Bu Pandemi Kimin Projesi?
Aralık 9, 2020
Türk Koridoru
Aralık 15, 2020

Karabağ ve Sonrası

Bu yazı BBN Türk’te yayınlanmıştır. İlgili link:  https://www.bbnhaber.com.tr/yazi/karabag-ve-sonrasi

Neredeyse 30 yıldır işgal altında olan Karabağ nihayet zulümden azat oldu. Azerbaycan’ın son 20 yılda elindeki petrol kartını bu denli etkin kullanması sayesinde elde ettiği teknolojik, ekonomik ve askeri altyapı bütün dengeleri değiştirdi. Tabii kazanılan zaferde, bu altyapıya ek olarak Türkiye’nin lojistik, askeri stratejiler, teknolojik, diplomatik ve siyasi alanlarda sağladığı destek de önemliydi.

İki kardeş Türk devleti hem akılları, hem de yürekleri ile “bir” olarak, birçok uluslararası baskıya rağmen, bölgede önemli dengeleri değiştirmeyi başardı. Hatta öyle ki, ortada gerçek anlamda fiili bir gelişme olmasa da, Rusya’da kamuoyunda şu sıralar “Turan Ordusu” fikri konuşulmaya dahi başladı.

Turan Ordusu mevcut konjonktürde kısa vadede gerçekleşebilecek bir hedef olarak görülmese de, Karabağ zaferi ve iki Türk devletinin kenetlenen ilişki düzeyi, bütün Türk dünyasında, Rus – Çin – ABD lobilerinin zayıflayıp, Türk dünyasını merkeze alan ve Türkiye’ye sıcak bakan algının şaha kalkmasına sebep oldu.

Türk Dünyası için bu ivmelenmenin birçok alanda sürdürülerek, daha yüksek düzeyli entegrasyon süreçlerinin başlatılması için de önemli bir fırsat doğdu. Özellikle enerji bu minvalde büyük önem arz ediyor ve bu idrak ile inşallah 2021 Nevruz sonunda uluslararası alanda bir ilk niteliğinde olan “Türk Dünyası Enerji Birliği Kongresi” isimli bir etkinlik düzenlenecek!

Bu önemli gelişmeye de değindikten sonra, yeniden çok uzun süredir Türk’ün kazandığı tek toprak parçası olma niteliğindeki Karabağ’a dönersek, bizleri zaferin rehavetine kapılmadan, yoğun bir çalışma takviminin beklediğini görebiliriz.

Öncelikle 30 yıl sonra kavuşulan Karabağ; bakımsız, yerine göre talan edilmiş olmakla birlikte, zengin bir ekolojik çeşitliliğe ve maden potansiyeline de sahip bakir bir bölge. Dolayısıyla hızlı, planlı, dikkatli, çevreci bir yatırım ve kalkınma planının ivedilikle hazırlanarak uygulamaya geçirilmesi gerekiyor. Bu bağlamda Azerbaycan da 20 milyar $’lık bir yatırım programı üzerinde çalışmalarına devam ediyor.

Peki, Karabağ’da bir “yeniden inşa ve kalkınma programı” yaparken, nelere dikkat etmemiz gerekiyor?

Öncelikle tahmin edilebileceği üzere, bölgeye dair çok ciddi anlamda veri eksikliği bulunuyor. Bu bağlamda bölgenin bir an önce ekoloji, enerji, toprak – su – hava kalitesi ve riskler çerçevesinde incelenerek toplanan veriler ışığında analiz edilmesi gerekiyor. Çünkü 70’ten fazla özel bitki türüne ev sahipliği yapan Karabağ’ın kırılgan noktalarını şimdiden tespit ederek, şehircilik politikalarını belirlemek bu bağlamda önem arz ediyor.

İkinci olarak, Ermenistan’da hala işlevini sürdüren (teknolojisi Çernobil düzeyinde olan) nükleer santralin olası sızıntı risklerine karşı çok yönlü bir eylem paketi hazırlamak ve uygulamaya geçirmek de hayati seviyede öncelik taşıyor.

Bu iki ana maddenin yanı sıra,

– “Ekokültürel Veri Tabanı”nın oluşturulması,

– Sismik veri toplama ve yorumlama çalışmaları akabinde “Deprem Risk Haritaları”nın hazırlanması,

– “Su Kaynaklarını Geliştirme ve Suya Endeksli Tarım ve Ekoloji Programları”nı içeren bir “Su Yönetim Merkezi”nin tasarlanması,

– Yeşil, kendi enerjisini üreten modelde şehircilik politikalarının öne çıkarılması,

– Yenilenebilir enerji ve maden potansiyelinin tespit edilerek haritalandırılması,

– Son olarak da bu veriler ve çalışmalar ışında “Karabağ Yatırım Teşvik” paketlerinin kurgulanması gerekiyor.

Görülebileceği üzere, uğruna şehitler verdiğimiz Türk yurdu Karabağ bizden bundan sonra da yoğun bir gayret bekliyor.

Öte yandan Karabağ ile yakalanan ivme ve elde edilen Türk koridoruna dair de ivedilikle politikalar geliştirilip, uygulama safhasına geçilmesi büyük önem arz ediyor!

Oğuzhan AKYENER
Oğuzhan AKYENER
Oğuzhan Akyener 1983 yılında Gönen’de doğmuştur. Eğitim hayatına Gönen Şehit Rahmi İlkokulunda başlamış ve orta okuldan itibaren, Gönen Anadolu Lisesi’nde devam etmiştir. 2001 yılında buradan mezun olduktan sonra, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ)’nde Petrol ve Doğalgaz Mühendisliği’nde lisans eğitimine başlamıştır. ODTÜ’de öğrenim gördüğü dönemde çok aktif bir öğrencilik hayatı geçiren Akyener, birçok sosyal projede görev almış, TESPAM’ı bir öğrenci kulübü olarak hayata geçirmiş, eş zamanlı olarak Anadolu Üniversitesi’nde İşletme alanında eğitim almaya başlamış, Gönen Jeotermal Kaynakları ile ilgili projeler hazırlamış ve birçok uluslararası ortamda konuşmacı olarak ülkesini ve kurucusu olduğu öğrenci kulüplerini temsil etmiştir. 2006 yılında ODTÜ Petrol ve Doğalgaz Mühendisliğinden, 2008 yılında ise Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesinden mezun olmuştur. Aynı zamanda ODTÜ mezuniyeti sonrasında, Gönen Belediyesi’ne “Jeotermal Rezervuar Yönetimi” ve yüzey tesisleri alanında bir yıl boyunca danışmanlık hizmeti vermiştir. Bu süreçte de eş zamanlı olarak bir dış ticaret firmasında iş hayatına başlamıştır. 2006 yılı sonunda TPAO Yurtdışı Projeler Dairesi’nde Rezervuar Mühendisi olarak göreve başlayan Akyener, kurumun Azerbaycan, Libya, İran, Cezayir, Irak, Tunus, Kazakistan, Brezilya, Ukrayna, Suriye, Özbekistan, Türkmenistan, İngiltere, Rusya gibi birçok projesinde aktif görev almıştır. Ayrıca 2007 yılında ODTÜ Jeodezi ve Coğrafi Bilgi Sistemleri Bölümünde, uzaktan algılama ve CBS tabanlı sistemler alanında akademik çalışmalar yapmıştır. 2007 – 2009 yılları arasında TPAO’nun Libya Ofisinde teknik ihalelerin değerlendirilmesi kapsamında dönüşümlü olarak görev almıştır. 2010 – 2011 yılları arasında Ağrı Doğubayazıt İlçesinde (kısa dönem olarak) askerlik görevini tamamlamıştır. Askerlik sürecinde de, “Bölük İçi Kalite Çemberi” gibi bazı yeni uygulamaların hayata geçmesine vesile olmuştur. 2011 – 2014 yılları arasında TPAO’nun Azerbaycan ofisine, ilgili bütün projelerden sorumlu Teknik Müdür olarak atanmış ve TPAO’yu ilgili uluslararası ortamlarda temsil etmiştir. 2014 – 2018 yılları arasında, TPAO’nun Merkez Ofisinde Yurtdışı Projeler ve İş Geliştirme alanında danışmanlık görevini sürdürmüştür. Ayrıca Azerbaycan’dan Türkiye’ye dönüş yaptıktan sonra, 2015 yılında, bir öğrenci kulübü olarak başlattığı TESPAM’ı bir düşünce kuruluşu olarak yeniden aktive etmiş ve TESPAM bünyesinde birçok uluslararası çalışma ve projeye imza atmıştır. 50’den fazla makalesi, yüzlerce köşe yazısı, onlarca röportajı farklı ortamlarda yayınlanmış ve ulusal, uluslararası arenada beğeni kazanmıştır. TESPAM bünyesinde çıkartılan “Energy Policy Turkey” ve “Turkish Journal of Energy Policy” dergilerinin yazarı ve imtiyaz sahibidir. “Enerji Panorama” ve “Yerli Düşünce” dergilerinde de köşe yazarlığı yapmakta, TESPAM’ın başkanlığını, TENVA’nın yönetim kurulu üyeliğini ve Kıbrıs Bahçeşehir Üniversitesi Deniz Hukuku Uygulamaları Araştırma Merkezi’nin de danışmanlar kurulu üyeliğini sürdürmektedir. Köklerine bağlı, şehirlileşme üzerine kurulan bir medeniyet tasavvurunu hayata geçirme gayesiyle faaliyet gösteren; “Cuma Ağacı” derneğinin ise kurucu başkanıdır. Farklı alanlarda kaleme aldığı (“Peygamber Ordusunda Askerlik”, “Cuma Rüzgarı”, “Bizim Halep: Enerji Harekatı”, “Doğu Akdeniz Gaz Politikaları”, “Enerji-Güvenlik-Siyaset Boyutlarıyla Suriye İç Savaşı”, “Türk-İslam Dünyasında Enerji Birliği” ve “Yeni Türkiye Vizyonunu Taşıyan Örnek Bir Belediyecilik Anlayışı” isimlerinde) 7 adet kitabı bulunan Akyener, 2016 yılında Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nde İşletme alanında yüksek lisans programını tamamlamıştır. 2017 yılında ise Polis Akademisi’nde Uluslararası Güvenlik alanında başladığı ve tamamlanmak üzere olan akademik çalışmalarına ek olarak, hukuk ve uluslararası ilişkiler alanlarında da farklı üniversitelerde eğitimine devam etmektedir. Bugüne kadar birçok uluslararası ortamda ülkesini temsil eden, ulusal ve uluslararası basın kuruluşlarına mülakatlar veren, yerine göre manşetlerde yer alan ve ülkesinin enerji politikalarının belirlenmesinde önemli katkılar ortaya koyan Akyener, Cumhurbaşkanlığı makamına özel olarak hazırlanan “Ulusal Güvenlik Yapılanması” ve “Devlet E-Hafıza” gibi proje gruplarında da yer almıştır. Çok iyi derece İngilizce bilen Akyener, evli ve üç çocuk babasıdır.

Bir cevap yazın