Doğu Akdeniz’de Yeni Bir Strateji
Aralık 31, 2020
Irak’ta Petrol ile Yeni Bir Başlangıç
Ocak 7, 2021

TÜRKİYE – NAHÇIVAN GAZ BORU HATTI NE ANLAMA GELİYOR?

Türkiye ile Azerbaycan Iğdır’dan (Nahçıvan) Sederek’e uzanacak 85 kilometrelik bir doğalgaz boru hattının yapılması ve bu güzergâhtan Nahçıvan’ın ihtiyacı olan yıllık yaklaşık 0,5 milyar m3’lük gaz tedarikinin sağlanması konusunda anlaştı.

Bu anlaşma ile ilgili genellikle Türkiye ve Azerbaycan’ın sıcak ilişkileri üzerine yorumlar yapıldı.
Muhakkak iki kardeş ülkenin saflarını daha da sıklaştırmasının bu bağlamda etkisinden bahsedilebilir, fakat burada asıl dikkat etmemiz gereken nokta; İran’dır!
***
Günlük kapasitesi 1,5 milyon metreküp olacak bu hat, özellikle Azerbaycan’ın İran ile ilişkileri nezdinde büyük öneme sahip.

Neden mi?

Azerbaycan yıllardır Nahçıvan’a İran üzerinden gaz tedarik ediyordu.
Şöyle ki, Azerbaycan gazını İran’a veriyor, İran da aldığı bu gaz karşılığında, Nahçıvan’a sevkiyat sağlıyordu. Fakat bu sevkiyatı İran sürekli bir diplomatik müzakere argümanı olarak kullanıyor, teknik veya siyasi sebeplerden ötürü Nahçıvan’ın doğalgaz tedarik güvenliği tehlikeye giriyordu.
Sonra ne oldu?

Karabağ savaşında da (daha önce olduğu gibi) Ermenistan’ı aleni desteklemekten geri durmayan İran benzer eğilimleri yine sergiledi. Nahçıvan’a mecburi erişimin İran üzerinden gerçekleşiyor oluşu, lojistik anlamda kısmen daha avantajlı görülse de, siyasi perspektifte büyük dezavantajlar içerdiği ve bu bağlamda İran’ın güvenilir bir müttefik olmadığı bir kez daha ayyuka çıktı.

Türk’ün yıllar sonra ilk zaferi olan Karabağ’da her koşulda birbirine kenetlenmiş olan Türkiye ve Azerbaycan, İran’ın örtülü bir şekilde ifade ettiği tehditkâr söylemlerini de göz önüne alıp, yakında aktif hale gelecek olan Türk koridoru adımını da denkleme ekledikten sonra, Nahçıvan’a ihtiyaç duyulan gazın Iğdır’dan sevk edilmesine karar verdi.

Azerbaycan gazı zaten Türkiye’ye geliyordu. Bu güzergâhtan daha fazla gaz sevkiyatı yapmak da mümkündü. Buna ek olarak, BOTAŞ’ın da Türkiye sınırları içerisinde güçlü ve yaygın bir dağıtım ağı vardı. Küçük modifikasyonlarla, +0,5 milyar m3/yıllık gaz hacmi kolaylıkla Iğdır’a sevk edilebilecekti. Iğdır’dan ise şimdi uzlaşılan hat üzerinden, doğal gaz Sederek’e taşınabilecekti.
Bu adım sayesinde, Türkiye – Azerbaycan birlikteliği bir bölgesel problemi daha gidermeye yönelik somut bir adım atmış oldu.
***
Bundan sonra neler olacak?
İlgili hat hayata geçtikten sonra, Nahçıvan’ın gaz tedarik güvenliği sağlanmış olacak.

Nahçıvan’dan Karabağ’a uzanacak olan Türk koridoru da aktif hale geldikten sonra ise denklemde Türk dünyasının entegrasyonu dâhilinde çok şey değişecek.

Türk dünyasını ve kendi sınırları içerisinde yaşayan Türkmenleri “olası tehditler” olarak tanımlayan İran, bu gelişmelerden daha fazla rahatsızlık duymaya devam edecek!

Azerbaycan – Türkiye adımı ile başlayan bu gayret devam edip, Türk ülkeleri birlikteliklerini daha da pekiştirirse, Türk diyarları çok daha büyük kalkınma hamlelerini gerçekleştirebilecek ve dünya nizamı dâhilinde önemli aktörlerden biri haline gelecek…

