Golan Tepeleri ve Enerji
Mart 12, 2019
Nedir? Ne Değildir? “Enerji Sistemleri Mühendisliği”
Nisan 12, 2019

Türkiye Elektrik Enerjisi Üretim Kaynakları

Detaylara girmeden önce kısaca Kurulu Güç ve Emre Amade Güç gibi bazı temel terimleri açıklamak gerekir;

“Kurulu Güç” nedir?
Bir elektrik santralinin karşılayabileceği, bir elektrik şebekesinin taşıyabileceği, bir tesisatın kaldırabileceği maksimum kapasiteye kurulu güç denir. Kurulu güç aynı zamanda bağlantı gücü olarak da adlandırılır. Elektrik santrallerinden, evimize gelen şebekeye kadar her birimin kurulu gücü vardır ve bu değer elektriğin sürekliliğinin sağlanması için önemlidir.

“Emre Amade Güç” nedir?
Emre amade kapasite genel anlam olarak verilen komutları yerine getirebilme yeteneğini temsil eder, diğer bir deyişle alınabilir kapasitedir. Elektrik terimi olarak ise ‘Üretim grubunun Enerji Sistemi İşletmecisi’ne sunulabilecek durumdaki aktif güç kapasitesidir.

28 Şubat 2019 tarihi itibarı ile TEİAŞ verilerine göre Türkiye Cumhuriyeti’nin “Kurulu Gücünün Kaynaklara Göre Dağılımı” ve “Ocak 2019 Ayı Üretimlerinin Kaynaklara Göre Dağılımı” aşağıdaki grafiklerdeki gibidir.

Grafiklerden de görülebileceği üzere, Kurulu Gücün %83’lük kısmını Hidroelektrik (%31.87), Doğalgaz (%28.78) ve Kömür (%22.46) Santralleri oluşturmaktadır.

Yine grafiklerden de görülebileceği üzere, Ocak Ayında Üretilen Elektrik Enerjisinin %87’lik kısmı, Kömür (%35.61), Hidroelektrik (%30.00) ve Doğalgaz (%21.20) Santralleri ile üretilmiştir.

-Kömür ile elektrik üretimi, baca gazı salınımı en yüksek üretim modeli olmasına karşın, üretim maliyeti en düşük yöntemlerden biri olması sebebiyle toplam üretimin üçte birinden daha fazlasını oluşturmuştur.

-Hidroelektrik (Akarsu-Baraj) ile elektrik üretimi, diğer Yenilenebilir Enerji Kaynaklarından olan Rüzgar ve Güneş Enerjisi ile elektrik üretiminden farklı olarak, hava şartlarından bağımsız şekilde 24 saat esasına göre üretim yapabilme olanağı olmasından ötürü üretimdeki ikinci büyük dilimi oluşturmuştur.

-Doğalgaz ile elektrik üretimi, fosil yakıtlar ile elektrik üretimi modelleri arasında hem ucuz hem de baca gazı salınımı açısından en temiz üretim modeli olması sebebiyle elektrik üretimindeki üçüncü en büyük payı oluşturmuştur.

-Rüzgar Enerjisi ile elektrik üretimi her ne kadar iklim şartlarına bağlı olan bir üretim modeli olsa da, Rüzgar Yoğunluğu Haritalarına bakıldığında özellikle Ege Bölgesinde sahip olunan iyi rüzgar yoğunluğu değerleri sayesinde Kurulu Güç içerisindeki payı ile doğru orantılı bir üretim payına sahip olmuştur.

-Güneş Enerjisi ile elektrik üretimi hem gece üretim yapamayan hem de iklim şartlarına bağlı olarak üretimi değişken olan bir üretim modeli olması sebebiyle Konvansiyonel Santraller gibi bir yılda 8,766 saat (Teorik) üretim yapamamakta, örneğin ülkemizde ortalama 1,600 saat üretim yapabilmekte, özellikle kış aylarında ve bulutlu havalarda da üretimleri ciddi oranda düşmektedir. Grafiklerden de görülebileceği üzere Kurulu Güç içerisindeki payı %5.88 olmasına rağmen Ocak Ayı Üretimi içerisindeki payı %0.03’te kalmıştır.

Özellikle, Güneş Enerjisi Santralleri (Fotovoltaik) ve rüzgar yoğunluğu yeterli olmayan bölgelerdeki Rüzgar Enerjisi Santrallerinizin Kurulu Gücü her ne kadar fazla olursa olsun, hem bu kaynakların iklim koşullarına göre üretimlerinin değişken olması hem de bu değişkenlik sebebiyle şebeke voltaj ve frekansında yarattıkları dengesizlikler sebebiyle söz konusu evinizin veya iş yerinizin elektrik ihtiyacını gidermek değil de tüm ülkenin elektrik ihtiyacını karşılamak olduğunda, 24 saat kesintisiz ve dengeli üretim yapamayan bu gibi yenilenebilir enerji sistemlerinin miktarını emre amade gücünüze belli bir oranda tutmak veya Depolama/Dengeleme Sistemleri kurarak şebeke stabilitesini sağlamak ve Konvansiyonel Santralleri Baz Santral olarak bulundurmak enerji arz güvenliği açısından bir zorunluluktur.

Genellikle yüksek maliyetleri ve sınırlı kapasiteleri olması sebebiyle de Depolama/Dengeleme Tesisleri yerine, üretimi değişken bu yenilenebilir enerji kaynaklarının kurulu gücü şebeke stabilitesini ve kalitesini bozmayacak oranlarda tutulmakta ve Konvansiyonel Santraller Baz Santral olaral tercih edilmektedir.

Ülkemizde de yalnızca Güneş Enerjisine bel bağlayarak, Santral Yatırımı yapmaksızın, sadece Güneş Enerjisi ile elektrik üretimi yapamıyor oluşumuzun ana sebeplerinden bazıları bunlardır.

Bir sonraki yazımda sizlerle Konvansiyonel Elektrik Santralleri ile Yenilenebilir Enerji Santrallerinin farklarından bahsedeceğim ve Avrupa Birliği Ülkelerindeki rakamları paylaşacağım.

Yusuf AVCIOĞLU
Yusuf AVCIOĞLU
YUSUF AVCIOĞLU Elektrik Elektronik Mühendisi – Yenilenebilir Enerji Sistemleri Uzmanı

Bir cevap yazın