihtiyaç duyulduğu

Bir ortamda gerçekleştirildi…

Dolayısıyla referandum süreci ile ayyuka çıkan bağımsız bir Kürt devleti kurma vizyonu, Saddam’ın devrilmesinden bu yana ilk defa bu kadar derin bir çıkmaza girdi. (Şimdilik askıya alındı.) Aynı şekilde her şeye rağmen Irak’ın toprak bütünlüğünün sağlanması ve Bağdat ile Erbil arasında reel bir entegrasyona gidebilme potansiyeli taşıyan adımlar da atılmaya başlandı.

***

ABD bu süreçte neyi gördü?

Irak’a 2003 yılından beri neredeyse 4 trilyon $’a yakın para gömen, karşılığında derin bir nefret, itibar kaybı, sivil ve askeri kayıplar yaşamanın yanı sıra, bölgeyi İran – Çin – Rusya nüfuzuna karşı daha da kırılgan bir hale sokan ABD, sanki Türkiye ile işbirliği sürecinin ne gibi kazanımları olacağını algılamaya başladı gibi…

Nasıl mı?

Irak’ta daha etkin ve Bağdat hükümeti ile daha köklü ilişkiler kuran bir Türkiye’nin mevcudiyeti, ABD’nin daha az para harcayarak;

  • DAEŞ ile etkin bir mücadele yürütebilmesi,
  • Rusya, Çin ve İran nüfuzunu azaltması,
  • Bu bağlamda Suriye ve Lübnan’da dahi! daha etkin bir terörle mücadele iklimi sağlanması,
  • Bölgenin kalkınarak, istikrara kavuşması,
  • Enerji arz güvenliğinin sağlanması anlamına geliyor da o yüzden…

***

O halde bundan sonra ne yapılmalı?

Ankara ve Bağdat yönetimi ile ortak olarak oluşturabilecek özel bir fon ile bölgesel kalkınma noktasında bazı adımlara başlanmalı…

(Klasik komisyon raporları üzerinden yürüyen verimsiz modellerin ötesinde) Varlık Fonu benzeri, finansal yetkinliği ve hareket kabiliyeti olan, devletler arası etkin entegrasyon süreçlerini kurgulamak için oluşturulmuş, pratik ve çözüm odaklı bir fon…

Bu fon ile yapılacaklar:

  • Irak’ın kuzeyinde yer alan ve geliştirilmeyi bekleyen (meşhur Kerkük sahası dâhil) bütün petrol ve gaz sahalarının bu fonun operatörlüğünde geliştirilerek, üretime alınması,
  • Hatta IKBY içindeki gaz sahalarının da benzer bir konseptte üretime alınarak, Irak’ın İran’dan gaz ve elektrik ithalatının önüne geçilmesi,
  • Kısa vadeli Irak’a Türkiye üzerinden elektrik sevkiyatı sağlanarak, ortak bir grid sistemi oluşturulması,
  • Bölge güvenliğinin sağlanmasına TSK’nın da destek vermesi,
  • Kerkük Ceyhan boru hattının 1+1+1 milyon varil kapasiteli olacak şekilde yeniden revize edilerek, inşa edilmesi,
  • Bu sayede Irak petrol ihracatının (Ceyhan üzerinden) kademeli olarak 2050’ye kadar 5 milyon varil / gün civarında arttırılarak, bölgenin kalkınmasına hizmet edilmesi,
  • Bölgenin uzun vadeli en büyük risklerinden olan su güvenliğinin sağlanması için Türkiye ve Irak sınırları dâhilinde ortak baraj ve HES projelerinin finanse edilmesi

Şeklinde olabilecektir…

Gerekirse bu fona ABD de ortak olabilecektir!

Ne dersiniz? Daha uygulanabilir ve etkin bir çözüm değil mi?

 

Oğuzhan AKYENER
Oğuzhan AKYENER
Oğuzhan Akyener 1983 yılında Gönen’de doğmuştur. Eğitim hayatına Gönen Şehit Rahmi İlkokulunda başlamış ve orta okuldan itibaren, Gönen Anadolu Lisesi’nde devam etmiştir. 2001 yılında buradan mezun olduktan sonra, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ)’nde Petrol ve Doğalgaz Mühendisliği’nde lisans eğitimine başlamıştır. ODTÜ’de öğrenim gördüğü dönemde çok aktif bir öğrencilik hayatı geçiren Akyener, birçok sosyal projede görev almış, TESPAM’ı bir öğrenci kulübü olarak hayata geçirmiş, eş zamanlı olarak Anadolu Üniversitesi’nde İşletme alanında eğitim almaya başlamış, Gönen Jeotermal Kaynakları ile ilgili projeler hazırlamış ve birçok uluslararası ortamda konuşmacı olarak ülkesini ve kurucusu olduğu öğrenci kulüplerini temsil etmiştir. 2006 yılında ODTÜ Petrol ve Doğalgaz Mühendisliğinden, 2008 yılında ise Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesinden mezun olmuştur. Aynı zamanda ODTÜ mezuniyeti sonrasında, Gönen Belediyesi’ne “Jeotermal Rezervuar Yönetimi” ve yüzey tesisleri alanında bir yıl boyunca danışmanlık hizmeti vermiştir. Bu süreçte de eş zamanlı olarak bir dış ticaret firmasında iş hayatına başlamıştır. 2006 yılı sonunda TPAO Yurtdışı Projeler Dairesi’nde Rezervuar Mühendisi olarak göreve başlayan Akyener, kurumun Azerbaycan, Libya, İran, Cezayir, Irak, Tunus, Kazakistan, Brezilya, Ukrayna, Suriye, Özbekistan, Türkmenistan, İngiltere, Rusya gibi birçok projesinde aktif görev almıştır. Ayrıca 2007 yılında ODTÜ Jeodezi ve Coğrafi Bilgi Sistemleri Bölümünde, uzaktan algılama ve CBS tabanlı sistemler alanında akademik çalışmalar yapmıştır. 2007 – 2009 yılları arasında TPAO’nun Libya Ofisinde teknik ihalelerin değerlendirilmesi kapsamında dönüşümlü olarak görev almıştır. 2010 – 2011 yılları arasında Ağrı Doğubayazıt İlçesinde (kısa dönem olarak) askerlik görevini tamamlamıştır. Askerlik sürecinde de, “Bölük İçi Kalite Çemberi” gibi bazı yeni uygulamaların hayata geçmesine vesile olmuştur. 2011 – 2014 yılları arasında TPAO’nun Azerbaycan ofisine, ilgili bütün projelerden sorumlu Teknik Müdür olarak atanmış ve TPAO’yu ilgili uluslararası ortamlarda temsil etmiştir. 2014 – 2018 yılları arasında, TPAO’nun Merkez Ofisinde Yurtdışı Projeler ve İş Geliştirme alanında danışmanlık görevini sürdürmüştür. Ayrıca Azerbaycan’dan Türkiye’ye dönüş yaptıktan sonra, 2015 yılında, bir öğrenci kulübü olarak başlattığı TESPAM’ı bir düşünce kuruluşu olarak yeniden aktive etmiş ve TESPAM bünyesinde birçok uluslararası çalışma ve projeye imza atmıştır. 50’den fazla makalesi, yüzlerce köşe yazısı, onlarca röportajı farklı ortamlarda yayınlanmış ve ulusal, uluslararası arenada beğeni kazanmıştır. TESPAM bünyesinde çıkartılan “Energy Policy Turkey” ve “Turkish Journal of Energy Policy” dergilerinin yazarı ve imtiyaz sahibidir. “Enerji Panorama” ve “Yerli Düşünce” dergilerinde de köşe yazarlığı yapmakta, TESPAM’ın başkanlığını, TENVA’nın yönetim kurulu üyeliğini ve Kıbrıs Bahçeşehir Üniversitesi Deniz Hukuku Uygulamaları Araştırma Merkezi’nin de danışmanlar kurulu üyeliğini sürdürmektedir. Köklerine bağlı, şehirlileşme üzerine kurulan bir medeniyet tasavvurunu hayata geçirme gayesiyle faaliyet gösteren; “Cuma Ağacı” derneğinin ise kurucu başkanıdır. Farklı alanlarda kaleme aldığı (“Peygamber Ordusunda Askerlik”, “Cuma Rüzgarı”, “Bizim Halep: Enerji Harekatı”, “Doğu Akdeniz Gaz Politikaları”, “Enerji-Güvenlik-Siyaset Boyutlarıyla Suriye İç Savaşı”, “Türk-İslam Dünyasında Enerji Birliği” ve “Yeni Türkiye Vizyonunu Taşıyan Örnek Bir Belediyecilik Anlayışı” isimlerinde) 7 adet kitabı bulunan Akyener, 2016 yılında Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nde İşletme alanında yüksek lisans programını tamamlamıştır. 2017 yılında ise Polis Akademisi’nde Uluslararası Güvenlik alanında başladığı ve tamamlanmak üzere olan akademik çalışmalarına ek olarak, hukuk ve uluslararası ilişkiler alanlarında da farklı üniversitelerde eğitimine devam etmektedir. Bugüne kadar birçok uluslararası ortamda ülkesini temsil eden, ulusal ve uluslararası basın kuruluşlarına mülakatlar veren, yerine göre manşetlerde yer alan ve ülkesinin enerji politikalarının belirlenmesinde önemli katkılar ortaya koyan Akyener, Cumhurbaşkanlığı makamına özel olarak hazırlanan “Ulusal Güvenlik Yapılanması” ve “Devlet E-Hafıza” gibi proje gruplarında da yer almıştır. Çok iyi derece İngilizce bilen Akyener, evli ve üç çocuk babasıdır.

Bir cevap yazın