Oğuzhan AKYENER
Oğuzhan AKYENER
Oğuzhan Akyener 1983 yılında Gönen’de doğmuştur. Eğitim hayatına Gönen Şehit Rahmi İlkokulunda başlamış ve orta okuldan itibaren, Gönen Anadolu Lisesi’nde devam etmiştir. 2001 yılında buradan mezun olduktan sonra, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ)’nde Petrol ve Doğalgaz Mühendisliği’nde lisans eğitimine başlamıştır. ODTÜ’de öğrenim gördüğü dönemde çok aktif bir öğrencilik hayatı geçiren Akyener, birçok sosyal projede görev almış, TESPAM’ı bir öğrenci kulübü olarak hayata geçirmiş, eş zamanlı olarak Anadolu Üniversitesi’nde İşletme alanında eğitim almaya başlamış, Gönen Jeotermal Kaynakları ile ilgili projeler hazırlamış ve birçok uluslararası ortamda konuşmacı olarak ülkesini ve kurucusu olduğu öğrenci kulüplerini temsil etmiştir. 2006 yılında ODTÜ Petrol ve Doğalgaz Mühendisliğinden, 2008 yılında ise Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesinden mezun olmuştur. Aynı zamanda ODTÜ mezuniyeti sonrasında, Gönen Belediyesi’ne “Jeotermal Rezervuar Yönetimi” ve yüzey tesisleri alanında bir yıl boyunca danışmanlık hizmeti vermiştir. Bu süreçte de eş zamanlı olarak bir dış ticaret firmasında iş hayatına başlamıştır. 2006 yılı sonunda TPAO Yurtdışı Projeler Dairesi’nde Rezervuar Mühendisi olarak göreve başlayan Akyener, kurumun Azerbaycan, Libya, İran, Cezayir, Irak, Tunus, Kazakistan, Brezilya, Ukrayna, Suriye, Özbekistan, Türkmenistan, İngiltere, Rusya gibi birçok projesinde aktif görev almıştır. Ayrıca 2007 yılında ODTÜ Jeodezi ve Coğrafi Bilgi Sistemleri Bölümünde, uzaktan algılama ve CBS tabanlı sistemler alanında akademik çalışmalar yapmıştır. 2007 – 2009 yılları arasında TPAO’nun Libya Ofisinde teknik ihalelerin değerlendirilmesi kapsamında dönüşümlü olarak görev almıştır. 2010 – 2011 yılları arasında Ağrı Doğubayazıt İlçesinde (kısa dönem olarak) askerlik görevini tamamlamıştır. Askerlik sürecinde de, “Bölük İçi Kalite Çemberi” gibi bazı yeni uygulamaların hayata geçmesine vesile olmuştur. 2011 – 2014 yılları arasında TPAO’nun Azerbaycan ofisine, ilgili bütün projelerden sorumlu Teknik Müdür olarak atanmış ve TPAO’yu ilgili uluslararası ortamlarda temsil etmiştir. 2014 – 2018 yılları arasında, TPAO’nun Merkez Ofisinde Yurtdışı Projeler ve İş Geliştirme alanında danışmanlık görevini sürdürmüştür. Ayrıca Azerbaycan’dan Türkiye’ye dönüş yaptıktan sonra, 2015 yılında, bir öğrenci kulübü olarak başlattığı TESPAM’ı bir düşünce kuruluşu olarak yeniden aktive etmiş ve TESPAM bünyesinde birçok uluslararası çalışma ve projeye imza atmıştır. 50’den fazla makalesi, yüzlerce köşe yazısı, onlarca röportajı farklı ortamlarda yayınlanmış ve ulusal, uluslararası arenada beğeni kazanmıştır. TESPAM bünyesinde çıkartılan “Energy Policy Turkey” ve “Turkish Journal of Energy Policy” dergilerinin yazarı ve imtiyaz sahibidir. “Enerji Panorama” ve “Yerli Düşünce” dergilerinde de köşe yazarlığı yapmakta, TESPAM’ın başkanlığını, TENVA’nın yönetim kurulu üyeliğini ve Kıbrıs Bahçeşehir Üniversitesi Deniz Hukuku Uygulamaları Araştırma Merkezi’nin de danışmanlar kurulu üyeliğini sürdürmektedir. Köklerine bağlı, şehirlileşme üzerine kurulan bir medeniyet tasavvurunu hayata geçirme gayesiyle faaliyet gösteren; “Cuma Ağacı” derneğinin ise kurucu başkanıdır. Farklı alanlarda kaleme aldığı (“Peygamber Ordusunda Askerlik”, “Cuma Rüzgarı”, “Bizim Halep: Enerji Harekatı”, “Doğu Akdeniz Gaz Politikaları”, “Enerji-Güvenlik-Siyaset Boyutlarıyla Suriye İç Savaşı”, “Türk-İslam Dünyasında Enerji Birliği” ve “Yeni Türkiye Vizyonunu Taşıyan Örnek Bir Belediyecilik Anlayışı” isimlerinde) 7 adet kitabı bulunan Akyener, 2016 yılında Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nde İşletme alanında yüksek lisans programını tamamlamıştır. 2017 yılında ise Polis Akademisi’nde Uluslararası Güvenlik alanında başladığı ve tamamlanmak üzere olan akademik çalışmalarına ek olarak, hukuk ve uluslararası ilişkiler alanlarında da farklı üniversitelerde eğitimine devam etmektedir. Bugüne kadar birçok uluslararası ortamda ülkesini temsil eden, ulusal ve uluslararası basın kuruluşlarına mülakatlar veren, yerine göre manşetlerde yer alan ve ülkesinin enerji politikalarının belirlenmesinde önemli katkılar ortaya koyan Akyener, Cumhurbaşkanlığı makamına özel olarak hazırlanan “Ulusal Güvenlik Yapılanması” ve “Devlet E-Hafıza” gibi proje gruplarında da yer almıştır. Çok iyi derece İngilizce bilen Akyener, evli ve üç çocuk babasıdır.

Bir cevap yazın