Karabağ ve Sonrası
Aralık 12, 2020
İsrail İle Lübnan Arasında Devam Eden MEB Görüşmeleri
Aralık 21, 2020

Türk Koridoru

Bu yazı BBN Türk’te yayınlanmıştır. İlgili link: https://www.bbnhaber.com.tr/yazi/turk-koridoru

Karabağ zaferi ile birlikte önemli bir kazanım daha elde edildi: TÜRK KORİDORU…

Nahcivan ile Azerbaycan’ın güvenliğini Rusya’nın sağlayacağı bir koridor üzerinden bağlanmasına karar verildi. Bu sebeple birçokları bu koridora Rus Koridoru dedi.

Fakat acaba gerçekte bu koridor neye hizmet etmekteydi?

Rusya:

  • Libya’dan Suriye’ye kadar birçok alanda karşısında dimdik duran Türkiye’yi,
  • Biden ile evrileceği düşünülen küresel dengeleri,
  • Sırtındaki ekonomik kambur olan Ermenistan’ın askeri anlamda da fos çıktığını,
  • Ayrıca ikide bir Batıya sırıtan Ermeni hükümetinin değişmesi gerektiğini,
  • Azerbaycan’ın artık bölgesel bir güç olarak palazlandığını,
  • Kapıyı kapatmaktansa, oyunun içinde yer almanın daha makul olacağını,
  • Son olarak (müttefik gibi düşünülse de) Asya’da artan Çin tehdidine karşı silkinen Türk Dünyasının işe yarayacağını idrak etmiş olacak ki, bu koridor için imzayı attı…

***

Bu koridor (156 milyonluk nüfusa ve yaklaşık 1 trilyon dolarlık GSYİH miktarına sahip olan) Türk Dünyası için ne anlama geliyor?

Türk Koridoru ile Türkiye, Hazar Coğrafyasındaki Türk ülkelerine karayoluyla bağlanacak ve inşa edilecek otoban/hızlı tren sistemi ile Doğu Beyazıt – Bakü arasında ulaşım birkaç saate kadar düşürülebilecek.

İlgili gümrük işlemlerinden muaf bir sistem kurgulanabilir ise, bu güzergâh sayesinde Türk ülkeleri arasında ticaret hacmi kolaylıkla arttırılabildiği gibi, Avrupa ve Asya piyasaları dahi bu güzergâhtan istifade edebilecek…

***

Bu nasıl gerçekleşecek?

Şöyle bir yol izlenebilir mi?

  • İlk adım olarak Türk Koridoru üzerinde yük treni, hızlı tren, fiber veri transferi, elektrik nakil hattı ve otoyol sistemleri kurulacak,
  • Eş zamanlı olarak, ilgili ticaret ağının güçlendirilebilmesi için 3 adet serbest ticaret bölgesi ve üs kurulacak (veya mevcut liman ve üsler geliştirilecek),
  • Bu bağlamda; Azerbaycan / Alat, Türkmenistan / Türkmenbaşı, Kazakistan / Aktav Üsleri deniz ticareti ve sevkiyatı dâhilinde lojistik merkezler olacak,
  • Doğalgaz kaynakları ile meşhur Türkmenistan bir elektrik üretim merkezine dönüştürülecek ve bu merkez 300 km’lik bir hat üzerinden Azerbaycan ve Türkiye’ye, oradan da Avrupa’ya elektrik transferi yapabilecek,
  • Ayrıca diğer Türk ülkelerine ve Afganistan, Pakistan, Hindistan’a da bağlanabilecek,
  • Özbekistan da doğalgaz ve/veya elektrik üretimi ile bu sistemi Türkmenistan üzerinden besleyecek,
  • İlgili Hazar elektrik nakil hattı çift yönlü çalışabilecek ve aynı güzergâha veri transferi için fiber optik ağ da kurulacak,
  • Petrol kaynakları ile meşhur Kazakistan ise bir rafineri ve petrokimya merkezi haline dönüştürülecek,
  • Aktav Üssü bu bağlamda bir ticaret merkezi halini alacak,
  • Bölgenin su kaynakları planlaması da, sürece Kırgızistan ve Tacikistan’ın dâhili ile ortak akılla yürütülecek karşılıklı kazan – kazan modeli ile yapılacak ve yönetilecek,
  • Aktav – Türkmenbaşı arasına da yük treni, hızlı tren, fiber veri transferi, elektrik nakil hattı ve otoyol sistemleri kurulacak,
  • Hazar geçişi dâhilinde, mevcut koşullarda köprü, petrol ve/veya gaz boru hattı kurulumu ekonomik olmadığı için, petrol ve gaz transferleri için Gürcistan üzerinden giden hatlar kullanılacak…

***

Bu kapsamda Türk Konseyi bünyesinde ortak bir bütçe ile entegre bir çalışma modeli kurgulanabilecektir. Tabii bu durumda Türk Konseyi de daha işlevsel, etkin ve aktif bir modelde yeniden şekillendirilmelidir. Ayrıca Macaristan, KKTC, Tacikistan gibi ülkelerin de üye olarak bu yapıya katılımı sağlanmalı, getirilecek farklı üyelik statüleri ile (örneğin gözlemci üye statüsüyle) Pakistan, Katar, Libya, Cezayir, Malezya, Afganistan ve hatta Rusya, ABD, Çin ve İsrail gibi ülkelerin de entegrasyonu değerlendirilmelidir.

Kurgulanacak bu model, geleceğin en önemli bölgesi olacak olan Asya’da Türk Dünyasının yıldızının daha da parlaması ve bir küresel güç olarak yükselerek, dünya barışına hizmet etmesi anlamına da gelecektir.

Önemli olan ölçülü bir diplomasi ile karşılıklı kazan – kazan modellerinin doğru kurgulanabilmesi, küresel siyasi çekişmelerin ve fay hatlarının oluşturduğu kırılmaların doğuracağı fırsatların iyi takip edilmesi ve hızlı – kararlı adımlarla aksiyon alınabilmesidir.

***

Büyük gelişmeler oluyor aslında…

İran bir şiirden neden bu kadar rahatsız oldu acaba?

