Kepez, Azerbaycan, Türkmenistan & Çözüm Sağlayan Yeni Türkiye
Ocak 3, 2017
Türkmenistan İran’a Verdiği Gazı Kesti: Peki Yaklaşımımız Ne Olmalı
Ocak 6, 2017

Şapkadan Zorla Tavşan Çıkartmaya Çalışmak

A logo sits illuminated outside the Exxon Mobil Corp. corporate pavilion during the 21st World Petroleum Congress in Moscow, Russia, on Monday, June 16, 2014. Work between Texas-based Exxon, the world's largest oil company by market value, and state-run Rosneft on Sakhalin Island in Russias Far East provides a template for further exploration, especially in the Arctic's Kara Sea, Exxon Mobil Corp. Chief Executive Officer Rex Tillerson said at the World Petroleum Congress in Moscow today. Photographer: Andrey Rudakov/Bloomberg via Getty Images

Burak KAYAEL

TESPAM Ortadoğu Uzmanı

Son dönemde güvenlik endişesi, düşen petrol fiyatları ve politik belirsizliklerden dolayı Irak’a bağlı Kürt Bölgesel Yönetimine bağlı bölgede petrol/doğalgaz arama faaliyetleri eskiye oranla çok yavaşlamış durumda. Bu tür gelişmeleri her ay yayınladığımız Irak bölgesel raporumuzda detaylı bir şekilde sebepleriyle işlemeye çalışıyoruz.

Ancak dönem dönem bu tür konular, hele ki bahsi geçen firma büyük bir firma ise, yanlış alıntılarla kamuoyunu yanıltacak şekilde aktarılıyor. Bazen ekonomik olarak imkânsız boyutta yatırım haberleri verilirken bazen de işin doğası gereği oluşan yavaşlamalar ya da iptaller abartılarak aktarılıyor. Buna benzer bir örnek de yakın zaman da ExxonMobil şirketinin Kuzey Irak’ta sahip olduğu 3 arama bloğundan çıkması konusu üzerinden yaşandı (bu gelişmeyi Aralık ayı Irak raporumuzda irdelemiştik). Şirketin yükümlülüklerini yerine getiremediği 3 arama lisansından çıkacağı haberleri bazı kaynaklarda “şirketin bu üç bölgedeki tesislerini kapatacağı” şeklinde yer aldı. Hatta şirketin bölgedeki “6 tesisinden 3’ünü kapatacağı” şeklinde detaylandırıldı.

Öncelikle bir yanlışı düzeltelim: ExxonMobil’in Kuzey Irak’ta hiçbir üretimi yok ve dolayısıyla da hiçbir tesisi yok. Gerçekte olan tesis kapatma değil şirketin 2011’de yerel yönetimle belirli yükümlülükler altına girerek arama ruhsatı aldığı 6 lisansın 3’ündeki arama haklarından vazgeçmesidir. Bunun sebebini de Bölgesel Yönetim Enerji Bakanı Ashti Hawrami’nin 6 Aralık’taki açıklamasından anlıyoruz: “Sözleşmesel yükümlülüklerini gereken zamanda yerine getiremeyen petrol firmaları söz konusu sahalardan çekilmelidir.” Bu açıklamanın ardından gelen 3 lisanstan çekilme kararının buna bağlı olduğu beklenir bir durumdur çünkü ExxonMobil bu alanlarda sadece sondaj öncesi arama faaliyetleri yerine getirmiştir. Bu da demek oluyor ki şirket, yerel yönetimin beklentisi olan sondaj faaliyetlerini (petrol/doğalgazın varlığının kanıtlanması için elzem) yerine getirmemiştir.

Bu yerine getirmeme birkaç sebepten olabilir. Birisi bölgede değerlendirmelerde bulunan Bilal Saeed’in (Rudaw Radyo) dediği gibi politik olabilir. Kendisi “Çekildikleri bölgeler Süleymaniye yani İran’ın etkisinde. İran’ın etkisinde olan bir bölgeye büyük bir Amerikan şirketinin yatırım yapmaması doğal karşılanmalı” yorumunda bulunuyor. Ancak KDP Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Hemen Hawrami ise çekilmenin politik değil teknik sebeplerle olduğunu açıkladı. Eğer sebep teknik ise konu dönüp dolaşıp millet olarak bizim petrol konusunda çokça göz ardı ettiğimiz ekonomi kısmına dayanıyor demektir. Bir petrol arama/üretim şirketi daha önce keşif yapılmamış bir sahada çalışma yapacaksa fazlasıyla temkinli olur çünkü alınacak her yanlış karar milyonlarca dolar zarara sebep olacaktır. Bu yüzden sondaj çalışmalarından önce detaylı jeolojik ve jeofizik çalışmalar yürütürler ve geçmişten gelen tecrübeleriyle edindikleri verileri yorumlarlar. Bu çalışma onlara üzerinde çalıştıkları lisanslarda yüksek maliyetli ileri seviye çalışmaları yapıp yapmamaya yönlendirir. Görünen o ki ExxonMobil firması da çalışma hakkı olan 6 lisanstan 3’ünden çıkarak faaliyetlerini diğer 3 lisansta yoğunlaştırmaya karar vermiş.

Aslında aklı başında, şirket ekonomisini düşünen her petrol şirketinin yapması gereken de budur. Böylece kaynaklarını daha verimli kullanarak başka projelerde petrol/doğalgaz bulma ihtimallerini artırırlar.

Ülkemize enerji alanında doğru bir yol çizmek için bölgemizde ve dünyada olanları doğru anlamalı ve doğru yorumlamalıyız.  Tam da bu yüzden her konu uzmanları tarafından değerlendirilmeli.

 

Burak KAYAEL
Burak KAYAEL
Lisans eğitimimi ODTÜ Petrol ve Doğal Gaz Mühendisliği Bölümü’nde 2008 yılında tamamladı. 2009 Ocak ayında TPAO’da sondaj mühendisi olarak çalışmaya başladı. TPAO’da 5 sene boyunca deniz sondaj operasyonlarında görev aldı. Aralık 2013’te TPOFS (Turkish Petroleum Oil Field Services) şirketinde göreve başladı ve deniz sondaj projelerinde görev almaya devam etti . Sonrasında Irak ve Afganistan’da kara sondaj operasyonlarında çalıştı. Master programını ODTÜ Petrol ve Doğal Gaz Mühendisliği Bölümü’nde 2012 tamamladı ve halen aynı bölümde doktora eğitimime devam etmektedir. İyi derecede İngilizce bilmektedir.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: