DOĞU TÜRKİSTAN ve ENERJİ KARTI
Ocak 16, 2021
Biden geldi, ne getirdi?
Ocak 20, 2021

Kontrollü Gerilim ve Rusya

2020 Aralık ayında, Rusya Federasyonu Devlet Dumasından iki milletvekili Kazakistan’a yönelik “Kazakistan coğrafyası, Rusya’nın en büyük hediyesidir” şeklinde bazı sözlü sataşmalarda bulundu.

Diğer bir ifade ile Rusya (tarihi ile meşhur Kazak Türklerinin geçmişini hiçe sayıp) Kazakistan özelinde bütün Türk Dünyasına bir mesaj vermek gayeli kontrollü bir gerginlik oluşturmak için düğmeye bastı.

O günden bu yana iki ülke arasındaki ilişkiler bağlayıcı olmayan bir soğukluk çizgisinde süregeliyor…

Peki, Rusya neden böyle bir hamle yaptı?

Bu soruya gelin, Rusya tarafından yarı resmi bir dille yapılan ve resmi olarak da geri adım atılmayan bu söylemden hemen önce nasıl bir tablonun oluştuğuna bakarak cevap verelim.

Bu söylem öncesinde:

Türkiye’nin siyasi, teknoloji ve askeri stratejiler alanında desteklediği Azerbaycan Karabağ’ı geri almış,

Askeri harekât başlamadan, Azerbaycan silahlı kuvvetleri ve diğer kritik makamlardan (Azerbaycan’ın askeri operasyonlarında Ermenistan’a bilgi sızdıracak kadar alçaklaşabilen) Rus lobileri itina ile temizlenmiş,

Zafer sonrasında Türk entegrasyonunun, Türk savaş stratejilerinin ve Türk teknolojisinin nasıl galip geldiği ortaya çıkınca, Kazakistan ve Özbekistan da Türkiye ile askeri alanda işbirliği protokolleri imzalamış,

Türkmenistan ve Kırgızistan ile de daha yoğun işbirliği süreçlerinin başlayacağı bir döneme girilmiş,

Bu süreç Rusya’da “Turan Ordusu”nun en çok konuşulan konu başlıklarından olmasını dahi sağlamıştır…

Zaten bunun üzerine, daha önce de Kazakistan ile farklı anlaşmazlıklar ve siyasi sorunlar yaşayan Rusya, bir uyarı mahiyetinde, Kazakistan özelinde bütün Türk dünyasına (gayri resmi) bir mesaj vermek istemiştir.

Bazıları bu mesajı ciddi bir askeri müdahale olasılığı olarak yorumlasa da, küresel dinamiklere ve Biden yönetimine karşı bir savunma modeli geliştirmeye çalışan Rusya’nın bu minvaldeki hazırlıklarına bakıldığında, askeri opsiyonun masada olmadığı anlaşılabilecektir.

Gittikçe daha da büyüyen Çin Rusya için de (Türk dünyasına kıyasla çok daha) büyük bir risk konumunda iken,

Biden ve arkasındaki küresel finans gruplarının ilk hedeflerinden birinin “Rusya’yı daha fazla sıkıştırmak ve dizginlemek” olması beklenirken, 

Bu tabloda “Rusya’nın Türkiye ve Türk dünyası ile yönetilemez bir gerilime girmesi, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’da ciddi güç kaybı yaşaması” anlamını taşıyorken,

Ayrıca her gerilim Rusya’yı (arka bahçesi olarak zannettiği) Türk dünyası dâhilinde daha da zayıf bir pozisyona düşürürken,

İlişkilerde kırılmaya gidecek bir netice kesinlikle muhtemel değildir.

Sadece ara ara Rus kamuoyunun ve ilgili Türk ülkelerindeki Rus lobilerinin gazını almak ve biraz da küçük tehditlerle siyasi etki oluşturmak gayeli kontrollü bir gerginlik oluşturulmaya çalışılmaktadır.

Öte yandan Nahcivan üzerinden Rusya’nın garantörlüğünde açılacak Türk Koridoru projesi de adım adım ilerlemektedir. Yani Rusya mevcut konjonktür gereği, Türk dünyasının daha fazla entegre olması ve güçlenmesi süreçlerinde de engel olmak yerine, iş birliğine (yine kontrollü bir şekilde) dâhil olmayı tercih etmiştir.

Aynı durum bu bağlamda Çin için de geçerlidir.

Dolayısıyla her ne kadar Türk entegrasyonu Rusya ve Çin’i çok rahatsız ediyor olsa da, bu süreçler mevcut uluslararası siyaset ve riskler dikkate alındığında, iki ülkenin de resmi olarak karşı çıkmak yerine, kontrollü entegre olmaya çalıştıkları bir modele evirilmiştir.

Bu sebeple Türk entegrasyonu kaçınılmazdır!

Türk dünyası küresel dengelerde her gün daha etkin bir pozisyona sahip olacaktır!

Oğuzhan AKYENER
Oğuzhan AKYENER
Oğuzhan Akyener 1983 yılında Gönen’de doğmuştur. Eğitim hayatına Gönen Şehit Rahmi İlkokulunda başlamış ve orta okuldan itibaren, Gönen Anadolu Lisesi’nde devam etmiştir. 2001 yılında buradan mezun olduktan sonra, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ)’nde Petrol ve Doğalgaz Mühendisliği’nde lisans eğitimine başlamıştır. ODTÜ’de öğrenim gördüğü dönemde çok aktif bir öğrencilik hayatı geçiren Akyener, birçok sosyal projede görev almış, TESPAM’ı bir öğrenci kulübü olarak hayata geçirmiş, eş zamanlı olarak Anadolu Üniversitesi’nde İşletme alanında eğitim almaya başlamış, Gönen Jeotermal Kaynakları ile ilgili projeler hazırlamış ve birçok uluslararası ortamda konuşmacı olarak ülkesini ve kurucusu olduğu öğrenci kulüplerini temsil etmiştir. 2006 yılında ODTÜ Petrol ve Doğalgaz Mühendisliğinden, 2008 yılında ise Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesinden mezun olmuştur. Aynı zamanda ODTÜ mezuniyeti sonrasında, Gönen Belediyesi’ne “Jeotermal Rezervuar Yönetimi” ve yüzey tesisleri alanında bir yıl boyunca danışmanlık hizmeti vermiştir. Bu süreçte de eş zamanlı olarak bir dış ticaret firmasında iş hayatına başlamıştır. 2006 yılı sonunda TPAO Yurtdışı Projeler Dairesi’nde Rezervuar Mühendisi olarak göreve başlayan Akyener, kurumun Azerbaycan, Libya, İran, Cezayir, Irak, Tunus, Kazakistan, Brezilya, Ukrayna, Suriye, Özbekistan, Türkmenistan, İngiltere, Rusya gibi birçok projesinde aktif görev almıştır. Ayrıca 2007 yılında ODTÜ Jeodezi ve Coğrafi Bilgi Sistemleri Bölümünde, uzaktan algılama ve CBS tabanlı sistemler alanında akademik çalışmalar yapmıştır. 2007 – 2009 yılları arasında TPAO’nun Libya Ofisinde teknik ihalelerin değerlendirilmesi kapsamında dönüşümlü olarak görev almıştır. 2010 – 2011 yılları arasında Ağrı Doğubayazıt İlçesinde (kısa dönem olarak) askerlik görevini tamamlamıştır. Askerlik sürecinde de, “Bölük İçi Kalite Çemberi” gibi bazı yeni uygulamaların hayata geçmesine vesile olmuştur. 2011 – 2014 yılları arasında TPAO’nun Azerbaycan ofisine, ilgili bütün projelerden sorumlu Teknik Müdür olarak atanmış ve TPAO’yu ilgili uluslararası ortamlarda temsil etmiştir. 2014 – 2018 yılları arasında, TPAO’nun Merkez Ofisinde Yurtdışı Projeler ve İş Geliştirme alanında danışmanlık görevini sürdürmüştür. Ayrıca Azerbaycan’dan Türkiye’ye dönüş yaptıktan sonra, 2015 yılında, bir öğrenci kulübü olarak başlattığı TESPAM’ı bir düşünce kuruluşu olarak yeniden aktive etmiş ve TESPAM bünyesinde birçok uluslararası çalışma ve projeye imza atmıştır. 50’den fazla makalesi, yüzlerce köşe yazısı, onlarca röportajı farklı ortamlarda yayınlanmış ve ulusal, uluslararası arenada beğeni kazanmıştır. TESPAM bünyesinde çıkartılan “Energy Policy Turkey” ve “Turkish Journal of Energy Policy” dergilerinin yazarı ve imtiyaz sahibidir. “Enerji Panorama” ve “Yerli Düşünce” dergilerinde de köşe yazarlığı yapmakta, TESPAM’ın başkanlığını, TENVA’nın yönetim kurulu üyeliğini ve Kıbrıs Bahçeşehir Üniversitesi Deniz Hukuku Uygulamaları Araştırma Merkezi’nin de danışmanlar kurulu üyeliğini sürdürmektedir. Köklerine bağlı, şehirlileşme üzerine kurulan bir medeniyet tasavvurunu hayata geçirme gayesiyle faaliyet gösteren; “Cuma Ağacı” derneğinin ise kurucu başkanıdır. Farklı alanlarda kaleme aldığı (“Peygamber Ordusunda Askerlik”, “Cuma Rüzgarı”, “Bizim Halep: Enerji Harekatı”, “Doğu Akdeniz Gaz Politikaları”, “Enerji-Güvenlik-Siyaset Boyutlarıyla Suriye İç Savaşı”, “Türk-İslam Dünyasında Enerji Birliği” ve “Yeni Türkiye Vizyonunu Taşıyan Örnek Bir Belediyecilik Anlayışı” isimlerinde) 7 adet kitabı bulunan Akyener, 2016 yılında Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nde İşletme alanında yüksek lisans programını tamamlamıştır. 2017 yılında ise Polis Akademisi’nde Uluslararası Güvenlik alanında başladığı ve tamamlanmak üzere olan akademik çalışmalarına ek olarak, hukuk ve uluslararası ilişkiler alanlarında da farklı üniversitelerde eğitimine devam etmektedir. Bugüne kadar birçok uluslararası ortamda ülkesini temsil eden, ulusal ve uluslararası basın kuruluşlarına mülakatlar veren, yerine göre manşetlerde yer alan ve ülkesinin enerji politikalarının belirlenmesinde önemli katkılar ortaya koyan Akyener, Cumhurbaşkanlığı makamına özel olarak hazırlanan “Ulusal Güvenlik Yapılanması” ve “Devlet E-Hafıza” gibi proje gruplarında da yer almıştır. Çok iyi derece İngilizce bilen Akyener, evli ve üç çocuk babasıdır.

Bir cevap yazın