Oğuzhan AKYENER
Oğuzhan AKYENER
Oğuzhan Akyener 1983 yılında Gönen’de doğmuştur. Eğitim hayatına Gönen Şehit Rahmi İlkokulunda başlamış ve orta okuldan itibaren, Gönen Anadolu Lisesi’nde devam etmiştir. 2001 yılında buradan mezun olduktan sonra, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ)’nde Petrol ve Doğalgaz Mühendisliği’nde lisans eğitimine başlamıştır. ODTÜ’de öğrenim gördüğü dönemde çok aktif bir öğrencilik hayatı geçiren Akyener, birçok sosyal projede görev almış, TESPAM’ı bir öğrenci kulübü olarak hayata geçirmiş, eş zamanlı olarak Anadolu Üniversitesi’nde İşletme alanında eğitim almaya başlamış, Gönen Jeotermal Kaynakları ile ilgili projeler hazırlamış ve birçok uluslararası ortamda konuşmacı olarak ülkesini ve kurucusu olduğu öğrenci kulüplerini temsil etmiştir. 2006 yılında ODTÜ Petrol ve Doğalgaz Mühendisliğinden, 2008 yılında ise Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesinden mezun olmuştur. Aynı zamanda ODTÜ mezuniyeti sonrasında, Gönen Belediyesi’ne “Jeotermal Rezervuar Yönetimi” ve yüzey tesisleri alanında bir yıl boyunca danışmanlık hizmeti vermiştir. Bu süreçte de eş zamanlı olarak bir dış ticaret firmasında iş hayatına başlamıştır. 2006 yılı sonunda TPAO Yurtdışı Projeler Dairesi’nde Rezervuar Mühendisi olarak göreve başlayan Akyener, kurumun Azerbaycan, Libya, İran, Cezayir, Irak, Tunus, Kazakistan, Brezilya, Ukrayna, Suriye, Özbekistan, Türkmenistan, İngiltere, Rusya gibi birçok projesinde aktif görev almıştır. Ayrıca 2007 yılında ODTÜ Jeodezi ve Coğrafi Bilgi Sistemleri Bölümünde, uzaktan algılama ve CBS tabanlı sistemler alanında akademik çalışmalar yapmıştır. 2007 – 2009 yılları arasında TPAO’nun Libya Ofisinde teknik ihalelerin değerlendirilmesi kapsamında dönüşümlü olarak görev almıştır. 2010 – 2011 yılları arasında Ağrı Doğubayazıt İlçesinde (kısa dönem olarak) askerlik görevini tamamlamıştır. Askerlik sürecinde de, “Bölük İçi Kalite Çemberi” gibi bazı yeni uygulamaların hayata geçmesine vesile olmuştur. 2011 – 2014 yılları arasında TPAO’nun Azerbaycan ofisine, ilgili bütün projelerden sorumlu Teknik Müdür olarak atanmış ve TPAO’yu ilgili uluslararası ortamlarda temsil etmiştir. 2014 – 2018 yılları arasında, TPAO’nun Merkez Ofisinde Yurtdışı Projeler ve İş Geliştirme alanında danışmanlık görevini sürdürmüştür. Ayrıca Azerbaycan’dan Türkiye’ye dönüş yaptıktan sonra, 2015 yılında, bir öğrenci kulübü olarak başlattığı TESPAM’ı bir düşünce kuruluşu olarak yeniden aktive etmiş ve TESPAM bünyesinde birçok uluslararası çalışma ve projeye imza atmıştır. 50’den fazla makalesi, yüzlerce köşe yazısı, onlarca röportajı farklı ortamlarda yayınlanmış ve ulusal, uluslararası arenada beğeni kazanmıştır. TESPAM bünyesinde çıkartılan “Energy Policy Turkey” ve “Turkish Journal of Energy Policy” dergilerinin yazarı ve imtiyaz sahibidir. “Enerji Panorama” ve “Yerli Düşünce” dergilerinde de köşe yazarlığı yapmakta, TESPAM’ın başkanlığını, TENVA’nın yönetim kurulu üyeliğini ve Kıbrıs Bahçeşehir Üniversitesi Deniz Hukuku Uygulamaları Araştırma Merkezi’nin de danışmanlar kurulu üyeliğini sürdürmektedir. Köklerine bağlı, şehirlileşme üzerine kurulan bir medeniyet tasavvurunu hayata geçirme gayesiyle faaliyet gösteren; “Cuma Ağacı” derneğinin ise kurucu başkanıdır. Farklı alanlarda kaleme aldığı (“Peygamber Ordusunda Askerlik”, “Cuma Rüzgarı”, “Bizim Halep: Enerji Harekatı”, “Doğu Akdeniz Gaz Politikaları”, “Enerji-Güvenlik-Siyaset Boyutlarıyla Suriye İç Savaşı”, “Türk-İslam Dünyasında Enerji Birliği” ve “Yeni Türkiye Vizyonunu Taşıyan Örnek Bir Belediyecilik Anlayışı” isimlerinde) 7 adet kitabı bulunan Akyener, 2016 yılında Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nde İşletme alanında yüksek lisans programını tamamlamıştır. 2017 yılında ise Polis Akademisi’nde Uluslararası Güvenlik alanında başladığı ve tamamlanmak üzere olan akademik çalışmalarına ek olarak, hukuk ve uluslararası ilişkiler alanlarında da farklı üniversitelerde eğitimine devam etmektedir. Bugüne kadar birçok uluslararası ortamda ülkesini temsil eden, ulusal ve uluslararası basın kuruluşlarına mülakatlar veren, yerine göre manşetlerde yer alan ve ülkesinin enerji politikalarının belirlenmesinde önemli katkılar ortaya koyan Akyener, Cumhurbaşkanlığı makamına özel olarak hazırlanan “Ulusal Güvenlik Yapılanması” ve “Devlet E-Hafıza” gibi proje gruplarında da yer almıştır. Çok iyi derece İngilizce bilen Akyener, evli ve üç çocuk babasıdır.

Bir cevap yazın