Avrupa Birliği Mi ? Şanghay İş Birliği Mi?
Ocak 20, 2017
AB Bülteni (Ocak 2017)
Şubat 1, 2017

Enerji Koridoru Kıbrıs raporu, Kıbrıs üzerinden Türkiye’ye oynanan enerji oyununu yerbilimci gözüyle mercek altına alacaktır. Genel anlamda herkesin “Ne alakası var?” diye sorgulayabileceği bir konu olduğu tartışılmazdır ancak ilk bakışta algılanması veya bağlantı kurulması çok zor olan bu oyun Türkiye’nin Akdeniz’deki egemenliğinin ve etkisinin ortadan kaldırılması amacıyla planlanan ve uygulamaya konulan sinsi ve çirkin bir plandır. Öyle ki, Kıbrıs müzakereleri adı altında Avrupa (genel anlamda İngiltere) ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) tarafından hazırlanan anlamsız Kıbrıs haritaları ve ekonomik münhasır deniz alanları sınırları enerji kaynakları aracılığı ile Türkiye’ye dikte ettirilmeye çalışılmaktadır.

Ülkemizin bu enerji oyununda yalnız olmadığının altını vurgulamak gerekmektedir, zira internette yaygın bulunan veriler, jeoloji ve jeofizik bilimleri çerçevesinde değerlendirildiğinde, Doğu Akdeniz’de bahsedildiği gibi abartılı hidrokarbon rezervlerinin olmadığı gerçeği ortaya çıkmaktadır. Tabii ki, bütün Akdeniz’in petrol potansiyelini silip atmak bu raporun amacı değildir ancak üstüne basa basa söylenmesi gereken gerçek şudur ki: Güney Kıbrıs adına ortaya atılan tezlerin tutarlı tarafı olmadığı jeolojik ve sismik veriler ışığında aşikardır.

Öncelikle, Batı diye tabir ettiğimiz ülkelerin Türkiye’yi Akdeniz’den çıkarma planlarını irdelemekte fayda vardır. Bu amaçla, Batı ve kukla olarak kullandıkları Yunanistan tarafından Türkiye’ye kabul ettirilmeye çalışılan ve Türkiye’nin diretmekte haklı olduğu Akdeniz münhasır ekonomik deniz sınırları haritalarına bir göz atalım (Harita 1). Haritalardan görebileceğiniz gibi; Akdeniz’e  en fazla kıyısı olan ülkeler arasında yer alan Türkiye’nin sahip olması gereken münhasır ekonomik alan, traji-komik bir şekilde Güney Kıbrıs Rum Kesimi ile Yunanistan’a verilmek istenmektedir. Böylece, Türkiye’nin Akdeniz’de petrol aramacılığı yapması veya bahis edilen Akdeniz’in büyük hidrokarbon yataklarından yararlanmasının ve daha da önemlisi Türkiye’nin Akdeniz’in uluslararası sularını kullanabilmesinin önü kesilmek istenmektedir. Bu amaçla, ABD ve Avrupa şirketleri sözde Güney Kıbrıs deniz alanlarında oldukça yüklü miktarlarda yatırım yapmakta ve ciddi hidrokarbon rezervleri olduğunu duyurmaktadır. Batı’nın planları, I. Dünya Savaşı sonrası elinden aldığı Ege Denizi ve adalarına ek olarak Türkiye’nin karşısına büyük petrol rezervleri olan güçlü bir Güney Kıbrıs Rum Kesimi çıkararak Türkiye’nin gerek Kıbrıs gerekse Akdeniz’de elini kolunu bağlamak ve haçlı heveslerini bir sonraki seviyeye ulaştırmaktır.

Makalenin PDF versiyonu için tıklayınız

Necdet Karakurt
Necdet Karakurt
Jeofizikçi, Yük. Lis.
%d blogcu bunu beğendi: