Türkiye’nin Petrol Stratejisi Ne Kadar Gerçekçi?
Eylül 12, 2017
IKBY Referandum Süreci Üzerine
Eylül 19, 2017

Necdet KARAKURT

Güney Kıbrıs’ın sözde Münhasır Ekonomik Bölgesi’ndeki (MEB) 11. Parsel’de sürdürülen sondaj çalışmaları tamamlanmış ve Rumlar’a bir Aziz Tokadı olarak sonuçlanmıştır. Bilindiği üzere İtalyan ENI şirketi, uzun bir süredir Rumların sözde MEB’inde büyük bir itina çalışarak bir takım jeolojik yapılar tespit etmiştir. Kamuoyunda, Güney Kıbrıs’ın büyük oranda doğalgaz rezervlerinin olduğu yönünde yapılan açıklamalar büyük yankı getirmiş ve hatta bu durum Kıbrıs Müzakereleri’nde adanın yönetiminin Rumlara verilmesi gibi absürt yargılara ve dayatmalara kadar götürülmüştür.

Daha detaya inmeden “Aziz Tokadı” kavramına açıklık getirmek yerinde olur. 11. Parsel’de açılan kuyuya önemli Rum Azizleri’nden biri olan Aziz Onisiforos’un adı verilmiştir. Rumların bu kuyuya Onisiforos adını vermesinin ardında yatan gerçek ise Aziz’lerden (ilahi güçlerden) yardım istemek ve onlardan bu kuyunun dolu çıkmasına vesile olmalarını beklemekten başka bir şey değildi. Elbetteki, petrolü olmayan bir ülkenin bu tür umutlara kapılması ve ilahi güçlerden medet ummaya çalışması normal görülebilir ancak kendine ait olmayan sularda petrol arayarak böyle bir beklenti içine girmesi hiçte normal değildir. İlahi adalet elbette tecelli edecektir ve nitekim Kıbrıs Rumları ilahi tokat ile karşı karşıya kalmıştır.

Kıbrıs ve Doğu Akdeniz petrol kaynakları üzerine gerek TESPAM’da gerekse Energy Policy Turkey dergimizde çeşitli makaleler, yazılar ve raporlar, TESPAM uzmanları ve tarafımca hazırlanmış ve yazılmıştır (Yazımın sonunda ilgili linklerden bazılarını bulabilirsiniz). Yazılarımız kapsamında, Noble Energy’nin 2010 yılında, İsrail açıklarındaki petrol keşiflerinden bu yana yürütülen ve gereğinden fazla abartılan Doğu Akdeniz gaz rezervlerinin asılsız olduğu bilimsel ve teknik açıdan irdelenmiş ve detaylı olarak ele alınmıştır.

Nitekim; Noble, ENI, Total ve Exxon gibi Avrupa ve Amerika kökenli büyük petrol şirketleri Güney Kıbrıs’ın sözde MEB’inde sismik araştırmalar yapmışlar ve Rumların hatırı sayılır miktarda doğalgaz rezervlerine sahip olduğu iddiasıyla kamuoyunu aldatıcı kampanyalar yürütmüşlerdir. Aslı astarı olmayan bu sözde rezervleri, Kıbrıs Müzakereleri’nde Rumların eline bir koz olarak yerleştiren Batı Bloğu, Türk tarafına baskı uygulayarak Rumların adada egemen olması için elinden geleni yapmıştır. Batı’nın temelsiz rüzgarına kapılan ve kanan Rumlar ise, “Bizim petrolümüz var, biz sizden (Türklerden) daha güçlüyüz!” diyerek şov yapmaya ve Kıbrıs’ta egemenlik sağlamaya çalışarak ne kadar “Naif” olduklarını ortaya koymuşlardır.

Aziz Onisiforos yapısında gerçekleştirilen sondaj sonrası yapılan açıklamalar, kuyuda gaz keşfi olduğu fakat beklenilenden çok daha düşük miktarda rezerv bulunduğunu ve ticari olmadığını belirtmektedir. Ayrıca, Mısır’daki Zohr yapısını teyit ettiği (yani Zohr yapısına denk bir petrol sistemi içerisinde olduğu) yönünde de ifadeler kullanılmıştır. Zohr yapısı ile Onisiforos yapısını denkleştirme çabalarının asılsız olduğunu tekrar hatırlatmakta fayda vardır çünkü her iki yapı jeolojik olarak farklılıklar içermektedir. Zaten bu kuyuda gaz keşfi yapıldığı da bir iddiadan öte gitmeyecektir, zira kuyunun planlanan derinliği 4250 m iken sondaj 3500 m’de sonlandırılmıştır. Petrol sektöründe çalışanlar gayet iyi bilirler ki bir sondaj hedeflenen derinlikten önce (yaklaşık 750 m) bitiriliyorsa iki seçenek söz konusudur:

  1. Teknik veya jeolojik nedenlerden dolayı daha derine inilemiyordur (sondaj takımı sıkışması, kuyu içindeki yıkıntılar, vs.).
  2. Hedeflenen tabakalar bulunamadı veya hedeflenen tabakalara daha erken girildi.

Kısaca ifade etmek gerekirse; bu sondaj neticesinde ortaya çıkan bulgular, TESPAM olarak daha önce jeolojik ve jeofizik analizler sonucu yaptığımız varsayımlar ve yorumlarımızı destekler niteliktedir. Doğu Akdeniz’de abartıldığı gibi büyük hidrokarbon rezervleri yoktur. Hele ki, Güney Kıbrıs’ın sözde MEB’inde “Hiç” yoktur. Yeni Türkiye’nin bu gerçeği açık-seçik görmesi ve Batı’nın oyuncağı olan Rumlara olmayan doğalgaz rezervleri üzerinden kesinlikle ve kesinlikle herhangi bir taviz vermemesine imtina edilmelidir.

Rumların lideri Anastasiadis’in BM Genel Kurulu toplantısına Aziz Onisiforos’ta sanki gaz rezervi keşfedilmiş gibi gitmeye çalışması ise kamuoyunu aldatmaya yönelik ve Rumların adadaki son hayallerini ayakta tutmak için atılan “Cılız” bir adımdır.

İlginizi Çekebilecek Makale, Yazı ve Raporlar:

Haçlı-k Oyunları: Enerji Koridoru Kıbrıs Raporu

https://www.tespam.org/hacli-k-oyunlari-enerji-koridoru-kibris-raporu/

Cyprus Energy Corridor

http://www.energypolicyturkey.com/cyprus-energy-corridor/

Egypt Gas Export Potential up to 2050 & Regional Gas Policies

http://www.energypolicyturkey.com/egypt-gas-export-potential-up-to-2050-regional-gas-policies/

Akdeniz’de Önemli bir Oyuncu: ENI

https://www.tespam.org/akdenizde-onemli-bir-oyuncu-eni/

Doğu Akdeniz (EASTMED) Boru Hattı Projesi

https://www.tespam.org/dogu-akdeniz-eastmed-boru-hatti-projesi/

Necdet Karakurt
Necdet Karakurt
Jeofizikçi, Yük. Lis.

Bir cevap yazın